Peygamberimizin Tebük'teki Hitabesi

Zuhr

Talebe
Peygamberimizin Tebük'teki Hitabesi​


İslâm ordusunun Tebük'te beklediği sıradaydı.
Peygamber Efendimiz, bir ara ayağa kalktı. Arkasını bir hurma ağacına dayayarak şu hitabede bulundu:​


"Size insanların en hayırlısı ve en şerlisini haber vereyim mi? İnsanların hayırlısı, atının veya devesinin sırtında, ya da iki ayağı üzerinde, son nefesine kadar Allah yolunda çalışan kimsedir!​
"İnsanların en şerlisi de, Allah'ın Kitabını okuyup, ondan hiç faydalanmayan azgın kimsedir. İyi biliniz ki, sözlerin en doğrusu Allah'ın Kitabıdır. Yapışılacak en sağlam kulp takvadır.
​
"Dinlerin hayırlısı, İslâmiyettir.
"Sünnetlerin hayırlısı, Muhammed'in sünnetleridir.
​
"Sözlerin şereflisi, zikrullahtır.
"Kıssaların güzeli, Kur'an'da olan kıssalardır.
​
"Amellerin hayırlısı, Allah'ın yapılmasını mecbur kıldığı farzlardır.
"Amellerin kötüsü, bid'atlar, sonradan ihdâs edilmiş (hoş olmayan) şeylerdir.
​
"En güzel yol, en güzel yaşayış, Peygamberin yolu ve yaşayışıdır.
"Ölümlerin şereflisi, şehidlerin ölümüdür.
​
"Körlüğün körü, doğru yolu bulduktan sonra dalâlete sapmaktır.
"Doğru yolun hayırlısı, kendisine uyulandır.
​
"Körlüğün kötüsü, kalb körlüğüdür.
"Veren el alan elden hayırlıdır.
​
"Az olup yetişen şey, çok olup Allah'a taattan alıkoyandan hayırlıdır.
"Özür dilemenin en fenası, ölüm gelip çattığı zamankidir.
​
"Pişmanlığın kötüsü, Kıyâmet günündekidir.
"Yanlışları en çok olan, dili en çok yalan söyleyendir.
​
"Zenginliğin hayırlısı, gönül zenginlidir.
"Hikmetin başı, Allah korkusudur.
​
"Şarap, içki, günahların her çeşidini bir araya toplayandır.
"Gençlik, delilikten bir bölümdür.
​
"Kazançların kötüsü, faiz kazancıdır.
"Yemelerin kötüsü, yetim malı yemektir.
​
"Mes'ud kişi, başkasının halinden ders ve ibret alandır.
"Amellerde esas olan, neticeleridir.
​
"Düşüncelerin kötüsü, yalan yanlış düşüncelerdir.
"Mü'mine sövmek, günah işlemektir ve dinî emirlere hürmetsizliktir.
​
"Mü'mini öldürmek küfürdür.
"Mü'min etinin yemek [dedikodu ve gıybetini yapmak] Allah'ın emirlerine karşı koymaktır.
​
"Yalan yere, Allah adıyla yemin eden kişi, yalanlanır.
"Af dileyen kişi Allah tarafından affolunur.
​
"Kim öfkesini yenerse, Allah onu mükâfatlandırır.
"Uğradığı zarara katlanan kişiye, Allah karşılığını verir.
​
"Allah, zorluklara sabredip katlanan kimsenin sevabını kat kat arttırır.
"Allahım! Beni ve ümmetimi mağfiret eyle!
​
"Allahım! Beni ve ümmetimi mağfiret eyle!
"Allahım! Beni ve ümmetimi mağfiret eyle! Kendim ve sizin için Allah'tan mağfiret dilerim!"
​
(Müsned, 3:37; İbn-i Kesîr, Sîre, 4:23-25.)​
 
Üst