Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Osman nuri topbaş hoca efendiden sohbetler..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 371252" data-attributes="member: 1004566"><p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Havf ve Recâ (devamı)</span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"></span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Kâinât, mikro âlemden makro âleme, istikbaldeki normo âleme kadar ilâhî bir nizâm ve hassasiyet içinde programlanmıştır. Güneşin ve semâdaki birçok cesîm kütlelerin hareketinden ve bir atomun içindeki en minimum varlıkların deveranından esrârlı ışınlara kadar hepsi idrâk ve hayâl ötesi kudret akışları içinde seyreder. İlâhî irâdenin programına her şey tâbî durumdadır. Bir îmânsız dahî güneşin sür'atinin </span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"></span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">artması veya azalmasına, günün 24 saatin altına inmesi veya üstüne çıkmasına ihtimal vermez. Vicdanen ilâhî irâdenin gücünü takdir eder. Ancak nefsâniyeti îcâbı reddederek kâinatta nizâmın temel kanun ve kâidelerini "tabiat kanunları" tabiriyle kendinden müessir birer kuvvet ve kudret kaynağı şeklinde ifade gafletinde bulunur. </span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"></span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Oysa bu kanun ve kaideler, kısaca "âdetullâh" veya "sünnetullâh" denilen hakîkatlerdir.</span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"></span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Hiç şüphesiz bu âlem, sebepler âlemidir. Sebeplerin müsebbibi olan Allâh -celle celâlühu-, her şeyin husule gelmesini diğer bir sebebe bağlamıştır. Zîrâ ilâhî irâde sebepsiz tecellî etmiş olsaydı, ne o tecellînin şiddetine tahammül olunabilir, ne de bu âlemin bir imtihan âlemi olma vasfı bâkî kalırdı. Dolayısıyla nur-i irfân sahipleri, sebeplere değil, müsebbib ve müessire bağlanırlar. İlâhî müşâhedeye nâil olmayanlar ise, sebepler içinde âvâre bir şekilde dolaşıp dururlar. Sadece fiziki sebeplere, yâni fay hatlarına takılı kalırlar. </span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"></span></span></span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">devamı var</span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 371252, member: 1004566"] [INDENT][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Havf ve Recâ (devamı) Kâinât, mikro âlemden makro âleme, istikbaldeki normo âleme kadar ilâhî bir nizâm ve hassasiyet içinde programlanmıştır. Güneşin ve semâdaki birçok cesîm kütlelerin hareketinden ve bir atomun içindeki en minimum varlıkların deveranından esrârlı ışınlara kadar hepsi idrâk ve hayâl ötesi kudret akışları içinde seyreder. İlâhî irâdenin programına her şey tâbî durumdadır. Bir îmânsız dahî güneşin sür'atinin artması veya azalmasına, günün 24 saatin altına inmesi veya üstüne çıkmasına ihtimal vermez. Vicdanen ilâhî irâdenin gücünü takdir eder. Ancak nefsâniyeti îcâbı reddederek kâinatta nizâmın temel kanun ve kâidelerini "tabiat kanunları" tabiriyle kendinden müessir birer kuvvet ve kudret kaynağı şeklinde ifade gafletinde bulunur. Oysa bu kanun ve kaideler, kısaca "âdetullâh" veya "sünnetullâh" denilen hakîkatlerdir. Hiç şüphesiz bu âlem, sebepler âlemidir. Sebeplerin müsebbibi olan Allâh -celle celâlühu-, her şeyin husule gelmesini diğer bir sebebe bağlamıştır. Zîrâ ilâhî irâde sebepsiz tecellî etmiş olsaydı, ne o tecellînin şiddetine tahammül olunabilir, ne de bu âlemin bir imtihan âlemi olma vasfı bâkî kalırdı. Dolayısıyla nur-i irfân sahipleri, sebeplere değil, müsebbib ve müessire bağlanırlar. İlâhî müşâhedeye nâil olmayanlar ise, sebepler içinde âvâre bir şekilde dolaşıp dururlar. Sadece fiziki sebeplere, yâni fay hatlarına takılı kalırlar. devamı var[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Osman nuri topbaş hoca efendiden sohbetler..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst