Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Prof.Dr. Şener Dilek Ağabey' den Notlar I
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="La-Tahzen" data-source="post: 203512" data-attributes="member: 1006758"><p><strong>Cevap: Şener Dilek Ağabey' den Notlar</strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Şener Dilek Ağabey'den Notlar II</span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Dört tip Nur Talebesi vardır :</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Birincisi; Risale-i Nurdaki hakikatlerle anlaşır, cemaatle anlaşamaz. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İkincisi; Cemaatle anlaşır, hakikatlerle anlaşamaz. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Üçüncüsü; Hem cemaatle, hem de hakikatlerle anlaşır. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dördüncüsü; Ne cemaatle, ne de hakikatlerle anlaşır. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir Nur Talebesinde <u>mukavemet</u> ve <u>kayyumiyet</u> felsefesi hükmetmelidir. Bunların çeşitli göstergeleri vardır. Mesala, bir Nur Talebesi yalnız kaldığı zaman mukavemetini devam ettirebiliyorsa mukavimdir. Kayyumiyet ise hizmetteki sebat ve devamdır. "Buranın hizmeti benimle kaim ve daim, ben hizmete gitmezsem hizmet çatlar, derse gitmezsem hizmet yıkılır" tarzında bir halet-i ruhiyedir. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir Nur Talebesinin iki türlü düşüşü vardır. Biri ani ve def’i. Bu tür düşüşde ayılma çabuk olabilir. İkincisi tedrici düşüş. Bu birinciden daha tehlikeli. Hayattaki tavizler ile insan tedricen yıkılır ama farkında bile olmaz. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir Nur Talebesi kardeşini kıskansa, rahmet ve taksimat-ı ilahiyeyi ittiham etmiş olur. Kardeşini kıskanan bir Nur Talebesi yerinde sayar bir adım dahi atamaz. Bir Nur Talebesi kendisini uhuvvet ve tesanüde mecbur bilecek. Meselemiz ferdi ve şahsi bir mesele değil. Mesele Kur’anın hakkaniyeti bütün kalplere çakılsın. Cemaatin en büyük kuvveti tesanüddür. Samimi muhabbet karşılıksız ivazsız bir kardeşlik olsa o cemaat dağlardan daha rasihdir.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir Nur Talebesi için en acı olan Risale-i Nura karşı mahcubiyettir. Kitaplar rafta, okumuyor. Bir Nur Talebesi bir gün, bir hafta, bir ay, bir yıl okumazsa ne olur? Bu dehşetli zamanda okumadan kendini muhafaza etmek mümkün değildir... </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Nur Talebesi, din-i İslamın meddahıdır. Bütün dünya beni medhü sena etse inandıramazlar ki ben iyiyim. Eğer bir Nur Talebesinde hayat ve yaşamak hissi din hissine galebe çalarsa o zat manen semavi tokada müstehak olmuş olur. Bir Nur Talebesinde dava ruhu istihsana çıkmazsa nakıstır. Bir şeyi ziyade beğenmek, ziyade sevmek, ziyade o şeyde fani olmak. Herşeyi bilmez bir şeyi bilir. İstihsanın esası kesretten kopuş ve hırz-ı can etmektir. Vahdete takarrup için, kesretten kopuş. Seninle olayım, isterse aç kalayım.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Risale-i Nur’a hizmet edenler üç guruptur. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Birincisi; nefis ve enaniy</span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">etini yenmeden hizmet edenler, bunlar şahs-ı manevinin kiridir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İkincisi; iddiasızlardır. Bunlar itaatkar olmakla beraber aksiyondan uzaktırlar. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Üçüncüsü; hakiki Nur Talebeleridirler. Bunlar cemaatin hem önünde, hem ortasında, hem de arkasında olabilirler. Öndekilerin vazifesi şahs-ı maneviye kuvvet vermektir. Bunlar aynı zamanda Risale-i Nur’un kudsiyetini terennüm ederler. Ortadakiler hali muhafaza ederken, arkadakiler de dua ve iltica ile manevi destek verirler. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Meşreb ve mesleği ne olursa olsun dava-yı Kur’aniyeye hizmet edenin ben ebediyyen minnettarıyım. Böyle bir ruh Hz.Mus’ab'ın meşrebi... Meselelere şahsiyet alemi ile değil, hizmet alemiyle bakıyor. Hizmet edeni, hizmet namına kucaklıyor.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Üstadın hizmet rehberinde çizdiği modele, ihlas, sadakat, uhuvvet, tevazu ve mahviyet şartlarına uymayan bir Nur Talebesi medreseye yüz tane adam getirir, ileride belki bin tane götürür. Hizmet düsturları Risale-i Nurun rayıdır. Bunlar olmazsa sen makam-ı rızaya, makam-ı mahbubiyete, makam-ı sıddıkiyete çıkamazsın. Onların esası da sırr-ı ihlas ile sırr-ı uhuvvettir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Risale-i Nurun çok okunması meslek ve meşrebin şahsiyete yerleşmesini kolaylaştırır. Risale-i Nuru on defadan fazla oku devret, ondan sonra istediğin kitabı oku. Bu hakikatler tam meşrebine yerleşmeden, başka kitapların okuması, şahsiyetde bozukluklar meydana getirir.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsi makam-ı Mehdiyete mazhardır. Makam-ı Mehdiyyet umumun hidayetine, beşerin diriltilmesine çalışıyor. Bu şahs-ı manevînin en zahir ölçüsü ise, ekser ağabeylerin toplandığı heyettir. Bu hizmeti bir dest-i inayet tanzim ediyor. Başta üstadın hayatı buna şahittir. Risale-i Nur’un bayramı geliyor. Cenab-ı Hak tasfiye ediyor. Kabuk kalkıyor, lüb ortaya çıkıyor. Aptal kargaların eliyle ormanlar meydana geliyor. Allah (cc) isterse fâsıkların eliyle de İslamiyeti inkişaf ettirir.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Risale-i Nur’un faidesi iki türlüdür: Biri istifade, diğeri istifaza... İstifade idrake, istifaza ise kalbe bakar. Kalp ne derece sade ve berrak olursa, o derece feyze mazhariyet artar. İnsan ne nisbette masumlaşırsa o derece feyz-i ilahiye mazhar olur. En büyük feyze peygamberler mazhar olmuşlardır. İstifaze, istifadeden daha önemlidir. Çünkü malumat bir adamı yalnız başına davada tutamaz. Hizmet ettiren istifazadır, füyüzat ve kudsiyettir. Füyüzat ve kudsiyete ulaşmak ise göze hakim olmaktan geçer. İnsan manen öyle bir hazinedir ki, nihayetsiz istidatlar taşır. Birisi iştiha ile bir harama baksa, belki bin istidadını birden köreltir.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Fitne insana dört kapıdan girer: Göz, kulak, burun, ağız. Ağızdan illa helal lokma girmesi lazım. Bu noktada bizim için beşaret var. Medresede yenilen yemek kirli de olsa temizdir. Bu asırda en büyük fitne gözden içeri giriyor. Çeşm-i basiret göze hakimiyetten sonra açılır. Gözüne hakim olmayan şifa-i sadr bulamaz. Bir insana füyüzat gelmezse o insanın malumatı kabuk olur, dilde kalır. Risale-i Nur bu demek değildir. Risale-i Nur hayattır, tatbikattır. Risale-i Nur hizmeti görünmek değil, olmaktır. Görünmek ile olmak arasında çok büyük bir uçurum vardır. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir Nur Talebesinin bu hakikatlerden tam istifade etmesi için gözüne hakim olması lazımdır. Can çekişen bir adama en güzel huriler musallat olsa, onlara şehvet damarı uyanır mı? Elbette hayır. Bu manada bir Nur Talebesi can çekişiyor. Çünkü hidayet-i amme yükünü omuzlamış. Bu halde iken taife-i nisaya nasıl nazar eder. Bir Nur Talebesinde gabavet olsa dahi, tam müttaki olduktan sonra Risale-i Nur’dan fevkalede istifade edebilir. Risale-i Nur’daki bazı esrarların açılmasında aslan payı, ittika’nındır. Bir Nur Talebesinde ittika kırılırsa, Risale-i Nur’la alakadarlığı fikir ve dil seviyesinde kalır. Kudsiyet, nuraniyet ve tesirat hasıl olmaz. Malumat kabilinden bilgi olur.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Risale-i Nur hizmetinde veraset, hususiyet, kabuliyet, makbuliyet ve mazhariyet vardır : Veraset: Zengin bir baba öldüğü zaman malı bir çocuğuna kalmaz. Miras bütün çocuklarına aittir. Demek bütün çocukları manen o malı korumakta mes’uldür. Bu açıdan Nur Talebelerinin hepsi mes’uldür. Her Nur Talebesi vâristir. Risale-i Nur’u anlayan bir Nur Talebesi zerrat-ı mevcudat kadar mes’uldür. Çünkü Nur hizmeti hidayet-i ammeye mazhardır.</span></span></span></p><p></p><p><span style="color: #970b79"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Mes’ulsün, mes’ul! İndallah ve inderresul!</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="La-Tahzen, post: 203512, member: 1006758"] [b]Cevap: Şener Dilek Ağabey' den Notlar[/b] [CENTER][B][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Şener Dilek Ağabey'den Notlar II[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS][B]Dört tip Nur Talebesi vardır :[/B][/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Birincisi; Risale-i Nurdaki hakikatlerle anlaşır, cemaatle anlaşamaz. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]İkincisi; Cemaatle anlaşır, hakikatlerle anlaşamaz. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Üçüncüsü; Hem cemaatle, hem de hakikatlerle anlaşır. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Dördüncüsü; Ne cemaatle, ne de hakikatlerle anlaşır. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Bir Nur Talebesinde [U]mukavemet[/U] ve [U]kayyumiyet[/U] felsefesi hükmetmelidir. Bunların çeşitli göstergeleri vardır. Mesala, bir Nur Talebesi yalnız kaldığı zaman mukavemetini devam ettirebiliyorsa mukavimdir. Kayyumiyet ise hizmetteki sebat ve devamdır. "Buranın hizmeti benimle kaim ve daim, ben hizmete gitmezsem hizmet çatlar, derse gitmezsem hizmet yıkılır" tarzında bir halet-i ruhiyedir. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Bir Nur Talebesinin iki türlü düşüşü vardır. Biri ani ve def’i. Bu tür düşüşde ayılma çabuk olabilir. İkincisi tedrici düşüş. Bu birinciden daha tehlikeli. Hayattaki tavizler ile insan tedricen yıkılır ama farkında bile olmaz. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Bir Nur Talebesi kardeşini kıskansa, rahmet ve taksimat-ı ilahiyeyi ittiham etmiş olur. Kardeşini kıskanan bir Nur Talebesi yerinde sayar bir adım dahi atamaz. Bir Nur Talebesi kendisini uhuvvet ve tesanüde mecbur bilecek. Meselemiz ferdi ve şahsi bir mesele değil. Mesele Kur’anın hakkaniyeti bütün kalplere çakılsın. Cemaatin en büyük kuvveti tesanüddür. Samimi muhabbet karşılıksız ivazsız bir kardeşlik olsa o cemaat dağlardan daha rasihdir.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Bir Nur Talebesi için en acı olan Risale-i Nura karşı mahcubiyettir. Kitaplar rafta, okumuyor. Bir Nur Talebesi bir gün, bir hafta, bir ay, bir yıl okumazsa ne olur? Bu dehşetli zamanda okumadan kendini muhafaza etmek mümkün değildir... [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Nur Talebesi, din-i İslamın meddahıdır. Bütün dünya beni medhü sena etse inandıramazlar ki ben iyiyim. Eğer bir Nur Talebesinde hayat ve yaşamak hissi din hissine galebe çalarsa o zat manen semavi tokada müstehak olmuş olur. Bir Nur Talebesinde dava ruhu istihsana çıkmazsa nakıstır. Bir şeyi ziyade beğenmek, ziyade sevmek, ziyade o şeyde fani olmak. Herşeyi bilmez bir şeyi bilir. İstihsanın esası kesretten kopuş ve hırz-ı can etmektir. Vahdete takarrup için, kesretten kopuş. Seninle olayım, isterse aç kalayım.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Risale-i Nur’a hizmet edenler üç guruptur. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Birincisi; nefis ve enaniy[/FONT][/COLOR][/SIZE][SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]etini yenmeden hizmet edenler, bunlar şahs-ı manevinin kiridir. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]İkincisi; iddiasızlardır. Bunlar itaatkar olmakla beraber aksiyondan uzaktırlar. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Üçüncüsü; hakiki Nur Talebeleridirler. Bunlar cemaatin hem önünde, hem ortasında, hem de arkasında olabilirler. Öndekilerin vazifesi şahs-ı maneviye kuvvet vermektir. Bunlar aynı zamanda Risale-i Nur’un kudsiyetini terennüm ederler. Ortadakiler hali muhafaza ederken, arkadakiler de dua ve iltica ile manevi destek verirler. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Meşreb ve mesleği ne olursa olsun dava-yı Kur’aniyeye hizmet edenin ben ebediyyen minnettarıyım. Böyle bir ruh Hz.Mus’ab'ın meşrebi... Meselelere şahsiyet alemi ile değil, hizmet alemiyle bakıyor. Hizmet edeni, hizmet namına kucaklıyor.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Üstadın hizmet rehberinde çizdiği modele, ihlas, sadakat, uhuvvet, tevazu ve mahviyet şartlarına uymayan bir Nur Talebesi medreseye yüz tane adam getirir, ileride belki bin tane götürür. Hizmet düsturları Risale-i Nurun rayıdır. Bunlar olmazsa sen makam-ı rızaya, makam-ı mahbubiyete, makam-ı sıddıkiyete çıkamazsın. Onların esası da sırr-ı ihlas ile sırr-ı uhuvvettir. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Risale-i Nurun çok okunması meslek ve meşrebin şahsiyete yerleşmesini kolaylaştırır. Risale-i Nuru on defadan fazla oku devret, ondan sonra istediğin kitabı oku. Bu hakikatler tam meşrebine yerleşmeden, başka kitapların okuması, şahsiyetde bozukluklar meydana getirir.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsi makam-ı Mehdiyete mazhardır. Makam-ı Mehdiyyet umumun hidayetine, beşerin diriltilmesine çalışıyor. Bu şahs-ı manevînin en zahir ölçüsü ise, ekser ağabeylerin toplandığı heyettir. Bu hizmeti bir dest-i inayet tanzim ediyor. Başta üstadın hayatı buna şahittir. Risale-i Nur’un bayramı geliyor. Cenab-ı Hak tasfiye ediyor. Kabuk kalkıyor, lüb ortaya çıkıyor. Aptal kargaların eliyle ormanlar meydana geliyor. Allah (cc) isterse fâsıkların eliyle de İslamiyeti inkişaf ettirir.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Risale-i Nur’un faidesi iki türlüdür: Biri istifade, diğeri istifaza... İstifade idrake, istifaza ise kalbe bakar. Kalp ne derece sade ve berrak olursa, o derece feyze mazhariyet artar. İnsan ne nisbette masumlaşırsa o derece feyz-i ilahiye mazhar olur. En büyük feyze peygamberler mazhar olmuşlardır. İstifaze, istifadeden daha önemlidir. Çünkü malumat bir adamı yalnız başına davada tutamaz. Hizmet ettiren istifazadır, füyüzat ve kudsiyettir. Füyüzat ve kudsiyete ulaşmak ise göze hakim olmaktan geçer. İnsan manen öyle bir hazinedir ki, nihayetsiz istidatlar taşır. Birisi iştiha ile bir harama baksa, belki bin istidadını birden köreltir.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Fitne insana dört kapıdan girer: Göz, kulak, burun, ağız. Ağızdan illa helal lokma girmesi lazım. Bu noktada bizim için beşaret var. Medresede yenilen yemek kirli de olsa temizdir. Bu asırda en büyük fitne gözden içeri giriyor. Çeşm-i basiret göze hakimiyetten sonra açılır. Gözüne hakim olmayan şifa-i sadr bulamaz. Bir insana füyüzat gelmezse o insanın malumatı kabuk olur, dilde kalır. Risale-i Nur bu demek değildir. Risale-i Nur hayattır, tatbikattır. Risale-i Nur hizmeti görünmek değil, olmaktır. Görünmek ile olmak arasında çok büyük bir uçurum vardır. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Bir Nur Talebesinin bu hakikatlerden tam istifade etmesi için gözüne hakim olması lazımdır. Can çekişen bir adama en güzel huriler musallat olsa, onlara şehvet damarı uyanır mı? Elbette hayır. Bu manada bir Nur Talebesi can çekişiyor. Çünkü hidayet-i amme yükünü omuzlamış. Bu halde iken taife-i nisaya nasıl nazar eder. Bir Nur Talebesinde gabavet olsa dahi, tam müttaki olduktan sonra Risale-i Nur’dan fevkalede istifade edebilir. Risale-i Nur’daki bazı esrarların açılmasında aslan payı, ittika’nındır. Bir Nur Talebesinde ittika kırılırsa, Risale-i Nur’la alakadarlığı fikir ve dil seviyesinde kalır. Kudsiyet, nuraniyet ve tesirat hasıl olmaz. Malumat kabilinden bilgi olur.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS]Risale-i Nur hizmetinde veraset, hususiyet, kabuliyet, makbuliyet ve mazhariyet vardır : Veraset: Zengin bir baba öldüğü zaman malı bir çocuğuna kalmaz. Miras bütün çocuklarına aittir. Demek bütün çocukları manen o malı korumakta mes’uldür. Bu açıdan Nur Talebelerinin hepsi mes’uldür. Her Nur Talebesi vâristir. Risale-i Nur’u anlayan bir Nur Talebesi zerrat-ı mevcudat kadar mes’uldür. Çünkü Nur hizmeti hidayet-i ammeye mazhardır.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [COLOR=#970b79][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Mes’ulsün, mes’ul! İndallah ve inderresul![/SIZE][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Prof.Dr. Şener Dilek Ağabey' den Notlar I
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst