Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz HAREM GERÇEĞİ
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 231382" data-attributes="member: 857"><p><strong>NE DEMEK IÇ OĞLAN?</strong></p><p></p><p>Harem konusunda yapılan tezviratın ayaklarından biri de iç oğlan meselesidir. Harem mevzuunda en kapsamlıve en yeni belgeleri kullanarak hazırlanan Osmanlı'da Harem kitabının yazarı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, kitabının müstakil bir bölümünü iç oğlan </p><p>meselesine hasretmiş. Akgündüz bu meselenin de çarpıtırılarak aktarıldığını vurguluyor. "İç oğlan Enderun'da yani iç sarayda çalışan genç görevlilere denmektedir. Ayrıca Yeniçeri Ocağı'nda bir grup için de bu tabir kullanılır. İç oğlan' bir terimdir. Oğlan denmesi genç çocuk anlamındadır."</p><p></p><p>Ahmet Akgündüz yaptığı araştırmalar sonunda iç oğlan meselesinde çeşitli iddiaların tam bir iftira olduğunu gördüğünü, iç oğlanların haremde değil Enderun'da ve Hırka-i Saadet ve diğer mukaddes emanetlerin bulunduğu Has Oda'da da görev yaptıklarını söylüyor. Akgündüz "Hadisenin mahiyetini bilip de, bir de iftirayı duyunca titremernek mümkün değil" diyor.</p><p></p><p><strong>HADIM MESELESI</strong></p><p></p><p>Osmanlı hareminde bazı insanların zorla cinsi iktidarsızlığa itildiği, yani hadım edildiği yolundaki iddialar da Prof. Dr. Ahmet Akgündüz tarafından yalanlanıyor. Akgündüz bu işin esasının olmadığını belirterek şöyle konuşuyor: "Özellikle Mısır ve Habeşistan çevresindeki bazı kabileler, Osmanlı haremine girmek hevesiyle kendi kendilerini hadım ettirmişlerdir. Ayrıca bazı zorba esir tüccarları da esir zencileri hadım ettirerek İstanbul'a getirip satmışlardır. Osmanlı padişahlarının aile hayatının geçtiği yer olan harerne yabancıların girmesi yasaktır. Ancak dışardan alınacak bazı şeyleri almak ve birtakım ağır işleri yapmak da kadın köleler için ya caiz değildir veya zordur. İşte bu hizmetler, hadım denilen insanlara yaptırılmıştır. Bunlar, zannedildiği gibi yatak odalarına kadar giremezlerdi."</p><p></p><p><strong>ÇIPLAK RESiMLER, UYDURMA!</strong></p><p></p><p>Haremle ilgili sık sık yayınlanan çıplak resimlerin aslı esası oıma Batılı yazar ve çizerlerin fantezileden ibaret olduğu çeşitli araştırma lar tarafından ifade ediliyor. Hare konusunda önemli eser veren çağau Uluçay şöyle diyor: "Türkiye'yi ziyaret eden seyyahlardan çoğunun Türkçe'yi bilmemeleri, Hıristiyan oldu ları için azınlıklarla düşüp kalkmalı ve onların verdikleri çok zaman hakikate uymayan malumatı en ufak tetkik süzgecinden geçirmeden kitaplarına kaydetmeleri, onları fahiş hatalar yapmaya sürüklemiştir. Seyyah ve ressamIarın bizler hakkında verdikleri hükümlerin, yaptıkları resimleri yazdıkları kitapların ne dereceye kadar doğru olacağını siz düşünün hükmünüzü verin." (Uluçay, H rem'den Mektuplar, ll)</p><p></p><p><strong>HAREMIN KURALLARI</strong></p><p></p><p>Haremin kurallarını padişahları bile bozamıyordu. Sıkİ kuralları bakımından 'kadınlar manastın'na benzettiği harem için İnalcık şöyle konuşuyor: "Gelen cariye bu örgüt içinde sıkı bir disiplin altında uzun bir eğitimden geçirildikten sonra padişaha taktim edilebilir. Harem örgütünü ve kurallarını İslam hukuku ve hanedan siyaseti belirlemekteydi. Bunun yanında ikinci faktör Osmanlıkul sistemidir. Bu sistem Osmanlımerkeziyetçi devlet sisteminin temel kurumudur. Enderunda ve birun dış hizmetlerde padişaha mutlak biçimde bağlı görevliler yetiştirmek için her türlü aile kavim ve kabile bağlarından kopmuşkul ve cariyeleri kullanmak sisternin esasıdır. Harem cariye örgütü, kul sisteminin tamamlayıcısıdır. Cariyelerin çoğunluğu saraydan çıkarılarak beylere ve vezirlere zevce olarak verilirdi. Böylece vali ve kumandanların saray dışındaki vilayetlerde yerli aile ve hanedanlarla akrabalık kurmaları önlenmiş oluyordu. Bu gibi yerel ilişkilerin merkeziyetçi mutlak idare için tehlikeleri meydandadır."</p><p></p><p>Saraya yeni alınan esir kıza acemi deniyor. Bu ilk zamanlarında kendine Müslümanlık ve Türk İslam adetleri ve adabı, ibadet vb. dini malumatlar, dikiş-nakış, hanendelik, sazendelik, hikaye anlatma sanatı gibi sanatlar öğretilirdi. Böylece yetişen acemi, cariyeliğe yükselirdi. İnalcık Hoca'nın kaydettiğine göre "Esnaf dili ile şagirt olur, sonra kalfa ve usta derecelerine geçer; gedikli denir. Cariyeler, iki geniş odada yan yana yatarlar, her beş kızın arasında yaşlı bir kadın yer alırdı. Gedikli doğrudan doğruya padişah hizmetine verilir, onun haremde yemek, çamaşır ve benzeri hizmetlerine bakardı. Hünkarın yatağına aldığı gedikli 'ikbal' veya haseki adıyla anılırdı. Bunlardan padişahın gözdesi olan haseki, padişahın kadını olurdu. Kadınefendiler, başkadın, ikinci kadın diye sıralanırdı. Padişahın zevcesi sayılan kadına bir daire ayrılırdı ve yüksek gündelik tayin edilirdi. Çocuk doğuran haseki ayrıcalık kazanırdı. Bu sistem içinde her cariyenin belli bir maaşı ve giysisi vardı.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 231382, member: 857"] [B]NE DEMEK IÇ OĞLAN?[/B] Harem konusunda yapılan tezviratın ayaklarından biri de iç oğlan meselesidir. Harem mevzuunda en kapsamlıve en yeni belgeleri kullanarak hazırlanan Osmanlı'da Harem kitabının yazarı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, kitabının müstakil bir bölümünü iç oğlan meselesine hasretmiş. Akgündüz bu meselenin de çarpıtırılarak aktarıldığını vurguluyor. "İç oğlan Enderun'da yani iç sarayda çalışan genç görevlilere denmektedir. Ayrıca Yeniçeri Ocağı'nda bir grup için de bu tabir kullanılır. İç oğlan' bir terimdir. Oğlan denmesi genç çocuk anlamındadır." Ahmet Akgündüz yaptığı araştırmalar sonunda iç oğlan meselesinde çeşitli iddiaların tam bir iftira olduğunu gördüğünü, iç oğlanların haremde değil Enderun'da ve Hırka-i Saadet ve diğer mukaddes emanetlerin bulunduğu Has Oda'da da görev yaptıklarını söylüyor. Akgündüz "Hadisenin mahiyetini bilip de, bir de iftirayı duyunca titremernek mümkün değil" diyor. [B]HADIM MESELESI[/B] Osmanlı hareminde bazı insanların zorla cinsi iktidarsızlığa itildiği, yani hadım edildiği yolundaki iddialar da Prof. Dr. Ahmet Akgündüz tarafından yalanlanıyor. Akgündüz bu işin esasının olmadığını belirterek şöyle konuşuyor: "Özellikle Mısır ve Habeşistan çevresindeki bazı kabileler, Osmanlı haremine girmek hevesiyle kendi kendilerini hadım ettirmişlerdir. Ayrıca bazı zorba esir tüccarları da esir zencileri hadım ettirerek İstanbul'a getirip satmışlardır. Osmanlı padişahlarının aile hayatının geçtiği yer olan harerne yabancıların girmesi yasaktır. Ancak dışardan alınacak bazı şeyleri almak ve birtakım ağır işleri yapmak da kadın köleler için ya caiz değildir veya zordur. İşte bu hizmetler, hadım denilen insanlara yaptırılmıştır. Bunlar, zannedildiği gibi yatak odalarına kadar giremezlerdi." [B]ÇIPLAK RESiMLER, UYDURMA![/B] Haremle ilgili sık sık yayınlanan çıplak resimlerin aslı esası oıma Batılı yazar ve çizerlerin fantezileden ibaret olduğu çeşitli araştırma lar tarafından ifade ediliyor. Hare konusunda önemli eser veren çağau Uluçay şöyle diyor: "Türkiye'yi ziyaret eden seyyahlardan çoğunun Türkçe'yi bilmemeleri, Hıristiyan oldu ları için azınlıklarla düşüp kalkmalı ve onların verdikleri çok zaman hakikate uymayan malumatı en ufak tetkik süzgecinden geçirmeden kitaplarına kaydetmeleri, onları fahiş hatalar yapmaya sürüklemiştir. Seyyah ve ressamIarın bizler hakkında verdikleri hükümlerin, yaptıkları resimleri yazdıkları kitapların ne dereceye kadar doğru olacağını siz düşünün hükmünüzü verin." (Uluçay, H rem'den Mektuplar, ll) [B]HAREMIN KURALLARI[/B] Haremin kurallarını padişahları bile bozamıyordu. Sıkİ kuralları bakımından 'kadınlar manastın'na benzettiği harem için İnalcık şöyle konuşuyor: "Gelen cariye bu örgüt içinde sıkı bir disiplin altında uzun bir eğitimden geçirildikten sonra padişaha taktim edilebilir. Harem örgütünü ve kurallarını İslam hukuku ve hanedan siyaseti belirlemekteydi. Bunun yanında ikinci faktör Osmanlıkul sistemidir. Bu sistem Osmanlımerkeziyetçi devlet sisteminin temel kurumudur. Enderunda ve birun dış hizmetlerde padişaha mutlak biçimde bağlı görevliler yetiştirmek için her türlü aile kavim ve kabile bağlarından kopmuşkul ve cariyeleri kullanmak sisternin esasıdır. Harem cariye örgütü, kul sisteminin tamamlayıcısıdır. Cariyelerin çoğunluğu saraydan çıkarılarak beylere ve vezirlere zevce olarak verilirdi. Böylece vali ve kumandanların saray dışındaki vilayetlerde yerli aile ve hanedanlarla akrabalık kurmaları önlenmiş oluyordu. Bu gibi yerel ilişkilerin merkeziyetçi mutlak idare için tehlikeleri meydandadır." Saraya yeni alınan esir kıza acemi deniyor. Bu ilk zamanlarında kendine Müslümanlık ve Türk İslam adetleri ve adabı, ibadet vb. dini malumatlar, dikiş-nakış, hanendelik, sazendelik, hikaye anlatma sanatı gibi sanatlar öğretilirdi. Böylece yetişen acemi, cariyeliğe yükselirdi. İnalcık Hoca'nın kaydettiğine göre "Esnaf dili ile şagirt olur, sonra kalfa ve usta derecelerine geçer; gedikli denir. Cariyeler, iki geniş odada yan yana yatarlar, her beş kızın arasında yaşlı bir kadın yer alırdı. Gedikli doğrudan doğruya padişah hizmetine verilir, onun haremde yemek, çamaşır ve benzeri hizmetlerine bakardı. Hünkarın yatağına aldığı gedikli 'ikbal' veya haseki adıyla anılırdı. Bunlardan padişahın gözdesi olan haseki, padişahın kadını olurdu. Kadınefendiler, başkadın, ikinci kadın diye sıralanırdı. Padişahın zevcesi sayılan kadına bir daire ayrılırdı ve yüksek gündelik tayin edilirdi. Çocuk doğuran haseki ayrıcalık kazanırdı. Bu sistem içinde her cariyenin belli bir maaşı ve giysisi vardı. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz HAREM GERÇEĞİ
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst