Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Penceredeki İşaretçiler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nesl-i Cedid" data-source="post: 297168" data-attributes="member: 1009729"><p>Görüyoruz ki herşey, hususiyle canlılar 'bir anda' denebilecek şekilde, gayet sür'atle ve hârikulâde bir güzellikle varlığa erdiriliyorlar. Böyle birdenbire ve çok ehemmiyetsiz maddelerden meydana gelen şeyler, gayet basit, şekilsiz, sanatsız olması lazım gelirken; çok mahâret isteyen bir sanât güzelliği içinde, çok uzun bir zamanı gerektiren süsler ve nakışlarla yaldızlı, pek çok âlete lüzum duyulacak şekilde pırıl pırıl işlemeli ve çok malzemeye muhtaç bir tarzda yaratılıyorlar. İşte, böyle fevkalâde sür'atle meydana gelen şu harika san'at eserlerinden her biri, en câzib halleri, en çarpıcı keyfiyetleriyle herşeyi binbir hikmetle donatan, herşeye pekçok güzellikler takıp bizlere takdim eden bir Yüce Zât'ın varlığını ve birliğini îlan ettiği gibi, hepsi birden, cihanın dört bir yanını velveleye verecek şekilde o zâtın kudretinin sonsuzluğuna ve hikmetinin inceliğine şehadet etmektedir.</p><p>Şimdi ey zavallı inkârcı! Böyle fevkalâde sür'atle yaratıldığı halde, herbiri başlı başına birer san'at harikası olan bu eserlerine ile izah edeceksin? Senin gibi elinden herşey gelmeyen bilgisiz, iktidarsız tabiatla mı? Yoksa, ciddi bir saygısızlığa düşerek, her işi harika, her eseri rengarenk güzellikler cümbüşü o Yüce Zât'a tabiat namını takmakla mı..? </p><p></p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>Gökler ve yer ve aralarındaki herşey, ayrı ayrı dillerle fakat aynı şeyi ifade ederek bir tek Zât'ın iş ve icraatını göstermektedir. Evet, astronominin de şehadetiyle göklerdeki her hareket ve şekillenme; coğrafyanın ikrarıyla, zemin yüzündeki her varolma ve değişme herşeyi bilen, her şeye gücüyeten icraatı fevkâlâde ve ihtişamlı bir Zât'ın varlığına ve birliğine ve yetiştirme mükemmeliyetine delâlet etmektedir. Keza; bütün bara ve denizlerde, fevkâlâde bir titizlik ve merhametle, vakti vaktine rızıkları verilen, herbirine hikmetle ayrı ayrı urbalar giydirilerek değişik şekil ve kıyafetlerle varlığa erdirilen ve türlü türlü duygu ve cihazlarla donatılan umum canlılar, bir kudreti Sonsuz'un varlığına ve birliğine şehadet ettikleri gibi, hepsi birden ve muhteşem bir beyânla, O Zât'ın biricik ma'bud ve biricik (Rab) olduğuna işâret etmektedir. Hem, bağ ve bahçelerdeki bilumum ot ve ağaçlar; onların balarında gelişip etrafa gamzeler çakan çiçekler; çiçeklerle tebessüm edip ortaya çıkan meyveler ve onlardaki renk, koku, tat gibi rûh ve gönüllerimizi coşduran hususiyetler, yine binbir renk ve şekil oyunlarıyla kendini bize anlatan, ihsan ve güzelliği sonsuz bir Zât'ın varlığını ve birliğini binlerce dil ile ilân etmektedir. Keza; yer yer başımız üzerinde dolaşıp duran bulutlardan, çok mühim fayda ve gayelerle çok lüzumlu şeylere vesile olmak üzere gönderilen yağmur damlaları, o damlalar adedince, yine bir Rahmet-i Sonsuz'un varlığına ve birliğine parmak basıp şehâdet etmektedir. Ve; bilhassa zemin yüzüne,kazıklar gibi çakılmış bütün dağlar ve onların içlerinde saklı bulunan ayrı ayrı hususiyetteki farklı ma'denler, dağlar metanet ve kuvvetinde öyle sarsılmaz ve parlak şahitlerdir ki, O Zât'ın varlığını ve birliğini kör ve sağır olanlara dahi duyurur ve kabul ettirirler. </p><p></p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>Hem dağ ve ovalardaki küçük yamaçların, rengârenk çiçeklerle süslenmeleri, çiçeklerdeki yaprakların ayrı ayrı vaziyetleri, mükemmel şekilleri, tatlı hışırtıları ve ritmik hareketleri yine O Muhteşem Zât'ın varlığına ve birliğine, terbiye edip yetiştirmedeki eşsizliğine milyonlarca diller olarak şehâdet etmektedir.</p><p>Hem büyüyüp gelişme istidadında olan cisimlerin, büyüme zamanındaki ölçülü hareketleri, çeşit çeşit aletlerle donatımları ve değişik fayda ve maslahatlara yönelik, nefis ve rûh gibi güçlerle teçhîz edilmeleri, o nev'e ait alâmet-i fârikalarla damgalanmaları yine Hikmeti Sonsuz, Rahmeti bol O Yüce Sanatkârın varlığına ve birliğine, kudret ve iradesinin sınırsızlığına, bütün canlıların teşkil ettiği tablonun büyüklüğü ve ihtişamı ölçüsünde işaret ve şehadet etmektedir.</p><p>Hem her varlığı, O'nun istidadı yönünde ve varlığını devam ettirme yolunda ilâhi esintilerle şahlandırıp; insan nev'nin kalbini ilim ve ma'rifetlerle; diğer canlıların ruhlarını, hayatlarını sürdürebilecek, ihtiyaçlarını giderebilecek ilâhi sevkler, ve ilhamlarla donatan.. Ve, kâinat bostanındaki nizam, intizam, âhenk gibi, ma'nevî çiçekleri toplayabilecek, her biri ayrı ayrı âlemlerin anahtarı olan iç ve dış duygularımızı, etrafı görüp bilme, sezip tanıma istikametinde, tıpkı bir göz mahiyetinde bizlere bahşeden, İlmi Sonsuz, Hikmetsi Sonsuz, Rahmeti Sonsuz O Zât'ın varlığını, tek ve yekta olduğunu güneş gibi göstermektedir.</p><p>İşte, şu yukarıda geçen ayrı ayrı işaretlerle öyle muhteşem bir pencere açılıyor ki; bu pencereden bize arz edilen şeyleri bakıp görmemek, görüp anlamamak kabil değildir.</p><p>Şimdi ey bedbaht inkarcı! Yüce Yaratıcı'yı gösteren dünyalar genişliğindeki şu koca pencereyi ne ile kapayacak ve güneş parlaklığındaki şu n3ur ve iman kaynağını ne ile söndüreceksin?.. </p><p></p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>Kâinatın sinesine serpiştirilen sanat eserlerinden her birini, fevkalâde ölçülü, gözleri kamaştıracak bir güzellik içinde ve akıllara durgunluk verecek şekildeki intizamıyla, gayet külfetsiz var edilip ortay konması ve herşeyi birbirine bağlayan kanunlarla bir birlik ve bütünlük göstermesi, her tarafta hikmet eserleri müşâhade edilen bir Zâtın varlığını ve kudretinin sonsuzluğunu göstermektedir. Bunun gibi cansız ve basit elemanlardan, hadd u hesaba gelmeyen ayrı ayrı ve çok düzenli, hücreler gibi yapı taşlarının icat edilmesi, hücreler adedince o muhteşem sanatkârın varlığına ve birliğine şehadet ettiği gibi; hepsi birden; âdeta bir lisan kesilerek yine O Zât'ın vahdetini ve kudretinin sınırsızlığını ilân etmektedir. Aynen bu şâhitler gibi, her bir nesnede, toparlanıp dağılma 'terkip ve tahlil' ânında fevkalâde karışıklığa götürücü sebeplere rağmen, herşeyin gayet mükemmel ve kendi olarak yaratılması, meselâ, topraktaki tohum ve köklerin çok girift ve dolambaçlı labirentlere inat, herbirinin kendi orijiniyle ortaya çıkması; kezâ ağaçlara giren karışık maddelerin yaprak, çiçek ve meyvelere göre ayrılıp her bir gıda parçasının gidip kendine mahsus yerde taht kurması; sona canlı beden hücrelerine dağılan gıda maddelerinin, yerli yerince ve gayet mükemmel bir tarzda varıp vazife mahâllerine ulaşmaları, her şeyde pek çok hikmeti bulunan bir 'Hakim-î Mutlak'ın', herşeyi en ince teferruatıyla bilen bir Alîm-i Mutlak'ın varlığını ve birliğini en parlak çizgilerle gösterir ve ispat eder. Hele zerreler âlemi geniş bir tarla hâline getirilerek; o bilgisiz, âciz, cansız atomlara her dakika pek çok şuurlu işleri gördürme ve onlardan en mükemmel meyveler elde etmek gibi hârika işler, o Gaybî Zât'ın varlığına ve birliğine ve fevkalâde iktidar ve terbiyeciliğine öyle delillerdir ki, başka hiçbir delil olmasa dahi, güneş gibi O'nun gösterirler. Şimdi ey talihsiz gâfil! Her biri O'nun nurunu gösteren bu ayrı ayrı menfezlerin meydana getirdiği koca pencere ve O'na işaret eden bunca işaretçileri nasıl inkâr edeceksin? Bütün bu şâhidler karşısında, yine de inanmayacaksan, aklını çıkar at, insandan başka bir şey ol!..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nesl-i Cedid, post: 297168, member: 1009729"] Görüyoruz ki herşey, hususiyle canlılar 'bir anda' denebilecek şekilde, gayet sür'atle ve hârikulâde bir güzellikle varlığa erdiriliyorlar. Böyle birdenbire ve çok ehemmiyetsiz maddelerden meydana gelen şeyler, gayet basit, şekilsiz, sanatsız olması lazım gelirken; çok mahâret isteyen bir sanât güzelliği içinde, çok uzun bir zamanı gerektiren süsler ve nakışlarla yaldızlı, pek çok âlete lüzum duyulacak şekilde pırıl pırıl işlemeli ve çok malzemeye muhtaç bir tarzda yaratılıyorlar. İşte, böyle fevkalâde sür'atle meydana gelen şu harika san'at eserlerinden her biri, en câzib halleri, en çarpıcı keyfiyetleriyle herşeyi binbir hikmetle donatan, herşeye pekçok güzellikler takıp bizlere takdim eden bir Yüce Zât'ın varlığını ve birliğini îlan ettiği gibi, hepsi birden, cihanın dört bir yanını velveleye verecek şekilde o zâtın kudretinin sonsuzluğuna ve hikmetinin inceliğine şehadet etmektedir. Şimdi ey zavallı inkârcı! Böyle fevkalâde sür'atle yaratıldığı halde, herbiri başlı başına birer san'at harikası olan bu eserlerine ile izah edeceksin? Senin gibi elinden herşey gelmeyen bilgisiz, iktidarsız tabiatla mı? Yoksa, ciddi bir saygısızlığa düşerek, her işi harika, her eseri rengarenk güzellikler cümbüşü o Yüce Zât'a tabiat namını takmakla mı..? [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] Gökler ve yer ve aralarındaki herşey, ayrı ayrı dillerle fakat aynı şeyi ifade ederek bir tek Zât'ın iş ve icraatını göstermektedir. Evet, astronominin de şehadetiyle göklerdeki her hareket ve şekillenme; coğrafyanın ikrarıyla, zemin yüzündeki her varolma ve değişme herşeyi bilen, her şeye gücüyeten icraatı fevkâlâde ve ihtişamlı bir Zât'ın varlığına ve birliğine ve yetiştirme mükemmeliyetine delâlet etmektedir. Keza; bütün bara ve denizlerde, fevkâlâde bir titizlik ve merhametle, vakti vaktine rızıkları verilen, herbirine hikmetle ayrı ayrı urbalar giydirilerek değişik şekil ve kıyafetlerle varlığa erdirilen ve türlü türlü duygu ve cihazlarla donatılan umum canlılar, bir kudreti Sonsuz'un varlığına ve birliğine şehadet ettikleri gibi, hepsi birden ve muhteşem bir beyânla, O Zât'ın biricik ma'bud ve biricik (Rab) olduğuna işâret etmektedir. Hem, bağ ve bahçelerdeki bilumum ot ve ağaçlar; onların balarında gelişip etrafa gamzeler çakan çiçekler; çiçeklerle tebessüm edip ortaya çıkan meyveler ve onlardaki renk, koku, tat gibi rûh ve gönüllerimizi coşduran hususiyetler, yine binbir renk ve şekil oyunlarıyla kendini bize anlatan, ihsan ve güzelliği sonsuz bir Zât'ın varlığını ve birliğini binlerce dil ile ilân etmektedir. Keza; yer yer başımız üzerinde dolaşıp duran bulutlardan, çok mühim fayda ve gayelerle çok lüzumlu şeylere vesile olmak üzere gönderilen yağmur damlaları, o damlalar adedince, yine bir Rahmet-i Sonsuz'un varlığına ve birliğine parmak basıp şehâdet etmektedir. Ve; bilhassa zemin yüzüne,kazıklar gibi çakılmış bütün dağlar ve onların içlerinde saklı bulunan ayrı ayrı hususiyetteki farklı ma'denler, dağlar metanet ve kuvvetinde öyle sarsılmaz ve parlak şahitlerdir ki, O Zât'ın varlığını ve birliğini kör ve sağır olanlara dahi duyurur ve kabul ettirirler. [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] Hem dağ ve ovalardaki küçük yamaçların, rengârenk çiçeklerle süslenmeleri, çiçeklerdeki yaprakların ayrı ayrı vaziyetleri, mükemmel şekilleri, tatlı hışırtıları ve ritmik hareketleri yine O Muhteşem Zât'ın varlığına ve birliğine, terbiye edip yetiştirmedeki eşsizliğine milyonlarca diller olarak şehâdet etmektedir. Hem büyüyüp gelişme istidadında olan cisimlerin, büyüme zamanındaki ölçülü hareketleri, çeşit çeşit aletlerle donatımları ve değişik fayda ve maslahatlara yönelik, nefis ve rûh gibi güçlerle teçhîz edilmeleri, o nev'e ait alâmet-i fârikalarla damgalanmaları yine Hikmeti Sonsuz, Rahmeti bol O Yüce Sanatkârın varlığına ve birliğine, kudret ve iradesinin sınırsızlığına, bütün canlıların teşkil ettiği tablonun büyüklüğü ve ihtişamı ölçüsünde işaret ve şehadet etmektedir. Hem her varlığı, O'nun istidadı yönünde ve varlığını devam ettirme yolunda ilâhi esintilerle şahlandırıp; insan nev'nin kalbini ilim ve ma'rifetlerle; diğer canlıların ruhlarını, hayatlarını sürdürebilecek, ihtiyaçlarını giderebilecek ilâhi sevkler, ve ilhamlarla donatan.. Ve, kâinat bostanındaki nizam, intizam, âhenk gibi, ma'nevî çiçekleri toplayabilecek, her biri ayrı ayrı âlemlerin anahtarı olan iç ve dış duygularımızı, etrafı görüp bilme, sezip tanıma istikametinde, tıpkı bir göz mahiyetinde bizlere bahşeden, İlmi Sonsuz, Hikmetsi Sonsuz, Rahmeti Sonsuz O Zât'ın varlığını, tek ve yekta olduğunu güneş gibi göstermektedir. İşte, şu yukarıda geçen ayrı ayrı işaretlerle öyle muhteşem bir pencere açılıyor ki; bu pencereden bize arz edilen şeyleri bakıp görmemek, görüp anlamamak kabil değildir. Şimdi ey bedbaht inkarcı! Yüce Yaratıcı'yı gösteren dünyalar genişliğindeki şu koca pencereyi ne ile kapayacak ve güneş parlaklığındaki şu n3ur ve iman kaynağını ne ile söndüreceksin?.. [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] Kâinatın sinesine serpiştirilen sanat eserlerinden her birini, fevkalâde ölçülü, gözleri kamaştıracak bir güzellik içinde ve akıllara durgunluk verecek şekildeki intizamıyla, gayet külfetsiz var edilip ortay konması ve herşeyi birbirine bağlayan kanunlarla bir birlik ve bütünlük göstermesi, her tarafta hikmet eserleri müşâhade edilen bir Zâtın varlığını ve kudretinin sonsuzluğunu göstermektedir. Bunun gibi cansız ve basit elemanlardan, hadd u hesaba gelmeyen ayrı ayrı ve çok düzenli, hücreler gibi yapı taşlarının icat edilmesi, hücreler adedince o muhteşem sanatkârın varlığına ve birliğine şehadet ettiği gibi; hepsi birden; âdeta bir lisan kesilerek yine O Zât'ın vahdetini ve kudretinin sınırsızlığını ilân etmektedir. Aynen bu şâhitler gibi, her bir nesnede, toparlanıp dağılma 'terkip ve tahlil' ânında fevkalâde karışıklığa götürücü sebeplere rağmen, herşeyin gayet mükemmel ve kendi olarak yaratılması, meselâ, topraktaki tohum ve köklerin çok girift ve dolambaçlı labirentlere inat, herbirinin kendi orijiniyle ortaya çıkması; kezâ ağaçlara giren karışık maddelerin yaprak, çiçek ve meyvelere göre ayrılıp her bir gıda parçasının gidip kendine mahsus yerde taht kurması; sona canlı beden hücrelerine dağılan gıda maddelerinin, yerli yerince ve gayet mükemmel bir tarzda varıp vazife mahâllerine ulaşmaları, her şeyde pek çok hikmeti bulunan bir 'Hakim-î Mutlak'ın', herşeyi en ince teferruatıyla bilen bir Alîm-i Mutlak'ın varlığını ve birliğini en parlak çizgilerle gösterir ve ispat eder. Hele zerreler âlemi geniş bir tarla hâline getirilerek; o bilgisiz, âciz, cansız atomlara her dakika pek çok şuurlu işleri gördürme ve onlardan en mükemmel meyveler elde etmek gibi hârika işler, o Gaybî Zât'ın varlığına ve birliğine ve fevkalâde iktidar ve terbiyeciliğine öyle delillerdir ki, başka hiçbir delil olmasa dahi, güneş gibi O'nun gösterirler. Şimdi ey talihsiz gâfil! Her biri O'nun nurunu gösteren bu ayrı ayrı menfezlerin meydana getirdiği koca pencere ve O'na işaret eden bunca işaretçileri nasıl inkâr edeceksin? Bütün bu şâhidler karşısında, yine de inanmayacaksan, aklını çıkar at, insandan başka bir şey ol!.. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Penceredeki İşaretçiler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst