Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Osman nuri topbaş hoca efendiden sohbetler..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 371883" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Hırs, Hased ve Kanâat (devamı) </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57">Bilemedi ki, Hazret-i Âdem'e meleklerin ilâhî bir emirle secde ettirilmesi, onda nûr-i Muhammedî'nin tekrîmi zarûretiyle idi. Bu kıssa, zâhiri ilmin ilâhî hikmete vukûf için kifâyetsizliğini gösteren ilk ve mükemmel bir örnektir. </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57">Daha sonra vâkî olan Hâbil-Kâbil kıssası da hasedin beşer hayatında ne kadar eski olduğunu gösteren bir misâldir. </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57">Hasedin bizim için diğer bir ibret tezâhürü de Yûsuf -aleyhisselâm- ile kardeşleri arasında geçen târihî vak'adır. Yusuf'un kardeşleri ki, Hazret-i Ya'kûb gibi büyük bir peygamberin evlâdları ve onun terbiyesi dâhilinde yetişmiş kimselerdi. Buna rağmen öz kardeşleri olan Yûsuf -aleyhisselâm-'ı kıskanıp onu kuyuya atmak gibi bir cürmü irtikâb etmekten kendilerini koruyamadılar. Bu vak'a, hased meylinin insandaki şiddet ve kuvvetini göstermek bakımından câlib-i dikkattir. </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57">Hadîs-i Şerîfte buyurulur: </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57">"Sakın hased etmeyiniz! Zîrâ hased, ateşin odunu yediği gibi sevapları ve iyilikleri yer bitirir." </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57">Anahtarları taşınamayacak kadar ağırlıkta olan Karun'un hazînelerini Karun'la beraber yerin dibine geçiren de hased değil midir? </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #2e8b57"></span><span style="color: #000080">Allâh Teâlâ, Karun'un akıbetini şöyle beyân buyurur: </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080">"Nihâyet biz, onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allâh'a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini müdâfaa edip kurtarabilecek kimselerden değildir." (el-Kasas, 81) </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080">Hased, her husûsta zemmedilmiş olduğu halde, onun, gıpta tâbir edilen ve başkasındaki nîmetin zâil olması yerine kendisinde de gerçekleşmesi mânâsına gelen çeşidi câiz görülmüştür. </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080">Hadîs-i Şerifte buyurulur: </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080">"Yalnız iki kişiye gıpta edilir. Biri, Allâh'ın, mal verip hak yolunda harcamağa muvaffak kıldığı kişi; diğeri de, Allâh'ın, kendisine ilim verip de onunla amel eden ve bunları başkasına öğreten (yâni ilmini infak eden) kimsedir." (Buhârî ve Müslim) </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080">Yalnızca böyle infâk eden bir zengine ve ilmini insanlar için faydalı kılan âlime hased, yâni gıpta edilebilir. Bu gıpta, hasedin uhrevî ve fazîlete dönmüş şeklidir. </span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080"></span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #006400"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #000080">Örnek şahsiyetler olan nebîler ve velîlerin hallerine gıpta edilir. Bu vesîle ile mânevî heyecan seviye bulur. Temiz rûhların ahıret ve fazîlet husûslarındaki imrenmeleri, onların asâleti muktezâsıdır. </span></strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 371883, member: 1004566"] [COLOR=#006400][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][B]Hırs, Hased ve Kanâat (devamı) [COLOR=#2e8b57]Bilemedi ki, Hazret-i Âdem'e meleklerin ilâhî bir emirle secde ettirilmesi, onda nûr-i Muhammedî'nin tekrîmi zarûretiyle idi. Bu kıssa, zâhiri ilmin ilâhî hikmete vukûf için kifâyetsizliğini gösteren ilk ve mükemmel bir örnektir. Daha sonra vâkî olan Hâbil-Kâbil kıssası da hasedin beşer hayatında ne kadar eski olduğunu gösteren bir misâldir. Hasedin bizim için diğer bir ibret tezâhürü de Yûsuf -aleyhisselâm- ile kardeşleri arasında geçen târihî vak'adır. Yusuf'un kardeşleri ki, Hazret-i Ya'kûb gibi büyük bir peygamberin evlâdları ve onun terbiyesi dâhilinde yetişmiş kimselerdi. Buna rağmen öz kardeşleri olan Yûsuf -aleyhisselâm-'ı kıskanıp onu kuyuya atmak gibi bir cürmü irtikâb etmekten kendilerini koruyamadılar. Bu vak'a, hased meylinin insandaki şiddet ve kuvvetini göstermek bakımından câlib-i dikkattir. Hadîs-i Şerîfte buyurulur: "Sakın hased etmeyiniz! Zîrâ hased, ateşin odunu yediği gibi sevapları ve iyilikleri yer bitirir." Anahtarları taşınamayacak kadar ağırlıkta olan Karun'un hazînelerini Karun'la beraber yerin dibine geçiren de hased değil midir? [/COLOR][COLOR=#000080]Allâh Teâlâ, Karun'un akıbetini şöyle beyân buyurur: "Nihâyet biz, onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allâh'a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini müdâfaa edip kurtarabilecek kimselerden değildir." (el-Kasas, 81) Hased, her husûsta zemmedilmiş olduğu halde, onun, gıpta tâbir edilen ve başkasındaki nîmetin zâil olması yerine kendisinde de gerçekleşmesi mânâsına gelen çeşidi câiz görülmüştür. Hadîs-i Şerifte buyurulur: "Yalnız iki kişiye gıpta edilir. Biri, Allâh'ın, mal verip hak yolunda harcamağa muvaffak kıldığı kişi; diğeri de, Allâh'ın, kendisine ilim verip de onunla amel eden ve bunları başkasına öğreten (yâni ilmini infak eden) kimsedir." (Buhârî ve Müslim) Yalnızca böyle infâk eden bir zengine ve ilmini insanlar için faydalı kılan âlime hased, yâni gıpta edilebilir. Bu gıpta, hasedin uhrevî ve fazîlete dönmüş şeklidir. Örnek şahsiyetler olan nebîler ve velîlerin hallerine gıpta edilir. Bu vesîle ile mânevî heyecan seviye bulur. Temiz rûhların ahıret ve fazîlet husûslarındaki imrenmeleri, onların asâleti muktezâsıdır. [/COLOR][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Osman nuri topbaş hoca efendiden sohbetler..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst