Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Onuncu Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 247496" data-attributes="member: 1"><p><strong>Onuncu Söz - Mukaddime - Dokuzuncu Hakikat - Sayfa 125</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">ayniyet derecesinde bir misliyet suretinde icad ediyor. Halbuki, maddeten farkları pek az olan tohumcuklar, o kadar karışmışken, kemâl-i imtiyaz ve teşhis ile, o kadar sür’at ve vüs’at ve suhulet içinde, kemâl-i intizam ve mizan ile, altı gün veya altı hafta zarfında ihya ediliyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hiç kabil midir ki, bu işleri yapan Zâta birşey ağır gelebilsin, semâvât ve arzı altı günde halk edemesin, insanı bir sayha ile haşredemesin? Hâşâ!</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Acaba, muciznümâ bir kâtip bulunsa, hurufları ya bozulmuş veya mahvolmuş üç yüz bin kitabı tek bir sahifede, karıştırmaksızın, galatsız, sehivsiz, noksansız, hepsini beraber, gayet güzel bir surette, bir saatte yazarsa; birisi sana dese, “Şu kâtip, kendi telif ettiği, senin suya düşmüş olan kitabını yeniden, bir dakika zarfında hafızasından yazacak”; sen diyebilir misin ki, “Yapamaz ve inanmam”?</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Veyahut bir sultan-ı mucizekâr, kendi iktidarını göstermek için veya ibret ve tenezzüh için, bir işaretle dağları kaldırır, memleketleri tebdil eder, denizi karaya çevirdiğini gördüğün halde, sonra görsen ki, büyük bir taş dereye yuvarlanmış, o zâtın kendi ziyafetine davet ettiği misafirlerin yolunu kesmiş, geçemiyorlar. Biri sana dese, “O zât, bir işaretle, o taşı, ne kadar büyük olursa olsun, kaldıracak veya dağıtacak; misafirlerini yolda bırakmayacak.” Sen desen ki, “Kaldırmaz veya kaldıramaz.” </span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Veyahut, bir zât, bir günde yeniden büyük bir orduyu teşkil ettiği halde, biri dese, “O zât, bir boru sesiyle, efradı istirahat için dağılmış olan taburları toplar; taburlar nizamı altına girerler.” Sen desen ki, “İnanmam”; ne kadar divanece hareket ettiğini anlarsın.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, şu üç temsili fehmettinse, bak: Nakkâş-ı Ezelî, gözümüzün önünde kışın beyaz sahifesini çevirip, bahar ve yaz yeşil yaprağını açıp, rû-yi arzın sahifesinde üç yüz binden ziyade envâı, kudret ve kader kalemiyle ahsen-i suret üzere yazar. Birbiri içinde, birbirine karışmaz. Beraber yazar; birbirine mani olmaz. Teşkilce, suretçe birbirinden ayrı, hiç şaşırtmaz, yanlış yazmaz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Evet, en büyük bir ağacın ruh programını, bir nokta gibi en küçük bir çekirdekte derc edip muhafaza eden Zât-ı Hakîm-i Hafîz, vefat edenlerin ruhlarını</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Nakkaş-ı Ezelî</strong>: herşeyi zâtına has olarak nakış nakış işleyen ve evveli olmayan Allah (bk. n-ḳ-ş; e-z-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Zât-ı Hakîm-i Hafîz</strong>: herşeyi koruyup saklayan ve hikmetli bir şekilde yapan Zât, Allah (bk. ḥ-k-m; ḥ-f-ẓ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ahsen-i suret</strong>: en güzel şekil (bk. ḥ-s-n; ṣ-v-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>arz</strong>: yer</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ayniyet</strong>: aynılık, aynı oluş</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>derc etmek</strong>: yerleştirmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>divanece</strong>: akılsızca</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>efrad</strong>: fertler (bk. f-r-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>envâ</strong>: çeşitler, türler</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fehmetmek</strong>: anlamak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>galatsız</strong>: yanlışsız, hatasız</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>halk etmek</strong>: yaratmak (bk. ḫ-l-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>haşir</strong>: öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma (bk. ḥ-ş-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>huruf</strong>: harfler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâşâ</strong>: asla öyle değil</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ibret</strong>: ders çıkarma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>icad</strong>: yaratma, var etme (bk. v-c-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ihya</strong>: diriltme, hayat verme (bk. ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>iktidar</strong>: güç, kudret (bk. ḳ-d-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>istirahat</strong>: dinlenme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kabil</strong>: mümkün, olabilir</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i imtiyaz ve teşhis</strong>: mükemmel bir seçme ve ayırma (bk. k-m-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i intizam ve mizan</strong>: mükemmel bir düzen ve ölçü (bk. k-m-l; n-ẓ-m; v-z-n) </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kudret ve kader kalemi</strong>: Allah’ın olacak hadiseleri olmadan önce bilip yazması, takdir etmesi ve yaratması (bk. ḳ-d-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâtip</strong>: yazar (bk. k-t-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mahvolmak</strong>: yok olmak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mani</strong>: engel </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>misliyet</strong>: benzerlik (bk. m-s̱-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhafaza</strong>: koruma (bk. ḥ-f-ẓ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mu’ciznümâ</strong>: mu’cize gösteren (bk. a-c-z)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nizam</strong>: düzen, kanun (bk. n-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rû-yi arz</strong>: yeryüzü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sayha</strong>: sesleniş</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sehivsiz</strong>: yanılmadan, şaşırmadan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>semâvât</strong>: gökler (bk. s-m-v)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suhulet</strong>: kolaylık </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sultan-ı mu’cizekâr</strong>: mu’cize gösteren sultan (bk. s-l-ṭ; a-c-z)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suret</strong>: şekil (bk. ṣ-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suretçe</strong>: şekilce (bk. ṣ-v-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sür’at</strong>: hız</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tabur</strong>: bir askerî birlik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tebdil etmek</strong>: değiştirmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>telif etmek</strong>: yazmak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>temsil</strong>: analoji; kıyaslama tarzında benzetme (bk. m-s̱-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tenezzüh</strong>: gezinti (bk. n-z-h)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teşkil etmek</strong>: meydana getirmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teşkilce</strong>: meydana gelişiyle, oluşuyla</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vüs’at</strong>: genişlik</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ziyade</strong>: çok, fazla</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 247496, member: 1"] [b]Onuncu Söz - Mukaddime - Dokuzuncu Hakikat - Sayfa 125[/b] [FONT=Tahoma]ayniyet derecesinde bir misliyet suretinde icad ediyor. Halbuki, maddeten farkları pek az olan tohumcuklar, o kadar karışmışken, kemâl-i imtiyaz ve teşhis ile, o kadar sür’at ve vüs’at ve suhulet içinde, kemâl-i intizam ve mizan ile, altı gün veya altı hafta zarfında ihya ediliyor. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hiç kabil midir ki, bu işleri yapan Zâta birşey ağır gelebilsin, semâvât ve arzı altı günde halk edemesin, insanı bir sayha ile haşredemesin? Hâşâ! [/FONT] [FONT=Tahoma]Acaba, muciznümâ bir kâtip bulunsa, hurufları ya bozulmuş veya mahvolmuş üç yüz bin kitabı tek bir sahifede, karıştırmaksızın, galatsız, sehivsiz, noksansız, hepsini beraber, gayet güzel bir surette, bir saatte yazarsa; birisi sana dese, “Şu kâtip, kendi telif ettiği, senin suya düşmüş olan kitabını yeniden, bir dakika zarfında hafızasından yazacak”; sen diyebilir misin ki, “Yapamaz ve inanmam”? [/FONT] [FONT=Tahoma]Veyahut bir sultan-ı mucizekâr, kendi iktidarını göstermek için veya ibret ve tenezzüh için, bir işaretle dağları kaldırır, memleketleri tebdil eder, denizi karaya çevirdiğini gördüğün halde, sonra görsen ki, büyük bir taş dereye yuvarlanmış, o zâtın kendi ziyafetine davet ettiği misafirlerin yolunu kesmiş, geçemiyorlar. Biri sana dese, “O zât, bir işaretle, o taşı, ne kadar büyük olursa olsun, kaldıracak veya dağıtacak; misafirlerini yolda bırakmayacak.” Sen desen ki, “Kaldırmaz veya kaldıramaz.” [/FONT] [FONT=Tahoma]Veyahut, bir zât, bir günde yeniden büyük bir orduyu teşkil ettiği halde, biri dese, “O zât, bir boru sesiyle, efradı istirahat için dağılmış olan taburları toplar; taburlar nizamı altına girerler.” Sen desen ki, “İnanmam”; ne kadar divanece hareket ettiğini anlarsın. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, şu üç temsili fehmettinse, bak: Nakkâş-ı Ezelî, gözümüzün önünde kışın beyaz sahifesini çevirip, bahar ve yaz yeşil yaprağını açıp, rû-yi arzın sahifesinde üç yüz binden ziyade envâı, kudret ve kader kalemiyle ahsen-i suret üzere yazar. Birbiri içinde, birbirine karışmaz. Beraber yazar; birbirine mani olmaz. Teşkilce, suretçe birbirinden ayrı, hiç şaşırtmaz, yanlış yazmaz. [/FONT] [FONT=Tahoma]Evet, en büyük bir ağacın ruh programını, bir nokta gibi en küçük bir çekirdekte derc edip muhafaza eden Zât-ı Hakîm-i Hafîz, vefat edenlerin ruhlarını [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Nakkaş-ı Ezelî[/B]: herşeyi zâtına has olarak nakış nakış işleyen ve evveli olmayan Allah (bk. n-ḳ-ş; e-z-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Zât-ı Hakîm-i Hafîz[/B]: herşeyi koruyup saklayan ve hikmetli bir şekilde yapan Zât, Allah (bk. ḥ-k-m; ḥ-f-ẓ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ahsen-i suret[/B]: en güzel şekil (bk. ḥ-s-n; ṣ-v-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]arz[/B]: yer[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ayniyet[/B]: aynılık, aynı oluş[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]derc etmek[/B]: yerleştirmek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]divanece[/B]: akılsızca[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]efrad[/B]: fertler (bk. f-r-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]envâ[/B]: çeşitler, türler[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]fehmetmek[/B]: anlamak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]galatsız[/B]: yanlışsız, hatasız[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]halk etmek[/B]: yaratmak (bk. ḫ-l-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]haşir[/B]: öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma (bk. ḥ-ş-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]huruf[/B]: harfler[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hâşâ[/B]: asla öyle değil[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ibret[/B]: ders çıkarma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]icad[/B]: yaratma, var etme (bk. v-c-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ihya[/B]: diriltme, hayat verme (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]iktidar[/B]: güç, kudret (bk. ḳ-d-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]istirahat[/B]: dinlenme[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kabil[/B]: mümkün, olabilir[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i imtiyaz ve teşhis[/B]: mükemmel bir seçme ve ayırma (bk. k-m-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i intizam ve mizan[/B]: mükemmel bir düzen ve ölçü (bk. k-m-l; n-ẓ-m; v-z-n) [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kudret ve kader kalemi[/B]: Allah’ın olacak hadiseleri olmadan önce bilip yazması, takdir etmesi ve yaratması (bk. ḳ-d-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kâtip[/B]: yazar (bk. k-t-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mahvolmak[/B]: yok olmak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mani[/B]: engel [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]misliyet[/B]: benzerlik (bk. m-s̱-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]muhafaza[/B]: koruma (bk. ḥ-f-ẓ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mu’ciznümâ[/B]: mu’cize gösteren (bk. a-c-z)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nizam[/B]: düzen, kanun (bk. n-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]rû-yi arz[/B]: yeryüzü[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sayha[/B]: sesleniş[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sehivsiz[/B]: yanılmadan, şaşırmadan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]semâvât[/B]: gökler (bk. s-m-v)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]suhulet[/B]: kolaylık [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sultan-ı mu’cizekâr[/B]: mu’cize gösteren sultan (bk. s-l-ṭ; a-c-z)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]suret[/B]: şekil (bk. ṣ-v-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]suretçe[/B]: şekilce (bk. ṣ-v-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sür’at[/B]: hız[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tabur[/B]: bir askerî birlik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tebdil etmek[/B]: değiştirmek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]telif etmek[/B]: yazmak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]temsil[/B]: analoji; kıyaslama tarzında benzetme (bk. m-s̱-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tenezzüh[/B]: gezinti (bk. n-z-h)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]teşkil etmek[/B]: meydana getirmek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]teşkilce[/B]: meydana gelişiyle, oluşuyla[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]vüs’at[/B]: genişlik[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ziyade[/B]: çok, fazla[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Onuncu Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst