Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Özelin Özelliği - Ümit Şimşek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Kýrýk Testi" data-source="post: 251029" data-attributes="member: 358"><p style="text-align: center"><img src="http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/247937_149530058451064_143962669007803_275936_7397453_n.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red">Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.. </span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"> Hucurat Sûresi, 49:12</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">AYETİN metninde “tecessüs” olarak geçen ifade, “araştırmak, yoklamak, dikkat ve çaba harcayarak bilgi edinmeye çalışmak” anlamına geliyor ki, “casus” sözcüğü de bu sözcükle aynı kökten gelir. Kelimenin buradaki anlamı, başkasının gizli hallerini araştırmak; onun açıklanmasından hoşlanmayacağı şeyleri, kusur ve ayıplarını öğrenip ortaya çıkarmaya çalışmak demektir.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Ayet, gayet kısa ve net bir ifadeyle bunu bize kesin şekilde yasaklıyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Bu yasağı birtakım sınırlar içinde hapsetmiyor. Birtakım istisnalar getirmiyor. “Şu, şu, konuları araştırmayın” şeklinde seçici bir yasak da getirmiyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Toptan bir ifadeyle, mü’minlere, birbirlerinin gizli hallerini araştırmayı yasaklıyor. “Tecessüs etmeyin” diyor ve işi orada bitiriyor!</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Bunda, mü’minin Allah katındaki değerini iki ayrı yönden ortaya koyan bir incelik vardır.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Bir defa, bu yasak, hukuku korunmuş olan mü’minin açısından, son derece onurlandırıcı bir iltifat içeriyor. Bu yasağa riayet edilen topluluk içindeki bir mü’minin rahatlığını düşünün:</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Her türlü meraklı bakıştan uzak şekilde, alabildiğine bir özgürlük içinde, özel hayatına en küçük bir müdahale endişesi taşımadan yaşamak nasıl birşeydir!</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Hangi eşyanın arkasından bir böcek, mikrofon, kameri gibi bir aygıtın çıkacağından kimsenin emin olmadığı bir dünyada böyle bir rahatlığı hayal etmek bize pek zor geliyor. Ama Yüce Allah’ın bir mü’mine lâyık gördüğü hayat aynen bundan ibarettir.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">İkinci olarak, bu yasağa muhatap olan mü’min de yine bir iltifata mazhar olmuş demektir. Çünkü bu yasakta, “Sen dedikodu ve tecessüs gibi aşağılık şeylerle ömrünü heba edecek birisi olamazsın” anlamı vardır.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Evet, insanda bir merak duygusu bulunur. Ve her duygu ve yetenek gibi, bu da bir hikmetle insana verilmiştir.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Eğer insan, İlâhî hikmete uygun bir şekilde merakını yerli yerinde kullanacak olursa, o duygu bir anahtar olur, ona bütün ilimlerin kapılarını açar. İnsan onunla göklerin ve yerin sırlarını çözer, kâinatı bir kitap gibi okumayı öğrenir.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Yine merak duygusu sayesinde, insan, kendi istikbali hakkında endişeler taşır ve bu endişeler, onu, hayatına çeki düzen vermeye sevk eder. Ebedî bir âlemde kendisini nasıl bir âkıbetin beklediğini merak etmeyen bir insan, bu dünya hayatına nasıl anlam kazandırabilir?</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Merakını ona lâyık hedeflere yönelten ve yerli yerinde kullanan bir insan için, daha başka şeylerin zaten bir çekiciliği yoktur. Hele başkalarının gizli hallerine dair bilgiler, onun merak listesinin en sonunda bile yer almaz. Gelin, görün ki, mü’minlerin merakını bu doğal mecrâsından alıkoymak için insan ve cin şeytanlarının başvurmayacağı çare de yoktur. Medyanın durumu bu gerçeğin en büyük şahididir.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Gazete sayfalarını dolduran, televizyon ekranlarını işgal eden bağırtılarla dünyanın en önemli meselesiymiş gibi sunulan sözüm ona haberlerin ne kadarı bu âyetteki yasağın kapsama alanına giriyor, isterseniz bir hesaplayıverin!</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Çıkacak sonuç, İslâm toplumları olarak, bu âyette ders verilen üstün ahlâk ile aramızdaki mesafeyi gösterecektir.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">İtiraf etmek hoş değil belki; fakat gerçek şu ki, merakımız, peşine düşmesi gereken hedeflerin çok uzaklarında dolaşıyor. Mecrâsından sapmış, hedefini şaşırmış meraklar için ise, tecessüs ayıp olmaktan çıkıyor, bir hayat tarzına dönüşüyor. Böyle bir hayat tarzının egemen olduğu toplumlarda ise, birbirinin gizli hallerini araştıran komşulardan tutun, yurttaşlarının özel hayatlarına müdahale eden devletlere, yahut birbirinin tüm gizliliklerini uydulardan gözleyen ülkelere kadar bütün yaşam alanları, bu düşük ahlâktan nasibini şu veya bu şekilde alıyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Gerek şu âyetin açık ve kesin emrini, gerekse Allah Resulü ile Sahâbîlerin bu konudaki uygulamalarını önümüze koyduğumuzda ise, şu zamanın anlayışından 14 asır geride değil, belki binlerce sene ileride bir uygarlık seviyesiyle kendimizi karşı karşıya buluyoruz. Ve öyle bir seviyede bir hayatın bu dünya üzerinde gerçekten yaşanmış olduğuna inanmak bize zor geliyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Düşünün ki, Hz. Peygamberin “Şeytan senden korkar” hitabına mazhar olmuş bir Hz. Ömer, halifeliğinde bir adamı evi içinde içki içerken yakaladığı zaman, adam ona “Sen tecessüs ederek âyete aykırı hareket ettin” cevabını veriyor ve ondan sonra Hz. Ömer’e, adamla helâlleşerek geri dönmek düşüyor. Hz. Peygamberin terbiyesi altında yetişmiş ve tefsir ilminin bir temel direği olmuş İbni Mesud Hazretlerine de birisini getirip “İşte bu sakalından şarap damlayan adam” dedikleri zaman, o, durumu tahkik etmeye bile ihtiyaç duymadan, “Biz başkalarının kusurlarını araştırmaktan men edildik” cevabıyla meseleyi noktalıyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Günümüzün egemen anlayışlarına ne kadar uzak düşerse düşsün, bir mü’min için örnek alınacak davranışlar, elbette ki bunlardan ibarettir. Bir mü’min, herşeyden önce, bu konuda Rabbinin kendisine vermiş olduğu değeri düşünmelidir. Bu öyle yüksek bir değerdir ki, onun herhangi bir şekilde ihlâli, Allah tarafından gelecek “misliyle ceza” sonucunu doğurmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Müslümanların gizli hallerini araştıran kimsenin ayıplarını Allah’ın ortaya çıkaracağını ve onu evinde bile rezil edeceğini” haber vermiştir.[1]</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Bu yasağın bir tarafında başkalarının gizliliklerini araştırmamak var ise, diğer tarafında da, bir mü’min olarak, kendi özel hayatımızın İlâhî güvence altına alınmış olması gibi bir lütuf vardır. </span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Alışılmışın Dışında Bir Bakış İle... </span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif'"><span style="font-size: 10px">Ümit Şimşek </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Kýrýk Testi, post: 251029, member: 358"] [CENTER][IMG]http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/247937_149530058451064_143962669007803_275936_7397453_n.jpg[/IMG][/CENTER] [CENTER][FONT=Microsoft Sans Serif][SIZE=2][COLOR=red]Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Microsoft Sans Serif][SIZE=2] Hucurat Sûresi, 49:12 AYETİN metninde “tecessüs” olarak geçen ifade, “araştırmak, yoklamak, dikkat ve çaba harcayarak bilgi edinmeye çalışmak” anlamına geliyor ki, “casus” sözcüğü de bu sözcükle aynı kökten gelir. Kelimenin buradaki anlamı, başkasının gizli hallerini araştırmak; onun açıklanmasından hoşlanmayacağı şeyleri, kusur ve ayıplarını öğrenip ortaya çıkarmaya çalışmak demektir. Ayet, gayet kısa ve net bir ifadeyle bunu bize kesin şekilde yasaklıyor. Bu yasağı birtakım sınırlar içinde hapsetmiyor. Birtakım istisnalar getirmiyor. “Şu, şu, konuları araştırmayın” şeklinde seçici bir yasak da getirmiyor. Toptan bir ifadeyle, mü’minlere, birbirlerinin gizli hallerini araştırmayı yasaklıyor. “Tecessüs etmeyin” diyor ve işi orada bitiriyor! Bunda, mü’minin Allah katındaki değerini iki ayrı yönden ortaya koyan bir incelik vardır. Bir defa, bu yasak, hukuku korunmuş olan mü’minin açısından, son derece onurlandırıcı bir iltifat içeriyor. Bu yasağa riayet edilen topluluk içindeki bir mü’minin rahatlığını düşünün: Her türlü meraklı bakıştan uzak şekilde, alabildiğine bir özgürlük içinde, özel hayatına en küçük bir müdahale endişesi taşımadan yaşamak nasıl birşeydir! Hangi eşyanın arkasından bir böcek, mikrofon, kameri gibi bir aygıtın çıkacağından kimsenin emin olmadığı bir dünyada böyle bir rahatlığı hayal etmek bize pek zor geliyor. Ama Yüce Allah’ın bir mü’mine lâyık gördüğü hayat aynen bundan ibarettir. İkinci olarak, bu yasağa muhatap olan mü’min de yine bir iltifata mazhar olmuş demektir. Çünkü bu yasakta, “Sen dedikodu ve tecessüs gibi aşağılık şeylerle ömrünü heba edecek birisi olamazsın” anlamı vardır. Evet, insanda bir merak duygusu bulunur. Ve her duygu ve yetenek gibi, bu da bir hikmetle insana verilmiştir. Eğer insan, İlâhî hikmete uygun bir şekilde merakını yerli yerinde kullanacak olursa, o duygu bir anahtar olur, ona bütün ilimlerin kapılarını açar. İnsan onunla göklerin ve yerin sırlarını çözer, kâinatı bir kitap gibi okumayı öğrenir. Yine merak duygusu sayesinde, insan, kendi istikbali hakkında endişeler taşır ve bu endişeler, onu, hayatına çeki düzen vermeye sevk eder. Ebedî bir âlemde kendisini nasıl bir âkıbetin beklediğini merak etmeyen bir insan, bu dünya hayatına nasıl anlam kazandırabilir? Merakını ona lâyık hedeflere yönelten ve yerli yerinde kullanan bir insan için, daha başka şeylerin zaten bir çekiciliği yoktur. Hele başkalarının gizli hallerine dair bilgiler, onun merak listesinin en sonunda bile yer almaz. Gelin, görün ki, mü’minlerin merakını bu doğal mecrâsından alıkoymak için insan ve cin şeytanlarının başvurmayacağı çare de yoktur. Medyanın durumu bu gerçeğin en büyük şahididir. Gazete sayfalarını dolduran, televizyon ekranlarını işgal eden bağırtılarla dünyanın en önemli meselesiymiş gibi sunulan sözüm ona haberlerin ne kadarı bu âyetteki yasağın kapsama alanına giriyor, isterseniz bir hesaplayıverin! Çıkacak sonuç, İslâm toplumları olarak, bu âyette ders verilen üstün ahlâk ile aramızdaki mesafeyi gösterecektir. İtiraf etmek hoş değil belki; fakat gerçek şu ki, merakımız, peşine düşmesi gereken hedeflerin çok uzaklarında dolaşıyor. Mecrâsından sapmış, hedefini şaşırmış meraklar için ise, tecessüs ayıp olmaktan çıkıyor, bir hayat tarzına dönüşüyor. Böyle bir hayat tarzının egemen olduğu toplumlarda ise, birbirinin gizli hallerini araştıran komşulardan tutun, yurttaşlarının özel hayatlarına müdahale eden devletlere, yahut birbirinin tüm gizliliklerini uydulardan gözleyen ülkelere kadar bütün yaşam alanları, bu düşük ahlâktan nasibini şu veya bu şekilde alıyor. Gerek şu âyetin açık ve kesin emrini, gerekse Allah Resulü ile Sahâbîlerin bu konudaki uygulamalarını önümüze koyduğumuzda ise, şu zamanın anlayışından 14 asır geride değil, belki binlerce sene ileride bir uygarlık seviyesiyle kendimizi karşı karşıya buluyoruz. Ve öyle bir seviyede bir hayatın bu dünya üzerinde gerçekten yaşanmış olduğuna inanmak bize zor geliyor. Düşünün ki, Hz. Peygamberin “Şeytan senden korkar” hitabına mazhar olmuş bir Hz. Ömer, halifeliğinde bir adamı evi içinde içki içerken yakaladığı zaman, adam ona “Sen tecessüs ederek âyete aykırı hareket ettin” cevabını veriyor ve ondan sonra Hz. Ömer’e, adamla helâlleşerek geri dönmek düşüyor. Hz. Peygamberin terbiyesi altında yetişmiş ve tefsir ilminin bir temel direği olmuş İbni Mesud Hazretlerine de birisini getirip “İşte bu sakalından şarap damlayan adam” dedikleri zaman, o, durumu tahkik etmeye bile ihtiyaç duymadan, “Biz başkalarının kusurlarını araştırmaktan men edildik” cevabıyla meseleyi noktalıyor. Günümüzün egemen anlayışlarına ne kadar uzak düşerse düşsün, bir mü’min için örnek alınacak davranışlar, elbette ki bunlardan ibarettir. Bir mü’min, herşeyden önce, bu konuda Rabbinin kendisine vermiş olduğu değeri düşünmelidir. Bu öyle yüksek bir değerdir ki, onun herhangi bir şekilde ihlâli, Allah tarafından gelecek “misliyle ceza” sonucunu doğurmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Müslümanların gizli hallerini araştıran kimsenin ayıplarını Allah’ın ortaya çıkaracağını ve onu evinde bile rezil edeceğini” haber vermiştir.[1] Bu yasağın bir tarafında başkalarının gizliliklerini araştırmamak var ise, diğer tarafında da, bir mü’min olarak, kendi özel hayatımızın İlâhî güvence altına alınmış olması gibi bir lütuf vardır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Microsoft Sans Serif][SIZE=2]Alışılmışın Dışında Bir Bakış İle... [/SIZE][/FONT] [FONT=Microsoft Sans Serif][SIZE=2][/SIZE][/FONT] [FONT=Microsoft Sans Serif][SIZE=2]Ümit Şimşek [/SIZE][/FONT][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Özelin Özelliği - Ümit Şimşek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst