Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Penceredeki İşaretçiler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nesl-i Cedid" data-source="post: 297178" data-attributes="member: 1009729"><p>Her birşey hem varlığa ermesi hem de değişik hususiyet ve sıfatlarında ayrı ayrı yol ve yönleri bulunmasına rağmen, varlığı ve bekası için en elverişli bir yolu takip etmesi, bir sürü neticesiz vaziyetler içinde hep hikmetli ve faydalı semereler vermesi, bütün varlıkları görüp bilen, her şeye sözünü geçiren bir ulu Zat'ın emir ve iradesini göstermektedir. </p><p>Zira büyük-küçük her bir varlığı vaziyetlerin en mükemmeliyle icat edip ortaya koymak, sonra da o ve bütün diğer varlıklar arasındaki münasebetleri koruyup kollamak ve hele akıllara durgunluk verecek şekildeki bu geniş icraatı sürekli olarak yapıp durmak, o eşsiz Kudret'e, benzeri olmayan İrade'ye ve sınırsız ilme öyle şahitlerdir ki, üstüne şahit olamaz! Şimdi her şeyi mükemmellerden mükemmel yaratıp ortaya koyan, zerreden sistemlere kadar her şeyin birbiriyle olan münasebetlerini görüp gözeten; her icraatında iyiyi, güzeli ve faydalıyı takip ederek, varlığını vicdanlarımıza duyurmak isteyen o Zat'ı tanımazsak nasıl insan olabiliriz?</p><p>Spiral veya elips şekilli olabilen galaksileri meydana getiren yıldızlar, hayatlarını takriben 1010 yılında, hidrojeni helyuma çeviren bir fabrika gibi çalışırlar. Bilhassa ağır kütleli yıldızlardaki patlamalarla çevreye, Güneş'imizin senelik enerji istihsalinin 10 milyar katı bir enerji salınır. Bu patlamalardan biri güneş sistemimizin merkezinde olsaydı, arzımız (dünya) ve diğer gezegenler milyonlarca derecelik sıcaklık altında şiddetli şok dalgalarının tesiriyle ufalanarak iyonlaşmış gaz şeklinde fezaya dağılacaklardı.</p><p>Oluşturulan amnion sıvısı vasıtasıyla kendisi için 'kararı mekin' haline getirilen rahimde şekilden şekle sokulan ceninin her ihtiyacı en güzel şekilde karşılanır. Mesela kalsiyum ihtiyacı, anne ve kemiklerindeki kalsiyumun çözülüp alınmasından elde edilir. Oksijen ihtiyacı ise yüksek miktarda oksijen bağlama kabiliyetine sahip olan fetal hemoglobinin gebelik süresince sentezlenmesiyle karşılanır.</p><p>Rengiyle, kokusuyla gözümüz ve burnumuza hitap eden 25 bin çeşit gül, yaklaşık 170 bine yakın farklı koku neşreder.</p><p>Mahiyetçe birbirinden çok farklı büyüklükçe de birbirinden çok uzak olan çeşit çeşit sistem ve alemlerde yaratılış ve yeniden oluşta görülen bu benzerlik, her şeyi idare eden ve görüp gözeten Zat'ın bir olduğunu da haykırmaktadır.</p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>Şimdi biraz da kâinat kitabının bir diğer yüzü olan kedi benliğimizi, iç varlığımızı tanımaya ve onun aydınlığında yüce hakikatı kavramaya çalışalım.</p><p>Aslında böyle bir yolla, hakikatı aramak isteyen her insan, aynı zamanda eşya ve hâdiselerin mahbesinden kurtulur ve onara söz dinletecek bir noktaya yükselir.</p><p>Evet, kâinat kitabı gibi, insan mahiyeti de değişik yönleriyle tıpkı bir endam aynası gibi, hep o Yüce Yaratıcı'yı göstermektedir. Gecenin karanlığı, ışığın parlaklığına bir vasat teşkil ettiği gibi, insan da zaafları, ihtiyaçları, âcizliği ve fakirliğiyle herşeye gücü yeten bir Kudret-i Sonsuz'u, her ihtiyacı gören bir Servet-i Sonsuz'u; âcizlerin kuvvet kaynağı, fakirlerin sarsılmayan dayanağı, vicdanlarda varlığa güneşten âyan bir Zât'ı göstermektedir.</p><p>Demek her insan kendi ruh ve vicdanını dinlediği takdirde, yer yer zaaf ve boşluklarının araladığı perdenin arkasında O'nu aramanın 'Hayy-hû'yunu, zaman zaman da O'na ermişliğin sevinç ve huzurunu duyacak ve başı gidip ta cennetlere ulaşacaktır. Keşke, günümüzün insanına onun vicdanının çehresindeki bu yazıları okutabilseydik...! [SUP][38][/SUP]</p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>İnsan, Yüce Yaratıcı'nın isim, sıfat ve ünvanlarını aksettiren eşsiz bir ayan mahiyetindedir. O, nümuneler nevinden kendine verilen mahdut bilgisi, cüz'î kudreti, sınırlı duyup işitmesi, daracık hâkimiyet ve iktidarıyla, Yaratıcısı'nın, çepeçevre bütün varlığı kuşatan sınırsız ilmine, koca sistemleri sapantaşı gibi çeviren müthiş kudretine, herşeyi her haliyle görüp gözeten o hârikulâde işitip görmesine ve en küçük madde parçacıklarından en büyük galaksilere kadar her yerde geçerli olan hâkimiyet ve iradesine pırıl pırıl birer aynadırlar.</p><p>Evet, kendi hareket ve davranışlarının şuurunda olan her fert: 'Ben nasıl bu evimi yaptım ve yaptığım şeyleri de görüp biliyor onlara sahip olduğumu hissediyorsam, öyle de, şu muhteşem kâinat sarayının herşeyi bilen, gören ve akıllara durgunluk verecek şekilde fevkalâde âhenkle idare eden, bir mimar ve ustası vardır ve bu hikmetli saray O'nun varlığıyla kâimdir' gerçeğini ilan etmektedir.</p><p>Şimdi ey kendini insan bilen insan! Sen seni iyi oku ve tanı! Yoksa, en şerefli bir varlık olarak dünyaya gönderildiğin halde, en aşağı bir varlık seviyesine yıkılıp gitme ihtimalin var...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nesl-i Cedid, post: 297178, member: 1009729"] Her birşey hem varlığa ermesi hem de değişik hususiyet ve sıfatlarında ayrı ayrı yol ve yönleri bulunmasına rağmen, varlığı ve bekası için en elverişli bir yolu takip etmesi, bir sürü neticesiz vaziyetler içinde hep hikmetli ve faydalı semereler vermesi, bütün varlıkları görüp bilen, her şeye sözünü geçiren bir ulu Zat'ın emir ve iradesini göstermektedir. Zira büyük-küçük her bir varlığı vaziyetlerin en mükemmeliyle icat edip ortaya koymak, sonra da o ve bütün diğer varlıklar arasındaki münasebetleri koruyup kollamak ve hele akıllara durgunluk verecek şekildeki bu geniş icraatı sürekli olarak yapıp durmak, o eşsiz Kudret'e, benzeri olmayan İrade'ye ve sınırsız ilme öyle şahitlerdir ki, üstüne şahit olamaz! Şimdi her şeyi mükemmellerden mükemmel yaratıp ortaya koyan, zerreden sistemlere kadar her şeyin birbiriyle olan münasebetlerini görüp gözeten; her icraatında iyiyi, güzeli ve faydalıyı takip ederek, varlığını vicdanlarımıza duyurmak isteyen o Zat'ı tanımazsak nasıl insan olabiliriz? Spiral veya elips şekilli olabilen galaksileri meydana getiren yıldızlar, hayatlarını takriben 1010 yılında, hidrojeni helyuma çeviren bir fabrika gibi çalışırlar. Bilhassa ağır kütleli yıldızlardaki patlamalarla çevreye, Güneş'imizin senelik enerji istihsalinin 10 milyar katı bir enerji salınır. Bu patlamalardan biri güneş sistemimizin merkezinde olsaydı, arzımız (dünya) ve diğer gezegenler milyonlarca derecelik sıcaklık altında şiddetli şok dalgalarının tesiriyle ufalanarak iyonlaşmış gaz şeklinde fezaya dağılacaklardı. Oluşturulan amnion sıvısı vasıtasıyla kendisi için 'kararı mekin' haline getirilen rahimde şekilden şekle sokulan ceninin her ihtiyacı en güzel şekilde karşılanır. Mesela kalsiyum ihtiyacı, anne ve kemiklerindeki kalsiyumun çözülüp alınmasından elde edilir. Oksijen ihtiyacı ise yüksek miktarda oksijen bağlama kabiliyetine sahip olan fetal hemoglobinin gebelik süresince sentezlenmesiyle karşılanır. Rengiyle, kokusuyla gözümüz ve burnumuza hitap eden 25 bin çeşit gül, yaklaşık 170 bine yakın farklı koku neşreder. Mahiyetçe birbirinden çok farklı büyüklükçe de birbirinden çok uzak olan çeşit çeşit sistem ve alemlerde yaratılış ve yeniden oluşta görülen bu benzerlik, her şeyi idare eden ve görüp gözeten Zat'ın bir olduğunu da haykırmaktadır. [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] Şimdi biraz da kâinat kitabının bir diğer yüzü olan kedi benliğimizi, iç varlığımızı tanımaya ve onun aydınlığında yüce hakikatı kavramaya çalışalım. Aslında böyle bir yolla, hakikatı aramak isteyen her insan, aynı zamanda eşya ve hâdiselerin mahbesinden kurtulur ve onara söz dinletecek bir noktaya yükselir. Evet, kâinat kitabı gibi, insan mahiyeti de değişik yönleriyle tıpkı bir endam aynası gibi, hep o Yüce Yaratıcı'yı göstermektedir. Gecenin karanlığı, ışığın parlaklığına bir vasat teşkil ettiği gibi, insan da zaafları, ihtiyaçları, âcizliği ve fakirliğiyle herşeye gücü yeten bir Kudret-i Sonsuz'u, her ihtiyacı gören bir Servet-i Sonsuz'u; âcizlerin kuvvet kaynağı, fakirlerin sarsılmayan dayanağı, vicdanlarda varlığa güneşten âyan bir Zât'ı göstermektedir. Demek her insan kendi ruh ve vicdanını dinlediği takdirde, yer yer zaaf ve boşluklarının araladığı perdenin arkasında O'nu aramanın 'Hayy-hû'yunu, zaman zaman da O'na ermişliğin sevinç ve huzurunu duyacak ve başı gidip ta cennetlere ulaşacaktır. Keşke, günümüzün insanına onun vicdanının çehresindeki bu yazıları okutabilseydik...! [SUP][38][/SUP] [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] İnsan, Yüce Yaratıcı'nın isim, sıfat ve ünvanlarını aksettiren eşsiz bir ayan mahiyetindedir. O, nümuneler nevinden kendine verilen mahdut bilgisi, cüz'î kudreti, sınırlı duyup işitmesi, daracık hâkimiyet ve iktidarıyla, Yaratıcısı'nın, çepeçevre bütün varlığı kuşatan sınırsız ilmine, koca sistemleri sapantaşı gibi çeviren müthiş kudretine, herşeyi her haliyle görüp gözeten o hârikulâde işitip görmesine ve en küçük madde parçacıklarından en büyük galaksilere kadar her yerde geçerli olan hâkimiyet ve iradesine pırıl pırıl birer aynadırlar. Evet, kendi hareket ve davranışlarının şuurunda olan her fert: 'Ben nasıl bu evimi yaptım ve yaptığım şeyleri de görüp biliyor onlara sahip olduğumu hissediyorsam, öyle de, şu muhteşem kâinat sarayının herşeyi bilen, gören ve akıllara durgunluk verecek şekilde fevkalâde âhenkle idare eden, bir mimar ve ustası vardır ve bu hikmetli saray O'nun varlığıyla kâimdir' gerçeğini ilan etmektedir. Şimdi ey kendini insan bilen insan! Sen seni iyi oku ve tanı! Yoksa, en şerefli bir varlık olarak dünyaya gönderildiğin halde, en aşağı bir varlık seviyesine yıkılıp gitme ihtimalin var... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Penceredeki İşaretçiler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst