Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
Peygamberimizin Hayası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 179277" data-attributes="member: 5987"><p><span style="color: DimGray">Vehbi AKŞİT</span></p><p><span style="color: DimGray">Kur’an Kursları Müdürü</span></p><p><span style="color: DimGray">Kütahya</span></p><p><span style="color: DimGray">Utanma Duygusu ve Haya</span></p><p><span style="color: DimGray">Bazı duygular vardır ki, günah ve ayıp sayılan şeyleri yapmamıza engel olur. Bunlardan birisi de sadece insanlara ait olan haya duygusudur.</span></p><p><span style="color: DimGray">Haya, çekinmek ve utanmak demektir. Namusu muhafaza etmek ve haysiyetini korumaktır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Haya, hoşa gitmeyen şeylerin yahut ta terk edilmesi yapılmasından daha uygun olan bir şeyin yapılması anında yüzünde beliren ince kızarma hali diye tarif edilmektedir. Utanma ve sıkılma anlamlarına da gelen haya, İslam ahlakında çok önemli bir yer tutmaktadır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Haya, kişinin her hususta haddini bilip, onu aşmaması şeklinde de tanımlanabilir. Gerek Allah’a gerekse insanlar karşı kendi konumunu muhafaza etmesi insanın faziletlerindendir.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Dini anlamda haya, ar ve tekdiri mucip olan fenalıktan insanın son derece sıkılması demektir.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Ragıbül İsfehani hayayı şöyle tarif eder:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">“Haya, fenalıklar karşısında nefsi tutmak ve kötülüğü terk etmektir.”</span></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Haya, imanın en mükemmel derecesidir. İnsanlığın zirvesi, hayatın süsü ve zinetidir. Bu sayede insanlık huzur ve ve rahata erer.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Haya, insanın kuvvetli bir imana sahip olduğunu gösterir. Çünkü haya, ancak inanan insanın vasfıdır. İnanmamış bir insan, utanmanın semtine bile uğramamıştır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Utanmak insanların en güzel örneklerinden biridir.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy">Aristo’ya sorarlar:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy">- Kadınlarda en çok hoşa giden şey nedir? Aristo:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy">- Utandığı zaman yüzünde meydana gelen kızartıdır, cevabını verir.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Kadın... Çok garip bir mahluk. Garipliği elinden gelen varlık. Haya duygusu ile kızartamadığı yanağını boya ile kızartmakta...</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Utanmak, normal insan ölçüleri içinde yaşayan her millette, her zaman iyi görülmüş, tavsiye edilmiş, bu duygunun bulunmayışı büyük kusur sayılmıştır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">İnsan; pek çok kötülüklerden, insanlardan utandığı için vazgeçer.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">İslam dini, insanın Allah’tan utanmasına değer verir. Peygamber Efendimiz (sav), Mü’minleri Hak Teâla’dan utanmaya davet etmiş, imanın şubelerinden birinin de utanmak olduğunu bildirmiştir:</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">Ebû Hureyre (ra), Efendimizin şöyle buyurduğunu naklediyor.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">“İmanın yetmiş yahut altmış bu kadar şubesi vardır, o şubelerin en üst derecesi olanı (La ilahe illallah) sözüdür. En aşağısı da yoldan gelip geçenlere eza verecek şeyleri gidermektir. Haya da imandan bir şubedir.</span> [1]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Hintlilerin bir atasözü vardır. Derler ki:</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">- Bir gün mutlu olmak istersen, yeni bir elbise giyin,</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">- Bir ay mesut olmaz isterseniz, bir dava kazanın,</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">- Bir sene mesut olmak isterseniz, evlenin,</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">- Bütün ömrünüzce mesut olmak arzusunda iseniz, namuslu olun.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Hayası olmayanların mesut olduğu görülmemiştir.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy">Napolyon’un kız kardeşi Altes, çıplak bir heykelini yaptırdığında nedimelerden bir sorar:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy">- Aman Altes! Böyle çırılçıplak mı poz verdiniz?</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Navy">- Evet. Ne sakıncası var? Odam sımsıcaktı.</span> [2]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">Rasulüllah (sav) şöyle buyuruyor:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">“Ebu Mesud Ukbe b. Amir el-Ensari el-Bedri (ra)’den rivayet edilmiştir. Efendimiz buyurdu ki: “İnsanların ilk nübüvvetten beri bütün Peygamberlerden duyduğu sözlerden biri; Utanmazsan dilediğini yap sözüdür.”</span> [3]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Utanmaya insandan her şey beklenir. Onun dini, imanı da olmadığına göre yapmayacağı kötülük kalmaz. Fakat unutulmamalıdır ki, insanın sadece ekmeğe, yemeğe değil, şerefe de hayaya da ihtiyacı vardır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Bir defa utanç damarı çatladıktan sonra insanın yapamayacağı hiçbir kötülük yoktur. Cemiyetin düzeninin bozulması, ahlaksızlığın alıp yürümesi, yeni yetişmekte olan nesle bol bol fuhuş örneği verilmesi gibi sayıya hesaba gelmeyen mahzurlar, utanç duygusunun ortadan kalkması sonunda meydana gelir.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">Ediplerden bir şöyle demiştir: “Açıkta işlemekten çekindiği işi yalnızken yapan adam, kendi şahsını değersiz saymış demektir.”</span> [4]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Bu söz gerçekten de değerlidir. Çünkü kendi şahsına değer vermeyen kimse yoktur. Ahlaksızlığın en son haddine varan kimseler bile çoğu zaman, insanlıktan, şeref ve haysiyetten, faziletten bahseder. Kendine değer vermeyene değer vermez. Hakaret edene hakaret eder. Edemezse içinde kin kalır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">İmam-ı Azam hamama gider. Yıkanmakta iken çırılçıplak bir adam gelir. İmam-ı Azam onu görünce gözlerini yumar. Adam hayasızın biridir. Üstelik alay eder:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">- Ya İmam! Gözlerinin nurunu ne zaman aldılar?</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">İmam-ı Azam bu münasebetsize şu cevabı verir:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">- Senin haya perden kaldırılırken.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Haya perdesini kaldıranlar, alın damarını çatlatanlar, iffet örtüsünü yırtanlar insanlardan utanmazlar. <span style="color: DarkRed">Şair der ki:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">“Gecelerin sonundan korkmuyorsan.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">Her isteğine işle, utanmıyorsan.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">Dünyada ve yaşayışta hayır kalmaz.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed">Hayayı ortadan kaldırırsan.”</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p> <span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Hadis-i Şerifteki “Utanmazsan dilediğini yap” sözü (utanmadığı takdirde sana her şeyi yapmak mübahtır) manasına anlaşılmamalıdır. Çünkü bu şekilde bir anlayış hem Peygamber Efendimizin maksadına uygun düşmez, hem de normal anlayış çerçevesinin hududu aşılmış olur. Hadis-i Şerifi:</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">1) Utanmazsan dilediğini yap, ama sonunda cezasını da hesaba kat. Çünkü utanç duygusunu yitirmiş olmak, insanı sorumlu olmaktan kurtarmaz. Yapacağın hiçbir kötülük (utanç duygusunu yitirmişti) diyerek, cezasız bırakılmaz.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">2) Utanmazsan dilediğini yap, çünkü insanı insan yapan utanç duygusudur. Bu duyguyu yitirdikten sonra senin önüne geçecek, yaptıklarının fena olduğunu vicdanına haykıracak bir kuvvet kalmamıştır. İyi kötü demeden her şeyin mübah olduğunu kabul edecek kadar arsız, hayvanlar kadar hissiz bir kimse olursun, şeklinde anlamak lazımdır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">Ümmetin daima Allah’tan utanmasını arzu edilen Sevgili Peygamberimiz (sav) bir gün ashabına:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- “Allah’tan gereği gibi utanınız” buyurmuştu.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Hadisi rivayet eden Abdullah b. Mesud diyor ki:</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- Ya Rasulallah! Biz hamdolsun, Allah’tan gerçek anlamıyla utanıyoruz, dedik. Efendimiz şöyle buyurdu:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- “Hayır, hakikat sizin anladığınız gibi değildir. Allah’tan gereği gibi utanamak; başı ve başta bulunan her şeyi, karnı ve karında bulunan her şeyi Allah’ın razı olmadığı her şeyden korumak, ayrıca ölümü, öldükten sonra çürümeyi daima hatırda tutmaktır. Ahireti isteyen kimse dünyanın fani zinetine aldanmaz ve terk</span>eder. Kim bunu yaparsa Allah Teala’dan gereği gibi haya etmiş, utanmış olur. [5]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Utanmanın imandan olduğuna dair ise Abdullah b. Ömer (r.a.)’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasülullah (sav):</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">“Rasül-i Ekrem (sav) utangaçlığının fazlalığı dolayısıyla kardeşini ikaz eden Ensar’dan bir adamın yanından geçti ve;</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">“Onu bırak; varsın utansın”, dedi. “Zira haya imandandır” buyurdu. </span>[6]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Bir kadın, mükellef olduğu dini vazifelerini kocasından öğrenme imkânını bulamazsa, şehrin müftüsüne giderek hâcetini sorabilir. Buna kimse engel olamaz. Rasül-ü Ekrem Efendimiz’in devrinde kadınlık halleri hakkında Efendimiz’den bilgi alan kadınlar olurdu. “Rasül-i Ekrem (sav) utangaçlığının fazlalığı dolayısıyla kardeşini ikaz eden Ensar’dan bir adamın yanından geçti ve;</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">“Onu bırak; varsın utansın”, dedi. “Zira haya imandandır” buyurdu. [7]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Rasülullah (sav) örtünmenin gerekliliğini her zaman açıkça ortaya koymuştur.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">Efendimiz bir gün, açıkça yıkanan ve örtünmeyen bir adam görmüştü. Derhal minbere çıktı. Allah’a hamd ve sena etti. Sonra dedi ki:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">“Allahü Teala haya sahibidir. Kulunun utanmasını, örtünmesini ister. Sizden gusledecek olan kimse yıkanırken örtünsün, gizlensin.”</span> [8]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p> <span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">Ashabtan biri, Peygamber Efendimiz’e sordu:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- Ya Rasülallah! Örtünmeye mecbur olduğumuz ve olmadığımız yerlerimiz var ya, bunu açıklar mısın?</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">Efendimiz cevap verdi:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- Zevcenden ve malik olduğun cariyelerden başkasına daima örtülü bulun.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- Ya Rasülallah! Hep erkek olsak ne olacak?</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- Hiçbir kimsenin görmemesini temin edebilirsen bunu yapmaya çalış.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- Ya Rasülallah! Tek başımıza kimselerin bulunmadığı zamanlarda ne dersin? O zaman açık oturabilir miyiz?</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">- Allah Teala görüyor ya.. O utanmaya en layık olandır.</span> [9]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p> <span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Burada açıklanması gereken bir durum da hamamlarda yıkananların göbeklerinin altından, diz kapaklarının altına kadar olan kısmı örtülü bulundurmalarıdır. Fakat maalesef, utanç damarı çatlamış pek çok kimsenin, hatta 40-50 yaşlarını bulmuş, aklı başında denebilecek insanların çırılçıplak yıkanırken sıkılma hissinden mahrum bulunmaları, görenlerin yüzün kızartmaktadır. İhtar edildiği, ayıp olduğu söylenildiği halde (Ayıp ta ne ki...?) diyen altmış yaşlarında bir ihtiyarın karşısında utancımdan elimle yüzümü kapadığımı hatırlarım.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Mehmet Akif:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">“Göster Allahım bu millet kurtulur tek mucize,</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Bir utanmak hissi ver gaib hazinenden bize” demekle utanma duygusunun ne kadar önemli olduğunu belirtmiştir. Yine Mehmet Akif:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">“Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan,</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Hey sıkılmaz! Ağlamazsan bari, gülmekten utan!”</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Ünlü bir kişi evlenmek ister. Ona derler ki:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"> - Sana falan kızı alalım. Çok namusludur.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"> - Hayır, ben namuslu kız istemiyorum!</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"> - ...............................?</span></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"> - Namus, bir genç kızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bana (senin için bir kız bulduk, burnu da var) diyebilir misiniz? Elbette kızın burnu olacak. Namus ve haya da böyledir. Bana başka özelliklerini söyleyin.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Haya, kadınlara en güzel süs. Kadnı denince akla haya gelir.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Rasülullah buyurdular ki:</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">“Haya güzeldir. Fakat kadınlarda olursa daha güzeldir.” [10]</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">HAYASIZLIK </span></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Dünyada ne kadar kötülük varsa bunlar hep hayanın yoksunluğundan olmaktadır. Haya duygusu kaybolan insanlık, canavarlaşır. Utanmayı kaldıran toplum soysuzlaşır:</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Mevlana Celaleddin bunu şöyle dile getirir:</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">“O hayanın en büyük tecellisi Peygamberler ve Velilerdir.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Her türlü kavga ve gürültünün sebebi, menşei hayasızlıktır.</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Hani kerem, hani ayıp örtücülük, nerde HAYA</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna">Yüzbinlerce ayıpları örterdi enbiya...</span></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p> <span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Bütün fenalıkların menşei hayasızlıktır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Kur’an, hayasız toplumların kötülüklerini anlatır. Onların yok olup gittiklerini aniden topraklara karışıverdiklerini haber verir.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Nuh tufanı, insanların hayasızlığına karşı yeryüzü ve gökyüzünün gazab ifadesi olarak fışkırtılan sulardan meydana geldi. İnsanın isyanına yer de gök de öfkelenir. Yeryüzündeki hayasızlığı, yeryüzündeki hayasızları o sular temizledi. Kötülerden ve kötülüklerden eser bile kalmadı.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Ad kavmi de öyle. Hayasızlıkları sebebiyle mahvoldular. Sanayi ve fenleri onları kurtaramadı.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Lut kavmi de öyle. Haya perdesini yırtanlara ilahi bir der. Devletlerin, milletlerin tarihe karışma sebebi budur. Hani koskoca imparatorluklar? Hani o yıldızlı medeniyetler?</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Hep hayasızlığın kurbanı olmuşlardır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Kur’an bunları hikaye için değil, vikâye için anlatır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Korunmak, tedbirli olmak için anlatır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">NELERDEN UTANALIM, NELERDEN UTANMAYALIM?</span></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Cenab-ı Hakk’ın hayatımızda bizden utanmamızı istediği şeylerden utanacağız. Ama utanmamamızı istediği şeylerden de asla utanmayacağız.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Kişi, ehliyle beraber yaşadıkları gece hayatını gündüz başkalarının yanında anlatmaktan utanacaktır. Kişi, gizlide işlediği bir günahı anlatmaktan utanacaktır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Başkalarının günahını, kirli çamaşırlarını araştırmaktan ve anlatmaktan utanacaktır. Gıybet bunun için haramdır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Mü’min, avret yerlerini başkalarına göstermekten utanacak, başkalarının avret yerlerine de bakmaktan utanacaktır.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Hanımımızı, kızımızı başkalarına göstermekten utanacağız.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Marifetimizi, meziyetimizi başkalarına göstermekten utanacağız. Sadakamızı gizleyeceğiz.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Mübarek Ramazan ayında eğer sıhhatimiz yerinde değil, oruç tutamıyorsak, açıkta yemekten utanacağız.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Utanılmaması gereken yerde de utanmayacağız. Mesela; Dinin emirlerini yaşarken “Başkaları ne der?” diye düşünmeyip inanma noktasında utanmayacağız. Çevremiz yadırgasın veya yadırgamasın her yerde ve her şart altında seccademizi, pardösümüzü serip, namaz kılmaktan utanmayacağız. Zira utanma sınırlarını tespit eden Allah’tır. Bundan dolayı, O’nun emirlerinden hangisi olursa olsun, onların yerine getirilmesinde utanma diye bir şey olmaz.</span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">Misafir olarak kaldığımız evde guslü icap ettiren bir durumla karşı karşıya kalmışsak, hiç utanmadan gusül abdesti alacağız. Bu hususta aksini söyleyen bütün mazeretler hikayedir. İslam’la bir ilgisi yoktur. </span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"><span style="color: Red">Allah utanılmayacak işler yapmayı nasib etsin.[</span>/COLOR]</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 179277, member: 5987"] [COLOR="DimGray"]Vehbi AKŞİT Kur’an Kursları Müdürü Kütahya Utanma Duygusu ve Haya Bazı duygular vardır ki, günah ve ayıp sayılan şeyleri yapmamıza engel olur. Bunlardan birisi de sadece insanlara ait olan haya duygusudur. Haya, çekinmek ve utanmak demektir. Namusu muhafaza etmek ve haysiyetini korumaktır. Haya, hoşa gitmeyen şeylerin yahut ta terk edilmesi yapılmasından daha uygun olan bir şeyin yapılması anında yüzünde beliren ince kızarma hali diye tarif edilmektedir. Utanma ve sıkılma anlamlarına da gelen haya, İslam ahlakında çok önemli bir yer tutmaktadır. Haya, kişinin her hususta haddini bilip, onu aşmaması şeklinde de tanımlanabilir. Gerek Allah’a gerekse insanlar karşı kendi konumunu muhafaza etmesi insanın faziletlerindendir. Dini anlamda haya, ar ve tekdiri mucip olan fenalıktan insanın son derece sıkılması demektir. [COLOR="Sienna"]Ragıbül İsfehani hayayı şöyle tarif eder: “Haya, fenalıklar karşısında nefsi tutmak ve kötülüğü terk etmektir.”[/COLOR] Haya, imanın en mükemmel derecesidir. İnsanlığın zirvesi, hayatın süsü ve zinetidir. Bu sayede insanlık huzur ve ve rahata erer. Haya, insanın kuvvetli bir imana sahip olduğunu gösterir. Çünkü haya, ancak inanan insanın vasfıdır. İnanmamış bir insan, utanmanın semtine bile uğramamıştır. Utanmak insanların en güzel örneklerinden biridir. [COLOR="Navy"]Aristo’ya sorarlar: - Kadınlarda en çok hoşa giden şey nedir? Aristo: - Utandığı zaman yüzünde meydana gelen kızartıdır, cevabını verir.[/COLOR] Kadın... Çok garip bir mahluk. Garipliği elinden gelen varlık. Haya duygusu ile kızartamadığı yanağını boya ile kızartmakta... Utanmak, normal insan ölçüleri içinde yaşayan her millette, her zaman iyi görülmüş, tavsiye edilmiş, bu duygunun bulunmayışı büyük kusur sayılmıştır. İnsan; pek çok kötülüklerden, insanlardan utandığı için vazgeçer. İslam dini, insanın Allah’tan utanmasına değer verir. Peygamber Efendimiz (sav), Mü’minleri Hak Teâla’dan utanmaya davet etmiş, imanın şubelerinden birinin de utanmak olduğunu bildirmiştir: [COLOR="Red"]Ebû Hureyre (ra), Efendimizin şöyle buyurduğunu naklediyor. “İmanın yetmiş yahut altmış bu kadar şubesi vardır, o şubelerin en üst derecesi olanı (La ilahe illallah) sözüdür. En aşağısı da yoldan gelip geçenlere eza verecek şeyleri gidermektir. Haya da imandan bir şubedir.[/COLOR] [1] Hintlilerin bir atasözü vardır. Derler ki: - Bir gün mutlu olmak istersen, yeni bir elbise giyin, - Bir ay mesut olmaz isterseniz, bir dava kazanın, - Bir sene mesut olmak isterseniz, evlenin, - Bütün ömrünüzce mesut olmak arzusunda iseniz, namuslu olun. Hayası olmayanların mesut olduğu görülmemiştir. [COLOR="Navy"]Napolyon’un kız kardeşi Altes, çıplak bir heykelini yaptırdığında nedimelerden bir sorar: - Aman Altes! Böyle çırılçıplak mı poz verdiniz? - Evet. Ne sakıncası var? Odam sımsıcaktı.[/COLOR] [2] [COLOR="Red"]Rasulüllah (sav) şöyle buyuruyor: “Ebu Mesud Ukbe b. Amir el-Ensari el-Bedri (ra)’den rivayet edilmiştir. Efendimiz buyurdu ki: “İnsanların ilk nübüvvetten beri bütün Peygamberlerden duyduğu sözlerden biri; Utanmazsan dilediğini yap sözüdür.”[/COLOR] [3] Utanmaya insandan her şey beklenir. Onun dini, imanı da olmadığına göre yapmayacağı kötülük kalmaz. Fakat unutulmamalıdır ki, insanın sadece ekmeğe, yemeğe değil, şerefe de hayaya da ihtiyacı vardır. Bir defa utanç damarı çatladıktan sonra insanın yapamayacağı hiçbir kötülük yoktur. Cemiyetin düzeninin bozulması, ahlaksızlığın alıp yürümesi, yeni yetişmekte olan nesle bol bol fuhuş örneği verilmesi gibi sayıya hesaba gelmeyen mahzurlar, utanç duygusunun ortadan kalkması sonunda meydana gelir. [COLOR="DarkRed"]Ediplerden bir şöyle demiştir: “Açıkta işlemekten çekindiği işi yalnızken yapan adam, kendi şahsını değersiz saymış demektir.”[/COLOR] [4] Bu söz gerçekten de değerlidir. Çünkü kendi şahsına değer vermeyen kimse yoktur. Ahlaksızlığın en son haddine varan kimseler bile çoğu zaman, insanlıktan, şeref ve haysiyetten, faziletten bahseder. Kendine değer vermeyene değer vermez. Hakaret edene hakaret eder. Edemezse içinde kin kalır. [COLOR="DarkRed"]İmam-ı Azam hamama gider. Yıkanmakta iken çırılçıplak bir adam gelir. İmam-ı Azam onu görünce gözlerini yumar. Adam hayasızın biridir. Üstelik alay eder: - Ya İmam! Gözlerinin nurunu ne zaman aldılar? İmam-ı Azam bu münasebetsize şu cevabı verir: - Senin haya perden kaldırılırken.[/COLOR] Haya perdesini kaldıranlar, alın damarını çatlatanlar, iffet örtüsünü yırtanlar insanlardan utanmazlar. [COLOR="DarkRed"]Şair der ki: “Gecelerin sonundan korkmuyorsan. Her isteğine işle, utanmıyorsan. Dünyada ve yaşayışta hayır kalmaz. Hayayı ortadan kaldırırsan.” [/COLOR] Hadis-i Şerifteki “Utanmazsan dilediğini yap” sözü (utanmadığı takdirde sana her şeyi yapmak mübahtır) manasına anlaşılmamalıdır. Çünkü bu şekilde bir anlayış hem Peygamber Efendimizin maksadına uygun düşmez, hem de normal anlayış çerçevesinin hududu aşılmış olur. Hadis-i Şerifi: 1) Utanmazsan dilediğini yap, ama sonunda cezasını da hesaba kat. Çünkü utanç duygusunu yitirmiş olmak, insanı sorumlu olmaktan kurtarmaz. Yapacağın hiçbir kötülük (utanç duygusunu yitirmişti) diyerek, cezasız bırakılmaz. 2) Utanmazsan dilediğini yap, çünkü insanı insan yapan utanç duygusudur. Bu duyguyu yitirdikten sonra senin önüne geçecek, yaptıklarının fena olduğunu vicdanına haykıracak bir kuvvet kalmamıştır. İyi kötü demeden her şeyin mübah olduğunu kabul edecek kadar arsız, hayvanlar kadar hissiz bir kimse olursun, şeklinde anlamak lazımdır. [COLOR="Red"]Ümmetin daima Allah’tan utanmasını arzu edilen Sevgili Peygamberimiz (sav) bir gün ashabına: - “Allah’tan gereği gibi utanınız” buyurmuştu.[/COLOR] Hadisi rivayet eden Abdullah b. Mesud diyor ki: [COLOR="Red"]- Ya Rasulallah! Biz hamdolsun, Allah’tan gerçek anlamıyla utanıyoruz, dedik. Efendimiz şöyle buyurdu: - “Hayır, hakikat sizin anladığınız gibi değildir. Allah’tan gereği gibi utanamak; başı ve başta bulunan her şeyi, karnı ve karında bulunan her şeyi Allah’ın razı olmadığı her şeyden korumak, ayrıca ölümü, öldükten sonra çürümeyi daima hatırda tutmaktır. Ahireti isteyen kimse dünyanın fani zinetine aldanmaz ve terk[/COLOR]eder. Kim bunu yaparsa Allah Teala’dan gereği gibi haya etmiş, utanmış olur. [5] Utanmanın imandan olduğuna dair ise Abdullah b. Ömer (r.a.)’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasülullah (sav): [COLOR="Red"]“Rasül-i Ekrem (sav) utangaçlığının fazlalığı dolayısıyla kardeşini ikaz eden Ensar’dan bir adamın yanından geçti ve; “Onu bırak; varsın utansın”, dedi. “Zira haya imandandır” buyurdu. [/COLOR][6] Bir kadın, mükellef olduğu dini vazifelerini kocasından öğrenme imkânını bulamazsa, şehrin müftüsüne giderek hâcetini sorabilir. Buna kimse engel olamaz. Rasül-ü Ekrem Efendimiz’in devrinde kadınlık halleri hakkında Efendimiz’den bilgi alan kadınlar olurdu. “Rasül-i Ekrem (sav) utangaçlığının fazlalığı dolayısıyla kardeşini ikaz eden Ensar’dan bir adamın yanından geçti ve; “Onu bırak; varsın utansın”, dedi. “Zira haya imandandır” buyurdu. [COLOR="DarkRed"][/COLOR] [7] Rasülullah (sav) örtünmenin gerekliliğini her zaman açıkça ortaya koymuştur. [COLOR="Red"]Efendimiz bir gün, açıkça yıkanan ve örtünmeyen bir adam görmüştü. Derhal minbere çıktı. Allah’a hamd ve sena etti. Sonra dedi ki: “Allahü Teala haya sahibidir. Kulunun utanmasını, örtünmesini ister. Sizden gusledecek olan kimse yıkanırken örtünsün, gizlensin.”[/COLOR] [8] [COLOR="Red"]Ashabtan biri, Peygamber Efendimiz’e sordu: - Ya Rasülallah! Örtünmeye mecbur olduğumuz ve olmadığımız yerlerimiz var ya, bunu açıklar mısın? Efendimiz cevap verdi: - Zevcenden ve malik olduğun cariyelerden başkasına daima örtülü bulun. - Ya Rasülallah! Hep erkek olsak ne olacak? - Hiçbir kimsenin görmemesini temin edebilirsen bunu yapmaya çalış. - Ya Rasülallah! Tek başımıza kimselerin bulunmadığı zamanlarda ne dersin? O zaman açık oturabilir miyiz? - Allah Teala görüyor ya.. O utanmaya en layık olandır.[/COLOR] [9] Burada açıklanması gereken bir durum da hamamlarda yıkananların göbeklerinin altından, diz kapaklarının altına kadar olan kısmı örtülü bulundurmalarıdır. Fakat maalesef, utanç damarı çatlamış pek çok kimsenin, hatta 40-50 yaşlarını bulmuş, aklı başında denebilecek insanların çırılçıplak yıkanırken sıkılma hissinden mahrum bulunmaları, görenlerin yüzün kızartmaktadır. İhtar edildiği, ayıp olduğu söylenildiği halde (Ayıp ta ne ki...?) diyen altmış yaşlarında bir ihtiyarın karşısında utancımdan elimle yüzümü kapadığımı hatırlarım. [COLOR="Sienna"]Mehmet Akif: “Göster Allahım bu millet kurtulur tek mucize, Bir utanmak hissi ver gaib hazinenden bize” demekle utanma duygusunun ne kadar önemli olduğunu belirtmiştir. Yine Mehmet Akif: “Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan, Hey sıkılmaz! Ağlamazsan bari, gülmekten utan!” Ünlü bir kişi evlenmek ister. Ona derler ki: - Sana falan kızı alalım. Çok namusludur. - Hayır, ben namuslu kız istemiyorum! - ...............................?[/COLOR] - Namus, bir genç kızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bana (senin için bir kız bulduk, burnu da var) diyebilir misiniz? Elbette kızın burnu olacak. Namus ve haya da böyledir. Bana başka özelliklerini söyleyin. Haya, kadınlara en güzel süs. Kadnı denince akla haya gelir. Rasülullah buyurdular ki: “Haya güzeldir. Fakat kadınlarda olursa daha güzeldir.” [10] [COLOR="Red"]HAYASIZLIK [/COLOR] Dünyada ne kadar kötülük varsa bunlar hep hayanın yoksunluğundan olmaktadır. Haya duygusu kaybolan insanlık, canavarlaşır. Utanmayı kaldıran toplum soysuzlaşır: [COLOR="Sienna"]Mevlana Celaleddin bunu şöyle dile getirir: “O hayanın en büyük tecellisi Peygamberler ve Velilerdir. Her türlü kavga ve gürültünün sebebi, menşei hayasızlıktır. Hani kerem, hani ayıp örtücülük, nerde HAYA Yüzbinlerce ayıpları örterdi enbiya... [/COLOR] Bütün fenalıkların menşei hayasızlıktır. Kur’an, hayasız toplumların kötülüklerini anlatır. Onların yok olup gittiklerini aniden topraklara karışıverdiklerini haber verir. Nuh tufanı, insanların hayasızlığına karşı yeryüzü ve gökyüzünün gazab ifadesi olarak fışkırtılan sulardan meydana geldi. İnsanın isyanına yer de gök de öfkelenir. Yeryüzündeki hayasızlığı, yeryüzündeki hayasızları o sular temizledi. Kötülerden ve kötülüklerden eser bile kalmadı. Ad kavmi de öyle. Hayasızlıkları sebebiyle mahvoldular. Sanayi ve fenleri onları kurtaramadı. Lut kavmi de öyle. Haya perdesini yırtanlara ilahi bir der. Devletlerin, milletlerin tarihe karışma sebebi budur. Hani koskoca imparatorluklar? Hani o yıldızlı medeniyetler? Hep hayasızlığın kurbanı olmuşlardır. Kur’an bunları hikaye için değil, vikâye için anlatır. Korunmak, tedbirli olmak için anlatır. [COLOR="Red"]NELERDEN UTANALIM, NELERDEN UTANMAYALIM?[/COLOR] Cenab-ı Hakk’ın hayatımızda bizden utanmamızı istediği şeylerden utanacağız. Ama utanmamamızı istediği şeylerden de asla utanmayacağız. Kişi, ehliyle beraber yaşadıkları gece hayatını gündüz başkalarının yanında anlatmaktan utanacaktır. Kişi, gizlide işlediği bir günahı anlatmaktan utanacaktır. Başkalarının günahını, kirli çamaşırlarını araştırmaktan ve anlatmaktan utanacaktır. Gıybet bunun için haramdır. Mü’min, avret yerlerini başkalarına göstermekten utanacak, başkalarının avret yerlerine de bakmaktan utanacaktır. Hanımımızı, kızımızı başkalarına göstermekten utanacağız. Marifetimizi, meziyetimizi başkalarına göstermekten utanacağız. Sadakamızı gizleyeceğiz. Mübarek Ramazan ayında eğer sıhhatimiz yerinde değil, oruç tutamıyorsak, açıkta yemekten utanacağız. Utanılmaması gereken yerde de utanmayacağız. Mesela; Dinin emirlerini yaşarken “Başkaları ne der?” diye düşünmeyip inanma noktasında utanmayacağız. Çevremiz yadırgasın veya yadırgamasın her yerde ve her şart altında seccademizi, pardösümüzü serip, namaz kılmaktan utanmayacağız. Zira utanma sınırlarını tespit eden Allah’tır. Bundan dolayı, O’nun emirlerinden hangisi olursa olsun, onların yerine getirilmesinde utanma diye bir şey olmaz. Misafir olarak kaldığımız evde guslü icap ettiren bir durumla karşı karşıya kalmışsak, hiç utanmadan gusül abdesti alacağız. Bu hususta aksini söyleyen bütün mazeretler hikayedir. İslam’la bir ilgisi yoktur. [COLOR="Red"]Allah utanılmayacak işler yapmayı nasib etsin.[[/COLOR]/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
Peygamberimizin Hayası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst