Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Padişah'ın işi ne ...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ziyakarababa" data-source="post: 197520" data-attributes="member: 8628"><p><strong>padisahin isi ne</strong></p><p></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><a href="http://hikaye.muhabbetullah.com/PADISAH_IN_ISI_NE336.html" target="_blank"><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">PADISAH 'IN ISI NE?</span></span></span></strong></a><span style="font-size: 15px"> </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">Sultan Murad Han o gün bir hoş"tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Akşam garip bir rüya gördüm. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Hayırdır inşALLAH?.. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Nasıl yani?</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki, padişah hâlâ gördügü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt'a çıkar, döner Vefa'ya, Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar; </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Kimdir bu? </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">Ahali: - Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhusun biri işte!.. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Nerden biliyorsunuz? - Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz... Bir başkası tafsilata girer; </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><a href="http://hikaye.muhabbetullah.com/index-17.php##" target="_blank">http://hikaye.muhabbetullah.com/index-17.php##</a></span></span> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısı'nda çalışır. Nalının hasını yapar... Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine.. Hele yaşlının biri çok öfkelidir. - isterseniz komşulara sorun, der. Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu?.. Hasılı, mahalleli döner ardını gider. Bizim tedbili kiyafet mollalar kalırlar mı ortada!.. Tam vezir de toparlanıyordur ki, padişah keser yolunu : </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Nereye? - Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Millet bu, çeker gider. Kimseye bir sey diyemem... Ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebamızdır. Defini tamamlamak gerek.</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Olmaz, rüyadaki hikmeti çözemedik daha. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Mollalığa devam... Naaşı kaldırmalıyız en azından. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Aman efendim, nasıl kaldırırız?</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Basbayağı kaldırırız işte. - Yapmayın, etmeyin sultanım, bunun yıkanması, paklanması var. Tekfini, telkini... </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasilhane bulmalıyız. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Şurada bir mahalle mescidi var ama... </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Olmaz, vefat eden sen olsaydın nereden kalkmak isterdin?</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Ne bileyim, Ayasofya'dan, Süleymaniye'den, en azından Fatih Camii'nden...</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih Camii'ni iyi dedin. Hadi yüklenelim... Ve gelirler camiye. Vezir sağa sola koşturur, kefen tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa... Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki, naaş; ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur, aydınlanır alnında. Yüzü sâkilere benzemez. Hem manâlı bir tebessüm okunur dudaklarında. Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin de keza... Mechul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine bir hayli vardır daha... Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır.</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Sultanım, der. Yanlış yapıyoruz galiba... </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Nasıl yani?..</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Heyecana kapıldık, sorup soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanımı vardır, belki yetimleri?.. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Doğru, öyle ya, neyse... Sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim. Vezir, cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur. Nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefatı bekler gibidir. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Hakkını helal et evladım, der. Belli ki çok yorulmuşsun. Sonra eşiğe çöker, ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar... Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, hatıralara dalar belki. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından...</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Biliyor musun oğlum? Diye dertli dertli söylenir... Bizim efendi bir âlemdi, vesselam... Akşamlara kadar nalın yapar... Ama birinin elinde şarap şişesi görmesin; elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya!.. -- Niye? - Ümmeti Muhammed içmesin diye... </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Hayret... - Sonra, malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi. Ben sizin zamanınızı satın aldım mı? Aldım, derdi. Öyleyse şimdi dinlemeniz gerek... O çeker gider, ben menkîbeler anlatırdım onlara... Mızraklı ilmihal. Hucceti islam okurdum...</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki... </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Milletin ne sandığı umrunda değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi. Öyle bir imamın arkasında durmalı ki, derdi. Tekbir alırken Kabe'yi görmeli...</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Öyle imam kaç tane kaldı şimdi? - işte bu yüzden Nişancı'ya, Sofular'a uzanırdı ya... Hatta bir gün; Bakasın efendi, dedim. Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. inan cenazen kalacak ortada...</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Doğru, öyle ya?.. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Kimseye zahmetim olmasın deyip, mezarını kendi kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. iş mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yıkasın, kim kaldırsın? </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">-- Peki o ne dedi? </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">- Önce uzun uzun güldü, sonra; - ALLAH büyüktür hatun, dedi. Hem padişahın işi ne? </span></span></span></p><p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ziyakarababa, post: 197520, member: 8628"] [b]padisahin isi ne[/b] [COLOR=black][FONT=Verdana][URL="http://hikaye.muhabbetullah.com/PADISAH_IN_ISI_NE336.html"][B][COLOR=black][FONT=Tahoma][SIZE=4]PADISAH 'IN ISI NE?[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][/URL][SIZE=4] Sultan Murad Han o gün bir hoş"tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: - Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var? -- Akşam garip bir rüya gördüm. - Hayırdır inşALLAH?.. -- Hayır mı şer mi öğreneceğiz. - Nasıl yani? -- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz. Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki, padişah hâlâ gördügü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt'a çıkar, döner Vefa'ya, Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar; -- Kimdir bu? Ahali: - Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhusun biri işte!.. -- Nerden biliyorsunuz? - Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz... Bir başkası tafsilata girer; [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Verdana][URL="http://hikaye.muhabbetullah.com/index-17.php##"][B][COLOR=black][FONT=Tahoma][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][/URL][B][FONT=Tahoma][/FONT][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Verdana] [SIZE=4]- Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısı'nda çalışır. Nalının hasını yapar... Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine.. Hele yaşlının biri çok öfkelidir. - isterseniz komşulara sorun, der. Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu?.. Hasılı, mahalleli döner ardını gider. Bizim tedbili kiyafet mollalar kalırlar mı ortada!.. Tam vezir de toparlanıyordur ki, padişah keser yolunu : -- Nereye? - Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım. -- Millet bu, çeker gider. Kimseye bir sey diyemem... Ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebamızdır. Defini tamamlamak gerek. - İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden. -- Olmaz, rüyadaki hikmeti çözemedik daha. - Peki ne yapmamı emir buyurursunuz? -- Mollalığa devam... Naaşı kaldırmalıyız en azından. - Aman efendim, nasıl kaldırırız? -- Basbayağı kaldırırız işte. - Yapmayın, etmeyin sultanım, bunun yıkanması, paklanması var. Tekfini, telkini... -- Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasilhane bulmalıyız. - Şurada bir mahalle mescidi var ama... -- Olmaz, vefat eden sen olsaydın nereden kalkmak isterdin? - Ne bileyim, Ayasofya'dan, Süleymaniye'den, en azından Fatih Camii'nden... -- Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih Camii'ni iyi dedin. Hadi yüklenelim... Ve gelirler camiye. Vezir sağa sola koşturur, kefen tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa... Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki, naaş; ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur, aydınlanır alnında. Yüzü sâkilere benzemez. Hem manâlı bir tebessüm okunur dudaklarında. Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin de keza... Mechul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine bir hayli vardır daha... Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır. - Sultanım, der. Yanlış yapıyoruz galiba... -- Nasıl yani?.. - Heyecana kapıldık, sorup soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanımı vardır, belki yetimleri?.. -- Doğru, öyle ya, neyse... Sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim. Vezir, cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur. Nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefatı bekler gibidir. - Hakkını helal et evladım, der. Belli ki çok yorulmuşsun. Sonra eşiğe çöker, ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar... Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, hatıralara dalar belki. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından... - Biliyor musun oğlum? Diye dertli dertli söylenir... Bizim efendi bir âlemdi, vesselam... Akşamlara kadar nalın yapar... Ama birinin elinde şarap şişesi görmesin; elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya!.. -- Niye? - Ümmeti Muhammed içmesin diye... -- Hayret... - Sonra, malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi. Ben sizin zamanınızı satın aldım mı? Aldım, derdi. Öyleyse şimdi dinlemeniz gerek... O çeker gider, ben menkîbeler anlatırdım onlara... Mızraklı ilmihal. Hucceti islam okurdum... -- Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki... - Milletin ne sandığı umrunda değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi. Öyle bir imamın arkasında durmalı ki, derdi. Tekbir alırken Kabe'yi görmeli... -- Öyle imam kaç tane kaldı şimdi? - işte bu yüzden Nişancı'ya, Sofular'a uzanırdı ya... Hatta bir gün; Bakasın efendi, dedim. Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. inan cenazen kalacak ortada... -- Doğru, öyle ya?.. - Kimseye zahmetim olmasın deyip, mezarını kendi kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. iş mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yıkasın, kim kaldırsın? -- Peki o ne dedi? - Önce uzun uzun güldü, sonra; - ALLAH büyüktür hatun, dedi. Hem padişahın işi ne? [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Times New Roman][SIZE=4] [/SIZE][/FONT] [SIZE=4][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Padişah'ın işi ne ...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst