Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Dilinden Ramazan
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 258831" data-attributes="member: 15919"><p><img src="http://www.sonpeygamber.info/newpics/news/cakan-ramazan-hadis671808124.JPG" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p>Hadisçi Muhammed İbni İshak İbni Huzeyme (311/923), Ramazan'ın fazileti ile ilgili olarak <em>"Eğer haber sahihse" </em>kaydıyla Selmân-ı Fârisî <em>radıyallahu anh</em>'ın şöyle dediğini nakletmektedir:</p><p></p><p>Resûlullah <em>sallallahu aleyhi ve sellem </em>bize Şa'bân ayının son günü bir hutbe irâd etti ve şöyle buyurdu:</p><p><em></em></p><p><em>"Ey müslümanlar!</em></p><p><em></em></p><p><em>Büyük ve mübârek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde "bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin bulunduğu bir aydır.</em></p><p><em></em></p><p><em>Bu ay, Allah Teâlâ'nın, gündüzlerinde orucu farz; gecelerinde teravih namazını nâfile olarak meşru' kıldığı (mübârek) bir aydır.</em></p><p><em></em></p><p><em>Bu ayda kim bir hayr işlerse başka zamanlarda bir farzı yerine getiren kimse gibi sevap kazanır. Bir farzı edâ eden de, başka aylarda yetmiş farzı yerine getiren gibi sevap kazanır.</em></p><p><em></em></p><p><em>Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.</em></p><p><em></em></p><p><em>Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır.</em></p><p><em></em></p><p><em>Bu ay, mü'minin rızkının arttığı bir aydır.</em></p><p><em></em></p><p><em>Kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, onun günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. İftar ettirdiği müslümanın aldığı sevaptan bir şey eksilmeksizin onun kazandığı kadar da ayrıca sevap kazanır."</em></p><p><strong></strong></p><p><strong>- </strong>Bizim hepimiz bir oruçluyu iftar ettirecek imkana sahip değildir…dediler.</p><p></p><p>Bunun üzerine Resûl-i Ekrem <em>sallallahu aleyhi ve sellem</em><strong>;</strong></p><p><em></em></p><p><em>"Allah Teâlâ bu sevabı bir oruçluyu bir hurma veya bir yudum su ya da bir içim süt ile iftar ettirene de verir"</em>buyurduktan sonra hutbesine şöyle devam etti:</p><p><em></em></p><p><em>"Bu ay, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Kim (bu ayda) emri altındakilerin yükünü hafifletirse Allah onu bağışlar ve cehennemden âzâd eder.</em></p><p><em>Bu ayda dört şeyi çok yapınız. Bunların ikisi ile Rabbinizi hoşnud edersiniz; ikisinden de zâten uzak kalamazsınız. Rabbinizi hoşnud edecek iki işiniz; lâ ilâhe illellah diyerek Allah'ın birliğine şehâdet etmeniz ve bağışlanma dilemenizdir. Uzak kalamayacağınız öteki iki şeye gelince, onlar da Allah'dan cenneti isteyip cehennemden kurtulmayı dilemenizdir.</em></p><p><em>Kim bir oruçluyu doyuracak olursa, Allah onu benim havuzumdan sulayacak o da cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir."</em>[1]</p><p></p><p><img src="http://www.sonpeygamber.info/newpics/news/ramazan-cami4176904559.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #ff0000"><strong>Birkaç Nokta</strong></span></p><p></p><p>Peygamber Efendimiz'in hutbesi -eğer yansıtabildiysek- pek açık ve nettir. Ancak biz yine de dikkatimizi çeken bir kaç nokta üzerinde bilhassa durmakta yarar görmekteyiz.</p><p><strong><span style="color: #ff0000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Gerçek İstikbâl</span></strong></p><p></p><p><strong>Peygamber Efendimiz, Ramazan-ı şerîfi mü'minlerin ferdî hayatları ve âhirete yönelik olarak kendilerine kazandıracağı neticeler açısından tanıtmıştır.</strong> Çünkü her müslüman kavuştuğu Ramazan ayından mutlaka kendisi için bir şeyler bekleyecektir. Bu beklentiler de elbette onun dünya hayatı ile ilgili olduğu kadar hatta belki de daha çok âhiret hayatına yönelik olacaktır. Çünkü mü'min için gerçek istikbâl, âhirettir.</p><p></p><p>Öte yandan bilinen bir gerçektir ki, kişileri fert fert iyileşmeye teşvik etmek, toplumu belli bir iyileşmeye sevketmektir. Çünkü cemiyetler fertlerden teşekkül etmektedir. Çünkü sevinçler ve güzellikler paylaşıldıkça büyür. Ramazan sevinci de paylaşıldığı ölçüde toplumu bürür.</p><p><strong><span style="color: #ff0000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Baha Değil Bahâne</span></strong></p><p></p><p><strong>Sevgili Peygamberimiz <em>aleyhissalâtü ve's-selâm </em>Efendimiz, Ramazandan yararlanmak için ille de belli ölçüde maddî imkanlara sahip olmak gerekmediğini açıklamıştır. O, bu beyânı ile sanki <em>"Allah Teâlâ rahmeti için baha değil bahâne ister"</em>demek istemiştir.</strong> Bir yudum su bile <em>"bahâne"</em> niteliğini hâizdir. Zirâ iyilik kadar iyilik niyeti de önemlidir. O halde hiç kimse maddî imkanlarına bakıp bu ayda ümitsizliğe düşmemelidir. Peygamber Efendimiz'in <em>"Allah'ı hoşnud edecek iki iş"</em> olarak takdim ettiği, <em>tevhid ikrarı </em>ve <em>mağfiret dileği</em>, dikkat edilirse, her mü'minin diliyle yapabileceği bir kolaylıktadır.</p><p>Tevhid inancı ve şuuru Ramazan'da bilhassa <em>kelime-i tevhid'</em>i sık sık tekrarlamak suretiyle yüreklerde güçlendirilmeli, kökleştirilmelidir. Zaten "<em>Kalbler Allah'ı anmakla tatmin olur.</em>"[2]</p><p><strong><span style="color: #ff0000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Nimet de Sorumluluk da</span></strong></p><p></p><p>Gerek <em>"Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi"</em>, gerekse Ramazan'da yapılacak iyilik ve ibâdetlerin, başka zamanlarda yapılanlardan farklı karşılık göreceğine dâir açıklama, "<em>Ramazanın fevkalâde bir imkan</em>" olduğunu göstermektedir. Herkesin bildiği bir gerçektir ki, fevkalâde imkanlar, fevkalâde sorumlulukları beraberinde getirir. <strong>Sevgili Peygamberimiz, bir taraftan, Ramazan ayında yapılacak işlerin kıymetini anlatırken, bir taraftan da bu konulara ilgisiz kalacakların her zamankinden çok daha büyük kayıplara, zararlara uğrayacaklarını anlatmış olmaktadır.</strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Olumlu Bakmak</span></strong></p><p></p><p>Söz bu noktaya gelmişken, Ramazan'a duyulan saygıdan dolayı yapılacak her hareketin mutlaka bir kıymeti olacağını vurgulamakta fayda görmekteyiz. <em>"Ramazan dolayısıyla"</em>diye başlayan levhalarla durdurulduğu bildirilen bazı faaliyetlerin, alınan tedbirlerin her birinin ayrı bir değeri vardır. Umulur ki bu tür davranışlar, sahiplerinin, Ramazandan birşeyler bekleyen sahiplerinin önceki yanlışlarına keffâret olur. Toplumu din konusunda, dinî hayatın gereği hakkında bilinçlendirmeye yarayan her şeyi takdirle karşılamak, bu kabil teşebbüslerin yaygınlaşması açısından uygun olacaktır. <strong>Yılda bir ay süre ile de olsa, toplumun dinî havayı daha yoğun şekilde teneffüs etmesine yardımcı olacak her girişimi, -kimden ve nereden gelirse gelsin- olumlu karşılamak, onlara, asıl olumluluklar sistemine çıkarılmış birer davetiye gözüyle bakmak herhalde daha iyidir.</strong></p><p>Asıl acınacak olanlar, eski yaşayışlarında ve duygularında en küçük bir gelişme ve kıpırdama olmayanlardır. Bundan da kötüsü, Ramazan dolayısıyla güzelleşen günlük hayatı ve bunun topluma yayılışını hazmedememek, bundan rahatsızlık duymaktır.</p><p><strong><span style="color: #ff0000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Peygamberî Gerçeklik</span></strong></p><p></p><p>Peygamberimizin Ramazan'ı "sabır ayı" olarak tavsif etmesi onun gerçekçiliğinin açık delilidir. <strong>Din ve ibâdet disiplinine daha sıkı bir şekilde girmenin; bunun hisler-hevesler, çevre ve fizikî bünyede meydana getireceği değişikliklerin baskısına, saygısızlıklara, hâsılı bütünüyle günlük hayata karşı sabrın en çok gerektiği ay Ramazan'dır. </strong>Bunu herkes kendi tecrübeleriyle bilir.</p><p>"<em>Uzak kalamayacağınız iki iş, cenneti istemek, cehennemden kurtulmayı temenni etmek</em>" tespiti de Peygamberimiz'in gerçekçiliğinin bir başka ifadesidir. Çünkü hiç kimse mutluluk ülkesi cenneti reddetmez yine aklı başında kimse de cehennemde azab çekmeyi istemez.</p><p><strong><span style="color: #ff0000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Cihad Ayı Ramazan</span></strong></p><p></p><p>Efendimiz'in hutbesinden anlaşıldığına göre Ramazan, en tabiî isteklerimizden en önemli görevlerimize kadar her şeyin değerinin çok büyük ölçüde arttığı bir mevsim olmaktadır. Bu, arzuların gerçekleşmesi için gösterilecek gayretlerin zamanı olmak bakımından Ramazan'ın <em>"cihad ayı" </em>olduğu anlamına gelir. Zaten <em>bayram </em>da cihadla kazanılan zafer sevincinin adıdır.</p><p></p><hr /><p>[1] İbn Huzeyme, <em>Sahih</em>, III, 191-192,(Thk. M.M.A’zamî), Beyrut, 1975</p><p></p><p>[2] er-R'ad (13), 28</p><p></p><p><span style="color: #0000ff"><strong>- Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan</strong></span></p><p><span style="color: #0000ff"><strong></strong></span><strong><a href="http://www.sonpeygamber.info" target="_blank"><span style="color: #008000">www.sonpeygamber.info</span></a></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 258831, member: 15919"] [IMG]http://www.sonpeygamber.info/newpics/news/cakan-ramazan-hadis671808124.JPG[/IMG] Hadisçi Muhammed İbni İshak İbni Huzeyme (311/923), Ramazan'ın fazileti ile ilgili olarak [I]"Eğer haber sahihse" [/I]kaydıyla Selmân-ı Fârisî [I]radıyallahu anh[/I]'ın şöyle dediğini nakletmektedir: Resûlullah [I]sallallahu aleyhi ve sellem [/I]bize Şa'bân ayının son günü bir hutbe irâd etti ve şöyle buyurdu: [I] "Ey müslümanlar![/I] [I] Büyük ve mübârek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde "bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin bulunduğu bir aydır.[/I] [I] Bu ay, Allah Teâlâ'nın, gündüzlerinde orucu farz; gecelerinde teravih namazını nâfile olarak meşru' kıldığı (mübârek) bir aydır.[/I] [I] Bu ayda kim bir hayr işlerse başka zamanlarda bir farzı yerine getiren kimse gibi sevap kazanır. Bir farzı edâ eden de, başka aylarda yetmiş farzı yerine getiren gibi sevap kazanır.[/I] [I] Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.[/I] [I] Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır.[/I] [I] Bu ay, mü'minin rızkının arttığı bir aydır.[/I] [I] Kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, onun günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. İftar ettirdiği müslümanın aldığı sevaptan bir şey eksilmeksizin onun kazandığı kadar da ayrıca sevap kazanır."[/I] [B] - [/B]Bizim hepimiz bir oruçluyu iftar ettirecek imkana sahip değildir…dediler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem [I]sallallahu aleyhi ve sellem[/I][B];[/B] [I] "Allah Teâlâ bu sevabı bir oruçluyu bir hurma veya bir yudum su ya da bir içim süt ile iftar ettirene de verir"[/I]buyurduktan sonra hutbesine şöyle devam etti: [I] "Bu ay, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Kim (bu ayda) emri altındakilerin yükünü hafifletirse Allah onu bağışlar ve cehennemden âzâd eder.[/I] [I]Bu ayda dört şeyi çok yapınız. Bunların ikisi ile Rabbinizi hoşnud edersiniz; ikisinden de zâten uzak kalamazsınız. Rabbinizi hoşnud edecek iki işiniz; lâ ilâhe illellah diyerek Allah'ın birliğine şehâdet etmeniz ve bağışlanma dilemenizdir. Uzak kalamayacağınız öteki iki şeye gelince, onlar da Allah'dan cenneti isteyip cehennemden kurtulmayı dilemenizdir.[/I] [I]Kim bir oruçluyu doyuracak olursa, Allah onu benim havuzumdan sulayacak o da cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir."[/I][1] [IMG]http://www.sonpeygamber.info/newpics/news/ramazan-cami4176904559.jpg[/IMG] [COLOR=#ff0000][B] Birkaç Nokta[/B][/COLOR] Peygamber Efendimiz'in hutbesi -eğer yansıtabildiysek- pek açık ve nettir. Ancak biz yine de dikkatimizi çeken bir kaç nokta üzerinde bilhassa durmakta yarar görmekteyiz. [B][COLOR=#ff0000] Gerçek İstikbâl[/COLOR][/B] [B]Peygamber Efendimiz, Ramazan-ı şerîfi mü'minlerin ferdî hayatları ve âhirete yönelik olarak kendilerine kazandıracağı neticeler açısından tanıtmıştır.[/B] Çünkü her müslüman kavuştuğu Ramazan ayından mutlaka kendisi için bir şeyler bekleyecektir. Bu beklentiler de elbette onun dünya hayatı ile ilgili olduğu kadar hatta belki de daha çok âhiret hayatına yönelik olacaktır. Çünkü mü'min için gerçek istikbâl, âhirettir. Öte yandan bilinen bir gerçektir ki, kişileri fert fert iyileşmeye teşvik etmek, toplumu belli bir iyileşmeye sevketmektir. Çünkü cemiyetler fertlerden teşekkül etmektedir. Çünkü sevinçler ve güzellikler paylaşıldıkça büyür. Ramazan sevinci de paylaşıldığı ölçüde toplumu bürür. [B][COLOR=#ff0000] Baha Değil Bahâne[/COLOR][/B] [B]Sevgili Peygamberimiz [I]aleyhissalâtü ve's-selâm [/I]Efendimiz, Ramazandan yararlanmak için ille de belli ölçüde maddî imkanlara sahip olmak gerekmediğini açıklamıştır. O, bu beyânı ile sanki [I]"Allah Teâlâ rahmeti için baha değil bahâne ister"[/I]demek istemiştir.[/B] Bir yudum su bile [I]"bahâne"[/I] niteliğini hâizdir. Zirâ iyilik kadar iyilik niyeti de önemlidir. O halde hiç kimse maddî imkanlarına bakıp bu ayda ümitsizliğe düşmemelidir. Peygamber Efendimiz'in [I]"Allah'ı hoşnud edecek iki iş"[/I] olarak takdim ettiği, [I]tevhid ikrarı [/I]ve [I]mağfiret dileği[/I], dikkat edilirse, her mü'minin diliyle yapabileceği bir kolaylıktadır. Tevhid inancı ve şuuru Ramazan'da bilhassa [I]kelime-i tevhid'[/I]i sık sık tekrarlamak suretiyle yüreklerde güçlendirilmeli, kökleştirilmelidir. Zaten "[I]Kalbler Allah'ı anmakla tatmin olur.[/I]"[2] [B][COLOR=#ff0000] Nimet de Sorumluluk da[/COLOR][/B] Gerek [I]"Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi"[/I], gerekse Ramazan'da yapılacak iyilik ve ibâdetlerin, başka zamanlarda yapılanlardan farklı karşılık göreceğine dâir açıklama, "[I]Ramazanın fevkalâde bir imkan[/I]" olduğunu göstermektedir. Herkesin bildiği bir gerçektir ki, fevkalâde imkanlar, fevkalâde sorumlulukları beraberinde getirir. [B]Sevgili Peygamberimiz, bir taraftan, Ramazan ayında yapılacak işlerin kıymetini anlatırken, bir taraftan da bu konulara ilgisiz kalacakların her zamankinden çok daha büyük kayıplara, zararlara uğrayacaklarını anlatmış olmaktadır.[/B] [B][COLOR=#ff0000] Olumlu Bakmak[/COLOR][/B] Söz bu noktaya gelmişken, Ramazan'a duyulan saygıdan dolayı yapılacak her hareketin mutlaka bir kıymeti olacağını vurgulamakta fayda görmekteyiz. [I]"Ramazan dolayısıyla"[/I]diye başlayan levhalarla durdurulduğu bildirilen bazı faaliyetlerin, alınan tedbirlerin her birinin ayrı bir değeri vardır. Umulur ki bu tür davranışlar, sahiplerinin, Ramazandan birşeyler bekleyen sahiplerinin önceki yanlışlarına keffâret olur. Toplumu din konusunda, dinî hayatın gereği hakkında bilinçlendirmeye yarayan her şeyi takdirle karşılamak, bu kabil teşebbüslerin yaygınlaşması açısından uygun olacaktır. [B]Yılda bir ay süre ile de olsa, toplumun dinî havayı daha yoğun şekilde teneffüs etmesine yardımcı olacak her girişimi, -kimden ve nereden gelirse gelsin- olumlu karşılamak, onlara, asıl olumluluklar sistemine çıkarılmış birer davetiye gözüyle bakmak herhalde daha iyidir.[/B] Asıl acınacak olanlar, eski yaşayışlarında ve duygularında en küçük bir gelişme ve kıpırdama olmayanlardır. Bundan da kötüsü, Ramazan dolayısıyla güzelleşen günlük hayatı ve bunun topluma yayılışını hazmedememek, bundan rahatsızlık duymaktır. [B][COLOR=#ff0000] Peygamberî Gerçeklik[/COLOR][/B] Peygamberimizin Ramazan'ı "sabır ayı" olarak tavsif etmesi onun gerçekçiliğinin açık delilidir. [B]Din ve ibâdet disiplinine daha sıkı bir şekilde girmenin; bunun hisler-hevesler, çevre ve fizikî bünyede meydana getireceği değişikliklerin baskısına, saygısızlıklara, hâsılı bütünüyle günlük hayata karşı sabrın en çok gerektiği ay Ramazan'dır. [/B]Bunu herkes kendi tecrübeleriyle bilir. "[I]Uzak kalamayacağınız iki iş, cenneti istemek, cehennemden kurtulmayı temenni etmek[/I]" tespiti de Peygamberimiz'in gerçekçiliğinin bir başka ifadesidir. Çünkü hiç kimse mutluluk ülkesi cenneti reddetmez yine aklı başında kimse de cehennemde azab çekmeyi istemez. [B][COLOR=#ff0000] Cihad Ayı Ramazan[/COLOR][/B] Efendimiz'in hutbesinden anlaşıldığına göre Ramazan, en tabiî isteklerimizden en önemli görevlerimize kadar her şeyin değerinin çok büyük ölçüde arttığı bir mevsim olmaktadır. Bu, arzuların gerçekleşmesi için gösterilecek gayretlerin zamanı olmak bakımından Ramazan'ın [I]"cihad ayı" [/I]olduğu anlamına gelir. Zaten [I]bayram [/I]da cihadla kazanılan zafer sevincinin adıdır. [HR][/HR][1] İbn Huzeyme, [I]Sahih[/I], III, 191-192,(Thk. M.M.A’zamî), Beyrut, 1975 [2] er-R'ad (13), 28 [COLOR=#0000ff][B]- Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan [/B][/COLOR][B][URL="http://www.sonpeygamber.info"][COLOR=#008000]www.sonpeygamber.info[/COLOR][/URL][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Dilinden Ramazan
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst