Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamber efendimizin sünneti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ukbaa" data-source="post: 218711" data-attributes="member: 15165"><p><strong>“Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Sünnet-i Seniyesinin menbaı üçtür: Akvali, ef’ali, ahvalidir. Bu üç kısım dahi, üç kısımdır: Feraiz, nevafil, âdât-ı hasenesidir.” (Lem’alar)</strong></p><p> </p><p><span style="color: green">Demek oluyor ki, Resullullah Efendimizin(a.s.m.) o mukaddes sünnetleri, “mübarek lisanından dökülen nurlu cümleler” “icra ettiği işler” ve nihayet “hâliyle insanlık âlemine sergilediği örnek ahlâk”tan teşekkül ediyor. </span></p><p> </p><p>Bir müslüman, O Nebiler Nebisini(a.s.m.) taklit etmeğe, <strong>farzlardan başlar</strong>. Allah’ın emirleri farz olmakla birlikte, Allah Resulünün(a.s.m.) onları işlemesi cihetiyle, aynı zamanda sünnettirler. Yani, <strong>Allah’ın emirlerine harfiyen uyan ve yasaklarından hassasiyetle kaçınan bir mümin, sünnetin farz kısmını yerine getirmiş olur. </strong></p><p> </p><p>Farzları yerine getiren bir mümin, manevî terakkisini nafile ibadetlerle sürdürür. Nafile denilince, farz ve vacip dışında kalan ibadetler anlaşılır. Bu konudaki bir hadis-i kudsîyi nakletmeden geçemeyeceğim: </p><p> </p><p><em><strong>“Kulum bana, üzerine farz kıldığım şeylerden daha sevimli hiçbir şeyle yaklaşamaz. Kulum farzlardan sonra nafilelerle bana yaklaşmaya devam ederse ben onu severim....”</strong></em> </p><p> </p><p>Namazların sünnetleri nafile ibadet gurubuna girdiği gibi, kuşluk namazı, tahiyye-i mescit namazı, gece namazı gibi nice nafile ibadetler de vardır. </p><p> </p><p>“Âdât-ı hasene” ise, Allah Resulünün(a.s.m.) yeme, içme, oturma gibi beşerî fiilleridir. Bunların her biri, insanlar için güzel birer örnektir. Bir mümin, adet olarak her gün icra ettiği bu gibi işleri, Allah Resülünün(a.s.m.) yaptığı şekilde yapmaya çalışırsa, ayrı bir feyiz kaynağı daha bulmuş ve dünya işlerinde bile huzuru yakalama imkânına kavuşmuş olur. </p><p> </p><p><strong>“Sünnet-i Seniyyeye ittibaı kendine adet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevapdar yapabilir.” Lem’alar</strong></p><p> </p><p><strong>“Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse (sarılsa), yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.”</strong> hadis-i şerifiyle verilen müjdede bu sünnetlerin de büyük bir payı vardır. Üstadın ifadesiyle, “fesad-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyenin küçük bir âdâbına müraat etmek, ehemmiyetli bir takvayı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor.”</p><p> </p><p><em><span style="color: navy">Ahval grubuna giren sünnetlere gelince, bunlar “takvadan, muhabbetten, güzel ahlâkın bütün şubelerinden, insanî seciyelerin en üstünlerinden ve beşerî karakterlerin en sağlamlarından” örülmüş ve dokunmuş muhteşem bir tablo teşkil ederler. </span></em></p><p> </p><p>Onun ümmeti olma şerefine ermiş her insanın, en büyük bir gayesi de: <strong>Onun hâliyle hâllenmek olmalıdır.</strong> Onun haşyetinden bir nokta yakalayıp boynunu bükmek, güzel ahlâkından bir şule ile parlamak, takvasından bir zerrede kavrulmak ve sevgisinden bir damlada mest olmak ne büyük saadet!</p><p> </p><p>Aslında, “ahval” denilince karşımızda bir ummanı buluruz. Haller sayılmakla bitmez. Bunlardan sadece birkaçına kısaca değineceğim. </p><p> </p><p><span style="color: navy">“İman”, hâl gurubuna girer. Bir insan, iman etmekle en büyük sünneti işlemiş olur. Bunu salih amel takip eder. Salih amel işlemek de büyük bir sünnettir. Bu sünnet, “ef’al” grubuna girerse de amelin salih olmasının en büyük şartının “ihlas” olduğu düşünülürse, ihlas ile hallenmek de büyük bir sünnet olarak karşımıza çıkar. Rıza buna bağlıdır, cennet bunun meyvesidir.</span> </p><p> </p><p>Kalbin Allah sevgisi ve Allah korkusuyla dolu olması da hâl grubuna giren sünnetlerdendir. </p><p> </p><p><strong>“İçinizde Allah’ı en çok seven benim. Ve Ondan en fazla da ben korkarım.”</strong> Hadis-i Şerif </p><p> </p><p style="text-align: right"><em>Sorularla İslamiyet</em></p> <p style="text-align: right"><em>Selam ve dua ile...</em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ukbaa, post: 218711, member: 15165"] [B]“Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Sünnet-i Seniyesinin menbaı üçtür: Akvali, ef’ali, ahvalidir. Bu üç kısım dahi, üç kısımdır: Feraiz, nevafil, âdât-ı hasenesidir.” (Lem’alar)[/B] [COLOR=green]Demek oluyor ki, Resullullah Efendimizin(a.s.m.) o mukaddes sünnetleri, “mübarek lisanından dökülen nurlu cümleler” “icra ettiği işler” ve nihayet “hâliyle insanlık âlemine sergilediği örnek ahlâk”tan teşekkül ediyor. [/COLOR] Bir müslüman, O Nebiler Nebisini(a.s.m.) taklit etmeğe, [B]farzlardan başlar[/B]. Allah’ın emirleri farz olmakla birlikte, Allah Resulünün(a.s.m.) onları işlemesi cihetiyle, aynı zamanda sünnettirler. Yani, [B]Allah’ın emirlerine harfiyen uyan ve yasaklarından hassasiyetle kaçınan bir mümin, sünnetin farz kısmını yerine getirmiş olur. [/B] Farzları yerine getiren bir mümin, manevî terakkisini nafile ibadetlerle sürdürür. Nafile denilince, farz ve vacip dışında kalan ibadetler anlaşılır. Bu konudaki bir hadis-i kudsîyi nakletmeden geçemeyeceğim: [I][B]“Kulum bana, üzerine farz kıldığım şeylerden daha sevimli hiçbir şeyle yaklaşamaz. Kulum farzlardan sonra nafilelerle bana yaklaşmaya devam ederse ben onu severim....”[/B][/I] Namazların sünnetleri nafile ibadet gurubuna girdiği gibi, kuşluk namazı, tahiyye-i mescit namazı, gece namazı gibi nice nafile ibadetler de vardır. “Âdât-ı hasene” ise, Allah Resulünün(a.s.m.) yeme, içme, oturma gibi beşerî fiilleridir. Bunların her biri, insanlar için güzel birer örnektir. Bir mümin, adet olarak her gün icra ettiği bu gibi işleri, Allah Resülünün(a.s.m.) yaptığı şekilde yapmaya çalışırsa, ayrı bir feyiz kaynağı daha bulmuş ve dünya işlerinde bile huzuru yakalama imkânına kavuşmuş olur. [B]“Sünnet-i Seniyyeye ittibaı kendine adet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevapdar yapabilir.” Lem’alar[/B] [B]“Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse (sarılsa), yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.”[/B] hadis-i şerifiyle verilen müjdede bu sünnetlerin de büyük bir payı vardır. Üstadın ifadesiyle, “fesad-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyenin küçük bir âdâbına müraat etmek, ehemmiyetli bir takvayı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor.” [I][COLOR=navy]Ahval grubuna giren sünnetlere gelince, bunlar “takvadan, muhabbetten, güzel ahlâkın bütün şubelerinden, insanî seciyelerin en üstünlerinden ve beşerî karakterlerin en sağlamlarından” örülmüş ve dokunmuş muhteşem bir tablo teşkil ederler. [/COLOR][/I] Onun ümmeti olma şerefine ermiş her insanın, en büyük bir gayesi de: [B]Onun hâliyle hâllenmek olmalıdır.[/B] Onun haşyetinden bir nokta yakalayıp boynunu bükmek, güzel ahlâkından bir şule ile parlamak, takvasından bir zerrede kavrulmak ve sevgisinden bir damlada mest olmak ne büyük saadet! Aslında, “ahval” denilince karşımızda bir ummanı buluruz. Haller sayılmakla bitmez. Bunlardan sadece birkaçına kısaca değineceğim. [COLOR=navy]“İman”, hâl gurubuna girer. Bir insan, iman etmekle en büyük sünneti işlemiş olur. Bunu salih amel takip eder. Salih amel işlemek de büyük bir sünnettir. Bu sünnet, “ef’al” grubuna girerse de amelin salih olmasının en büyük şartının “ihlas” olduğu düşünülürse, ihlas ile hallenmek de büyük bir sünnet olarak karşımıza çıkar. Rıza buna bağlıdır, cennet bunun meyvesidir.[/COLOR] Kalbin Allah sevgisi ve Allah korkusuyla dolu olması da hâl grubuna giren sünnetlerdendir. [B]“İçinizde Allah’ı en çok seven benim. Ve Ondan en fazla da ben korkarım.”[/B] Hadis-i Şerif [RIGHT][I]Sorularla İslamiyet[/I] [I]Selam ve dua ile...[/I][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamber efendimizin sünneti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst