Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Otuz İkinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 271595" data-attributes="member: 1"><p><strong>Otuz İkinci Söz - Sayfa 857</strong></p><p></p><p>bir kemâl nihayet derecede sevilir, muhabbete ve aşka lâyıktır. Elbette, âyinelerde ve âyinelerin kabiliyetlerine göre lemeâtını ve cilvelerini görmek ve göstermekle tezahür etmek ister.</p><p></p><p>Demek, Sâni-i Zülcelâlin ve Hakîm-i Zülcemâlin ve Kadîr-i Zülkemâlin zâtındaki cemâl-i zâtî ve kemâlât-ı zâtiyesi terahhum ve tahannün ister ve Rahmânve Hannân isimlerini tecellîye sevk eder.</p><p></p><p>Terahhum ve tahannün ise, rahmet ve nimeti göstermekle Rahîmve Mün’im isimlerini cilveye sevk eder.</p><p></p><p>Rahmet ve nimet ise teveddüd, taarrüf şe’nlerini iktiza edip Vedûd ve Mâruf isimlerini tecellîye sevk eder, masnuun bir perdesinde onları gösterir.</p><p></p><p>Teveddüd ve taarrüf ise, lütuf ve kerem mânâlarını tahrik eder, Lâtifve Kerîm isimlerini, masnuun bazı perdelerinde okutturuyor.Lütuf ve kerem şe’nleri ise, tezyin ve tenvir fiillerini tahrik eder, Müzeyyin ve Münevvir isimlerini, masnuun hüsün ve nuraniyeti lisanıyla okutturur.</p><p></p><p>Ve o tezyin ve tahsin şe’nleri ise, sun’ ve inâyet mânâlarını iktiza eder ve Sâni ve Muhsin isimlerini, o masnuun güzel simasıyla okutturur.</p><p></p><p>Ve o sun’ ve inâyet ise, bir ilim ve hikmeti iktiza eder ve ism-i Alîmve Hakîm’i, o masnuun intizamlı, hikmetli âzâsıyla okutturur.</p><p></p><p>O ilim ve hikmet ise, tanzim, tasvir, teşkil fiillerini iktiza ediyor; Musavvir ve Mukaddir isimlerini, masnuun heyetiyle, şekliyle okutturur, gösterir.</p><p></p><p></p><table style='width: 100%'><tr><td><strong>Alîm</strong>: her şeyi hakkıyla bilen, sonsuz ilim sahibi Allah (bk. a-l-m)</td><td><strong>Hakîm</strong>: herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı ve tam yerli yerinde yaratan Allah (bk. ḥ-k-m)</td></tr><tr><td><strong>Hakîm-i Zülcemâl</strong>: sonsuz güzellik sahibi olan ve herşeyi hikmetle yaratan Allah (bk. ḥ-k-m; ẕü; c-m-l)</td><td><strong>Hannân</strong>: rahmetin en hoş cilvelerini gösteren ve çok merhametli olan Allah (bk. ḥ-n-n)</td></tr><tr><td><strong>Kadîr-i Zülkemâl</strong>: kudreti herşeyi kuşatan, mükemmellik ve kusursuzluk sahibi Allah (bk. ḳ-d-r; ẕü; k-m-l)</td><td><strong>Kerîm</strong>: sonsuz cömertlik ve ikram sahibi olan Allah (bk. k-r-m)</td></tr><tr><td><strong>Lâtif</strong>: çok lütuf ve ihsanda bulunan Allah (bk. l-ṭ-f)</td><td><strong>Muhsin</strong>: yarattıklarına bağış ve iyiliklerde bulunan Allah (bk. ḥ-s-n)</td></tr><tr><td><strong>Mukaddir</strong>: herşeyi tam bir ölçü ile takdir edip yaratan Allah (bk. ḳ-d-r)</td><td><strong>Musavvir</strong>: herşeye kendine lâyık güzel şekil ve suretler veren Allah (bk. ṣ-v-r)</td></tr><tr><td><strong>Mâruf</strong>: herşeyi hakkıyla bilen ve yarattıkları tarafından bilinen Allah (bk. a-r-f)</td><td><strong>Münevvir</strong>: herşeyi nurlandıran, aydınlatan, ışıklandıran, Allah (bk. n-v-r)</td></tr><tr><td><strong>Mün’im</strong>: gerçek nimet verici olan Allah (bk. n-a-m)</td><td><strong>Müzeyyin</strong>: herşeyi eşsiz sanatıyla süsleyen, güzelleştiren Allah (bk. z-y-n)</td></tr><tr><td><strong>Rahmân</strong>: kullarına karşı çok merhametli olan ve rahmet eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah (bk. r-ḥ-m)</td><td><strong>Rahîm</strong>: rahmeti herşeyi kuşatan, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah (bk. r-ḥ-m)</td></tr><tr><td><strong>Sâni</strong>: herşeyi san’atlı ve mükemmel bir şekilde yaratan Allah (bk. ṣ-n-a)</td><td><strong>Sâni-i Zülcelâl</strong>: herşeyi san’atlı bir şekilde yapan, sonsuz haşmet ve yücelik sahibi Allah (bk. ṣ-n-a; ẕü; c-l-l)</td></tr><tr><td><strong>Vedûd</strong>: kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenen Allah (bk. v-d-d)</td><td><strong>cemâl-i zâtî</strong>: zâtında olan güzellik (bk. c-m-l)</td></tr><tr><td><strong>cilve</strong>: görüntü, akis (bk. c-l-y)</td><td><strong>heyet</strong>: yapı, şekil, suretin tümü</td></tr><tr><td><strong>hikmet</strong>: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m)</td><td><strong>hüsn</strong>: güzellik (bk. ḥ-s-n)</td></tr><tr><td><strong>iktiza</strong>: gerektirme</td><td><strong>intizam</strong>: düzenlilik, tertip (bk. n-ẓ-m)</td></tr><tr><td><strong>inâyet</strong>: özen, düzenlilik (bk. a-n-y)</td><td><strong>kemâl</strong>: mükemmellik, olgunluk (bk. k-m-l)</td></tr><tr><td><strong>kemâlât-ı zâtiye</strong>: zâtında olan mükemmellikler (bk. k-m-l)</td><td><strong>kerem</strong>: cömertlik, ikram, yardım (bk. k-r-m)</td></tr><tr><td><strong>lemeât</strong>: parıltılar</td><td><strong>lisan</strong>: dil</td></tr><tr><td><strong>lütuf</strong>: iyilik, ihsan, bağış (bk. l-ṭ-f)</td><td><strong>masnu</strong>: san’at eseri varlık (bk. ṣ-n-a)</td></tr><tr><td><strong>muhabbet</strong>: sevgi (bk. ḥ-b-b)</td><td><strong>nihayet</strong>: son</td></tr><tr><td><strong>nuraniyet</strong>: parlaklık (bk. n-v-r)</td><td><strong>rahmet</strong>: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)</td></tr><tr><td><strong>sima</strong>: görünüş</td><td><strong>sun’</strong>: san’at (bk. ṣ-n-a)</td></tr><tr><td><strong>taarrüf</strong>: kendini tanıtma (bk. a-r-f)</td><td><strong>tahannün</strong>: şefkat etme (bk. ḥ-n-n)</td></tr><tr><td><strong>tahrik</strong>: harekete geçirme</td><td><strong>tahsin</strong>: güzelleştirme (bk. ḥ-s-n)</td></tr><tr><td><strong>tanzim</strong>: düzenleme (bk. n-ẓ-m)</td><td><strong>tasvir</strong>: suret ve şekil verme (bk. ṣ-v-r)</td></tr><tr><td><strong>tecellî</strong>: yansıma, görünme (bk. c-l-y)</td><td><strong>tenvir</strong>: nurlandırma, aydınlatma, parlatma (bk. n-v-r)</td></tr><tr><td><strong>terahhum</strong>: merhamet etme (bk. r-ḥ-m)</td><td><strong>teveddüd</strong>: kendini sevdirme (bk. v-d-d)</td></tr><tr><td><strong>tezahür etmek</strong>: görünmek (bk. ẓ-h-r)</td><td><strong>tezyin</strong>: süsleme (bk. z-y-n)</td></tr><tr><td><strong>teşkil</strong>: meydana getirme, oluşturma</td><td><strong>âzâ</strong>: organlar</td></tr><tr><td><strong>şe’n</strong>: Cenâb-ı Hakkın yüce sıfatlarının mahiyetinde bulunan ve onları tecellîye sevk eden Zâtına ait mukaddes özellik (bk. ş-e-n)</td><td></td></tr></table><p><br /> <tbody> <br /> </tbody></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 271595, member: 1"] [b]Otuz İkinci Söz - Sayfa 857[/b] bir kemâl nihayet derecede sevilir, muhabbete ve aşka lâyıktır. Elbette, âyinelerde ve âyinelerin kabiliyetlerine göre lemeâtını ve cilvelerini görmek ve göstermekle tezahür etmek ister. Demek, Sâni-i Zülcelâlin ve Hakîm-i Zülcemâlin ve Kadîr-i Zülkemâlin zâtındaki cemâl-i zâtî ve kemâlât-ı zâtiyesi terahhum ve tahannün ister ve Rahmânve Hannân isimlerini tecellîye sevk eder. Terahhum ve tahannün ise, rahmet ve nimeti göstermekle Rahîmve Mün’im isimlerini cilveye sevk eder. Rahmet ve nimet ise teveddüd, taarrüf şe’nlerini iktiza edip Vedûd ve Mâruf isimlerini tecellîye sevk eder, masnuun bir perdesinde onları gösterir. Teveddüd ve taarrüf ise, lütuf ve kerem mânâlarını tahrik eder, Lâtifve Kerîm isimlerini, masnuun bazı perdelerinde okutturuyor.Lütuf ve kerem şe’nleri ise, tezyin ve tenvir fiillerini tahrik eder, Müzeyyin ve Münevvir isimlerini, masnuun hüsün ve nuraniyeti lisanıyla okutturur. Ve o tezyin ve tahsin şe’nleri ise, sun’ ve inâyet mânâlarını iktiza eder ve Sâni ve Muhsin isimlerini, o masnuun güzel simasıyla okutturur. Ve o sun’ ve inâyet ise, bir ilim ve hikmeti iktiza eder ve ism-i Alîmve Hakîm’i, o masnuun intizamlı, hikmetli âzâsıyla okutturur. O ilim ve hikmet ise, tanzim, tasvir, teşkil fiillerini iktiza ediyor; Musavvir ve Mukaddir isimlerini, masnuun heyetiyle, şekliyle okutturur, gösterir. [TABLE] <tbody>[TR] [TD][B]Alîm[/B]: her şeyi hakkıyla bilen, sonsuz ilim sahibi Allah (bk. a-l-m)[/TD] [TD][B]Hakîm[/B]: herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı ve tam yerli yerinde yaratan Allah (bk. ḥ-k-m)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Hakîm-i Zülcemâl[/B]: sonsuz güzellik sahibi olan ve herşeyi hikmetle yaratan Allah (bk. ḥ-k-m; ẕü; c-m-l)[/TD] [TD][B]Hannân[/B]: rahmetin en hoş cilvelerini gösteren ve çok merhametli olan Allah (bk. ḥ-n-n)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Kadîr-i Zülkemâl[/B]: kudreti herşeyi kuşatan, mükemmellik ve kusursuzluk sahibi Allah (bk. ḳ-d-r; ẕü; k-m-l)[/TD] [TD][B]Kerîm[/B]: sonsuz cömertlik ve ikram sahibi olan Allah (bk. k-r-m)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Lâtif[/B]: çok lütuf ve ihsanda bulunan Allah (bk. l-ṭ-f)[/TD] [TD][B]Muhsin[/B]: yarattıklarına bağış ve iyiliklerde bulunan Allah (bk. ḥ-s-n)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Mukaddir[/B]: herşeyi tam bir ölçü ile takdir edip yaratan Allah (bk. ḳ-d-r)[/TD] [TD][B]Musavvir[/B]: herşeye kendine lâyık güzel şekil ve suretler veren Allah (bk. ṣ-v-r)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Mâruf[/B]: herşeyi hakkıyla bilen ve yarattıkları tarafından bilinen Allah (bk. a-r-f)[/TD] [TD][B]Münevvir[/B]: herşeyi nurlandıran, aydınlatan, ışıklandıran, Allah (bk. n-v-r)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Mün’im[/B]: gerçek nimet verici olan Allah (bk. n-a-m)[/TD] [TD][B]Müzeyyin[/B]: herşeyi eşsiz sanatıyla süsleyen, güzelleştiren Allah (bk. z-y-n)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Rahmân[/B]: kullarına karşı çok merhametli olan ve rahmet eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah (bk. r-ḥ-m)[/TD] [TD][B]Rahîm[/B]: rahmeti herşeyi kuşatan, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah (bk. r-ḥ-m)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Sâni[/B]: herşeyi san’atlı ve mükemmel bir şekilde yaratan Allah (bk. ṣ-n-a)[/TD] [TD][B]Sâni-i Zülcelâl[/B]: herşeyi san’atlı bir şekilde yapan, sonsuz haşmet ve yücelik sahibi Allah (bk. ṣ-n-a; ẕü; c-l-l)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Vedûd[/B]: kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenen Allah (bk. v-d-d)[/TD] [TD][B]cemâl-i zâtî[/B]: zâtında olan güzellik (bk. c-m-l)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]cilve[/B]: görüntü, akis (bk. c-l-y)[/TD] [TD][B]heyet[/B]: yapı, şekil, suretin tümü[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]hikmet[/B]: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m)[/TD] [TD][B]hüsn[/B]: güzellik (bk. ḥ-s-n)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]iktiza[/B]: gerektirme[/TD] [TD][B]intizam[/B]: düzenlilik, tertip (bk. n-ẓ-m)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]inâyet[/B]: özen, düzenlilik (bk. a-n-y)[/TD] [TD][B]kemâl[/B]: mükemmellik, olgunluk (bk. k-m-l)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]kemâlât-ı zâtiye[/B]: zâtında olan mükemmellikler (bk. k-m-l)[/TD] [TD][B]kerem[/B]: cömertlik, ikram, yardım (bk. k-r-m)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]lemeât[/B]: parıltılar[/TD] [TD][B]lisan[/B]: dil[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]lütuf[/B]: iyilik, ihsan, bağış (bk. l-ṭ-f)[/TD] [TD][B]masnu[/B]: san’at eseri varlık (bk. ṣ-n-a)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]muhabbet[/B]: sevgi (bk. ḥ-b-b)[/TD] [TD][B]nihayet[/B]: son[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]nuraniyet[/B]: parlaklık (bk. n-v-r)[/TD] [TD][B]rahmet[/B]: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]sima[/B]: görünüş[/TD] [TD][B]sun’[/B]: san’at (bk. ṣ-n-a)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]taarrüf[/B]: kendini tanıtma (bk. a-r-f)[/TD] [TD][B]tahannün[/B]: şefkat etme (bk. ḥ-n-n)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]tahrik[/B]: harekete geçirme[/TD] [TD][B]tahsin[/B]: güzelleştirme (bk. ḥ-s-n)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]tanzim[/B]: düzenleme (bk. n-ẓ-m)[/TD] [TD][B]tasvir[/B]: suret ve şekil verme (bk. ṣ-v-r)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]tecellî[/B]: yansıma, görünme (bk. c-l-y)[/TD] [TD][B]tenvir[/B]: nurlandırma, aydınlatma, parlatma (bk. n-v-r)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]terahhum[/B]: merhamet etme (bk. r-ḥ-m)[/TD] [TD][B]teveddüd[/B]: kendini sevdirme (bk. v-d-d)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]tezahür etmek[/B]: görünmek (bk. ẓ-h-r)[/TD] [TD][B]tezyin[/B]: süsleme (bk. z-y-n)[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]teşkil[/B]: meydana getirme, oluşturma[/TD] [TD][B]âzâ[/B]: organlar[/TD] [/TR] [TR] [TD][B]şe’n[/B]: Cenâb-ı Hakkın yüce sıfatlarının mahiyetinde bulunan ve onları tecellîye sevk eden Zâtına ait mukaddes özellik (bk. ş-e-n)[/TD] [/TR] </tbody>[/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Otuz İkinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst