Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Çocuk Gemisi
Güzel Dinimi Öğreniyorum
Peygamberimizin Çocukluk Yılları
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 183571" data-attributes="member: 15919"><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: red"><strong>DEVLET Kİ NE DEVLET</strong></span></span></p><p></p><p><img src="http://www.muhammedinur.com/resimler/gul81.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Halime hatun, varlığın nurunu alıp, Badiye'de Beni Saad kabilesinin çevresine götürdü. O, aralarına girer girmez sanki gök delindi. Ulvilik âlemlerinin kapıları açıldı... Gökten nimet yağmakta ve yerden feyz bitmekte... </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Yol boyunca olanlar da ayrı bir âlem... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Halime, nur çocuğu kucağına alıp cansız merkebe bindi. Hayret ve dehşet... İşe yaramaz, kupkuru merkep birden yeni bir hayat kazanıyor... Öyle şevkle yürümeye koyuldu ki, kafiledeki merkeplerin hepsinin önüne geçti... Halime hatunun arkadaşları şaşkın ve hayrette: </span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">- Ey Ebu Züeyb'in kızı, dediler; başına rahmet yağsın. Biraz dur, bizi bekle... Yoksa bu merkep, senin evinden üzerine binip yola çıktığın merkebin değil midir? </span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">- Vallahi, bu işte o merkeptir! </span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">- Andolsun ki onun, bugün şaşılacak bir hali var!</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: green"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Halime der ki: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: green"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">İşe yaramaz, cansız bir merkebimiz vardı. Sütsüz ve kavruk, birde dişi devemiz... </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: green"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Nur çocuk aramıza girince devenin memeleri süt doldu. Sağa sağa bitiremez olduk. Kocam hayret ve dehşetler içinde: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: green"><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">- Halime, diyordu; getirdiğin yetim ne uğurluymuş. İçimize girer girmez bereket yağmaya başladı... </span></span></strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">- Vallahi, ben de zaten böyle dilerdim!</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Gerçekten olan oldu. Tez zamanda davarlarımız üredi, bolluk ve bereket bizi her yandan kuşattı... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Daha evvelce de belirttiğimiz gibi, Halime hatun, Varlık Nurunu önüne alıp cansız merkebe bindiği zaman o bitik hayvan bile hayata geliyor ve diğerleri ona ayak uyduramaz oluyor... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Bütün Beni Saad oymağı bu harika karşısında hayran... Bütün akıllar hayrette, bütün idrakler donuk... Kabile bir kıtlık denizinde çırpınırken Halime hatunun evi ve otlağı, tılsımlı bir ada... Bu ne büyük tecelli, bu ne akıl ermez iş?.. Etraftaki komşular, süt vermeyen koyunlarını Halime'nin otlağında otlatmaları için çobanlarına çıkışıyorlar: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong>- Yazıklar olsun size! Siz de bizim koyunlarımızı Ebu Züeyb'in kızının çobanı nerede otlatıyorsa, oralarda otlatsanıza!..</strong> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Fakat yinede hiçbir fayda elde edemiyorlar. </span></span></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Beni Saad kabilesi hayran... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Nasıl hayran olmasınlar ki, Nur çocuğun ayağının bastığı yerden bereket fışkırıyor... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">İki yıl geçince Nur çocuk memeden kesilmiş yürümekte... Memeden kesilişi de yine ayrı bir harika... Tekbir getiriyor ve Allah'a hamd ediyor... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Nur çocuğun çocukluğu da diğer çocuklara hiç benzemiyordu. Sekiz aylık iken konuşuyor ve konuşmaları dinliyordu. Dokuz aylık olunca, çok düzgün konuşmaya başlamıştı. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">En küçük yaşta bile akıl almaz haller içinde... Esrarlı bir ciddiyet, ağır başlılık, durgunluk... Her yanından tüten mana insanı büyüleyici, bakışları insanı eritici... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Halime hatun der ki: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: green">- Civarımızdaki oğlancıklar oyun oynarlar, fakat O, aralarına katılmazdı. Bir kenarda durur, onları gülümseyerek seyrederdi...</span></strong> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Varlık Nurunu alıp Mekke'ye Âmine hatuna götürdüler. Annelerin sultanı, insanlığın sultanını görünce sevincinden uçtu, O'nu bağrına basıp doya doya öptü... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Âmine hatuna rica ettiler: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: green">- Oğulcuğumu büyüyünceye kadar yanımda bıraksan iyi olur. Çünkü O'nun Mekke vebasına tutulmasından korkarım!..</span></strong> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Hazret-i Âmine Biricik ciğerparesini yine Halime hatuna teslim edip Beni Saad kabilesine gönderdi... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">İbn-i Abbas'dan: </span></span></p><p> </p><p><span style="color: green"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Halime Hatun, Allah'ın Resulüne tutkundu. O'nu yanından hiç ayırmaz, O'nun uzaklara gitmesini istemezdi. Bir gün daldı, ilgilenmedi: Allah'ın Resulü de sütkardeşi Şeyma ile öğle sıcağında kırlara, kuzuların arasına gittiler. Halime hatun kendine gelince, Allah'ın Resulünün uzaklara gittiğini anladı... Hemen fırlayıp etrafı araştırmaya başladı ve onları kırlarda buldu. Kızına çıkıştı: </span></span></span></p><p> <span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>- A kızım! Niçin başınızı alıp uzaklaştınız, bu sıcakta kırlara çıktınız? Ya size güneş çarparsa?..</strong> </span></span></span></p><p> <span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Şeyma: </span></span> </span></p><p><span style="color: green"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">- Anne, dedi; kardeşime güneş dokunmuyor. Nereye gitsek başımızın üstünde bir bulut; bizimle beraber geliyor. Durduğumuz yerde duruyor, yürüdüğümüz kadar yürüyor... Biz hep onun gölgesi altında dolaştık...</span></span></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 183571, member: 15919"] [SIZE=5][COLOR=red][B]DEVLET Kİ NE DEVLET[/B][/COLOR][/SIZE] [IMG]http://www.muhammedinur.com/resimler/gul81.jpg[/IMG] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Halime hatun, varlığın nurunu alıp, Badiye'de Beni Saad kabilesinin çevresine götürdü. O, aralarına girer girmez sanki gök delindi. Ulvilik âlemlerinin kapıları açıldı... Gökten nimet yağmakta ve yerden feyz bitmekte... [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Yol boyunca olanlar da ayrı bir âlem... [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Halime, nur çocuğu kucağına alıp cansız merkebe bindi. Hayret ve dehşet... İşe yaramaz, kupkuru merkep birden yeni bir hayat kazanıyor... Öyle şevkle yürümeye koyuldu ki, kafiledeki merkeplerin hepsinin önüne geçti... Halime hatunun arkadaşları şaşkın ve hayrette: [/SIZE][/FONT] [B][COLOR=green][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]- Ey Ebu Züeyb'in kızı, dediler; başına rahmet yağsın. Biraz dur, bizi bekle... Yoksa bu merkep, senin evinden üzerine binip yola çıktığın merkebin değil midir? [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]- Vallahi, bu işte o merkeptir! [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]- Andolsun ki onun, bugün şaşılacak bir hali var![/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=green][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Halime der ki: [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=green][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]İşe yaramaz, cansız bir merkebimiz vardı. Sütsüz ve kavruk, birde dişi devemiz... [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=green][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Nur çocuk aramıza girince devenin memeleri süt doldu. Sağa sağa bitiremez olduk. Kocam hayret ve dehşetler içinde: [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=green][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]- Halime, diyordu; getirdiğin yetim ne uğurluymuş. İçimize girer girmez bereket yağmaya başladı... [/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [B][COLOR=green][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]- Vallahi, ben de zaten böyle dilerdim![/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Gerçekten olan oldu. Tez zamanda davarlarımız üredi, bolluk ve bereket bizi her yandan kuşattı... [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Daha evvelce de belirttiğimiz gibi, Halime hatun, Varlık Nurunu önüne alıp cansız merkebe bindiği zaman o bitik hayvan bile hayata geliyor ve diğerleri ona ayak uyduramaz oluyor... [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Bütün Beni Saad oymağı bu harika karşısında hayran... Bütün akıllar hayrette, bütün idrakler donuk... Kabile bir kıtlık denizinde çırpınırken Halime hatunun evi ve otlağı, tılsımlı bir ada... Bu ne büyük tecelli, bu ne akıl ermez iş?.. Etraftaki komşular, süt vermeyen koyunlarını Halime'nin otlağında otlatmaları için çobanlarına çıkışıyorlar: [/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Book Antiqua][B]- Yazıklar olsun size! Siz de bizim koyunlarımızı Ebu Züeyb'in kızının çobanı nerede otlatıyorsa, oralarda otlatsanıza!..[/B] [/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Fakat yinede hiçbir fayda elde edemiyorlar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Beni Saad kabilesi hayran... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Nasıl hayran olmasınlar ki, Nur çocuğun ayağının bastığı yerden bereket fışkırıyor... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]İki yıl geçince Nur çocuk memeden kesilmiş yürümekte... Memeden kesilişi de yine ayrı bir harika... Tekbir getiriyor ve Allah'a hamd ediyor... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Nur çocuğun çocukluğu da diğer çocuklara hiç benzemiyordu. Sekiz aylık iken konuşuyor ve konuşmaları dinliyordu. Dokuz aylık olunca, çok düzgün konuşmaya başlamıştı. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]En küçük yaşta bile akıl almaz haller içinde... Esrarlı bir ciddiyet, ağır başlılık, durgunluk... Her yanından tüten mana insanı büyüleyici, bakışları insanı eritici... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Halime hatun der ki: [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=green][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=green]- Civarımızdaki oğlancıklar oyun oynarlar, fakat O, aralarına katılmazdı. Bir kenarda durur, onları gülümseyerek seyrederdi...[/COLOR][/B] [/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Varlık Nurunu alıp Mekke'ye Âmine hatuna götürdüler. Annelerin sultanı, insanlığın sultanını görünce sevincinden uçtu, O'nu bağrına basıp doya doya öptü... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Âmine hatuna rica ettiler: [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=green][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=green]- Oğulcuğumu büyüyünceye kadar yanımda bıraksan iyi olur. Çünkü O'nun Mekke vebasına tutulmasından korkarım!..[/COLOR][/B] [/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Hazret-i Âmine Biricik ciğerparesini yine Halime hatuna teslim edip Beni Saad kabilesine gönderdi... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]İbn-i Abbas'dan: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=green][/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=green][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Halime Hatun, Allah'ın Resulüne tutkundu. O'nu yanından hiç ayırmaz, O'nun uzaklara gitmesini istemezdi. Bir gün daldı, ilgilenmedi: Allah'ın Resulü de sütkardeşi Şeyma ile öğle sıcağında kırlara, kuzuların arasına gittiler. Halime hatun kendine gelince, Allah'ın Resulünün uzaklara gittiğini anladı... Hemen fırlayıp etrafı araştırmaya başladı ve onları kırlarda buldu. Kızına çıkıştı: [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][B]- A kızım! Niçin başınızı alıp uzaklaştınız, bu sıcakta kırlara çıktınız? Ya size güneş çarparsa?..[/B] [/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Şeyma: [/SIZE][/FONT][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]- Anne, dedi; kardeşime güneş dokunmuyor. Nereye gitsek başımızın üstünde bir bulut; bizimle beraber geliyor. Durduğumuz yerde duruyor, yürüdüğümüz kadar yürüyor... Biz hep onun gölgesi altında dolaştık...[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][B][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Çocuk Gemisi
Güzel Dinimi Öğreniyorum
Peygamberimizin Çocukluk Yılları
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst