öz eleştiri yaptınız mı hiç ?...

DAVAMÞEHADET

Well-known member
Ehl-i şuur, dilin beyin ve kalbin sözcüsü olduğunu bilir; kendisini kendi kavramlarıyla ifade eder. “ Ne çektiysek başkasına ait anlam ve tutumları alma hevesinden çektik” şuuruyla “özeleştiri” kavramını kullanmaz; “günahları terk etme ve bağışlanmayı dileme” anlamında sadece “tövbe ve istiğfar”ı bilir.
Peygamberler dışında kimse masum değildir; insan iradesinin kullanıldığı her yerde hata ihtimali vardır. “Hiçbir şey yapmamayı seçerek” insanî yanını bir bakıma tatil edenler dışında herkes hata yapar.
Öncüleri Selahaddin-i Eyyübî gibi bir yanları daima “sofiyane” olan, Şeyh Halid gibi zahidliği Hint ülkesinde bile olsa almak için yollara düşmeyi göze alacak olan ehl-i şuur, “Allah, tövbe edenleri sever.”, “Allah tövbeye çokça sevinir.” inancıyla sürekli tövbe ve istiğfarda bulunur. Fıkhen(hukuken), halis niyete dayalı görüş hatasının sorumluluk getirmediğini bilse de takvayı seçer; tövbesini sadece seher vakitlerinde, gece namazlarının ardından sözle değil, gündüzleri halis ameliyle de belli eder.
Ya sosyalizme özgü, kavram ve tavırlarla donanma modasına kapılanlar, kullandığınız kavramla ifade edilecekse siz, özeleştiri yaptınız mı hiç?
Eserlerinizi okudukları için sosyalist çetenin tehdit ve şantajlarına maruz kalan kardeşlerinize selam vermeyi bile kendine yediremezken… Sosyalizme ait üç kitap okuyan biriyle oturabilmek için okey masalarında bulunmayı mazeret dairesine alanlar… Özeleştiri yaptınız mı?
İnsan duydukça dehşete kapılıyor. Hani beş bin altı bin kişi duyuyorduk. Ama avukatlar şimdi açıklıyorlar. Yirmi beş bin gözaltı… Hapse atılan binlerce kişi… Onların ardında aç ve kimsesiz kalan on binlerce fert… Bizlere Batı Sahraları, Filipin Moroları yazılarıyla öğretip bir gün olsun yanı başlarındaki çığlığın nedenini sormayanlar… Özeleştiri yaptınız mı?
İki yüz, üç yüz biliyorduk, yedi yüz küsur insandan söz ediliyor. Neredeyse bir kasaba katledilmiş. Vurularak, meşe ağaçlarına asılarak, işkence edilerek şehid edilen gençler, yaşlılar, kadınlar, çocuklar… Öğretmenler, öğrenciler, imamlar, esnaf, köylüler… Bir kısmı sizi defalarca misafir etmiş hani… Hem de İslam’ın İbrahim Halil (as) sünnetinden kalma misafirperverliğinin eksiksiz alındığı Şark misafirperverliğiyle… Dünyanın şurasında burasında öldürülen şu bu için üzüntülerini ifade edip bu kardeşlerine bir Fatiha’yı çok görenler… Özeleştiri yaptınız mı?
Urfa Ceylanpınarlı 70’lik Hacı Şeyho dedeyi 23 yaşındaki “Militan vuruldu” diye haber yapıp arkasından bir tekzibi dahi konjonktür gereği gereksiz ve tehlikeli bulanlar… Özeleştiri yaptınız mı?
Eserlerini okuyarak Marksist-Leninist yapıya karşı şuurlanan kardeşleri… Atları için ayırdıkları arpayı… Cizre’nin bir kenar mahallesinde… “Boykot günleri”nde… El değirmeninde öğütüp çocuklarına sac üzerinde ekmek diye pişirirken… Uluslar arası “insan hakları aktvisti” payesini almak… Ve bunu daha sonraki milletvekili seçimlerinde kullanmak için Şırnak şehir meydanında kamyon kamyon sözde yardım dağıtanlar, gerçekte yardım yataklık yapanlar… Özeleştiri yaptınız mı?
Kardeşleri lehinde bir tek kelime söylemeyi “destekleme” suçlamasına maruz kalma korkusuyla sarf etmekten kaçınırken… Din iman aleyhindeki kampanyaların her türüne balıklama atlayanlar… Her İslamî camianın durumunu İslam’a saldırı için malzeme bilen… Malum çevrelerin değirmenine su taşımak için kıymetli zamanlarından özveride(!) bulunanlar… Özeleştiri yaptınız mı?
Dost(!) meclislerinde konuşup kültürlü görünmek için Kastro’nun günlüğünü okumaya can atarken… Kardeşleriyle ilgili haberleri vicdan azabı çekeriz diye duymamak için kulaklarını parmaklarıyla tıkayanlar… Özeleştiri yaptınız mı?
Sosyalist yazarların köşelerini bir iyi söz bulup onun üzerine övgüler dizmek için göz nurlarını heder ederek okurken… Kardeşlerinin hatalarını eleştirmek için mercek kullananlar… Özeleştiri yaptınız mı?
Tövbenin tadına ermeyenler söz eder “özeleştiri”den. Gelin, hep beraber “bin tövbe” diyelim, İslam’a fayda vereceğim derken zarar vermekten, İslam dışındaki ideolojilerin kavram ve tutumlarıyla donanmaktan…

ABULKADİR TURAN (DOĞRU HABER GAZETESİ KÖŞE YAZARI)
 
Üst