Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Pencerenin Ötesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 9629" data-attributes="member: 5"><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Secdeden kalkarak pencerenin yanma gitti. "Şahid oluyor musun" dedi, "senden başka kimsem yok".</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Camın arkasından uzaklarda şehrin, evlerin, insanların sırtlarını dayandıkları dağlar;</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">"Dağa karşı dağ ile..."</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">"Dağ yollarındaki yol arkadaşı..."</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Masaya dönüp tekrar yazmaya başladı: "insanın içinin acımasını bilir misin? Şakayık boğmacasına tutulmasını gözlerinin burnundan deniz tütmesinin.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Sessiz ve derin bir sızı aktı içimize</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">kuyuya girdik.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Sonunda şavkı var, bilmiyorlar.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Sesler geliyor. Merdiveni çıkıp içime ulaşan boş sözler, boş gülüşler"</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Söz kime söylenir? Buralarda yalnız cama ve camdan dışarıya.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Söylemeyi öğrenmişken, birkaç cümle de sana yazmamı istiyorsun.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Söylenecek, yazılacak çok söz var ama, sıraya girmedi kelimeler, cümleler olgunlaşmadı. Biraz daha yaşamak biraz daha olgunlaştırmak gerekiyor. Yalnız buralardan selam gönderebiliyorum sana. Buralardan yani hayatın en ucundan...</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Sonra bir yerlerden başlanmalı diyorum. Bizden geriye ne kaldı diyorsun. Bu sorunun somut bir cevabı olmak zorunda değil. Etrafımızdaki o çok samimi dostlar(!) Allah'a imanımızla birer birer kayboldularsa, artık onlarla konuşacak bir konumuz kalmadıysa, biz de kalan birkaç resimden hatırlıyorsak yüzlerini, anılar hep karartılı ve hepsinden öte o günlerden koyu bir nefret kaldıysa çoğu insanın yerleştiremediği içine o insanlardan geriye biz kaldık.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Birçokları geriye kalan birkaç hatırayı anlatıp mutlu olurken resimlerle büyütürken umutlarını, bizim içimizde nefret ayağa kalkacak kovulduğumuz ortamlarda büyüttüğümüz.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Çünkü sesler geliyor, birileri hayatını tüketiyor bunu bil.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Babalar her akşam eve gelince televizyon seyrediyorlar, bir de karınlarını doyuruyorlar öncesinde. Anneler saçlarını hep sarıya boyatıyorlar, her zaman aşağı gördükleri 'kötü kadınlar' gibi. Çünkü onlar eşlerini çaldılar. Ve çocuklar reklamları seyrederken uyuyorlar. Ertesinde yeni düş sayfaları açılmıyor hayatlarında.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Bu sabah kaldırımdan veya bir ağaç kovuğunda karşılayacak güneşin ilk ışıklarını, birçokları, biliyorum. Ve hiçbiri daha iyi dilenmek için sabah koşusuna çıkmayacak. Gidecek ve isteyecek. Gözlerinde kendisine acınmasın isteyen duygu, hep onursuzluk.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Nefreti nasıl büyütmesin insan içinde... isimlerini söylemiyorum, Saymaya başlasam biri eksik kalır muhakkak selpak satan çocukların. Her gün biri daha öğreniyor insanların arkasından koşmayı. Hakaretlere gülüp geçmeyi, insanca yaşamayı istememeyi biri daha öğreniyor. Numara yapma demek geliyor içimden, bana insan numarası yapma. Sadece diğerlerine nazaran konuşabiliyorum onlarla/şükür diyemiyorum.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Bir başka sokak insanları; saçlarını sarıya boyamak zorunda olan. Talebe göre şekil veren kendine. Yanlışlığın eseri çocuğunu bir yerlere bırakan veya korumak için hep kendinden uzak tutmaya çalışan. Bazen otobüslerde yan yana durduğumuz, aynı sokaklarda yürüdüğümüz bu insanlar bilmiyorlar ki örtümüzü savunurken kendilerini sermaye olarak kullananlara da savaş açtığımızı, bu kısır döngüyü en baştan oluşturanlara, alkış tutanlara. Dönen çarkın çok normal bir dişlisi olduklarını ve asla karşılığını alamayacaklarını sattıkları bedenlerinin.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Sesler geliyor, nefreti kuşanmaz mı sanıyorsun insanın içi. Bırakalım ve bizim de toprağımız bu olsun. Belki başka topraklardan ama ayni derdi, aynı acıyı paylaşarak oluşturduğumuz, ortak sevinçleri yaşadığımız, dertleri sevinçle dönüştürdüğümüz güzel dostluklarımız var.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">"Her yerinde bir tohum gibi fışkırmalıyız yeryüzünün" derdik bir dostla.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Alınterimize, gözyaşımıza cevaben hidayetini veren Rabbimize karşı sorumluluğumuzun bilincinde olmalıyız.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Sesler geliyor/"Kamçı sesi veya yüreğinin sessiz çırpınışlarının sesi" kimleri hatırlatır sana,/ Oysa bil ki Rabbimizin sesi daha yüksek.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Futbol maçı çıkışında, banka kuyruklarında ölüyor insanlar. Kadınlar ya evlerinde, ya sokaklarda tükeniyorlar, Herkes bir öncekini suçlayarak bir önceki gibi ölüyor.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Dost: Zaman doldu ve hayatın içine girmem gerekiyor artık. Her ay, her gün, her saat farklı bir hayatın içine girsek de, zoraki tebessümlerle güldüğümüz ve içlerinde öldüğümüz insanların arasında olsak da, bizden birşeyler bırakmalıyız geçtiğimiz yollara.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Çünkü;</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">"Dönüş yalnızca O'nadır"</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">Pencereye yaklaştı. Sesler geliyor. Merdivenden çıkan ses bu sefer kendisineydi.</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue"></span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="color: blue">"Dağa karşı dağ ile..."</span></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong>Merve Engin</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 9629, member: 5"] [COLOR=green][B][COLOR=blue]Secdeden kalkarak pencerenin yanma gitti. "Şahid oluyor musun" dedi, "senden başka kimsem yok". Camın arkasından uzaklarda şehrin, evlerin, insanların sırtlarını dayandıkları dağlar; "Dağa karşı dağ ile..." "Dağ yollarındaki yol arkadaşı..." Masaya dönüp tekrar yazmaya başladı: "insanın içinin acımasını bilir misin? Şakayık boğmacasına tutulmasını gözlerinin burnundan deniz tütmesinin. Sessiz ve derin bir sızı aktı içimize kuyuya girdik. Sonunda şavkı var, bilmiyorlar. Sesler geliyor. Merdiveni çıkıp içime ulaşan boş sözler, boş gülüşler" Söz kime söylenir? Buralarda yalnız cama ve camdan dışarıya. Söylemeyi öğrenmişken, birkaç cümle de sana yazmamı istiyorsun. Söylenecek, yazılacak çok söz var ama, sıraya girmedi kelimeler, cümleler olgunlaşmadı. Biraz daha yaşamak biraz daha olgunlaştırmak gerekiyor. Yalnız buralardan selam gönderebiliyorum sana. Buralardan yani hayatın en ucundan... Sonra bir yerlerden başlanmalı diyorum. Bizden geriye ne kaldı diyorsun. Bu sorunun somut bir cevabı olmak zorunda değil. Etrafımızdaki o çok samimi dostlar(!) Allah'a imanımızla birer birer kayboldularsa, artık onlarla konuşacak bir konumuz kalmadıysa, biz de kalan birkaç resimden hatırlıyorsak yüzlerini, anılar hep karartılı ve hepsinden öte o günlerden koyu bir nefret kaldıysa çoğu insanın yerleştiremediği içine o insanlardan geriye biz kaldık. Birçokları geriye kalan birkaç hatırayı anlatıp mutlu olurken resimlerle büyütürken umutlarını, bizim içimizde nefret ayağa kalkacak kovulduğumuz ortamlarda büyüttüğümüz. Çünkü sesler geliyor, birileri hayatını tüketiyor bunu bil. Babalar her akşam eve gelince televizyon seyrediyorlar, bir de karınlarını doyuruyorlar öncesinde. Anneler saçlarını hep sarıya boyatıyorlar, her zaman aşağı gördükleri 'kötü kadınlar' gibi. Çünkü onlar eşlerini çaldılar. Ve çocuklar reklamları seyrederken uyuyorlar. Ertesinde yeni düş sayfaları açılmıyor hayatlarında. Bu sabah kaldırımdan veya bir ağaç kovuğunda karşılayacak güneşin ilk ışıklarını, birçokları, biliyorum. Ve hiçbiri daha iyi dilenmek için sabah koşusuna çıkmayacak. Gidecek ve isteyecek. Gözlerinde kendisine acınmasın isteyen duygu, hep onursuzluk. Nefreti nasıl büyütmesin insan içinde... isimlerini söylemiyorum, Saymaya başlasam biri eksik kalır muhakkak selpak satan çocukların. Her gün biri daha öğreniyor insanların arkasından koşmayı. Hakaretlere gülüp geçmeyi, insanca yaşamayı istememeyi biri daha öğreniyor. Numara yapma demek geliyor içimden, bana insan numarası yapma. Sadece diğerlerine nazaran konuşabiliyorum onlarla/şükür diyemiyorum. Bir başka sokak insanları; saçlarını sarıya boyamak zorunda olan. Talebe göre şekil veren kendine. Yanlışlığın eseri çocuğunu bir yerlere bırakan veya korumak için hep kendinden uzak tutmaya çalışan. Bazen otobüslerde yan yana durduğumuz, aynı sokaklarda yürüdüğümüz bu insanlar bilmiyorlar ki örtümüzü savunurken kendilerini sermaye olarak kullananlara da savaş açtığımızı, bu kısır döngüyü en baştan oluşturanlara, alkış tutanlara. Dönen çarkın çok normal bir dişlisi olduklarını ve asla karşılığını alamayacaklarını sattıkları bedenlerinin. Sesler geliyor, nefreti kuşanmaz mı sanıyorsun insanın içi. Bırakalım ve bizim de toprağımız bu olsun. Belki başka topraklardan ama ayni derdi, aynı acıyı paylaşarak oluşturduğumuz, ortak sevinçleri yaşadığımız, dertleri sevinçle dönüştürdüğümüz güzel dostluklarımız var. "Her yerinde bir tohum gibi fışkırmalıyız yeryüzünün" derdik bir dostla. Alınterimize, gözyaşımıza cevaben hidayetini veren Rabbimize karşı sorumluluğumuzun bilincinde olmalıyız. Sesler geliyor/"Kamçı sesi veya yüreğinin sessiz çırpınışlarının sesi" kimleri hatırlatır sana,/ Oysa bil ki Rabbimizin sesi daha yüksek. Futbol maçı çıkışında, banka kuyruklarında ölüyor insanlar. Kadınlar ya evlerinde, ya sokaklarda tükeniyorlar, Herkes bir öncekini suçlayarak bir önceki gibi ölüyor. Dost: Zaman doldu ve hayatın içine girmem gerekiyor artık. Her ay, her gün, her saat farklı bir hayatın içine girsek de, zoraki tebessümlerle güldüğümüz ve içlerinde öldüğümüz insanların arasında olsak da, bizden birşeyler bırakmalıyız geçtiğimiz yollara. Çünkü; "Dönüş yalnızca O'nadır" Pencereye yaklaştı. Sesler geliyor. Merdivenden çıkan ses bu sefer kendisineydi. "Dağa karşı dağ ile..."[/COLOR] Merve Engin[/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Pencerenin Ötesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst