Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Oruç ve Beden İlişkisi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GÖNÜLSIZIM" data-source="post: 151374" data-attributes="member: 11723"><p><span style="color: #0000ff"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Oruç-Beden ve Ruh İlişkisi</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span><span style="font-size: 12px">İnsan, ruhla cesetten mürekkep bir varlıktır. Ruhun olmadığı cesed bir mana ifade etmediği gibi, cesedin olmadığı ruh da –teklif dünyası adına– çok fazla bir şey ifade etmez. İnsan, yiyip içtiği nesnelerle, bedenî hâl ve hareketleriyle ve yerine getirmeye çalıştığı ibadet ü taatla hem cesedine ve hem de ruhuna hizmet eder. Ağzına aldığı bir lokma zahiren midesine gitse de onun da ruh üzerinde bir kısım tesirlerinin olduğu muhakkaktır. Yaptığı bedenî hareketler, vücutta maddî olarak bazı tesirler oluşturduğu gibi, bunların ruh üzerinde de değişik tesirleri söz konusudur.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İnsanın ferdi hayatının geliştirilmesi ve olgunlaştırılmasında riyazetin pek mühim bir yeri vardır. Bu da ancak oruçla olur. Bu itibarla orucun bir manası da, ruhun riyazeti ve cesedin perhizi demektir. Sık sık oruca müracaat edildiği ölçüde, onun vicdanda hasıl edeceği güzellik ve faziletler açık bir şekilde müşahede edilebilir. Midede fani olan ve tamamen ceset kesilen ve her zaman, her yerde midesini düşünen bir insanda temiz bir ruh ve saf bir kalbin bulunmasına ihtimal verilemez. Böyle birisinin yaptığı şey, yeme, içme, def-i tabiide bulunma, yani çeşitli nimetleri alma ve aldığı şeyleri de şükürsüz bir nankör olarak itlaf etmeden ibarettir. İşte oruç, insana, bunun böyle olmaması gerektiğini hatırlatır.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç Bedeni Dinlendirir</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Faaliyet içinde olan her makine bir müddet sonra bakıma ve dinlenmeye tâbi tutulmazsa, verimli çalışamaz. Aksine dinlendirilmediği takdirde ya makine tamamen harap olur ya da ömrü kısalır. Bir talebe, belirli bir süre tedrisat gördükten sonra dinlendirilir. Bir işçi sabahtan akşama kadar çalışabilir, gelir akşamleyin istirahata çekilir. Evet, böyle bir mola ve dinlenme olmadan aynı tempoda çalışma ve hele semereli olma mümkün değildir.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İnsanın vücudu da tıpkı bir fabrika gibi farz edilecekse, onun azaları o fabrikanın aletleri hükmündedir. Oruç ise, vücut fabrikasının dinlenmesine, eskimemesine ve mükemmel bir şekilde çalışmasına en önemli bir vesiledir. Oruçla, vücutta biriken zararlı yağlar, şişmanlık vesilesi fazla etler atılmış ve vücut belli bir dengede tutulmuş olur. Bugün şişmanlıktan dolayı şikayet eden ve buna çare arayan dünya kadar insan var. Ve bu şişmanlığın kanın deveranına, beynin yavaş çalışmasına sebep olduğu da yine erbabının kabul ettiği gerçeklerden. Bu itibarla, orucu, maddî-manevi hem değişik dertlere çare, hem de sevap kazanmanın önemli bir vesilesi saymak mümkündür.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç, İktisadı Öğretir</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç, insanlara iktisadı öğreten önemli bir disiplindir. İstediği şeyi ve aklına geldiği zaman, hiçbir sınırlama getirmeden yapmaya alışık bir insan, oruçlu olduğu zaman mecburen onu yapmayacaktır. Meselâ, her aklına estiği zaman yemek yiyen, maddî olarak vücudunun arzularına boyun eğen insan, oruçlu olduğunda mecburen akşamın olmasını bekleyecek, dolayısıyla da bu bekleyiş sayesinde o, iktisat etmeyi öğrenecek ve sorumsuzca yaşamaktan uzaklaşmış olacaktır.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç, Emanete Riayeti Öğretir</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç, gizli ve aşikâr her zaman emanete riayet edilmesini öğretir. Zira Allah'ın helal kıldığı nimetleri yiyip-içmekten kaçınmayı sağlayacak Allah'tan başka bir gözetici yoktur. Oruçlu, sabahtan akşama kadar Allah'ın hududuna riayet eder. Onca orucu bozma imkânlarına ve hiç kimsenin görmemesine rağmen mümin, fevkalâde bir ciddiyetle orucunu sürdürür. Sürdürür ve akşama kadar emaneti muhafaza hissiyle dolar boşalır. Oruca karşı gösterilen bu tavır, Müslümanın bütün hayatına akseder. Dolayısıyla oruç tutan insan, bütün hayatı boyunca kendisine emanet olarak verilen şeylere karşı da son derece dikkatli davranır.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç Allah'a Likayı Hatırlatır</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruçlunun her saati, her saniyesi ve her aşiresi Allah'ı, Allah'ın nimetlerini ve netice itibariyle de en büyük nimet olan Allah'a lika (kavuşma) nimetini hatırlatması itibariyle çok kıymetlidir. Oruç bu fonksiyonunu iki yolla eda eder. Bunu, lezzetlerin zevaliyle, zeval bulmayacak nimetlere iştiyak; ve yine elemlerin zevaliyle gelen lezzet şeklinde özetleyebiliriz. Sabahtan akşama kadar aç ve susuz olan insan, zahiren sıkıntı çekse de, oruç ibadetinin getireceği uhrevî semere (lika), ona bütün elemleri unutturabilir. Oruçlu, bütün gün şehvetini, yemesini, içmesini adeta unutur ve sürekli Rabbiyle buluşmayı düşünür. Bu düşünce sayesinde hayatî bütün faaliyetleri, istikamet dairesinde cereyan eder. Rasûl-ü Ekrem (sav) de "Oruçlu için iki rahatlatıcı zaman vardır. Birisi iftar ettiği, diğeri de Rabbiyle buluşacağı zamandır" buyruğuyla bunu kasdetse gerek.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç, Günaha Karşı Bir Kalkandır</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç bir temrindir. Kişide, cismanî arzulara karşı koyma melekesi geliştirir. İnsan oruçlu olduğu anlarda her türlü negatif istek ve meyillere engel olmaya güç yetirdiği gibi, kazandığı bu dirençle, oruçlu olmadığı zamanlarda da, bu tür istek ve meyillere engel olmaya güç yetirebilir. Böylece insan "helal" endeksli bir hayat yaşar. Efendimize ait şu hadisi bu espri içinde yorumlamak mümkündür: "Kim bana iki çenesi ile apış arasını koruma hususunda garanti verirse, ben de ona, cenneti garanti ederim."</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruçlunun Ağız Kokusu</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç tutanın ağız kokusu açlıktan kaynaklanır. Kıyamet günü Cenab-ı Hakk katında, bu kokunun miskten, anberden daha şirin ve daha enfes bir semereye vesile olacağına işâret buyurulmuştur. Melâike-i kiram, arş u ferşi çınlattıracak bir velvele içerisinde Allah'a karşı kulluk vazifesini yapmaktan hoşlandıkları gibi, hoşlandıkları birtakım kokular vardır. Onlar, gül kokusundan çiçek kokusuna, miskten anbere kadar bütün güzel kokulardan lezzet alırlar. Mele-i a'lâda güzel kokular sırlı hazineleri açan anahtar hükmündedir ve işte oruçlunun ağız kokusu da perde arkası dalga boyuyla bu güzel kokular cümlesindendir.</span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç Şefaat Edecektir</span></span></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="color: #0000ff"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oruç kıyamet günü oruçlu için şefaat edecek ve Cenab-ı Hakk'a niyazda bulunarak: "Ya Rabbi! Ben onu gündüzleri yiyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur" diyecektir</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GÖNÜLSIZIM, post: 151374, member: 11723"] [COLOR=#0000ff][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=red]Oruç-Beden ve Ruh İlişkisi[/COLOR] [/SIZE][SIZE=3]İnsan, ruhla cesetten mürekkep bir varlıktır. Ruhun olmadığı cesed bir mana ifade etmediği gibi, cesedin olmadığı ruh da –teklif dünyası adına– çok fazla bir şey ifade etmez. İnsan, yiyip içtiği nesnelerle, bedenî hâl ve hareketleriyle ve yerine getirmeye çalıştığı ibadet ü taatla hem cesedine ve hem de ruhuna hizmet eder. Ağzına aldığı bir lokma zahiren midesine gitse de onun da ruh üzerinde bir kısım tesirlerinin olduğu muhakkaktır. Yaptığı bedenî hareketler, vücutta maddî olarak bazı tesirler oluşturduğu gibi, bunların ruh üzerinde de değişik tesirleri söz konusudur.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İnsanın ferdi hayatının geliştirilmesi ve olgunlaştırılmasında riyazetin pek mühim bir yeri vardır. Bu da ancak oruçla olur. Bu itibarla orucun bir manası da, ruhun riyazeti ve cesedin perhizi demektir. Sık sık oruca müracaat edildiği ölçüde, onun vicdanda hasıl edeceği güzellik ve faziletler açık bir şekilde müşahede edilebilir. Midede fani olan ve tamamen ceset kesilen ve her zaman, her yerde midesini düşünen bir insanda temiz bir ruh ve saf bir kalbin bulunmasına ihtimal verilemez. Böyle birisinin yaptığı şey, yeme, içme, def-i tabiide bulunma, yani çeşitli nimetleri alma ve aldığı şeyleri de şükürsüz bir nankör olarak itlaf etmeden ibarettir. İşte oruç, insana, bunun böyle olmaması gerektiğini hatırlatır.[/SIZE][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç Bedeni Dinlendirir[/SIZE][/FONT] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Faaliyet içinde olan her makine bir müddet sonra bakıma ve dinlenmeye tâbi tutulmazsa, verimli çalışamaz. Aksine dinlendirilmediği takdirde ya makine tamamen harap olur ya da ömrü kısalır. Bir talebe, belirli bir süre tedrisat gördükten sonra dinlendirilir. Bir işçi sabahtan akşama kadar çalışabilir, gelir akşamleyin istirahata çekilir. Evet, böyle bir mola ve dinlenme olmadan aynı tempoda çalışma ve hele semereli olma mümkün değildir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İnsanın vücudu da tıpkı bir fabrika gibi farz edilecekse, onun azaları o fabrikanın aletleri hükmündedir. Oruç ise, vücut fabrikasının dinlenmesine, eskimemesine ve mükemmel bir şekilde çalışmasına en önemli bir vesiledir. Oruçla, vücutta biriken zararlı yağlar, şişmanlık vesilesi fazla etler atılmış ve vücut belli bir dengede tutulmuş olur. Bugün şişmanlıktan dolayı şikayet eden ve buna çare arayan dünya kadar insan var. Ve bu şişmanlığın kanın deveranına, beynin yavaş çalışmasına sebep olduğu da yine erbabının kabul ettiği gerçeklerden. Bu itibarla, orucu, maddî-manevi hem değişik dertlere çare, hem de sevap kazanmanın önemli bir vesilesi saymak mümkündür.[/SIZE][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç, İktisadı Öğretir[/SIZE][/FONT] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç, insanlara iktisadı öğreten önemli bir disiplindir. İstediği şeyi ve aklına geldiği zaman, hiçbir sınırlama getirmeden yapmaya alışık bir insan, oruçlu olduğu zaman mecburen onu yapmayacaktır. Meselâ, her aklına estiği zaman yemek yiyen, maddî olarak vücudunun arzularına boyun eğen insan, oruçlu olduğunda mecburen akşamın olmasını bekleyecek, dolayısıyla da bu bekleyiş sayesinde o, iktisat etmeyi öğrenecek ve sorumsuzca yaşamaktan uzaklaşmış olacaktır.[/SIZE][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç, Emanete Riayeti Öğretir[/SIZE][/FONT] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç, gizli ve aşikâr her zaman emanete riayet edilmesini öğretir. Zira Allah'ın helal kıldığı nimetleri yiyip-içmekten kaçınmayı sağlayacak Allah'tan başka bir gözetici yoktur. Oruçlu, sabahtan akşama kadar Allah'ın hududuna riayet eder. Onca orucu bozma imkânlarına ve hiç kimsenin görmemesine rağmen mümin, fevkalâde bir ciddiyetle orucunu sürdürür. Sürdürür ve akşama kadar emaneti muhafaza hissiyle dolar boşalır. Oruca karşı gösterilen bu tavır, Müslümanın bütün hayatına akseder. Dolayısıyla oruç tutan insan, bütün hayatı boyunca kendisine emanet olarak verilen şeylere karşı da son derece dikkatli davranır.[/SIZE][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç Allah'a Likayı Hatırlatır[/SIZE][/FONT] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruçlunun her saati, her saniyesi ve her aşiresi Allah'ı, Allah'ın nimetlerini ve netice itibariyle de en büyük nimet olan Allah'a lika (kavuşma) nimetini hatırlatması itibariyle çok kıymetlidir. Oruç bu fonksiyonunu iki yolla eda eder. Bunu, lezzetlerin zevaliyle, zeval bulmayacak nimetlere iştiyak; ve yine elemlerin zevaliyle gelen lezzet şeklinde özetleyebiliriz. Sabahtan akşama kadar aç ve susuz olan insan, zahiren sıkıntı çekse de, oruç ibadetinin getireceği uhrevî semere (lika), ona bütün elemleri unutturabilir. Oruçlu, bütün gün şehvetini, yemesini, içmesini adeta unutur ve sürekli Rabbiyle buluşmayı düşünür. Bu düşünce sayesinde hayatî bütün faaliyetleri, istikamet dairesinde cereyan eder. Rasûl-ü Ekrem (sav) de "Oruçlu için iki rahatlatıcı zaman vardır. Birisi iftar ettiği, diğeri de Rabbiyle buluşacağı zamandır" buyruğuyla bunu kasdetse gerek.[/SIZE][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç, Günaha Karşı Bir Kalkandır[/SIZE][/FONT] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç bir temrindir. Kişide, cismanî arzulara karşı koyma melekesi geliştirir. İnsan oruçlu olduğu anlarda her türlü negatif istek ve meyillere engel olmaya güç yetirdiği gibi, kazandığı bu dirençle, oruçlu olmadığı zamanlarda da, bu tür istek ve meyillere engel olmaya güç yetirebilir. Böylece insan "helal" endeksli bir hayat yaşar. Efendimize ait şu hadisi bu espri içinde yorumlamak mümkündür: "Kim bana iki çenesi ile apış arasını koruma hususunda garanti verirse, ben de ona, cenneti garanti ederim."[/SIZE][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruçlunun Ağız Kokusu[/SIZE][/FONT] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç tutanın ağız kokusu açlıktan kaynaklanır. Kıyamet günü Cenab-ı Hakk katında, bu kokunun miskten, anberden daha şirin ve daha enfes bir semereye vesile olacağına işâret buyurulmuştur. Melâike-i kiram, arş u ferşi çınlattıracak bir velvele içerisinde Allah'a karşı kulluk vazifesini yapmaktan hoşlandıkları gibi, hoşlandıkları birtakım kokular vardır. Onlar, gül kokusundan çiçek kokusuna, miskten anbere kadar bütün güzel kokulardan lezzet alırlar. Mele-i a'lâda güzel kokular sırlı hazineleri açan anahtar hükmündedir ve işte oruçlunun ağız kokusu da perde arkası dalga boyuyla bu güzel kokular cümlesindendir.[/SIZE][/FONT] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç Şefaat Edecektir[/SIZE][/FONT] [/COLOR][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oruç kıyamet günü oruçlu için şefaat edecek ve Cenab-ı Hakk'a niyazda bulunarak: "Ya Rabbi! Ben onu gündüzleri yiyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur" diyecektir[/SIZE][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Oruç ve Beden İlişkisi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst