Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Otuz Üçüncü Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 288292" data-attributes="member: 1"><p><strong>Otuz Üçüncü Söz - Sayfa 922</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">İşte, göz önünde her vakit gördüğümüz bu had ve hesaba gelmeyen yeni yeni hayatlar ve hayatların asılları ve zâtları olan ruhlar, birden ve hiçten vücuda gelmeleri ve gönderilmeleri, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud ve Hayy-ı Kayyûmun vücub-u vücudunu ve sıfât-ı kudsiyesini ve Esmâ-i Hüsnâsını, lemeâtın güneşi gösterdiği gibi gösteriyorlar. Güneşi tanımayan ve kabul etmeyen adam, nasıl gündüzü dolduran ziyayı inkâr etmeye mecbur oluyor. Öyle de, Hayy-ı Kayyûm, Muhyî ve Mümît olan Şems-i Ehadiyeti tanımayan adam, zeminin yüzünü, belki mazi ve müstakbeli dolduran zîhayatların vücudunu inkâr etmeli ve yüz derece hayvandan aşağı düşmeli, hayat mertebesinden düşüp câmid bir cahil-i eçhel olmalı!</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'tahoma'"><strong><span style="font-size: 18px">Yirmi Dördüncü Pencere</span></strong><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ</span></span> <img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</span></p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Mevt, hayat kadar bir burhan-ı rububiyettir. Gayet kuvvetli bir hüccet-i vahdâniyettir. اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ delâletince, mevt adem, idam, fenâ, hiçlik, fâilsiz bir inkıraz değil; belki bir Fâil-i Hakîm tarafından, hizmetten terhis ve tahvil-i mekân ve tebdil-i beden ve vazifeden paydos ve haps-i bedenden âzâd etmek ve muntazam bir eser-i hikmet olduğu, Birinci Mektupta gösterilmiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, nasıl zemin yüzündeki masnuat ve zîhayatlar ve hayattar zemin yüzü, bir Sâni-i Hakîmin vücub-u vücuduna ve vahdâniyetine şehadet ediyorlar. Öyle de, o zîhayatlar, ölümleriyle bir Hayy-ı Bâkînin sermediyetine ve vâhidiyetine şehadet ediyorlar. Yirmi İkinci Sözde, mevt, gayet kuvvetli bir burhan-ı vahdet</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">[NOT]Dipnot-1</span></p><p> <span style="font-family: 'tahoma'">“Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Herşey helâk olup gidicidir—Ona bakan yüzü müstesna. Hüküm ve hükümranlık Onundur; siz de Ona döndürüleceksiniz.” Kasas Sûresi, 28:88.[/NOT]</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Esmâ-i Hüsnâ</strong>: Allah’ın güzel isimleri (bk. s-m-v; ḥ-s-n)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Fâil-i Hakîm</strong>: herşeyi hikmetle yapan Allah (bk. f-a-l; ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Hayy-ı Bâkî</strong>: sürekli var olan ve sonsuz hayat sahibi olan Allah (bk. ḥ-y-y; b-ḳ-y)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Hayy-ı Kayyûm</strong>: her an diri olup her canlıya hayat veren ve herşeyi ayakta tutan Allah (bk. ḥ-y-y; ḳ-v-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Muhyî</strong>: bütün canlılara hayat veren Allah (bk. ḥ-y-y)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Mümît</strong>: ölümü yaratan, diriltip can verdiği varlıkları vakti gelince öldüren Cenâb-ı Allah (bk. m-v-t)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Sâni-i Hakîm</strong>: herşeyi hikmetle ve san’atla yaratan Allah (bk. ṣ-n-a; ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Zât-ı Vâcibü’l-Vücud</strong>: varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı olmayan Zât, Allah (bk. v-c-b; v-c-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>adem</strong>: yokluk</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>burhan-ı rububiyet</strong>: Rablığın delili; Allah’ın varlıklar üzerindeki egemenliği, terbiye ve idare etmesinin delili (bk. r-b-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>burhan-ı vahdet</strong>: birlik delili (bk. v-ḥ-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>cahil-i eçhel</strong>: en cahilden daha cahil, katmerli cahil</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>câmid</strong>: cansız</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>delâlet</strong>: delil olma, işaret etme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>eser-i hikmet</strong>: hikmet eseri (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>fenâ</strong>: yok oluş, ölümlülük (bk. f-n-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>fâil</strong>: işi yapan (bk. f-a-l)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>had ve hesaba gelmemek</strong>: sonsuz ve sınırsız olmak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>haps-i beden</strong>: beden hapsi</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hayattar</strong>: canlı (bk. ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hüccet-i vahdâniyet</strong>: Allah’ın birliğinin delili (bk. v-ḥ-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>inkıraz</strong>: dağılıp yok olma, son bulma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>lemeât</strong>: parıltılar</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>masnuat</strong>: san’at eseri varlıklar (bk. ṣ-n-a)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mazi</strong>: geçmiş</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mevt</strong>: ölüm (bk. m-v-t)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>muntazam</strong>: düzenli (bk. n-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>müstakbel</strong>: gelecek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>sermediyet</strong>: süreklilik, devamlılık</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>sıfât-ı kudsiye</strong>: kutsal vasıflar ve özellikler (bk. ḳ-d-s; v-ṣ-f)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tahvil-i mekân</strong>: yer değiştirme (bk. m-k-n)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tebdil-i beden</strong>: beden değiştirme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>terhis</strong>: göreve son verme</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vahdâniyet</strong>: Allah’ın birliği (bk. v-ḥ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vâhidiyet</strong>: Allah’ın birliği (bk. v-ḥ-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vücub-u vücud</strong>: varlığının zorunlu oluşu (bk. v-c-b; v-c-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vücud</strong>: varlık (bk. v-c-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>zemin</strong>: yer</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ziya</strong>: ışık</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>zîhayat</strong>: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>âzâd</strong>: serbest bırakma, hürriyetine kavuşturma</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Şems-i Ehadiyet</strong>: herbir varlıkta birlik cilveleri görünen Güneş, Allah (bk. v-ḥ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>şehadet</strong>: şahitlik, tanıklık (bk. ş-h-d)</span></td><td></td></tr></table><p><br /> <tbody> <br /> </tbody></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 288292, member: 1"] [b]Otuz Üçüncü Söz - Sayfa 922[/b] [FONT=tahoma]İşte, göz önünde her vakit gördüğümüz bu had ve hesaba gelmeyen yeni yeni hayatlar ve hayatların asılları ve zâtları olan ruhlar, birden ve hiçten vücuda gelmeleri ve gönderilmeleri, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud ve Hayy-ı Kayyûmun vücub-u vücudunu ve sıfât-ı kudsiyesini ve Esmâ-i Hüsnâsını, lemeâtın güneşi gösterdiği gibi gösteriyorlar. Güneşi tanımayan ve kabul etmeyen adam, nasıl gündüzü dolduran ziyayı inkâr etmeye mecbur oluyor. Öyle de, Hayy-ı Kayyûm, Muhyî ve Mümît olan Şems-i Ehadiyeti tanımayan adam, zeminin yüzünü, belki mazi ve müstakbeli dolduran zîhayatların vücudunu inkâr etmeli ve yüz derece hayvandan aşağı düşmeli, hayat mertebesinden düşüp câmid bir cahil-i eçhel olmalı! [/FONT][CENTER][FONT=tahoma][B][SIZE=5]Yirmi Dördüncü Pencere[/SIZE][/B][SIZE=6][FONT=trebuchet ms]لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ[/FONT][/SIZE] [IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/FONT] [/CENTER] [FONT=tahoma] Mevt, hayat kadar bir burhan-ı rububiyettir. Gayet kuvvetli bir hüccet-i vahdâniyettir. اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ delâletince, mevt adem, idam, fenâ, hiçlik, fâilsiz bir inkıraz değil; belki bir Fâil-i Hakîm tarafından, hizmetten terhis ve tahvil-i mekân ve tebdil-i beden ve vazifeden paydos ve haps-i bedenden âzâd etmek ve muntazam bir eser-i hikmet olduğu, Birinci Mektupta gösterilmiştir. Evet, nasıl zemin yüzündeki masnuat ve zîhayatlar ve hayattar zemin yüzü, bir Sâni-i Hakîmin vücub-u vücuduna ve vahdâniyetine şehadet ediyorlar. Öyle de, o zîhayatlar, ölümleriyle bir Hayy-ı Bâkînin sermediyetine ve vâhidiyetine şehadet ediyorlar. Yirmi İkinci Sözde, mevt, gayet kuvvetli bir burhan-ı vahdet [NOT]Dipnot-1 “Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Herşey helâk olup gidicidir—Ona bakan yüzü müstesna. Hüküm ve hükümranlık Onundur; siz de Ona döndürüleceksiniz.” Kasas Sûresi, 28:88.[/NOT] [/FONT][TABLE] <tbody>[TR] [TD][FONT=tahoma][B]Esmâ-i Hüsnâ[/B]: Allah’ın güzel isimleri (bk. s-m-v; ḥ-s-n)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]Fâil-i Hakîm[/B]: herşeyi hikmetle yapan Allah (bk. f-a-l; ḥ-k-m)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]Hayy-ı Bâkî[/B]: sürekli var olan ve sonsuz hayat sahibi olan Allah (bk. ḥ-y-y; b-ḳ-y)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]Hayy-ı Kayyûm[/B]: her an diri olup her canlıya hayat veren ve herşeyi ayakta tutan Allah (bk. ḥ-y-y; ḳ-v-m)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]Muhyî[/B]: bütün canlılara hayat veren Allah (bk. ḥ-y-y)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]Mümît[/B]: ölümü yaratan, diriltip can verdiği varlıkları vakti gelince öldüren Cenâb-ı Allah (bk. m-v-t)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]Sâni-i Hakîm[/B]: herşeyi hikmetle ve san’atla yaratan Allah (bk. ṣ-n-a; ḥ-k-m)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]Zât-ı Vâcibü’l-Vücud[/B]: varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı olmayan Zât, Allah (bk. v-c-b; v-c-d)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]adem[/B]: yokluk[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]burhan-ı rububiyet[/B]: Rablığın delili; Allah’ın varlıklar üzerindeki egemenliği, terbiye ve idare etmesinin delili (bk. r-b-b)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]burhan-ı vahdet[/B]: birlik delili (bk. v-ḥ-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]cahil-i eçhel[/B]: en cahilden daha cahil, katmerli cahil[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]câmid[/B]: cansız[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]delâlet[/B]: delil olma, işaret etme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]eser-i hikmet[/B]: hikmet eseri (bk. ḥ-k-m)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]fenâ[/B]: yok oluş, ölümlülük (bk. f-n-y)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]fâil[/B]: işi yapan (bk. f-a-l)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]had ve hesaba gelmemek[/B]: sonsuz ve sınırsız olmak[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]haps-i beden[/B]: beden hapsi[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]hayattar[/B]: canlı (bk. ḥ-y-y)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]hüccet-i vahdâniyet[/B]: Allah’ın birliğinin delili (bk. v-ḥ-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]inkıraz[/B]: dağılıp yok olma, son bulma[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]lemeât[/B]: parıltılar[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]masnuat[/B]: san’at eseri varlıklar (bk. ṣ-n-a)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]mazi[/B]: geçmiş[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mevt[/B]: ölüm (bk. m-v-t)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]muntazam[/B]: düzenli (bk. n-ẓ-m)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]müstakbel[/B]: gelecek[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]sermediyet[/B]: süreklilik, devamlılık[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]sıfât-ı kudsiye[/B]: kutsal vasıflar ve özellikler (bk. ḳ-d-s; v-ṣ-f)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]tahvil-i mekân[/B]: yer değiştirme (bk. m-k-n)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]tebdil-i beden[/B]: beden değiştirme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]terhis[/B]: göreve son verme[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]vahdâniyet[/B]: Allah’ın birliği (bk. v-ḥ-d)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]vâhidiyet[/B]: Allah’ın birliği (bk. v-ḥ-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]vücub-u vücud[/B]: varlığının zorunlu oluşu (bk. v-c-b; v-c-d)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]vücud[/B]: varlık (bk. v-c-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]zemin[/B]: yer[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ziya[/B]: ışık[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]zîhayat[/B]: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]âzâd[/B]: serbest bırakma, hürriyetine kavuşturma[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]Şems-i Ehadiyet[/B]: herbir varlıkta birlik cilveleri görünen Güneş, Allah (bk. v-ḥ-d)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]şehadet[/B]: şahitlik, tanıklık (bk. ş-h-d)[/FONT][/TD] [/TR] </tbody>[/TABLE] [FONT=tahoma] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Otuz Üçüncü Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst