Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
peygamber sevgisini üzerine çekmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="leon." data-source="post: 184853" data-attributes="member: 1003459"><p><strong>peygamber sevgisini böyle üzerine çekmek hemde....</strong> </p><p><img src="http://img204.imageshack.us/img204/927/sadsb5.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <strong>Bugün Burada Ölen Bir Çinli Var Mı? [Etkileneceksiniz]</strong> </p><p><span style="color: black"><strong>Bundan altı, yedi ay önce Çin'in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul'a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir. </strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>Bunların ortak özelikleri yeni Müslüman olmalarıdır. Umre için İstanbul üzerinden Arabistan'a gideceklerdi. Hepsi de yeni Müslüman olmuş. Kimi yirmi gün önce, kimi bir ay, en uzağı iki ay önce Müslüman olmuştu. Ne yeterince İslâmî bilgileri vardı, ne de yapacakları umre ile ilgili bir bilgileri.</strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>Yanlarına, kendilerine yardımcı olacak, hem Çince'yi, hem Arapça'yı iyi bilen, hem de İslâmî bilgisi olan birini rehber olarak alacaklardı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Mevlâ'mızın takdiri, Türkistan'daki Çin zulmünden kaçıp İstanbul'a yerleşmiş bir Uygur kardeşimiz, bu on Çinliye rehber oldu. Bundan sonra hâdiseyi bu kardeşimizden dinleyelim.</strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>Bahsi geçen kardeşimiz şu anda bizim yanımızda bulunmaktadır.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- "Yeni Müslüman olmuş bu on Çinli ile birlikte yola çıktık. Kısa zamanda aramızda iyi bir dostluk kuruldu. Yeni mü'min olmuş bu insanlar, büyük bir heyecan yaşıyorlardı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Hiçbirinin İslâmî bilgisi yoktu. Hatta namazda okuyacakları sûreleri bilmedikleri gibi Fatiha'yı bile bilmiyorlardı. Bazı zikirleri yaptırmaya çalışıyor, ancak Çince telâffuz zor olduğu için zikirleri tam okuyamıyorlardı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Namazlarda sadece "Elhamdülillah, Allahu Ekber" diyebiliyorlardı. Bana sormuşlardı "Ne yapalım?" diye.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ben de onların kimine "Elhamdülillah", kimine "Lâ ilâhe ill<img src="http://salihdostlar.com/images/smilies/allah.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />" ve benzeri zikirleri öğretmeye çalışıyordum. Onlar da namazlarda bunları söylüyorlardı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Önce Mekke'ye gittik. Kâbe'de onların hâli görülmeye değerdi. Yeni doğmuş çocuklar misali heyecan ve neşe içinde, kâh ağlıyor, kâh gülüyorlardı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>İsimlerini değiştirmiştik: <span style="color: sienna">Muhammed</span> (Çan Çing) <span style="color: sienna">Hasan</span>, (Çun Fang) gibi her biri yeni ismi ile çağırılıyordu. On Çinli kardeşimizden biri olan Muhammed de bir farklılık vardı. Bu durum dikkatimi çekmişti. Her namazını gözleri yaşlı olarak bitiriyordu. İyice dikkat ettim. Evet, <span style="color: sienna">Muhammed</span> namazlarında ağlıyordu. Bana da sürekli sorular soruyorlar, İslâm hakkında bilgi ediniyorlardı. Ben de bildiğim kadarıyla onlara bilgiler veriyordum.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bir gün <span style="color: sienna">Muhammed</span> sordu:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- İçki nedir, içkiye dinimiz nasıl bakar?</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- Rabbimiz içkiyi kesin olarak yasaklamıştır, içilmesi, yapılması, taşınması, satılması yasaktır.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Kaldığımız otele gelmiştik. <span style="color: sienna">Muhammed </span>bir telefon edeceğini söyledi ve ona memleketine telefon etme imkânı sağladık. Çin'deki kardeşini arıyordu, kardeşine aynen şöyle diyordu:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">- İçki fabrikamızı kapat, Allah'ımız öyle emretmiş. Bize bu emre uymak düşer. </span>Kardeşi bunu yapamayacağını, birçok bağlantısının olduğunu, durup dururken, kapatırlarsa, yüz binlerce dolar zarar edeceklerini, hiç olmazsa kendisine biraz zaman vermesini söyler. Fakat <span style="color: sienna">Muhammed</span> kararlıdır:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">- Allah emretmiş, bize uymak düşer. Fabrikayı hemen kapat, ben gelince borçları hallederim.</span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>İçki fabrikası kapanıyor. Mekke'deki ibadetlerimize devam ediyoruz.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Yine bir gün bana sordukları sorularda çıkardıkları bir neticeyi açıklarlar:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- Kadın modası, kadınları yarı çıplak resmetmek gibi faaliyetler de dinimizde yasak mıdır?</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- Evet yasaktır. Aynı gün otele geldiğimizde yine <span style="color: red">Çin'i aradı ve bu sefer de kardeşine moda evinin kapatılması emrini verdi. </span>Kardeşi yine itiraz etti, ancak Muhammed ne itiraz dinledi, ne de kararından vazgeçti.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: red">- Rabbimiz emretti ise, bize bu emre uymak düşer. </span>Mekke'deki ziyaretimizi bitirdik ve Medine'ye gittik.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Medine'de bir sabah namazı. <span style="color: darkorchid">Efendimiz</span> (<span style="color: dimgray">a.s.m</span>)'in <span style="color: darkgreen">"Burası cennet bahçesidir."</span> buyurduğu yerde sabah namazının farzını kılıyoruz.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: sienna">Muhammed </span>benim yanımda. Diğer Çinli kardeşlerimizle aynı saftayız. İlk secdeye varıyoruz, secdeden kalkıyoruz, ikinci secdeye varıyoruz, sonra kıyama kalkıyoruz. O da ne?</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: sienna">Muhammed</span> hâlâ secdede, kalkmadı. Tekrar secde ediyoruz, ettahiyyatı okuyoruz ve selâm veriyoruz. <span style="color: sienna">Muhammed</span> hâlâ secdede. Düşündüm ki, yorgunluktan ve uykusuzluktan bazen insana bir geçkinlik geliyor, <span style="color: sienna">Muhammed</span>'e de secdede böyle bir şey oldu, uyudu. Elimi uzattım, omzuna dokundum ve hafifçe çekeyim dedim ki, sağ tarafının üzerine yuvarlandı. <span style="color: sienna">Muhammed</span>'in ölmüş olabileceğini düşündüm. Olay duyulmuştu. Görevliler müdahalede bulundular, dışarı çıkardılar, bir ambulansa koyarak hastaneye götürdüler. Biz de gittik. Hastanedeki ilk muayenede çoktan vefat ettiğini söylediler. <span style="color: sienna">Muhammed</span>'i hastanenin morguna kaldırdılar.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Çinli kardeşlerimle birlikte hastanenin önünde ne yapacağımızı bilemez bir hâlde üzüntü içinde bulunuyorduk. O sırada bir araba ile makam mevki sahibi bir zat geldi. Herkes onu hürmetle karşıladı, sonradan öğrendik ki bu zat Medine'nin ileri gelen yöneticilerinden biri idi. Hastane yetkililerine sordu:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: blue">- "Bugün burada ölen bir Çinli var mı?"</span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- "Evet", cevabını alınca şu açıklamada bulundu:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- "Dün gece <span style="color: darkorchid">Efendimiz</span> rüyamda bana göründü ve buyurdular ki,</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>- "Yarın burada bir Çinli kardeşim vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin."</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bir anda her şey değişti. <span style="color: sienna">Muhammed</span>'i morgdan aldılar, bir devlet yetkilisine yapılanlardan daha fazlasını yaptılar. <span style="color: darkorchid">Cennetü'l Bakî</span>'ye defnettiler.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu hâdiseyi bizzat yaşayan ve onlara rehberlik yapan Doğu Türkistanlı kardeşimiz hâdiseyi bu şekilde anlattı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Teslimiyeti gördük değil mi? <span style="color: red">"Rabbim emrettiyse, bize uygulamak düşer."</span> Zararmış, ziyanmış, önemi yok. Rabbimiz emretmiş ve iş bitmiştir. İşte sahabe inancı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu Çinli kardeşimiz de o inanca ulaştı ulaşmasına; ancak dünyada fazla kalamadı. Çünkü bu dünya pisliğinin içinde fazla kalamazdı ve kalmadı da. <span style="color: darkorchid">Efendimizin</span> de ilgisine mazhar oldu. Ne mutlu bu Çinli kardeşimize, <span style="color: darkgreen">ruhu için el-fatiha.</span></strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>Bakın teslimiyete. <span style="color: red">"Emir Mevlâ'dan ise, bize uymak düşer."</span> </strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>Çinli <span style="color: sienna">Muhammedimiz</span>e bak!</strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>O bir anda koskoca bir fabrikayı nasıl feda etti?!</strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: darkgreen">Madem ölüm tek bir defa gelecek, o da neden Allah için olmasın?!</span></strong></span></p><p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="leon., post: 184853, member: 1003459"] [B]peygamber sevgisini böyle üzerine çekmek hemde....[/B] [IMG]http://img204.imageshack.us/img204/927/sadsb5.gif[/IMG] [B]Bugün Burada Ölen Bir Çinli Var Mı? [Etkileneceksiniz][/B] [COLOR=black][B]Bundan altı, yedi ay önce Çin'in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul'a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir. [/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Bunların ortak özelikleri yeni Müslüman olmalarıdır. Umre için İstanbul üzerinden Arabistan'a gideceklerdi. Hepsi de yeni Müslüman olmuş. Kimi yirmi gün önce, kimi bir ay, en uzağı iki ay önce Müslüman olmuştu. Ne yeterince İslâmî bilgileri vardı, ne de yapacakları umre ile ilgili bir bilgileri.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Yanlarına, kendilerine yardımcı olacak, hem Çince'yi, hem Arapça'yı iyi bilen, hem de İslâmî bilgisi olan birini rehber olarak alacaklardı.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Mevlâ'mızın takdiri, Türkistan'daki Çin zulmünden kaçıp İstanbul'a yerleşmiş bir Uygur kardeşimiz, bu on Çinliye rehber oldu. Bundan sonra hâdiseyi bu kardeşimizden dinleyelim.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Bahsi geçen kardeşimiz şu anda bizim yanımızda bulunmaktadır.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- "Yeni Müslüman olmuş bu on Çinli ile birlikte yola çıktık. Kısa zamanda aramızda iyi bir dostluk kuruldu. Yeni mü'min olmuş bu insanlar, büyük bir heyecan yaşıyorlardı.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Hiçbirinin İslâmî bilgisi yoktu. Hatta namazda okuyacakları sûreleri bilmedikleri gibi Fatiha'yı bile bilmiyorlardı. Bazı zikirleri yaptırmaya çalışıyor, ancak Çince telâffuz zor olduğu için zikirleri tam okuyamıyorlardı.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Namazlarda sadece "Elhamdülillah, Allahu Ekber" diyebiliyorlardı. Bana sormuşlardı "Ne yapalım?" diye.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Ben de onların kimine "Elhamdülillah", kimine "Lâ ilâhe ill[IMG]http://salihdostlar.com/images/smilies/allah.gif[/IMG]" ve benzeri zikirleri öğretmeye çalışıyordum. Onlar da namazlarda bunları söylüyorlardı.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Önce Mekke'ye gittik. Kâbe'de onların hâli görülmeye değerdi. Yeni doğmuş çocuklar misali heyecan ve neşe içinde, kâh ağlıyor, kâh gülüyorlardı.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]İsimlerini değiştirmiştik: [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR] (Çan Çing) [COLOR=sienna]Hasan[/COLOR], (Çun Fang) gibi her biri yeni ismi ile çağırılıyordu. On Çinli kardeşimizden biri olan Muhammed de bir farklılık vardı. Bu durum dikkatimi çekmişti. Her namazını gözleri yaşlı olarak bitiriyordu. İyice dikkat ettim. Evet, [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR] namazlarında ağlıyordu. Bana da sürekli sorular soruyorlar, İslâm hakkında bilgi ediniyorlardı. Ben de bildiğim kadarıyla onlara bilgiler veriyordum.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Bir gün [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR] sordu:[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- İçki nedir, içkiye dinimiz nasıl bakar?[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- Rabbimiz içkiyi kesin olarak yasaklamıştır, içilmesi, yapılması, taşınması, satılması yasaktır.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Kaldığımız otele gelmiştik. [COLOR=sienna]Muhammed [/COLOR]bir telefon edeceğini söyledi ve ona memleketine telefon etme imkânı sağladık. Çin'deki kardeşini arıyordu, kardeşine aynen şöyle diyordu:[/B][/COLOR] [COLOR=black][B][COLOR=red]- İçki fabrikamızı kapat, Allah'ımız öyle emretmiş. Bize bu emre uymak düşer. [/COLOR]Kardeşi bunu yapamayacağını, birçok bağlantısının olduğunu, durup dururken, kapatırlarsa, yüz binlerce dolar zarar edeceklerini, hiç olmazsa kendisine biraz zaman vermesini söyler. Fakat [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR] kararlıdır:[/B][/COLOR] [COLOR=black][B][COLOR=red]- Allah emretmiş, bize uymak düşer. Fabrikayı hemen kapat, ben gelince borçları hallederim.[/COLOR][/B][/COLOR] [COLOR=black][B]İçki fabrikası kapanıyor. Mekke'deki ibadetlerimize devam ediyoruz.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Yine bir gün bana sordukları sorularda çıkardıkları bir neticeyi açıklarlar:[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- Kadın modası, kadınları yarı çıplak resmetmek gibi faaliyetler de dinimizde yasak mıdır?[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- Evet yasaktır. Aynı gün otele geldiğimizde yine [COLOR=red]Çin'i aradı ve bu sefer de kardeşine moda evinin kapatılması emrini verdi. [/COLOR]Kardeşi yine itiraz etti, ancak Muhammed ne itiraz dinledi, ne de kararından vazgeçti.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B][COLOR=red]- Rabbimiz emretti ise, bize bu emre uymak düşer. [/COLOR]Mekke'deki ziyaretimizi bitirdik ve Medine'ye gittik.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Medine'de bir sabah namazı. [COLOR=darkorchid]Efendimiz[/COLOR] ([COLOR=dimgray]a.s.m[/COLOR])'in [COLOR=darkgreen]"Burası cennet bahçesidir."[/COLOR] buyurduğu yerde sabah namazının farzını kılıyoruz.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B][COLOR=sienna]Muhammed [/COLOR]benim yanımda. Diğer Çinli kardeşlerimizle aynı saftayız. İlk secdeye varıyoruz, secdeden kalkıyoruz, ikinci secdeye varıyoruz, sonra kıyama kalkıyoruz. O da ne?[/B][/COLOR] [COLOR=black][B][COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR] hâlâ secdede, kalkmadı. Tekrar secde ediyoruz, ettahiyyatı okuyoruz ve selâm veriyoruz. [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR] hâlâ secdede. Düşündüm ki, yorgunluktan ve uykusuzluktan bazen insana bir geçkinlik geliyor, [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR]'e de secdede böyle bir şey oldu, uyudu. Elimi uzattım, omzuna dokundum ve hafifçe çekeyim dedim ki, sağ tarafının üzerine yuvarlandı. [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR]'in ölmüş olabileceğini düşündüm. Olay duyulmuştu. Görevliler müdahalede bulundular, dışarı çıkardılar, bir ambulansa koyarak hastaneye götürdüler. Biz de gittik. Hastanedeki ilk muayenede çoktan vefat ettiğini söylediler. [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR]'i hastanenin morguna kaldırdılar.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Çinli kardeşlerimle birlikte hastanenin önünde ne yapacağımızı bilemez bir hâlde üzüntü içinde bulunuyorduk. O sırada bir araba ile makam mevki sahibi bir zat geldi. Herkes onu hürmetle karşıladı, sonradan öğrendik ki bu zat Medine'nin ileri gelen yöneticilerinden biri idi. Hastane yetkililerine sordu:[/B][/COLOR] [COLOR=black][B][COLOR=blue]- "Bugün burada ölen bir Çinli var mı?"[/COLOR][/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- "Evet", cevabını alınca şu açıklamada bulundu:[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- "Dün gece [COLOR=darkorchid]Efendimiz[/COLOR] rüyamda bana göründü ve buyurdular ki,[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- "Yarın burada bir Çinli kardeşim vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin."[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Bir anda her şey değişti. [COLOR=sienna]Muhammed[/COLOR]'i morgdan aldılar, bir devlet yetkilisine yapılanlardan daha fazlasını yaptılar. [COLOR=darkorchid]Cennetü'l Bakî[/COLOR]'ye defnettiler.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Bu hâdiseyi bizzat yaşayan ve onlara rehberlik yapan Doğu Türkistanlı kardeşimiz hâdiseyi bu şekilde anlattı.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Teslimiyeti gördük değil mi? [COLOR=red]"Rabbim emrettiyse, bize uygulamak düşer."[/COLOR] Zararmış, ziyanmış, önemi yok. Rabbimiz emretmiş ve iş bitmiştir. İşte sahabe inancı.[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Bu Çinli kardeşimiz de o inanca ulaştı ulaşmasına; ancak dünyada fazla kalamadı. Çünkü bu dünya pisliğinin içinde fazla kalamazdı ve kalmadı da. [COLOR=darkorchid]Efendimizin[/COLOR] de ilgisine mazhar oldu. Ne mutlu bu Çinli kardeşimize, [COLOR=darkgreen]ruhu için el-fatiha.[/COLOR][/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Bakın teslimiyete. [COLOR=red]"Emir Mevlâ'dan ise, bize uymak düşer."[/COLOR] [/B][/COLOR] [COLOR=black][B]Çinli [COLOR=sienna]Muhammedimiz[/COLOR]e bak![/B][/COLOR] [COLOR=black][B]O bir anda koskoca bir fabrikayı nasıl feda etti?![/B][/COLOR] [COLOR=black][B][COLOR=darkgreen]Madem ölüm tek bir defa gelecek, o da neden Allah için olmasın?![/COLOR][/B][/COLOR] [CENTER] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
peygamber sevgisini üzerine çekmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst