Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
Pencereyi kapatır mısın ? Sensizlik esince üşüyorum..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 10791" data-attributes="member: 5"><p><strong><span style="color: blue">Kötürüm yaralardan savsaklanmış bir başkaldırının anlamsızca yuvalandığı, geceden kalma bir besteyim... Dilime mesken tutulan mabedin sol ayak ucunda izbe bir ses... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bağırmaaaaaa dedim sana kaç defa. Çığlıklarımdan sökülüyorsun ve içime hapsoluyorsun... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Zorlama sancıyla kilitlenmiş his parçacıklarının rendeyle çıkarılmış en ince parçasıyım.. Sesimi duyuramayacak kadar küçüğüm.. Kim bilir hangi oyunun yarım kalmışlığından sıçradım en sevdiğin salatanın içine.. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Parmaklarını yemesen de en az koca bir kaseyi silip süpürecek kadar iştahlıydı doğurgan sevdan... Tek celsede hücrelerine değerdi ırak gülümsemeler.. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Tutardın... Tutar ve bir mevsim rengi kaçan soluğuna değdirip ısıtırdın... Oysa yalnız kuyudaki karanlık kaçışın anlamını bilemeyecek kadar yoksuldu hazinen... Bir tek hain kanatların gölgesinden kurtulamadığın anlarda cana kast ederdi sesindeki hırıldayış... Böyle zamanlarda bolca öksürürdün. Şöyle dolu dolu içini kanatacak kadar... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Salatanın rengârenkliğine aldanmış olamazsın. Al rengi bakışların seni aldatmasına izin vermeyeli çok zaman geçti ne de olsa. Kendini yere vurduğun zamanlardı, anımsarsın. Yıl hesabı yapmayacağım. Sen nasıl olsa o hikayenin baş kahramanıydın.. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Henüz damarlarından boşalan kan değilim. Bir gün o soğuk katmanlarda dolaşırken sen, bir gece yarısında ansızın kalkıp seni terk edişimin cezasını nasıl çektiğimi kirpiklerinin düşmesine izin vermeden çizeceğim dudaklarına. Hala unutmamışım ne tuhaf. Bir tek dudaklarımdaki kanı taşırdın yüreğine nefes nefese... Acılardan arta kalan tek şey belki de kahrolası anımsamalar... Gökyüzünün ortak olduğu göz ucu cilveleşmeler.. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Yağmurun sarkacı hep aynı yere doğru... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Uzak dur benden... Bu evin kapılarını teker teker çarpmandan nefret ediyorum.. Sanki hep aynı şarkı çalıyor ellerinin ucunda... Yeter, kes artık dolanmayı...ve sussss </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ne olduğu belirsiz sızlanmaların karelendiği, eklem yerlerinin çıtır çıtır ettiği, beyin hücrelerimin ayarsızlığına rastlayan bitap bir bedenim... Az önce kitabı bırakıp kaçan delinin sayfaları arasından sızan ışık, gözlerimden akıp gidiyor... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Dalgalar bu yaz çakıl taşlarını boyunlarına alıyor... Deniz masalları, uzak diyarların sarhoş bakışlı çaresizliğinde bir durak ötesine devriliyor... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Uyandığımda yastık içi boşluğuna rastlamadım... Oysa saatlerdir uyuduğumu sanıyordum.. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bahçenin kapısından süzülen mor ışık, süpürgesini aynamdan gözlerime doğru hedef alıyor... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Yan(ıl)sımalar... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Biliyorum o kutuyu hep sileceksin bakışlarımdan... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Yitene kadar... </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Pencereyi kapatır mısın ? Sensizlik esince üşüyorum.... </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #0000ff">alıntı </span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 10791, member: 5"] [B][COLOR=blue]Kötürüm yaralardan savsaklanmış bir başkaldırının anlamsızca yuvalandığı, geceden kalma bir besteyim... Dilime mesken tutulan mabedin sol ayak ucunda izbe bir ses... Bağırmaaaaaa dedim sana kaç defa. Çığlıklarımdan sökülüyorsun ve içime hapsoluyorsun... Zorlama sancıyla kilitlenmiş his parçacıklarının rendeyle çıkarılmış en ince parçasıyım.. Sesimi duyuramayacak kadar küçüğüm.. Kim bilir hangi oyunun yarım kalmışlığından sıçradım en sevdiğin salatanın içine.. Parmaklarını yemesen de en az koca bir kaseyi silip süpürecek kadar iştahlıydı doğurgan sevdan... Tek celsede hücrelerine değerdi ırak gülümsemeler.. Tutardın... Tutar ve bir mevsim rengi kaçan soluğuna değdirip ısıtırdın... Oysa yalnız kuyudaki karanlık kaçışın anlamını bilemeyecek kadar yoksuldu hazinen... Bir tek hain kanatların gölgesinden kurtulamadığın anlarda cana kast ederdi sesindeki hırıldayış... Böyle zamanlarda bolca öksürürdün. Şöyle dolu dolu içini kanatacak kadar... Salatanın rengârenkliğine aldanmış olamazsın. Al rengi bakışların seni aldatmasına izin vermeyeli çok zaman geçti ne de olsa. Kendini yere vurduğun zamanlardı, anımsarsın. Yıl hesabı yapmayacağım. Sen nasıl olsa o hikayenin baş kahramanıydın.. Henüz damarlarından boşalan kan değilim. Bir gün o soğuk katmanlarda dolaşırken sen, bir gece yarısında ansızın kalkıp seni terk edişimin cezasını nasıl çektiğimi kirpiklerinin düşmesine izin vermeden çizeceğim dudaklarına. Hala unutmamışım ne tuhaf. Bir tek dudaklarımdaki kanı taşırdın yüreğine nefes nefese... Acılardan arta kalan tek şey belki de kahrolası anımsamalar... Gökyüzünün ortak olduğu göz ucu cilveleşmeler.. Yağmurun sarkacı hep aynı yere doğru... Uzak dur benden... Bu evin kapılarını teker teker çarpmandan nefret ediyorum.. Sanki hep aynı şarkı çalıyor ellerinin ucunda... Yeter, kes artık dolanmayı...ve sussss Ne olduğu belirsiz sızlanmaların karelendiği, eklem yerlerinin çıtır çıtır ettiği, beyin hücrelerimin ayarsızlığına rastlayan bitap bir bedenim... Az önce kitabı bırakıp kaçan delinin sayfaları arasından sızan ışık, gözlerimden akıp gidiyor... Dalgalar bu yaz çakıl taşlarını boyunlarına alıyor... Deniz masalları, uzak diyarların sarhoş bakışlı çaresizliğinde bir durak ötesine devriliyor... Uyandığımda yastık içi boşluğuna rastlamadım... Oysa saatlerdir uyuduğumu sanıyordum.. Bahçenin kapısından süzülen mor ışık, süpürgesini aynamdan gözlerime doğru hedef alıyor... Yan(ıl)sımalar... Biliyorum o kutuyu hep sileceksin bakışlarımdan... Yitene kadar... Pencereyi kapatır mısın ? Sensizlik esince üşüyorum.... [/COLOR][/B] [B][/B] [B][COLOR=#0000ff]alıntı [/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
Pencereyi kapatır mısın ? Sensizlik esince üşüyorum..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst