Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Osman nuri topbaş hoca efendiden sohbetler..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 372740" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>İslâm İnsanın İhyâsıdır </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>İbret dolu başka bir tablo: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Bi'r-i Maune faciasında 70 İslâm mualliminin katledilmesi ve daha başka katliam ve suikastlerin yaşanması üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- kabilelere gönderdiği muallim heyetlerine onları muhafaza için bir miktar asker vermekteydi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Bu askerlere de muallimlerin hayatlarını korumak zarureti hâsıl olmadıkça silahlarını kesinlikle kullanmamalarını tenbih etmekteydi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Ancak bir defasında bu muhafızlardan Hâlid bin Velid, tenbih edilen ölçü dışında kılıcını kullandı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Bundan haberdar olan Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, büyük bir üzüntüyle kıbleye dönerek: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>"Yâ Rabbî! Hâlid'in yaptığından berîyim; aslâ râzı değilim." cümlesini üç defa tekrar etti. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Ardından hâdisenin yaşandığı yere Hazret-i Alî'yi gönderdi ve yalnız insanların değil, hayvanların, hattâ köpeklerin bile diyetini ödedi. (İslâm Târihi, c. I, s. 525-527)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Bu yüce ahlâkı kendilerine şiar edinen Osmanlılar da, hâkim olduğu yerlerdeki gayr-i müslimlere karşı dînde zorlama, ırkı yok etme ve kültür emperyalizmi gibi icrâat ve </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>zulümlere aslâ meydan vermemiş, ülkelerindeki gayr-i müslimleri Allâh'ın kendilerine vedîası/emaneti kabul eden bir zihniyetle muâmelede bulunmuşlardır. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Bu davranışın bereketiyledir ki Lehistan'da: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>"Osmanlı atları Vistül Nehri'nden su içmedikçe, bu ülkenin hürriyet ve istiklâle kavuşamayacağı..."sözü, bir darb-ı mesel hâline gelmişti. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Bu yönüyle Osmanlı, başka milletlerin tercih ettiği bir devlet hüviyetinde olmuştur. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Nitekim Bizans asillerinden olan hıristiyan Grandük Notaras'ın, Fâtih'in askeri surları zorlarken Ayasofya'daki bir müzâkerede Papa'dan yardım taleb edilmesi teklîfine karşı sarfettiği şu ifâde de meşhurdur: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>"İstanbul'da kardinal şapkası görmektense, Türkler'in sarığını görmeyi tercîh ederim!.." </strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 372740, member: 1004566"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=seagreen][B]İslâm İnsanın İhyâsıdır İbret dolu başka bir tablo: Bi'r-i Maune faciasında 70 İslâm mualliminin katledilmesi ve daha başka katliam ve suikastlerin yaşanması üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- kabilelere gönderdiği muallim heyetlerine onları muhafaza için bir miktar asker vermekteydi. Bu askerlere de muallimlerin hayatlarını korumak zarureti hâsıl olmadıkça silahlarını kesinlikle kullanmamalarını tenbih etmekteydi. Ancak bir defasında bu muhafızlardan Hâlid bin Velid, tenbih edilen ölçü dışında kılıcını kullandı. Bundan haberdar olan Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, büyük bir üzüntüyle kıbleye dönerek: "Yâ Rabbî! Hâlid'in yaptığından berîyim; aslâ râzı değilim." cümlesini üç defa tekrar etti. Ardından hâdisenin yaşandığı yere Hazret-i Alî'yi gönderdi ve yalnız insanların değil, hayvanların, hattâ köpeklerin bile diyetini ödedi. (İslâm Târihi, c. I, s. 525-527) Bu yüce ahlâkı kendilerine şiar edinen Osmanlılar da, hâkim olduğu yerlerdeki gayr-i müslimlere karşı dînde zorlama, ırkı yok etme ve kültür emperyalizmi gibi icrâat ve zulümlere aslâ meydan vermemiş, ülkelerindeki gayr-i müslimleri Allâh'ın kendilerine vedîası/emaneti kabul eden bir zihniyetle muâmelede bulunmuşlardır. Bu davranışın bereketiyledir ki Lehistan'da: "Osmanlı atları Vistül Nehri'nden su içmedikçe, bu ülkenin hürriyet ve istiklâle kavuşamayacağı..."sözü, bir darb-ı mesel hâline gelmişti. Bu yönüyle Osmanlı, başka milletlerin tercih ettiği bir devlet hüviyetinde olmuştur. Nitekim Bizans asillerinden olan hıristiyan Grandük Notaras'ın, Fâtih'in askeri surları zorlarken Ayasofya'daki bir müzâkerede Papa'dan yardım taleb edilmesi teklîfine karşı sarfettiği şu ifâde de meşhurdur: "İstanbul'da kardinal şapkası görmektense, Türkler'in sarığını görmeyi tercîh ederim!.." [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Osman nuri topbaş hoca efendiden sohbetler..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst