Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Öyle Bir Hayat Yaşa ki, Müjdelerle Ölesin!..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 216983" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Öyle Bir Hayat Yaşa ki, Müjdelerle Ölesin!.. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">“Şüphesiz, Rabbimiz ALLAH’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: «Korkmayın, üzülmeyin, size vâd’ olunan cennetle sevinin!» derler.” (Fussilet, 30) </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Hendek Gazvesi’nde olduğu gibi tahammülün son raddesine dayandığı ve sabırların zorlandığı anlarda Rasûlü ümmetine, “Esas hayat, âhiret hayatıdır.” buyurarak bu dünyanın musîbet ve imtihanlarının geçici olduğunu ve bunların istikbaldeki mükâfâtların sermayesi hâline dönüşeceğini tebliğ ediyorlardı. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Diğer taraftan Mekke Fethi’nde olduğu gibi büyük bedeller ödenerek ulaşılan muvaffakiyet ve zaferler karşısında da nefsin ve gururun tuzağına düşmemek için yine; “Esas hayat, âhiret hayatıdır.” buyuruyorlardı. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Sefâletini saâdet zanneden gâfiller; “Hayat nedir?” sorusuna, “İşte bu yaşadığımız gündür. O da kabir kapısında bitecektir.” diye cevap verirler. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Toprağın rutûbeti ve mezar taşlarının katılığında tükeneceği düşünülen böyle gâfilâne bir hayattan daha acı ne olabilir ki?! </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Yaşanan hastalıklar, beklenmeyen sürprizler, meydana gelen felaketler, nice hayâtî tehlikeler; ölümle insan arasında ne ince bir perde olduğunu göstermeye kâfî değil midir? </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Bu kadar îkaz ve alâmetlere rağmen ömür takviminden yaprakların birer ikişer düşüşünü ekseriyetle bin bir gaflet içinde ve hissiz bir şekilde seyretmek ne acı!.. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Tıpkı üzerinden akıp giden yağmur damlalarından nasip almayan kayalar gibi… </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Aslında bizler, doğduğumuz günden itibaren her geçen gün bir parça daha ölüyor ve farkında olmadan kesintisiz bir şekilde ölüme doğru yol alıyoruz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">O hâlde, gerçek sonsuz hayat, beşikle tabut arasındaki mesafeye sığmayacak kadar ulvî ve ebedî bir hakikattir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Böylesine sonsuz bir hayat karşısında dünya hayatı, deryadaki katre kabîlinden değil midir? </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Bu yüzden asıl hayat, Kur’ân ve sünnet hakikatlerini rûhâniyet cenneti içinde yaşayarak ebedî saadete nâil olabilmektir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Bunun yolu da dünya hayatını, musîbetleri ile de, ziynetleri ile de ebedî hayatın ilk merhalesini teşkil eden bir imtihan safhası olarak görmekten geçer. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Şâir, yaratılış gâyesine uygun, huzur dolu, şerefli ve haysiyetli bir hayatı şöyle ifadelendirir: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Seni annen doğurup attığı gün ağlıyordun, </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Bütün âlem gülüyordu bir yanda, </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Şimdi öyle bir ömür sür ki, ölürken gülesin; </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Çağlasın gözyaşı hâlinde cihân arkanda </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Son nefes; buğusuz, berrak bir ayna gibidir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Dünyaya vedâ hâlindeki her insan, bu aynada güzellikleri ve çirkinlikleri ile geride bıraktığı bütün bir ömrünü yeniden seyreder. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Son nefesimizin pişmanlıkla seyrettiğimiz bir ayna olmaması için Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’nin feyizli ikliminde hayır-hasenât ve sâlih amellerle müzeyyen bir kulluk hayatı yaşamamız zarûrîdir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Zira hadîs-i şerifte; “Kişi yaşadığı hâl üzere ölür, öldüğü hâl üzere haşrolunur.” (Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, V, 663) buyrulmaktadır. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Başka bir ifadeyle son nefes, acı-tatlı hâtıralarıyla yaşanmış olan fânî hayat sahnesinin son perdesidir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">İşte ebedî âhiret yolculuğuna çıkarken, dünya hayatına bakıp söylenen bu “son elvedâ”nın mâhiyeti çok mânidardır. </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Necip Fâzıl’ın dediği gibi: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">O demde ki, perdeler kalkar, perdeler iner, </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Azrâil’e “Hoş geldin” diyebilmekte hüner… </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Unutmamalıdır ki, ârif ve âşık gönüllü Hak dostlarının dünyadaki huzurlu hayatı, kabir âlemlerinde de aynı huzur ikliminde devam etmektedir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- kabir âleminin, onlar için bir cennet bahçesi hâlinde olduğunu müjdelemektedir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Aşağıdaki mısralar, âdeta böyle bir huzuru terennüm etmektedir: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Ölüm, âsûde bahar ülkesidir bir rinde </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Ve serin selviler altında yatan kabrinde </span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Her seher bir gül açar, her gece bülbül öter</span></span></p><p> </p><p><span style="color: black">(Y. Kemal Beyatlı) </span></p><p> </p><p><span style="color: black">Osman Nuri Topbaş</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 216983, member: 1004566"] [SIZE=2][COLOR=black]Öyle Bir Hayat Yaşa ki, Müjdelerle Ölesin!.. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]“Şüphesiz, Rabbimiz ALLAH’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: «Korkmayın, üzülmeyin, size vâd’ olunan cennetle sevinin!» derler.” (Fussilet, 30) [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Hendek Gazvesi’nde olduğu gibi tahammülün son raddesine dayandığı ve sabırların zorlandığı anlarda Rasûlü ümmetine, “Esas hayat, âhiret hayatıdır.” buyurarak bu dünyanın musîbet ve imtihanlarının geçici olduğunu ve bunların istikbaldeki mükâfâtların sermayesi hâline dönüşeceğini tebliğ ediyorlardı. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Diğer taraftan Mekke Fethi’nde olduğu gibi büyük bedeller ödenerek ulaşılan muvaffakiyet ve zaferler karşısında da nefsin ve gururun tuzağına düşmemek için yine; “Esas hayat, âhiret hayatıdır.” buyuruyorlardı. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Sefâletini saâdet zanneden gâfiller; “Hayat nedir?” sorusuna, “İşte bu yaşadığımız gündür. O da kabir kapısında bitecektir.” diye cevap verirler. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Toprağın rutûbeti ve mezar taşlarının katılığında tükeneceği düşünülen böyle gâfilâne bir hayattan daha acı ne olabilir ki?! [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Yaşanan hastalıklar, beklenmeyen sürprizler, meydana gelen felaketler, nice hayâtî tehlikeler; ölümle insan arasında ne ince bir perde olduğunu göstermeye kâfî değil midir? [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Bu kadar îkaz ve alâmetlere rağmen ömür takviminden yaprakların birer ikişer düşüşünü ekseriyetle bin bir gaflet içinde ve hissiz bir şekilde seyretmek ne acı!.. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Tıpkı üzerinden akıp giden yağmur damlalarından nasip almayan kayalar gibi… [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Aslında bizler, doğduğumuz günden itibaren her geçen gün bir parça daha ölüyor ve farkında olmadan kesintisiz bir şekilde ölüme doğru yol alıyoruz. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]O hâlde, gerçek sonsuz hayat, beşikle tabut arasındaki mesafeye sığmayacak kadar ulvî ve ebedî bir hakikattir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Böylesine sonsuz bir hayat karşısında dünya hayatı, deryadaki katre kabîlinden değil midir? [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Bu yüzden asıl hayat, Kur’ân ve sünnet hakikatlerini rûhâniyet cenneti içinde yaşayarak ebedî saadete nâil olabilmektir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Bunun yolu da dünya hayatını, musîbetleri ile de, ziynetleri ile de ebedî hayatın ilk merhalesini teşkil eden bir imtihan safhası olarak görmekten geçer. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Şâir, yaratılış gâyesine uygun, huzur dolu, şerefli ve haysiyetli bir hayatı şöyle ifadelendirir: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Seni annen doğurup attığı gün ağlıyordun, [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Bütün âlem gülüyordu bir yanda, [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Şimdi öyle bir ömür sür ki, ölürken gülesin; [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Çağlasın gözyaşı hâlinde cihân arkanda [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Son nefes; buğusuz, berrak bir ayna gibidir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Dünyaya vedâ hâlindeki her insan, bu aynada güzellikleri ve çirkinlikleri ile geride bıraktığı bütün bir ömrünü yeniden seyreder. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Son nefesimizin pişmanlıkla seyrettiğimiz bir ayna olmaması için Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’nin feyizli ikliminde hayır-hasenât ve sâlih amellerle müzeyyen bir kulluk hayatı yaşamamız zarûrîdir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Zira hadîs-i şerifte; “Kişi yaşadığı hâl üzere ölür, öldüğü hâl üzere haşrolunur.” (Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, V, 663) buyrulmaktadır. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Başka bir ifadeyle son nefes, acı-tatlı hâtıralarıyla yaşanmış olan fânî hayat sahnesinin son perdesidir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]İşte ebedî âhiret yolculuğuna çıkarken, dünya hayatına bakıp söylenen bu “son elvedâ”nın mâhiyeti çok mânidardır. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Necip Fâzıl’ın dediği gibi: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]O demde ki, perdeler kalkar, perdeler iner, [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Azrâil’e “Hoş geldin” diyebilmekte hüner… [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Unutmamalıdır ki, ârif ve âşık gönüllü Hak dostlarının dünyadaki huzurlu hayatı, kabir âlemlerinde de aynı huzur ikliminde devam etmektedir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- kabir âleminin, onlar için bir cennet bahçesi hâlinde olduğunu müjdelemektedir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Aşağıdaki mısralar, âdeta böyle bir huzuru terennüm etmektedir: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Ölüm, âsûde bahar ülkesidir bir rinde [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Ve serin selviler altında yatan kabrinde [/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=black]Her seher bir gül açar, her gece bülbül öter[/COLOR][/SIZE] [COLOR=black](Y. Kemal Beyatlı) [/COLOR] [COLOR=black]Osman Nuri Topbaş[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Öyle Bir Hayat Yaşa ki, Müjdelerle Ölesin!..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst