Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Otizm engel değil, aşilabilir gelişim bozukluğu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="fasafiso" data-source="post: 148632" data-attributes="member: 12191"><p style="text-align: center"> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot]Kendisi de bir zamanlar otistik olan ve İngiltere’de halen bakanlık danışmanlığı yapan Pakistan asıllı yazar Kamran Nazeer, son kitabında, iyi eğitim almış otistik çocukların pekálá toplum yaşamına ayak uydurabileceklerini anlatıyor. </span></span></span><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Beyindeki bir gelişim bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan otizm, genelde bir ila iki yaş arasındaki ilk çocukluk döneminde kendini belli ediyor. Çocukla yüz yüze gelmek neredeyse imkansız. Kendisine dokunulmaktan bile rahatsız olan otistik çocuk, hiç ara vermeden hep aynı oyuncakla oynamaya devam edebilir. Neredeyse hiç gülmez ve hiçbir olaya sevinmez. [/FONT][FONT=&quot]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[/FONT][FONT=&quot] Diğer çocuklar konuşmaya başladıklarında, o ya hiç konuşmaz ya da anlaşılmaz sesler çıkarır sadece. Yuvada ya da okulda diğer çocuklarla ilişki kuramaz ya da kurmak istemez. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Otistikler, çevrelerindeki uyarımlarla başa çıkamazlar, hatta annenin yüzü bile rahatsız edici bir bilmecedir onlar için. Onlara yöneltilen rahatlatıcı gülüşü değil, üzerinde minik bir kırıntının yapışıp kaldığı dudak kıvrımını ya dudakların arasından sırıtan dişlerden birinin üzerindeki kararmış dolgu gibi itici ayrıntıları görürler. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Diğer insanlarda otomatik olarak rahatlatıcı bir bütün olarak algılanan, otistikler için anlamsız ayrıntılardan oluşan bir karmaşadır sadece. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Sözcükler gürültüdür, dokunuşlar acı verir. Bu nedenle ilk çocukluk döneminden itibaren kendilerini dış dünyadan soyutlayarak yaşarlar. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Bugüne kadar otizmi tedavi etmek mümkün olmadı, doktorlar bozukluğun ne derece hafifletilebileceği üzerinde duruyorlar daha çok. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Kamran ve 4 arkadaşı[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Ve gerçekten de çok büyük aşamalar kaydeden otistikler var. Mesela Kamran Nazeer. Bugün artık İngiliz Adalet Bakanlığı’nda siyasi danışmanlık yapan Nazeer, birlikte eğitim gördüğü otistik arkadaşlarını yirmi yıl sonra bularak, yaşamlarını kısa bir süre önce yayımlanan bir kitapta anlattı. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Kendisiyle birlikte dört arkadaştılar. Andr, bilgisayar laboratuvarındaki işine giderken bile hala bebeklerini yanında taşıyor. Randall bisikletli kuryelik yapıyor ama tuhaflık açısından Andr’den geri kalır yanı yok. Sabahın erken saatlerinde bisikletini gözleri kapalı sürmeye bayılıyor, ama eğer freni bir milim geç çalışırsa, hemen alet kutusunu çıkarıyor ve onarıyor. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Craig, bu ikisinden çok daha başarılı. Politikacılara hazırladığı konuşmalar büyük övgüler alıyor. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Birbirleriyle oyun yok[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Kamran dört yaşına geldiğinde, sınıftaki hiç kimseyle konuşmasa da birisi oyuncak arabasını elinden aldığı zaman yaygarayı basıveriyordu. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Otistik çocukların hiçbiri birlikte oynamıyordu. Bazıları arkadaşlarına arkaları dönük oturuyor, zaman zaman da öfke nöbeti geçiriyorlardı. Craig aylarca bıkmadan, usanmadan hep aynı cümleyi tekrarlayıp durmuştu: "Gönderin ahmakları içeri!" [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Fakat biz şanslıydık, öğretmenlerimiz bizim için çok çabaladı diyor Kamran. Büyük bir sabır ve hevesle, çocukları birbirlerine bakmaları ve dokunmaları için yüreklendirmişlerdi.[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Çocuklar, şematik resimlerle, dudaklar, kaşlar ve gözlerle ortaya çıkan yüz ifadelerini anlamaya çalıştılar. Ve zamanla yüz ifadelerini diğer insanların Kiril alfabesini çözmeleri gibi okumayı öğrendiler. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Üçü gayet iyi[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Düzenli alıştırmalarla sınıf yıldan yıla önemli gelişmeler kaydetti, çocuklar yavaş yavaş normal okullara dağıldılar. Elbette ki toplum yaşamına uyum sağlayamayanlar ve iyileşme gösteremeyenler de oldu. Mesela Elizabeth. Sürekli gözetim altında tutulan genç kız, birkaç yıl önce intihar etmişti. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Fakat Craig, Randall ve Andr’nin durumları gayet iyi. Konuşma metni yazan Craig aşık olduğu bir kadınla ilişkisini dokuz ay kadar sürdürmüş. Bebeklerle oynayan Andr, sevgilisinden ayrılan kız kardeşiyle birlikte yaşıyor. Randall ise bir arkadaşının yanına taşınarak, ailesini hayretler içinde bırakmış. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Bu tür davranışlar otistikler için sansasyonel değişimlerdir. Ama bu gelişmeler onların tamamen iyileştiklerini kanıtlamıyor, Kamran’ın kitabında birbirinden ilginç örnekler var bu konuda. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Mesela Andr, kendisini ziyarete giden Kamran’ı bir süreliğine banyoya kilitlemişti. Kamran’ın daha sonraları öğrendiği üzere, Andr, bebekleriyle konuşurken rahatsız edilmekten nefret ediyormuş. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Tokalaşma: Parmak uzatma[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Birlikte eğitim gördüğü arkadaşlarının bu kadar iyi gelişme göstermeleri biraz da evdeki huzurlu ortam ve ailenin desteği ve teşviki sayesinde olmuştu. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Pakistanlı bir bankacı aileden gelen Kamran’ın bir zamanlar otistik olduğunu anlamak neredeyse imkansız. Sadece birkaç iz kalmış geriye. Mesela tokalaşırken parmaklarını uzatıyor sadece. Konuşurken ise koltuğa iyice gömülüyor ve sesi kısılıyor. Ama buna rağmen yine de çok güzel cümleler kuruyor ve her espriye kibar bir gülümsemeyle karşılık veriyor. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Kimi otistiklerin tüm çabalara rağmen gelişme gösterememeleri, kimi bilim adamlarına göre doğuştan var olan ruh körlüğüyle ilgili. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] İngiliz psikolog Simon Baron-Cohen, "mind-blindness" kavramını türetti bunun için. Psikoloğa göre otistikler, empati yetisinden yoksunlar. Diğer insanların davranışlarını tahmin edemiyorlar. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Çoğu erkek[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Oysa "Yağmur Adam" filminden de bildiğimiz gibi, otistiklerin sayılarla, kurallarla ve her türlü motiflerle araları çok iyi. Baron-Cohen burada erkekler için tipik olan sistematik düşüncenin abartılı bir biçimini görüyor. Beş otistikten dördünün erkek olduğunu hatırlatan bilim adamı, daha çok kadınsı bir özellik sayılan duygusallık, onlarda bulunmuyor diyor. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Kamran Nazeer bu teoriye katılmıyor. Ona göre otizm bir engel değil, çalışılarak (belli sınırla içinde) aşılabilecek bir gelişim bozukluğu yalnızca. Otistikler çevredeki aşırı uyarımlarla başa çıkmak için düzene ihtiyaç duyuyorlar. Kamran gerektiği zaman cebinden bir kablo mandalı çıkarırken, Craig yabancı bir eve misafirliğe gittiğinde, birkaç kitabı alfabetik olarak sıraya koyunca rahatlıyor. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Bu tür uğraşlarla, otistikler, yalnızlığın baskısından kurtuluyorlar, yani en basit olaylar üzerinde konsantre olduklarında, diğer her şey arka planda kalıyor. Bu araçlar özellikle de konuşmalar sırasında sıkça kullanılmakta. Sohbetler, otistikler için uç spor gibidir diye açıklıyor Kamran. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Hareketli yüzleri sevmiyor[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] "Mind blindness" teorisi, otistikleri daha çok kötü programlanmış robotlar olarak görmekte. Oysa Kamran, onların da ilkede, sezgisel olarak yüz ifadelerini algılayabilme yetisine sahip olduklarından emin. Bunun için sadece uyarım/bilgi patlamasıyla başa çıkmayı öğrenmeleri gerek. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Otistikler gerçekten de en fazla hareketli yüzlerde bocalıyorlar, fotoğraflarda hatta çizilmiş resimlerdeki kişilerde, empati duyuları bile ortaya çıkıyor. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Bu durum geçen yıl Yale Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir araştırmayla ortaya çıktı. Bilim adamları, çizgi romanlara meraklı olan otistik bir çocuğun, beyin etkinliklerini takip edince, beyinlerinin, fotoğraflara bakarken o kadar çok etkinleşmediğini fark etmişler. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Yani yüzleri tanımadan sorumlu beyin bölgesindeki etkinlik ya çok az ya da hiç yoktu diyor uzmanlar. Oysa çizgi roman yüzleri ya da sembolik yüzler gösterildiğinde, otistik çocukların beyninde, normal çocuklarda aktifleşen bölgeler etkinleşmiş. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Beyinde çok bağlantı[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Büyük çabalarla otistik çocuklar geç de olsa yüz ifadelerini algılamaya hatta espri yapmaya bile öğrenebiliyorlar. Bu tür gelişmeler aslında şaşırtıcıdır. Çünkü otizm, tüm beyni etkilemekte. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Otistiklerde örneğin beyindeki ak madde aşırı miktardadır. Bu madde, beyin hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurdukları sinir iletkenlerinden oluşmakta. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Ama daha önceleri de olduğu gibi beyindeki bu değişimin, gelişim bozukluğuna mı neden olduğu yoksa bir tür reaksiyon mu olduğu hala bilinmemekte. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Otistiklerin beyin bölgelerinde alışılmışın dışında çok bağlantılar var, ama bölgeler arasındaki bağlantılar az. Bu da onların ayrıntılara karşı bu kadar duyarlı olmalarına karşın, birçok beyin bölgesinin karşılıklı etkisiyle gerçekleşen sezgisel algılamada niçin bocaladıklarını açıklamakta. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Bununla birlikte öğrenilmiş duyguların ne derece kullanılabilir olduğunu hiç kimse bilmiyor henüz. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Kamran’ın kitabında anlatmış olduğu dört çocuk, sistematik olarak teşvik edilen ilk otistik kuşak. Yazar yirmi yıl sonra çok şeyin değişeceğine inanmakta. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Otistik beyindeki farklılıklar[/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] Spiegel dergisinde yer alan ve bu haberden yararlandığımız şemaya göre beyinde şu farklılıklar var: [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] 1- Alın lopları çok daha büyük. Ak madde oranı daha fazla. Aşırı büyüme ikinci yaşta başlıyor ve iltihaplanma belirtileri göstermekte. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] 2- Corpus callosum olarak adlandırılan ve iki beyin yarısını birbirine bağlayan beyin birleşiği gelişmemiş. Sol (Mantık, yapılar) ve sağ (sezgiler) beyin yarısı arasındaki karşılıklı etki otistiklerde çok zor işlemekte. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] 3- Özellikle tehlikeli olayları algılayan beyin bademciği (Amigdala), bir olasılıkla otistiklerin korku dolu yaşamlarına bir tepki gereğinden fazla büyümüş. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen">[FONT=&quot] 4- Küçük beyin de tıpkı alın lopları gibi çok fazla ak madde barındırmakta. Küçük beyin normalde hareketlerin planlanmasından ve yerine getirilmesinden sorumludur. Otistiklerin küçük beyinlerinde de bozukluklar vardır. [/FONT]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 18px"><span style="color: SeaGreen"></span></span>[/FONT]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="fasafiso, post: 148632, member: 12191"] [CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=5][COLOR=SeaGreen][FONT="]Kendisi de bir zamanlar otistik olan ve İngiltere’de halen bakanlık danışmanlığı yapan Pakistan asıllı yazar Kamran Nazeer, son kitabında, iyi eğitim almış otistik çocukların pekálá toplum yaşamına ayak uydurabileceklerini anlatıyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=5][COLOR=SeaGreen] [FONT="] Beyindeki bir gelişim bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan otizm, genelde bir ila iki yaş arasındaki ilk çocukluk döneminde kendini belli ediyor. Çocukla yüz yüze gelmek neredeyse imkansız. Kendisine dokunulmaktan bile rahatsız olan otistik çocuk, hiç ara vermeden hep aynı oyuncakla oynamaya devam edebilir. Neredeyse hiç gülmez ve hiçbir olaya sevinmez. [/FONT][FONT="] [/FONT][FONT="] Diğer çocuklar konuşmaya başladıklarında, o ya hiç konuşmaz ya da anlaşılmaz sesler çıkarır sadece. Yuvada ya da okulda diğer çocuklarla ilişki kuramaz ya da kurmak istemez. [/FONT] [FONT="] Otistikler, çevrelerindeki uyarımlarla başa çıkamazlar, hatta annenin yüzü bile rahatsız edici bir bilmecedir onlar için. Onlara yöneltilen rahatlatıcı gülüşü değil, üzerinde minik bir kırıntının yapışıp kaldığı dudak kıvrımını ya dudakların arasından sırıtan dişlerden birinin üzerindeki kararmış dolgu gibi itici ayrıntıları görürler. [/FONT] [FONT="] Diğer insanlarda otomatik olarak rahatlatıcı bir bütün olarak algılanan, otistikler için anlamsız ayrıntılardan oluşan bir karmaşadır sadece. [/FONT] [FONT="] Sözcükler gürültüdür, dokunuşlar acı verir. Bu nedenle ilk çocukluk döneminden itibaren kendilerini dış dünyadan soyutlayarak yaşarlar. [/FONT] [FONT="] Bugüne kadar otizmi tedavi etmek mümkün olmadı, doktorlar bozukluğun ne derece hafifletilebileceği üzerinde duruyorlar daha çok. [/FONT] [FONT="] Kamran ve 4 arkadaşı[/FONT] [FONT="] Ve gerçekten de çok büyük aşamalar kaydeden otistikler var. Mesela Kamran Nazeer. Bugün artık İngiliz Adalet Bakanlığı’nda siyasi danışmanlık yapan Nazeer, birlikte eğitim gördüğü otistik arkadaşlarını yirmi yıl sonra bularak, yaşamlarını kısa bir süre önce yayımlanan bir kitapta anlattı. [/FONT] [FONT="] Kendisiyle birlikte dört arkadaştılar. Andr, bilgisayar laboratuvarındaki işine giderken bile hala bebeklerini yanında taşıyor. Randall bisikletli kuryelik yapıyor ama tuhaflık açısından Andr’den geri kalır yanı yok. Sabahın erken saatlerinde bisikletini gözleri kapalı sürmeye bayılıyor, ama eğer freni bir milim geç çalışırsa, hemen alet kutusunu çıkarıyor ve onarıyor. [/FONT] [FONT="] Craig, bu ikisinden çok daha başarılı. Politikacılara hazırladığı konuşmalar büyük övgüler alıyor. [/FONT] [FONT="] Birbirleriyle oyun yok[/FONT] [FONT="] Kamran dört yaşına geldiğinde, sınıftaki hiç kimseyle konuşmasa da birisi oyuncak arabasını elinden aldığı zaman yaygarayı basıveriyordu. [/FONT] [FONT="] Otistik çocukların hiçbiri birlikte oynamıyordu. Bazıları arkadaşlarına arkaları dönük oturuyor, zaman zaman da öfke nöbeti geçiriyorlardı. Craig aylarca bıkmadan, usanmadan hep aynı cümleyi tekrarlayıp durmuştu: "Gönderin ahmakları içeri!" [/FONT] [FONT="] Fakat biz şanslıydık, öğretmenlerimiz bizim için çok çabaladı diyor Kamran. Büyük bir sabır ve hevesle, çocukları birbirlerine bakmaları ve dokunmaları için yüreklendirmişlerdi.[/FONT] [FONT="] Çocuklar, şematik resimlerle, dudaklar, kaşlar ve gözlerle ortaya çıkan yüz ifadelerini anlamaya çalıştılar. Ve zamanla yüz ifadelerini diğer insanların Kiril alfabesini çözmeleri gibi okumayı öğrendiler. [/FONT] [FONT="] Üçü gayet iyi[/FONT] [FONT="] Düzenli alıştırmalarla sınıf yıldan yıla önemli gelişmeler kaydetti, çocuklar yavaş yavaş normal okullara dağıldılar. Elbette ki toplum yaşamına uyum sağlayamayanlar ve iyileşme gösteremeyenler de oldu. Mesela Elizabeth. Sürekli gözetim altında tutulan genç kız, birkaç yıl önce intihar etmişti. [/FONT] [FONT="] Fakat Craig, Randall ve Andr’nin durumları gayet iyi. Konuşma metni yazan Craig aşık olduğu bir kadınla ilişkisini dokuz ay kadar sürdürmüş. Bebeklerle oynayan Andr, sevgilisinden ayrılan kız kardeşiyle birlikte yaşıyor. Randall ise bir arkadaşının yanına taşınarak, ailesini hayretler içinde bırakmış. [/FONT] [FONT="] Bu tür davranışlar otistikler için sansasyonel değişimlerdir. Ama bu gelişmeler onların tamamen iyileştiklerini kanıtlamıyor, Kamran’ın kitabında birbirinden ilginç örnekler var bu konuda. [/FONT] [FONT="] Mesela Andr, kendisini ziyarete giden Kamran’ı bir süreliğine banyoya kilitlemişti. Kamran’ın daha sonraları öğrendiği üzere, Andr, bebekleriyle konuşurken rahatsız edilmekten nefret ediyormuş. [/FONT] [FONT="] Tokalaşma: Parmak uzatma[/FONT] [FONT="] Birlikte eğitim gördüğü arkadaşlarının bu kadar iyi gelişme göstermeleri biraz da evdeki huzurlu ortam ve ailenin desteği ve teşviki sayesinde olmuştu. [/FONT] [FONT="] Pakistanlı bir bankacı aileden gelen Kamran’ın bir zamanlar otistik olduğunu anlamak neredeyse imkansız. Sadece birkaç iz kalmış geriye. Mesela tokalaşırken parmaklarını uzatıyor sadece. Konuşurken ise koltuğa iyice gömülüyor ve sesi kısılıyor. Ama buna rağmen yine de çok güzel cümleler kuruyor ve her espriye kibar bir gülümsemeyle karşılık veriyor. [/FONT] [FONT="] Kimi otistiklerin tüm çabalara rağmen gelişme gösterememeleri, kimi bilim adamlarına göre doğuştan var olan ruh körlüğüyle ilgili. [/FONT] [FONT="] İngiliz psikolog Simon Baron-Cohen, "mind-blindness" kavramını türetti bunun için. Psikoloğa göre otistikler, empati yetisinden yoksunlar. Diğer insanların davranışlarını tahmin edemiyorlar. [/FONT] [FONT="] Çoğu erkek[/FONT] [FONT="] Oysa "Yağmur Adam" filminden de bildiğimiz gibi, otistiklerin sayılarla, kurallarla ve her türlü motiflerle araları çok iyi. Baron-Cohen burada erkekler için tipik olan sistematik düşüncenin abartılı bir biçimini görüyor. Beş otistikten dördünün erkek olduğunu hatırlatan bilim adamı, daha çok kadınsı bir özellik sayılan duygusallık, onlarda bulunmuyor diyor. [/FONT] [FONT="] Kamran Nazeer bu teoriye katılmıyor. Ona göre otizm bir engel değil, çalışılarak (belli sınırla içinde) aşılabilecek bir gelişim bozukluğu yalnızca. Otistikler çevredeki aşırı uyarımlarla başa çıkmak için düzene ihtiyaç duyuyorlar. Kamran gerektiği zaman cebinden bir kablo mandalı çıkarırken, Craig yabancı bir eve misafirliğe gittiğinde, birkaç kitabı alfabetik olarak sıraya koyunca rahatlıyor. [/FONT] [FONT="] Bu tür uğraşlarla, otistikler, yalnızlığın baskısından kurtuluyorlar, yani en basit olaylar üzerinde konsantre olduklarında, diğer her şey arka planda kalıyor. Bu araçlar özellikle de konuşmalar sırasında sıkça kullanılmakta. Sohbetler, otistikler için uç spor gibidir diye açıklıyor Kamran. [/FONT] [FONT="] Hareketli yüzleri sevmiyor[/FONT] [FONT="] "Mind blindness" teorisi, otistikleri daha çok kötü programlanmış robotlar olarak görmekte. Oysa Kamran, onların da ilkede, sezgisel olarak yüz ifadelerini algılayabilme yetisine sahip olduklarından emin. Bunun için sadece uyarım/bilgi patlamasıyla başa çıkmayı öğrenmeleri gerek. [/FONT] [FONT="] Otistikler gerçekten de en fazla hareketli yüzlerde bocalıyorlar, fotoğraflarda hatta çizilmiş resimlerdeki kişilerde, empati duyuları bile ortaya çıkıyor. [/FONT] [FONT="] Bu durum geçen yıl Yale Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir araştırmayla ortaya çıktı. Bilim adamları, çizgi romanlara meraklı olan otistik bir çocuğun, beyin etkinliklerini takip edince, beyinlerinin, fotoğraflara bakarken o kadar çok etkinleşmediğini fark etmişler. [/FONT] [FONT="] Yani yüzleri tanımadan sorumlu beyin bölgesindeki etkinlik ya çok az ya da hiç yoktu diyor uzmanlar. Oysa çizgi roman yüzleri ya da sembolik yüzler gösterildiğinde, otistik çocukların beyninde, normal çocuklarda aktifleşen bölgeler etkinleşmiş. [/FONT] [FONT="] Beyinde çok bağlantı[/FONT] [FONT="] Büyük çabalarla otistik çocuklar geç de olsa yüz ifadelerini algılamaya hatta espri yapmaya bile öğrenebiliyorlar. Bu tür gelişmeler aslında şaşırtıcıdır. Çünkü otizm, tüm beyni etkilemekte. [/FONT] [FONT="] Otistiklerde örneğin beyindeki ak madde aşırı miktardadır. Bu madde, beyin hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurdukları sinir iletkenlerinden oluşmakta. [/FONT] [FONT="] Ama daha önceleri de olduğu gibi beyindeki bu değişimin, gelişim bozukluğuna mı neden olduğu yoksa bir tür reaksiyon mu olduğu hala bilinmemekte. [/FONT] [FONT="] Otistiklerin beyin bölgelerinde alışılmışın dışında çok bağlantılar var, ama bölgeler arasındaki bağlantılar az. Bu da onların ayrıntılara karşı bu kadar duyarlı olmalarına karşın, birçok beyin bölgesinin karşılıklı etkisiyle gerçekleşen sezgisel algılamada niçin bocaladıklarını açıklamakta. [/FONT] [FONT="] Bununla birlikte öğrenilmiş duyguların ne derece kullanılabilir olduğunu hiç kimse bilmiyor henüz. [/FONT] [FONT="] Kamran’ın kitabında anlatmış olduğu dört çocuk, sistematik olarak teşvik edilen ilk otistik kuşak. Yazar yirmi yıl sonra çok şeyin değişeceğine inanmakta. [/FONT] [FONT="] Otistik beyindeki farklılıklar[/FONT] [FONT="] Spiegel dergisinde yer alan ve bu haberden yararlandığımız şemaya göre beyinde şu farklılıklar var: [/FONT] [FONT="] 1- Alın lopları çok daha büyük. Ak madde oranı daha fazla. Aşırı büyüme ikinci yaşta başlıyor ve iltihaplanma belirtileri göstermekte. [/FONT] [FONT="] 2- Corpus callosum olarak adlandırılan ve iki beyin yarısını birbirine bağlayan beyin birleşiği gelişmemiş. Sol (Mantık, yapılar) ve sağ (sezgiler) beyin yarısı arasındaki karşılıklı etki otistiklerde çok zor işlemekte. [/FONT] [FONT="] 3- Özellikle tehlikeli olayları algılayan beyin bademciği (Amigdala), bir olasılıkla otistiklerin korku dolu yaşamlarına bir tepki gereğinden fazla büyümüş. [/FONT] [FONT="] 4- Küçük beyin de tıpkı alın lopları gibi çok fazla ak madde barındırmakta. Küçük beyin normalde hareketlerin planlanmasından ve yerine getirilmesinden sorumludur. Otistiklerin küçük beyinlerinde de bozukluklar vardır. [/FONT] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Otizm engel değil, aşilabilir gelişim bozukluğu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst