Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Muhabbet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurunalanur" data-source="post: 115143" data-attributes="member: 6082"><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></span> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Muhabbet</span></strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Rasûlullâh’ın rûhâniyet dokusuna yabancı kalanlar ve O’na muhabbeti yaşamayanlar, Allah muhabbetinden de mahrum kalırlar. Allâh’a muhabbet deryâsına götürecek olan yegâne rahmet ve muhabbet pınarı, Peygamber Efendimiz’dir. Öyle ki, Hazret-i Peygamber’e muhabbet, Allâh’a muhabbet; O’na itaat, Allâh’a itaat; O’na isyan, Allâh’a isyan sadedindedir. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“</span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(Rasûlüm!) De ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın...”</span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(Âl-imran, 31)</span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span> <p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">* * * </span></span></strong></span></p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Hazret-i Peygamber’in muazzez varlığı, beşer için bir muhabbet melcei, yâni sığınağıdır. Ârifler bilirler ki, mevcûdâtın varlık sebebi, muhabbet-i Muhammedî’dir. Bu sebeple bütün kâinât, Varlık Nûru Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’e ithaf edilmiştir. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Nitekim Cenâb-ı Hak, mahlûkât içinde en evvel “Nûr-i Muhammedî”yi yaratmıştır. Câbir bin Abdullah El-Ensârî -radıyallâhu anh- bir gün Peygamber Efendimize: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“-Yâ Rasûlallah, Allah Teâlâ’nın cümle eşyâdan evvel yarattığı nedir?” diye sordu. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'">“-Yâ Câbir Allah Teâlâ Hazretleri bütün eşyadan evvel senin peygamberinin nurunu yarattı.”</span></em><span style="font-family: 'Times New Roman'">buyurdular. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span> <p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">* * * </span></span></strong></span></p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk’ın: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“</span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(Ey Rasûlüm!) Sen onların içinde iken Allah, onlara azâb edecek değildir!..” </span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(el-Enfâl, 33)</span><span style="font-family: 'Times New Roman'">beyânı müşrikler için vârid olmuş bir âyet-i kerîmedir. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">İşârî mânâda bu demektir ki, o Varlık Nûru’nu gönlünde taşıyan mü’minler hakkında büyük müjdeler ve mükâfatlar vardır. Yani bir mü’min kulun gönlü, Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’e ne kadar muhabbetle dolarsa, o kadar azâb-ı ilâhîden ve gazabullâhtan uzaklaşmış olur. Bu, Cenâb-ı Hakk’ın yüce bir vaadidir. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span> <p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">* * * </span></span></strong></span></p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Adamın biri, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e gelerek şöyle dedi: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“-Ey Allâh’ın Rasûlü! Kıyamet ne zaman kopacaktır?” </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'">“-Kıyamet için ne hazırladın?”</span></em><span style="font-family: 'Times New Roman'">diye sordu. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Adam: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“-Evet, ben çok namaz kılmak, oruç tutmak ve sadaka vermekle kıyamet için gerekli hazırlığı yaptığımı düşünmüyorum. Fakat ben Allâh’ı ve O’nun Rasûlü’nü seviyorum.” diye karşılık verdi. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bunun üzerine Rasulullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdular: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'">“-O hâlde sen, sevdiğin kimse ile berabersin.”</span></em></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i Sevmek Zorunda mıyız? </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bu sorumuzun cevabını, rehberimiz Kur’ân-ı Kerim’den öğrenelim: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“(Ey Rasûlüm!) De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabânız, kazandığınız mallar, kesâda uğramasından korktuğunuz ticâret, hoşlandığınız meskenler, size Allah’tan, Rasûlü’nden ve Allah yolunda cihâd etmekten daha sevgili ise, artık Allâh’ın emri gelinceye kadar bekleyin!.. Allah, fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez!..” </span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(et-Tevbe, 24)</span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bu kadar (tehdid), Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i sevmenin vâcip olmasının kesinliğine, kadrinin yüceliğine ve Rasûlullâh’ın buna lâyık olduğuna teşvik, tenbih, hüccet ve delil bakımından kâfîdir. Çünkü Allah Teâlâ “Artık Allâh’ın azabı gelinceye kadar bekleyin” kelâmı ile malı, akrabası, çoluk çocuğu kendisine Allah ve Rasûlü’nden daha sevimli olanların hâlinin ne kadar çirkin olduğunu ve kendilerine kısa bir zaman içinde azap dokunacağını haber vermektedir. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Hazret-i Enes bin Mâlik’den rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Hiçbiriniz, ben ona, evlâdından, babasından ve bütün halktan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz.”</span></em></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span> <p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">* * * </span></span></strong></span></p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Peygamber Efendimizi sadece sevmek yetmez; O’nun emir ve yasaklarına da, bunlar aynı zamanda Allâh’ın emir ve yasakları olduğu için itaat gerekir. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Allah Teâlâ buyurur: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Ey mü’minler! Allâh’a ve Rasûlü’ne itaat edin, </span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(Kur’ân’ı ve öğütlerini) dinlediğiniz hâlde, Peygamberin emirlerine yüz çevirmeyin.” </span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(el-Enfâl, 20)</span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Biz her peygamberi, ancak Allâh’ın izniyle, kendisine itaat olunmak için gönderdik.”</span><span style="font-family: 'Times New Roman'">(en-Nisâ 64)</span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Allah Rasûlü de kendi emir ve yasakları hakkında ümmetine şu tenbihte bulunmaktadır: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Size bir şeyi nehyettiğim zaman onu terk ediniz. Size bir hususu emrettiğim vakit de onu güç ve takatınız dâhilinde yerine getiriniz.”</span></em></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Aşağıdaki hadîs-i şerîf de, günümüzde peydâ olmuş bulunan, “Bize Kur’ân yeter!..” diyenlere, çağlar ötesinden en güzel cevaptır: </span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Sizden biriniz; kendisine benim emirlerimden herhangi bir emir veya yasaklarımdan herhangi bir yasak ulaştığı zaman, koltuğunda oturup da «Bilmiyorum, biz ancak Allâh’ın kitabında bulduğumuza uyarız!» derken görmeyeyim.”</span></em></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></em></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></em></span></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurunalanur, post: 115143, member: 6082"] [SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS] [/FONT][/B][/SIZE] [CENTER][SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS]Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Muhabbet[/FONT][/B][/SIZE][/CENTER] [SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Rasûlullâh’ın rûhâniyet dokusuna yabancı kalanlar ve O’na muhabbeti yaşamayanlar, Allah muhabbetinden de mahrum kalırlar. Allâh’a muhabbet deryâsına götürecek olan yegâne rahmet ve muhabbet pınarı, Peygamber Efendimiz’dir. Öyle ki, Hazret-i Peygamber’e muhabbet, Allâh’a muhabbet; O’na itaat, Allâh’a itaat; O’na isyan, Allâh’a isyan sadedindedir. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“[/FONT][FONT=Times New Roman](Rasûlüm!) De ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın...”[/FONT][FONT=Times New Roman](Âl-imran, 31)[/FONT][/FONT] [/B][/SIZE] [CENTER][CENTER][SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]* * * [/FONT][/FONT][/B][/SIZE][/CENTER] [/CENTER] [SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Hazret-i Peygamber’in muazzez varlığı, beşer için bir muhabbet melcei, yâni sığınağıdır. Ârifler bilirler ki, mevcûdâtın varlık sebebi, muhabbet-i Muhammedî’dir. Bu sebeple bütün kâinât, Varlık Nûru Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’e ithaf edilmiştir. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Nitekim Cenâb-ı Hak, mahlûkât içinde en evvel “Nûr-i Muhammedî”yi yaratmıştır. Câbir bin Abdullah El-Ensârî -radıyallâhu anh- bir gün Peygamber Efendimize: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“-Yâ Rasûlallah, Allah Teâlâ’nın cümle eşyâdan evvel yarattığı nedir?” diye sordu. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][I][FONT=Times New Roman]“-Yâ Câbir Allah Teâlâ Hazretleri bütün eşyadan evvel senin peygamberinin nurunu yarattı.”[/FONT][/I][FONT=Times New Roman]buyurdular. [/FONT][/FONT] [/B][/SIZE] [CENTER][CENTER][SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]* * * [/FONT][/FONT][/B][/SIZE][/CENTER] [/CENTER] [SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk’ın: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“[/FONT][FONT=Times New Roman](Ey Rasûlüm!) Sen onların içinde iken Allah, onlara azâb edecek değildir!..” [/FONT][FONT=Times New Roman](el-Enfâl, 33)[/FONT][FONT=Times New Roman]beyânı müşrikler için vârid olmuş bir âyet-i kerîmedir. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]İşârî mânâda bu demektir ki, o Varlık Nûru’nu gönlünde taşıyan mü’minler hakkında büyük müjdeler ve mükâfatlar vardır. Yani bir mü’min kulun gönlü, Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’e ne kadar muhabbetle dolarsa, o kadar azâb-ı ilâhîden ve gazabullâhtan uzaklaşmış olur. Bu, Cenâb-ı Hakk’ın yüce bir vaadidir. [/FONT][/FONT] [/B][/SIZE] [CENTER][CENTER][SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]* * * [/FONT][/FONT][/B][/SIZE][/CENTER] [/CENTER] [SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Adamın biri, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e gelerek şöyle dedi: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“-Ey Allâh’ın Rasûlü! Kıyamet ne zaman kopacaktır?” [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][I][FONT=Times New Roman]“-Kıyamet için ne hazırladın?”[/FONT][/I][FONT=Times New Roman]diye sordu. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Adam: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“-Evet, ben çok namaz kılmak, oruç tutmak ve sadaka vermekle kıyamet için gerekli hazırlığı yaptığımı düşünmüyorum. Fakat ben Allâh’ı ve O’nun Rasûlü’nü seviyorum.” diye karşılık verdi. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Bunun üzerine Rasulullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdular: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][I][FONT=Times New Roman]“-O hâlde sen, sevdiğin kimse ile berabersin.”[/FONT][/I][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i Sevmek Zorunda mıyız? [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Bu sorumuzun cevabını, rehberimiz Kur’ân-ı Kerim’den öğrenelim: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“(Ey Rasûlüm!) De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabânız, kazandığınız mallar, kesâda uğramasından korktuğunuz ticâret, hoşlandığınız meskenler, size Allah’tan, Rasûlü’nden ve Allah yolunda cihâd etmekten daha sevgili ise, artık Allâh’ın emri gelinceye kadar bekleyin!.. Allah, fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez!..” [/FONT][FONT=Times New Roman](et-Tevbe, 24)[/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Bu kadar (tehdid), Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i sevmenin vâcip olmasının kesinliğine, kadrinin yüceliğine ve Rasûlullâh’ın buna lâyık olduğuna teşvik, tenbih, hüccet ve delil bakımından kâfîdir. Çünkü Allah Teâlâ “Artık Allâh’ın azabı gelinceye kadar bekleyin” kelâmı ile malı, akrabası, çoluk çocuğu kendisine Allah ve Rasûlü’nden daha sevimli olanların hâlinin ne kadar çirkin olduğunu ve kendilerine kısa bir zaman içinde azap dokunacağını haber vermektedir. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Hazret-i Enes bin Mâlik’den rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][I][FONT=Times New Roman]“Hiçbiriniz, ben ona, evlâdından, babasından ve bütün halktan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz.”[/FONT][/I][/FONT] [/B][/SIZE] [CENTER][CENTER][SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]* * * [/FONT][/FONT][/B][/SIZE][/CENTER] [/CENTER] [SIZE=4][B][FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Peygamber Efendimizi sadece sevmek yetmez; O’nun emir ve yasaklarına da, bunlar aynı zamanda Allâh’ın emir ve yasakları olduğu için itaat gerekir. [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Allah Teâlâ buyurur: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“Ey mü’minler! Allâh’a ve Rasûlü’ne itaat edin, [/FONT][FONT=Times New Roman](Kur’ân’ı ve öğütlerini) dinlediğiniz hâlde, Peygamberin emirlerine yüz çevirmeyin.” [/FONT][FONT=Times New Roman](el-Enfâl, 20)[/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]“Biz her peygamberi, ancak Allâh’ın izniyle, kendisine itaat olunmak için gönderdik.”[/FONT][FONT=Times New Roman](en-Nisâ 64)[/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Allah Rasûlü de kendi emir ve yasakları hakkında ümmetine şu tenbihte bulunmaktadır: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][I][FONT=Times New Roman]“Size bir şeyi nehyettiğim zaman onu terk ediniz. Size bir hususu emrettiğim vakit de onu güç ve takatınız dâhilinde yerine getiriniz.”[/FONT][/I][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Times New Roman]Aşağıdaki hadîs-i şerîf de, günümüzde peydâ olmuş bulunan, “Bize Kur’ân yeter!..” diyenlere, çağlar ötesinden en güzel cevaptır: [/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][I][FONT=Times New Roman]“Sizden biriniz; kendisine benim emirlerimden herhangi bir emir veya yasaklarımdan herhangi bir yasak ulaştığı zaman, koltuğunda oturup da «Bilmiyorum, biz ancak Allâh’ın kitabında bulduğumuza uyarız!» derken görmeyeyim.” [/FONT][/I][/FONT][/B][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Muhabbet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst