Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamber'in Gençleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 13093" data-attributes="member: 30"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">Gençlerin bu “en güzel örnek” karşısında kayıtsız kalmaları elbette mümkün değildi. Çünkü onların kalbi de, tıpkı Fahr-i Âlem’in (a.s.m.) kalbi gibi inceydi. Yaşlılar gibi, “Hele biraz bekleyelim, şu Muhammed’in davasının akıbeti ne olacak bir görelim. Ondan sonra ne yapacağımıza karar veririz” hesabı içinde olmak onların kalbine ağır gelirdi. Her biri, tıpkı onbir yaşındaki Ali (r.a.) gibi, yaşça ve kuvvetçe kendisinden ileride bulunan onca yaşlının arasından sıyrılıp “Ben varım Yâ Resulallah!” diye öne çıkmaya kendilerini mecbur bilmişti. Çünkü Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber (a.s.m.) kendilerine hem hakikatle geliyor, hem hürriyet tanıyor, hem hatalarına müsamahayla yaklaşıyor, hem istikâmet kazandırıyor, hem cesaret aşılıyor, hem de ebedî bir hayat vaad ediyordu. Ve böylece o gençler, daha o genç yaşlarında, “en hayırlı ümmet”in “en hayırlı öncüleri” olma bahtiyarlığına eriyorlardı. </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">İşte, cahiliye bataklığından, Saadet Çağı’na varılan yol, bu yoldu. Fahr-i Âlem Efendimizin (a.s.m) önderliğinde, hayırlı gençlerin desteğiyle, âdeta esfel-i safilinden ala-yı iliyyin’e çıkıldı. Allah ölü topraktan diri varlıklar yarattığı gibi, ölü bir toplumdan diri bir ümmet yarattı. Böylece sonraki toplumlar için de mükemmel bir örnek ortaya çıkardı. </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">Hangi zamanda ve hangi çağda yaşarsa yaşasın, bu örneğe bakan Müslümanlar, gayet iyi bilir ki, Allah hiçbir ferdi baştan mahkum etmediği gibi, hiçbir toplumu da sonsuza kadar karanlıkta bırakmaya ahdetmiş değildir. Tövbe kapısının daima açık olması, sadece tek tek insanlar için değil toplumlar için de bir umut kaynağıdır. Fakat, her işini adaletle yapan Allah, bir toplumu durup dururken felaha kavuşturmayacağını “Siz kendilerinizdeki değiştirmedikçe…” âyetiyle ortaya koyuyor (Ra’d, 11). </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">Selim fıtrata sahip olan gençlerin ince ve hesapsız kalpleri, bu âyetin masadakı olmaya dün olduğu gibi bugün de razı. Onlar etrafında pervane olacakları ışığı bekliyorlar. Peki ya ihtiyarlar? Onlar, bu gençlerin önünde Efendimiz’in (a.s.m.) örnekliğinde, söz ve fiillerinde hakikati, zulüm karşısında cesareti, eğitimde müsamahayı esas tutabiliyorlar mı? Hayatı ayırmadan, işleri parça parça etmeden, gençlerin önüne bir bütün olarak çıkabiliyorlar mı? İşte esas meselemiz bu. Bizim kilidimizi açacak anahtar bu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">Şunu unutmayalım ki, örnek olmadan taklit, taklit olmadan tasdik olmaz. Hayırlı gençler olmadan da bir toplum felah bulmaz.</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Özkan ÖZE - Ömer BALDIK [zafer dergisi]</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 13093, member: 30"] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen]Gençlerin bu “en güzel örnek” karşısında kayıtsız kalmaları elbette mümkün değildi. Çünkü onların kalbi de, tıpkı Fahr-i Âlem’in (a.s.m.) kalbi gibi inceydi. Yaşlılar gibi, “Hele biraz bekleyelim, şu Muhammed’in davasının akıbeti ne olacak bir görelim. Ondan sonra ne yapacağımıza karar veririz” hesabı içinde olmak onların kalbine ağır gelirdi. Her biri, tıpkı onbir yaşındaki Ali (r.a.) gibi, yaşça ve kuvvetçe kendisinden ileride bulunan onca yaşlının arasından sıyrılıp “Ben varım Yâ Resulallah!” diye öne çıkmaya kendilerini mecbur bilmişti. Çünkü Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber (a.s.m.) kendilerine hem hakikatle geliyor, hem hürriyet tanıyor, hem hatalarına müsamahayla yaklaşıyor, hem istikâmet kazandırıyor, hem cesaret aşılıyor, hem de ebedî bir hayat vaad ediyordu. Ve böylece o gençler, daha o genç yaşlarında, “en hayırlı ümmet”in “en hayırlı öncüleri” olma bahtiyarlığına eriyorlardı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen]İşte, cahiliye bataklığından, Saadet Çağı’na varılan yol, bu yoldu. Fahr-i Âlem Efendimizin (a.s.m) önderliğinde, hayırlı gençlerin desteğiyle, âdeta esfel-i safilinden ala-yı iliyyin’e çıkıldı. Allah ölü topraktan diri varlıklar yarattığı gibi, ölü bir toplumdan diri bir ümmet yarattı. Böylece sonraki toplumlar için de mükemmel bir örnek ortaya çıkardı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen]Hangi zamanda ve hangi çağda yaşarsa yaşasın, bu örneğe bakan Müslümanlar, gayet iyi bilir ki, Allah hiçbir ferdi baştan mahkum etmediği gibi, hiçbir toplumu da sonsuza kadar karanlıkta bırakmaya ahdetmiş değildir. Tövbe kapısının daima açık olması, sadece tek tek insanlar için değil toplumlar için de bir umut kaynağıdır. Fakat, her işini adaletle yapan Allah, bir toplumu durup dururken felaha kavuşturmayacağını “Siz kendilerinizdeki değiştirmedikçe…” âyetiyle ortaya koyuyor (Ra’d, 11). [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen]Selim fıtrata sahip olan gençlerin ince ve hesapsız kalpleri, bu âyetin masadakı olmaya dün olduğu gibi bugün de razı. Onlar etrafında pervane olacakları ışığı bekliyorlar. Peki ya ihtiyarlar? Onlar, bu gençlerin önünde Efendimiz’in (a.s.m.) örnekliğinde, söz ve fiillerinde hakikati, zulüm karşısında cesareti, eğitimde müsamahayı esas tutabiliyorlar mı? Hayatı ayırmadan, işleri parça parça etmeden, gençlerin önüne bir bütün olarak çıkabiliyorlar mı? İşte esas meselemiz bu. Bizim kilidimizi açacak anahtar bu. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen]Şunu unutmayalım ki, örnek olmadan taklit, taklit olmadan tasdik olmaz. Hayırlı gençler olmadan da bir toplum felah bulmaz.[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Verdana][COLOR=black]Özkan ÖZE - Ömer BALDIK [zafer dergisi][/COLOR][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamber'in Gençleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst