Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Onuncu Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 247704" data-attributes="member: 1"><p><strong>Onuncu Söz - Zeylin İkinci Parçası - Sayfa 160</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">toprağıyla hayattar olan dâr-ı saadetteki hayattır. Yoksa, bu hadsiz cihazat-ı mühimme ile teçhiz edilen hayat şeceresi, zîşuur hakkında, hususan insan hakkında meyvesiz, faidesiz, hakikatsiz olmak lâzım gelecek. Ve sermayece ve cihazatça serçe kuşundan meselâ yirmi derece ziyade ve bu kâinatın ve zîhayatın en mühim, yüksek ve ehemmiyetli mahlûku olan insan, serçe kuşundan, saadet-i hayat cihetinde yirmi derece aşağı düşüp en bedbaht, en zelîl bir biçare olacak. Hem en kıymettar bir nimet olan akıl dahi, geçmiş zamanın hüzünlerini ve gelecek zamanın korkularını düşünmekle kalb-i insanı mütemadiyen incitip bir lezzete dokuz elemleri karıştırdığından, en musibetli bir belâ olur. Bu ise yüz derece bâtıldır. Demek bu hayat-ı dünyeviye, âhirete iman rüknünü kat’î ispat ediyor ve her baharda haşrin üç yüz binden ziyade nümunelerini gözümüze gösteriyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Acaba senin cisminde, senin bahçende ve senin vatanında senin hayatına lâzım ve münasip bütün levazımatı ve cihazatı hikmet ve inâyet ve rahmetle ihzar eden ve vaktinde yetiştiren, hattâ senin midenin bekà ve yaşamak arzusuyla ettiği hususî ve cüz’î olan rızık duasını bilen ve işiten ve hadsiz leziz taamlarla o duanın kabulünü gösteren ve mideyi memnun eden bir Mutasarrıf-ı Kadîr, hiç mümkün müdür ki, seni bilmesin ve görmesin? Ve nev-i insanın en büyük gayesi olan hayat-ı ebediyeye lâzım esbabı ihzar etmesin? Ve nev-i insanın en büyük, en ehemmiyetli, en lâyık ve umumî olan bekà duasını, hayat-ı uhreviyenin inşasıyla ve Cennetin icadıyla kabul etmesin? Ve kâinatın en mühim mahlûku, belki zeminin sultanı ve neticesi olan nev-i insanın Arş ve ferşi çınlatan umumî ve gayet kuvvetli duasını işitmeyip, küçük bir mide kadar ehemmiyet vermesin, memnun etmesin, kemâl-i hikmetini ve nihayet rahmetini inkâr ettirsin? Hâşâ, yüz bin defa hâşâ!</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem hiç kabil midir ki, hayatın en cüz’îsinin pek gizli sesini işitsin, derdini dinlesin, derman versin ve nazını çeksin ve kemâl-i itinâ ve ihtimamla beslesin</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Arş</strong>: en yüksek gök tabakası (bk. a-r-ş)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Mutasarrıf-ı Kadîr</strong>: herşeyde istediği gibi tasarruf eden ve herşeye gücü yeten Allah (bk. ṣ-r-f; ḳ-d-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bedbaht</strong>: talihsiz</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bekà</strong>: süreklilik ve kalıcılık (bk. b-ḳ-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>biçare</strong>: çaresiz, zavallı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bâtıl</strong>: gerçek dışı, yalan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cihazat</strong>: cihazlar, donanım</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cihazat-ı mühimme</strong>: önemli cihazlar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cihazatça</strong>: donanımca</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cihet</strong>: yön</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cüz’î</strong>: küçük (bk. c-z-e)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dâr-ı saadet</strong>: mutluluk yurdu</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>elem</strong>: acı, sıkıntı, keder</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esbap</strong>: sebepler (bk. s-b-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ferş</strong>: yer</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hadsiz</strong>: sayısız</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikat</strong>: gerçek mahiyet, asıl, esas, (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı dünyeviye</strong>: dünya hayatı (bk. ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı ebediye</strong>: sonsuz hayat (bk. ḥ-y-y; e-b-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı uhreviye</strong>: âhiret hayatı (bk. ḥ-y-y; e-ḫ-r) </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayattar</strong>: canlı (bk. ḥ-y-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet</strong>: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hususan</strong>: özellikle</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hususî</strong>: özel</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâşâ</strong>: asla öyle değil</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>icad</strong>: var etme, yaratma (bk. v-c-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ihzar</strong>: hazırlama (bk. ḥ-ḍ-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>inayet</strong>: yardım, lütuf; bütün yararların, hikmetlerin ve faydaların kaynağı olan düzenlilik (bk. a-n-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>inkâr</strong>: inanmama, kabul etmeme (bk. n-k-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>inşa</strong>: yaratma (bk. n-ş-e)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kabil</strong>: mümkün, olabilir</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kalb-i insan</strong>: insanın kalbi</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kat’î</strong>: kesin</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i hikmet</strong>: hikmetin mükemmelliği (bk. k-m-l; ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i itinâ ve ihtimam</strong>: son derece dikkat ve özen (bk. k-m-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kıymettar</strong>: kıymetli, değerli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>levazımat</strong>: gerekli şeyler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>leziz</strong>: lezzetli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mahlûk</strong>: yaratık (bk. ḫ-l-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münasip</strong>: uygun (bk. n-s-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütemadiyen</strong>: sürekli olarak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nev-i insan</strong>: insanlık, insan türü</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nümune</strong>: örnek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rahmet</strong>: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rükün</strong>: esas, şart (bk. r-k-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>saadet-i hayat</strong>: hayattan alınan mutluluk (bk. ḥ-y-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>taam</strong>: yiyecek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teçhiz edilen</strong>: cihazlanan, donanan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>umumî</strong>: genel</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zelîl</strong>: alçak, aşağılık</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zemin</strong>: yeryüzü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ziyade</strong>: çok, fazla</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zîhayat</strong>: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zîşuur</strong>: şuur sahibi, bilinçli (bk. ẕî; ş-a-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âhiret</strong>: öteki dünya, öldükten sonraki hayat (bk. e-ḫ-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şecere</strong>: ağaç</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 247704, member: 1"] [b]Onuncu Söz - Zeylin İkinci Parçası - Sayfa 160[/b] [FONT=Tahoma]toprağıyla hayattar olan dâr-ı saadetteki hayattır. Yoksa, bu hadsiz cihazat-ı mühimme ile teçhiz edilen hayat şeceresi, zîşuur hakkında, hususan insan hakkında meyvesiz, faidesiz, hakikatsiz olmak lâzım gelecek. Ve sermayece ve cihazatça serçe kuşundan meselâ yirmi derece ziyade ve bu kâinatın ve zîhayatın en mühim, yüksek ve ehemmiyetli mahlûku olan insan, serçe kuşundan, saadet-i hayat cihetinde yirmi derece aşağı düşüp en bedbaht, en zelîl bir biçare olacak. Hem en kıymettar bir nimet olan akıl dahi, geçmiş zamanın hüzünlerini ve gelecek zamanın korkularını düşünmekle kalb-i insanı mütemadiyen incitip bir lezzete dokuz elemleri karıştırdığından, en musibetli bir belâ olur. Bu ise yüz derece bâtıldır. Demek bu hayat-ı dünyeviye, âhirete iman rüknünü kat’î ispat ediyor ve her baharda haşrin üç yüz binden ziyade nümunelerini gözümüze gösteriyor. [/FONT] [FONT=Tahoma]Acaba senin cisminde, senin bahçende ve senin vatanında senin hayatına lâzım ve münasip bütün levazımatı ve cihazatı hikmet ve inâyet ve rahmetle ihzar eden ve vaktinde yetiştiren, hattâ senin midenin bekà ve yaşamak arzusuyla ettiği hususî ve cüz’î olan rızık duasını bilen ve işiten ve hadsiz leziz taamlarla o duanın kabulünü gösteren ve mideyi memnun eden bir Mutasarrıf-ı Kadîr, hiç mümkün müdür ki, seni bilmesin ve görmesin? Ve nev-i insanın en büyük gayesi olan hayat-ı ebediyeye lâzım esbabı ihzar etmesin? Ve nev-i insanın en büyük, en ehemmiyetli, en lâyık ve umumî olan bekà duasını, hayat-ı uhreviyenin inşasıyla ve Cennetin icadıyla kabul etmesin? Ve kâinatın en mühim mahlûku, belki zeminin sultanı ve neticesi olan nev-i insanın Arş ve ferşi çınlatan umumî ve gayet kuvvetli duasını işitmeyip, küçük bir mide kadar ehemmiyet vermesin, memnun etmesin, kemâl-i hikmetini ve nihayet rahmetini inkâr ettirsin? Hâşâ, yüz bin defa hâşâ! [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem hiç kabil midir ki, hayatın en cüz’îsinin pek gizli sesini işitsin, derdini dinlesin, derman versin ve nazını çeksin ve kemâl-i itinâ ve ihtimamla beslesin [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Arş[/B]: en yüksek gök tabakası (bk. a-r-ş)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Mutasarrıf-ı Kadîr[/B]: herşeyde istediği gibi tasarruf eden ve herşeye gücü yeten Allah (bk. ṣ-r-f; ḳ-d-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]bedbaht[/B]: talihsiz[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]bekà[/B]: süreklilik ve kalıcılık (bk. b-ḳ-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]biçare[/B]: çaresiz, zavallı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]bâtıl[/B]: gerçek dışı, yalan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cihazat[/B]: cihazlar, donanım[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cihazat-ı mühimme[/B]: önemli cihazlar[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cihazatça[/B]: donanımca[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cihet[/B]: yön[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cüz’î[/B]: küçük (bk. c-z-e)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]dâr-ı saadet[/B]: mutluluk yurdu[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]elem[/B]: acı, sıkıntı, keder[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]esbap[/B]: sebepler (bk. s-b-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ferş[/B]: yer[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hadsiz[/B]: sayısız[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakikat[/B]: gerçek mahiyet, asıl, esas, (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı dünyeviye[/B]: dünya hayatı (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı ebediye[/B]: sonsuz hayat (bk. ḥ-y-y; e-b-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı uhreviye[/B]: âhiret hayatı (bk. ḥ-y-y; e-ḫ-r) [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hayattar[/B]: canlı (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet[/B]: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hususan[/B]: özellikle[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hususî[/B]: özel[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hâşâ[/B]: asla öyle değil[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]icad[/B]: var etme, yaratma (bk. v-c-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ihzar[/B]: hazırlama (bk. ḥ-ḍ-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]inayet[/B]: yardım, lütuf; bütün yararların, hikmetlerin ve faydaların kaynağı olan düzenlilik (bk. a-n-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]inkâr[/B]: inanmama, kabul etmeme (bk. n-k-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]inşa[/B]: yaratma (bk. n-ş-e)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kabil[/B]: mümkün, olabilir[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kalb-i insan[/B]: insanın kalbi[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kat’î[/B]: kesin[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i hikmet[/B]: hikmetin mükemmelliği (bk. k-m-l; ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i itinâ ve ihtimam[/B]: son derece dikkat ve özen (bk. k-m-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kıymettar[/B]: kıymetli, değerli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]levazımat[/B]: gerekli şeyler[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]leziz[/B]: lezzetli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mahlûk[/B]: yaratık (bk. ḫ-l-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]münasip[/B]: uygun (bk. n-s-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mütemadiyen[/B]: sürekli olarak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nev-i insan[/B]: insanlık, insan türü[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nümune[/B]: örnek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]rahmet[/B]: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]rükün[/B]: esas, şart (bk. r-k-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]saadet-i hayat[/B]: hayattan alınan mutluluk (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]taam[/B]: yiyecek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]teçhiz edilen[/B]: cihazlanan, donanan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]umumî[/B]: genel[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zelîl[/B]: alçak, aşağılık[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zemin[/B]: yeryüzü[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ziyade[/B]: çok, fazla[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zîhayat[/B]: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zîşuur[/B]: şuur sahibi, bilinçli (bk. ẕî; ş-a-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]âhiret[/B]: öteki dünya, öldükten sonraki hayat (bk. e-ḫ-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]şecere[/B]: ağaç[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Onuncu Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst