Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
Rasülallah'a Mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ASHAB-I BEDR" data-source="post: 245735" data-attributes="member: 1013691"><p><img src="http://img132.imageshack.us/img132/6923/134133jahglvuh8nyy4la0.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: red"><span style="font-size: 18px">Gül Medeniyetinin Müstesna Gülü</span></span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gülü tarife ne hacet ne çiçektir biliriz</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hilkatin Fâtiha'sı, nübüvvetin hâtimesi, ins ü cinnin peygamberine selamdan sonra,</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Varlık güzeline Gül diyeceğiz biz, Gül çağında ıtırlarını duymak için...</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Beşeriyet bütün zaman ve mekan boyunca Gül'ü bilememenin ve Gül'ü sevememenin ıstırabıyla kıvrandı ve büyük hakikat şu ki başını nereye vursa o Gül'den başka Gül bulamayacak, Gül'ü örnek almadıkça ete kemiğe bürünmüş feryadından kurtulamayacaktır.</span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Eller nakış nakış, desen desen Gül'ü dokur çünki, kağıtlar renk renk, deste deste Gül'ü okur. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül'ün ıtırlarında bülbüller yaşar aşk ile, ve aşk ile renginin şulesinden pervaneler düşer. Kimin eline değerse Gül, elleri Gül kokar onun.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">"Burada beni ancak Allah buyruğuna bağlı Peygamber affı kurtarır / Ben de onun öç ve adalet eline uzatıyorum işte sağ elimi" der Sezai Karakoç'un ağzından Ka'b b. Züheyr, ve o günden sonra bürdesini giyer Gül'ün.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000"> Çelikten büklümler erir Gül'ün yapraklarında.</span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">"Eğer Gül'ün vasıflarının şerhini devamlı, durmadan söylesem, yüzlerce kıyamet geçer de o yine bitmez."</span> der Mevlana. Lisan ve kalem Gül'ü hakkıyla anlatamaz, bunu herkes bilir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bilir de Asr-ı Saadet'ten bu yana sayısız kalemler Gül'ü yazar ciltler ve kütüphaneler dolusu; hesaba gelmez lisanlar Gül'ü söyler manzumeler ve şiirler boyu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Şimdiye kadar neler söylenmedi Gül hakkında, neler yazılmadı. Yazmakla bitirilemedi ve bitirilemeyecek.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Adına na't dediler Gül'ü anlattılar; tazarru dediler, Gül'e iltica ettiler. Siyer dediler hayatını söylediler, şemail dediler vasıflarını sayıp döktüler. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hilye yazdılar yakınlıklarını ifade için, mi'raciye dizdiler şanını tebcil için. Besteler yaptılar Gül terennümünde, İlahiler söylediler Gül deminde. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Na'tî diye mahlas kullandılar, divanlar doldurdular; adını anarak başladılar mesnevilere bir bakışına mazhar olmak için.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Aherli kağıtlara döküldü bin bir harf düz ve eğik, Gül'ü yazmak için yarıştı gubari ile şikeste ta'lik. Hamdullah'tan Hâmid'e harf başına şükür diye yazdı divitler; Levnî'den Osman'a tel tel renk verdi çivitler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ne yana baksa Gül'den bir iz görür gözler, ne yöne dönse Gül'ü özler, geceler ve gündüzler. Eşya ve varlık Gül için vardır ve Gül, eşya ve varlık olur serâpâ. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bir milyon adı varsa aşkın, bir eksiğiyle hep Gül'den alır ilhamını. Kağıt, kalem ve kitap... Söz, kelam ve hitap... Her suret ve her şekilde Gül'e mahkum.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Nitekim kimiler Gül dediler, ömür boyu Güldüler; kimiler Gül dediler, Gül uğruna öldüler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Gül'ü anlatmayan dil ne söyler ki efsaneden başka!.. </span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül harflerinden Gül söylemeyen kelimeler gerçeği olmayan isimlerden öte nedir ki?!..</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül kokusu taşıyan bilgi canda ışık; Gül destesi götürmeyen kervan bedene kuru yüktür.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül hakkında en müstesna sözleri Divan şiiri söylemiştir. Türk şairlere özgü bir tür olan Hilye'lerden siyer kitaplarına; mevlidlerden mi'raciyelere; divanlar ile her türlü mesnevilerin başında Tevhid ve münacaatlardan sonra yer alan na'tlardan düzyazı eserlerdeki hamdele ve salvele bölümlerine varasıya kadar hep "önce Gül" der kalemler. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Divan edebiyatının Gül hakkında söyleyecek sözüne hadd ü pâyân mı bulunur? O şairler ki kitapları yahut sözlerinin, en başında O'nun adını anmakla korunabileceğine inanmışlardır. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bir divan şairinin, kendini şair saydırmak, yahut şairliğinin kanıtı olan divanını tertib etmek için yazması gereken şiirlerden biri de Gül hakkında inşad edeceği kasidesidir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">*</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hz. Peygamber'den bahseden manzumeler belli bir konu sınırlaması içinde düşünülemezler. Risalet, hicret, mucizeler, din yolunda çektiği sıkıntılar, ümmetine va'd ettiği şefaat, özel bir kıssasının anlatımı vs. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">hep divan şairinin konuları arasındadır. Ancak daha da önemlisi na'tlardır ki divan şairine, Gül'e karşı beslediği duygularını dile getirme fırsatı verir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Beşeriyetin en hayırlısına, varlığın en şereflisine karşı gösterilen bu sevgi ve saygı, şairin dilini ve yolunu aydınlatır hiç farkına varmadan, kelimelerini birdenbire güzelleştiriverir. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bütün divan şiiri ürünleri içinde dilin en güzel ve sanatlı kullanıldığı manzumeler, yalnızca ve yalnızca na'tlardır.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Bunun sebebi, şairin içinden geldiği şekilde anlattığı Gül aşkıdır, Gül'e bende olmanın samimiyetinden kaynaklanan sanattır.</span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Allah'a yakınlık bakımından hiç kimse nasıl Efendiler Efendisi'ne ulaşamazsa, şair de peygamberine ulaşma yolunda kimse kendisine ulaşamasın ister. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">O'nun erdiği makama nasıl kimse erememişse, O'na yol alırken de kimse şaire yetişemesin ister. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Bu şiirlerden pek çoğunun özel gün ve gecelerde okunmak üzere bestelenmesi, onların halk tabakaları arasında da Peygamber sevgisini çoğaltıcı eserler olarak yaygınlaşmasını sağlar çünki.</span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Evrenin en güzel Gül'üne yazılan müstakil eserler içinde en yaygın okunanı hiç şüphesiz Süleyman Çelebi'nin "Vesîletü'n-Necât (Kurtuluş vesilesi)" adıyla bilinen Mevlid'idir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bunu Hakanî Mehmed Bey'in Hilye'si (Hz. Peygamber'in suret ve siret güzelliklerinin anlatıldığı eser), sonra da Nâyî Osman Dede'nin Mi'râciye'si izler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bu üç eser de zamanla musıkî formunda okunmuş ve çağlar boyu geniş halk kitleleri tarafından sevilerek Türk kültürünü yönlendirmiştir. Na'tlar içinde Nazîm'in küçük bir divan oluşturacak kadar çok sayıdaki maznumeleri ile Fuzulî'nin Su Kasidesi, Nabî'nin coşku dolu dizeleri, Şeyh Galib'in müseddes tarzında yazdığı muhteşem eseri, Nef'î'nin "sözüm" redifli kasidesi ilk akla gelebilecek olanlardır.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Çok sayıda na't yazdıkları için Na'tî mahlasıyla bilinen Na'tî Mehmed, Na'tî Ahmed ve Na'tî Mustafa efendiler de Gül'e olan aşkı doruğa ulaştıran, fanilerin söyleyebileceği en müstesna sözleri söyleyen şairlerdir. Bu arada değişik şairlerin na'tlarının derlenmesiyle oluşturulmuş Nu'ût-ı Nebeviye mecmualarını da hatırlamak gerekir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Na'tların gazel tarzında yazılanları da vardır elbet. Bunlar genellikle vezin yönlendirmesiyle şekil bulan ve 4 mefâîlün kalıbıyla yazılıp "...yâ Rasûlallah" redifiyle sona eren gazellerdir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Bu tür na'tlar içinde Zekâî Mustafa Dede'nin,</span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Garîk-i bahr-i isyânem şefâat yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Esîr-i nefs-i nâdânem şefâat yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">beytiyle başlayan kısa na'ti gibi manzumeler XVII. yüzyıldan itibaren sıkça görülür. Leyla Hanım'ın,</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Alîl-i derd-i isyâne devâsın yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bize sûy-ı cinâne reh-nümâsın yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000"></span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">dizeleriyle başlayan na'ti, Şeyhülislam Arif Hikmet Bey'in,</span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ser-i kûyunda kemter hâk-i râhım yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Nesîb-i âsitânındır penâhım yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">ve Musahip Mustafa Paşa'nın,</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hevâ-yı nefse cânım mübtelâdır yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">İşim hep çcümleten cürm ü hatâdır yâ Rasûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">matlalı gazelleri bu tür na'tların en ünlüleridir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000"> Gazel tarzında olup hakkında menkıbevî rivayetler de bulunan bir şiir de Nabî'nin na'tıdır. </span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Onun hac seyahatinde Medîne'ye varmak üzereyken söylediğine inanılan ve şehre girdiği esnada Mescid-i Nebevî müezzinlerinin hep bir ağızdan kerameten okudukları menkıbevî üslupla anlatılan şiir şu beyitle başlar:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı Hudâdır bu</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Nazargâh-ı İlahî'dir makâm-ı Mustafâdır bu</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">*</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bütün bunların dışında, Gül'den bir vesile ile bahsedecek olan şair için ilk başvurulacak kaynaklar, mucizelerdir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Efendiler Efendisi'ni hastalıkların devası, cennet yolunun klavuzu, Allah'ın Habîbi olarak gören şair, O'ndaki beşeriyet kadar nebeviyeti de söz konusu etmekten hoşlanır; yüceliğini dile getirmek için sık sık mucizelerden bahseder. Fenâyî'yi dinleyelim mesela</span>:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Et kıyâs parmaklarından mu'cizâtın gayrı bes</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Çeşme akdı her birinden eyleyip şakku'l-kamer</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Demek ister ki: "Sen O yüce peygamberin mucizelerindeki ihtişama bak ki, yalnızca parmakları bile her birinden çeşmeler akıttı, ve şehadet parmağıyla ayı ikiye böldü."</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hudeybiye'de Ashâb'ın çok susadığı bir anda Efendiler Efendisi son tastaki suya bir elini sokup diğer elinin beş parmağından beş çeşme gibi su akıtmış ve ashab hem abdest alıp hem kana kana içmişlerdir. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Keza Mekke müşrikleri kendisinden mucize istedikleri vakit şehadet parmağıyla işaret edip ayı ikiye yarmıştı, hani İslam tarihleri ve siyerlerin şakku'l-kamer diye zikrettikleri mucize. </span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Şair Gül'ün yalnızca parmaklarından sadır olan mucizelerinin bu derece büyük olduğunu, diğerlerine sıra gelirse anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini ancak bu kadar güzel anlatabilir değil mi?!...</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Divan şairi Gül'den bahsedeceği zaman O'nu eşref-i mahlûkât, cihan bağının nadide çiçeği, varlığın evveli ve âhiri, şefaatin kaynağı, mahşer gününün efendisi, ahsen-i takvîm, güzel ahlakın tamamlayıcısı gibi sayısız vasıfları bir anda sıralayıverir. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bütün amaç Gül'den şefaat istemektir ya hani, bunun için sık sık O'ndan bahseden âyetlere ve kudsî hadislere müracaat eder. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bu durumda ayetler genellikle şiirdeki vezin zaruretini de beraberinde getirir ve tamamı yerine bazı ibareler şeklinde zikredilir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">"Ahsen-i takvîm, kaabe kavseyn ve ev ednâ, leamrük, lî-maallah, Kâf u Nûn, Tâhâ ve Yasîn, mâ zâğa'l-basar, Sidre ve müntehâ, rahmeten li'l-âlemîn, tarfetü'l-ayn" gibi ibareler bunlardandır. Şu beyit Nesîmî'ye aittir:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Vasfını "Ve'n-Necmi" "Ve'ş-şemsi" "Tebârek" söyledi</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Şânına "Tâhâ" vü "Yâsîn" geldi Hak'tan beyyinât</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hz. peygamber'den bahseden hadisler de zaman zaman divan şairlerinin konuları arasına girer. Bunlardan en ünlü olanı "levlâke levlâk" sırrını taşıyan hadis-i kudsîdir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bunu "ene efsah" ve "medinetü'l-ilm" gibi ibarelerin geçtiği hadisler takip eder. Beyti Şeyhülislam Yahya'ya söyletelim:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Sana mahsûs lutfudur Hakk'ın </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Tâc-ı "Levlâk" u taht-ı "Ev ednâ"</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül'ün şanı söz konusu olunca tasavvufî divan şairlerinin en ziyade andıkları kelime "muhabbet"tir. O ünlü beyitte olduğu gibi:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Muhammed'siz muhabbetten ne hâsıl</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ebced geleneği bile Gül hakkında abidevî bir beytin doğmasına kapı aralamıştır:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Aman lafzı senin ism-i şerîfinle müsâvîdir</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Anınçün âşıkın zikri "amân"dır yâ Rusûlallah</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">"Amân" ile "Muhammed" isminin ebced karşılığı 92 eder. Buradan âşıkın "amân!" diye her haykırışında aslında Hz. Peygamber'i anmak istediğinin söylenmesi ne kadar da şairane bir buluştur.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hezâr gıbta!..</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">*</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Burada divan şairinin iman cephesinden İslam'ın varlık sebebi olan Gül'e bakışındaki genel kabulleri vermeye çalıştık. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Şimdi en başa dönelim ve bir Gül olarak, Gülde bir remz olarak, teri Gül kokan, yüzünde Gül, ağzında gonca görülen Efendiler Efendisi'nden Güle yansıyan ilham dolu birkaç beyit ile sözü tamamlayalım.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Böylece bütün Türk coğrafyasını doldurarak bir aşka dönüşen Gül medeniyetinin aslında bir iman ve aşk medeniyeti olduğunu anlayalım.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Dicle'nin serin yamaçlarında gözyaşlarını ikindi sularına karıştırarak Kıble'ye yönlendiren bağrı yanık şair hasretini anlatıyordu ve o Fuzulî idi:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Suya versin bâğbân Gülzârı zahmet çekmesin</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Bir Gül açılmaz yüzün teg verse bin Gülzâre su</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Sultan, rüyalarının sevgilisine Gül rölyefleriyle başı üzre yer vermek için sorgucunu O'nun ayak izinden yaptırıyor ve üzerine şu dizeleri nakşettiriyordu; o dahi Sultan Ahmed idi:</span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Nola tacım gibi başımda götürsem dâim</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Kademi nakşını ol hazret-i şâh-ı rüsülün</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül-i Gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidir</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ahmedâ durma yüzün sür kademine o Gülün</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ve sultanın mürşidi -ki adına Hüdâyî denir- her yüzde Gül'ün aşkını okumaktaydı:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül ağlama Gül bize</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ele diken Gül bize</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül olanın yüzünde</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gül açılır Gül bize</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ve bugün biz, bir çağa geldik, Gül için feryâdlar çağına:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Güle gûş ettiremez boş yere bülbül inler</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Varak-ı mihr ü vefâyı kim okur kim dinler</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Şikayet değildir kasdımız Gül'e, cür'etimiz içimizin yanışından. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Gülistanlarda savaşlar var bugün Gül'üm ve bülbüllerin kurşuna dizilip kefensiz gömülüyor artık. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Hiç bugünkü kadar yakışmadı Kâbe'ne siyahlar ve biz seni hiç bugünkü kadar özlemedik. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Varlığa bir Gül ise sebep, kokusundan ya renginden nasıl duralım ayrı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive">Ebedî Gülşeninde tek ayak üzre duracak bir yer de vermez misin bize Gül'üm?!..</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000"></span></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: olive"><span style="color: #8b0000">Prof. Dr. İskender Pala</span> </span></span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ASHAB-I BEDR, post: 245735, member: 1013691"] [IMG]http://img132.imageshack.us/img132/6923/134133jahglvuh8nyy4la0.gif[/IMG] [B][I][FONT="Times New Roman"][SIZE="4"][COLOR="olive"][COLOR="red"][SIZE="5"]Gül Medeniyetinin Müstesna Gülü[/SIZE][/COLOR] Gülü tarife ne hacet ne çiçektir biliriz Hilkatin Fâtiha'sı, nübüvvetin hâtimesi, ins ü cinnin peygamberine selamdan sonra, Varlık güzeline Gül diyeceğiz biz, Gül çağında ıtırlarını duymak için... [COLOR="#8b0000"]Beşeriyet bütün zaman ve mekan boyunca Gül'ü bilememenin ve Gül'ü sevememenin ıstırabıyla kıvrandı ve büyük hakikat şu ki başını nereye vursa o Gül'den başka Gül bulamayacak, Gül'ü örnek almadıkça ete kemiğe bürünmüş feryadından kurtulamayacaktır.[/COLOR] Eller nakış nakış, desen desen Gül'ü dokur çünki, kağıtlar renk renk, deste deste Gül'ü okur. Gül'ün ıtırlarında bülbüller yaşar aşk ile, ve aşk ile renginin şulesinden pervaneler düşer. Kimin eline değerse Gül, elleri Gül kokar onun. "Burada beni ancak Allah buyruğuna bağlı Peygamber affı kurtarır / Ben de onun öç ve adalet eline uzatıyorum işte sağ elimi" der Sezai Karakoç'un ağzından Ka'b b. Züheyr, ve o günden sonra bürdesini giyer Gül'ün. [COLOR="#8b0000"] Çelikten büklümler erir Gül'ün yapraklarında.[/COLOR] [COLOR="#8b0000"]"Eğer Gül'ün vasıflarının şerhini devamlı, durmadan söylesem, yüzlerce kıyamet geçer de o yine bitmez."[/COLOR] der Mevlana. Lisan ve kalem Gül'ü hakkıyla anlatamaz, bunu herkes bilir. Bilir de Asr-ı Saadet'ten bu yana sayısız kalemler Gül'ü yazar ciltler ve kütüphaneler dolusu; hesaba gelmez lisanlar Gül'ü söyler manzumeler ve şiirler boyu. Şimdiye kadar neler söylenmedi Gül hakkında, neler yazılmadı. Yazmakla bitirilemedi ve bitirilemeyecek. Adına na't dediler Gül'ü anlattılar; tazarru dediler, Gül'e iltica ettiler. Siyer dediler hayatını söylediler, şemail dediler vasıflarını sayıp döktüler. Hilye yazdılar yakınlıklarını ifade için, mi'raciye dizdiler şanını tebcil için. Besteler yaptılar Gül terennümünde, İlahiler söylediler Gül deminde. Na'tî diye mahlas kullandılar, divanlar doldurdular; adını anarak başladılar mesnevilere bir bakışına mazhar olmak için. Aherli kağıtlara döküldü bin bir harf düz ve eğik, Gül'ü yazmak için yarıştı gubari ile şikeste ta'lik. Hamdullah'tan Hâmid'e harf başına şükür diye yazdı divitler; Levnî'den Osman'a tel tel renk verdi çivitler. Ne yana baksa Gül'den bir iz görür gözler, ne yöne dönse Gül'ü özler, geceler ve gündüzler. Eşya ve varlık Gül için vardır ve Gül, eşya ve varlık olur serâpâ. Bir milyon adı varsa aşkın, bir eksiğiyle hep Gül'den alır ilhamını. Kağıt, kalem ve kitap... Söz, kelam ve hitap... Her suret ve her şekilde Gül'e mahkum. Nitekim kimiler Gül dediler, ömür boyu Güldüler; kimiler Gül dediler, Gül uğruna öldüler. [COLOR="#8b0000"]Gül'ü anlatmayan dil ne söyler ki efsaneden başka!.. [/COLOR] Gül harflerinden Gül söylemeyen kelimeler gerçeği olmayan isimlerden öte nedir ki?!.. Gül kokusu taşıyan bilgi canda ışık; Gül destesi götürmeyen kervan bedene kuru yüktür. Gül hakkında en müstesna sözleri Divan şiiri söylemiştir. Türk şairlere özgü bir tür olan Hilye'lerden siyer kitaplarına; mevlidlerden mi'raciyelere; divanlar ile her türlü mesnevilerin başında Tevhid ve münacaatlardan sonra yer alan na'tlardan düzyazı eserlerdeki hamdele ve salvele bölümlerine varasıya kadar hep "önce Gül" der kalemler. Divan edebiyatının Gül hakkında söyleyecek sözüne hadd ü pâyân mı bulunur? O şairler ki kitapları yahut sözlerinin, en başında O'nun adını anmakla korunabileceğine inanmışlardır. Bir divan şairinin, kendini şair saydırmak, yahut şairliğinin kanıtı olan divanını tertib etmek için yazması gereken şiirlerden biri de Gül hakkında inşad edeceği kasidesidir. * Hz. Peygamber'den bahseden manzumeler belli bir konu sınırlaması içinde düşünülemezler. Risalet, hicret, mucizeler, din yolunda çektiği sıkıntılar, ümmetine va'd ettiği şefaat, özel bir kıssasının anlatımı vs. hep divan şairinin konuları arasındadır. Ancak daha da önemlisi na'tlardır ki divan şairine, Gül'e karşı beslediği duygularını dile getirme fırsatı verir. Beşeriyetin en hayırlısına, varlığın en şereflisine karşı gösterilen bu sevgi ve saygı, şairin dilini ve yolunu aydınlatır hiç farkına varmadan, kelimelerini birdenbire güzelleştiriverir. Bütün divan şiiri ürünleri içinde dilin en güzel ve sanatlı kullanıldığı manzumeler, yalnızca ve yalnızca na'tlardır. [COLOR="#8b0000"]Bunun sebebi, şairin içinden geldiği şekilde anlattığı Gül aşkıdır, Gül'e bende olmanın samimiyetinden kaynaklanan sanattır.[/COLOR] Allah'a yakınlık bakımından hiç kimse nasıl Efendiler Efendisi'ne ulaşamazsa, şair de peygamberine ulaşma yolunda kimse kendisine ulaşamasın ister. O'nun erdiği makama nasıl kimse erememişse, O'na yol alırken de kimse şaire yetişemesin ister. [COLOR="#8b0000"]Bu şiirlerden pek çoğunun özel gün ve gecelerde okunmak üzere bestelenmesi, onların halk tabakaları arasında da Peygamber sevgisini çoğaltıcı eserler olarak yaygınlaşmasını sağlar çünki.[/COLOR] Evrenin en güzel Gül'üne yazılan müstakil eserler içinde en yaygın okunanı hiç şüphesiz Süleyman Çelebi'nin "Vesîletü'n-Necât (Kurtuluş vesilesi)" adıyla bilinen Mevlid'idir. Bunu Hakanî Mehmed Bey'in Hilye'si (Hz. Peygamber'in suret ve siret güzelliklerinin anlatıldığı eser), sonra da Nâyî Osman Dede'nin Mi'râciye'si izler. Bu üç eser de zamanla musıkî formunda okunmuş ve çağlar boyu geniş halk kitleleri tarafından sevilerek Türk kültürünü yönlendirmiştir. Na'tlar içinde Nazîm'in küçük bir divan oluşturacak kadar çok sayıdaki maznumeleri ile Fuzulî'nin Su Kasidesi, Nabî'nin coşku dolu dizeleri, Şeyh Galib'in müseddes tarzında yazdığı muhteşem eseri, Nef'î'nin "sözüm" redifli kasidesi ilk akla gelebilecek olanlardır. Çok sayıda na't yazdıkları için Na'tî mahlasıyla bilinen Na'tî Mehmed, Na'tî Ahmed ve Na'tî Mustafa efendiler de Gül'e olan aşkı doruğa ulaştıran, fanilerin söyleyebileceği en müstesna sözleri söyleyen şairlerdir. Bu arada değişik şairlerin na'tlarının derlenmesiyle oluşturulmuş Nu'ût-ı Nebeviye mecmualarını da hatırlamak gerekir. Na'tların gazel tarzında yazılanları da vardır elbet. Bunlar genellikle vezin yönlendirmesiyle şekil bulan ve 4 mefâîlün kalıbıyla yazılıp "...yâ Rasûlallah" redifiyle sona eren gazellerdir. [COLOR="#8b0000"]Bu tür na'tlar içinde Zekâî Mustafa Dede'nin,[/COLOR] Garîk-i bahr-i isyânem şefâat yâ Rasûlallah Esîr-i nefs-i nâdânem şefâat yâ Rasûlallah beytiyle başlayan kısa na'ti gibi manzumeler XVII. yüzyıldan itibaren sıkça görülür. Leyla Hanım'ın, Alîl-i derd-i isyâne devâsın yâ Rasûlallah Bize sûy-ı cinâne reh-nümâsın yâ Rasûlallah [COLOR="#8b0000"] dizeleriyle başlayan na'ti, Şeyhülislam Arif Hikmet Bey'in,[/COLOR] Ser-i kûyunda kemter hâk-i râhım yâ Rasûlallah Nesîb-i âsitânındır penâhım yâ Rasûlallah ve Musahip Mustafa Paşa'nın, Hevâ-yı nefse cânım mübtelâdır yâ Rasûlallah İşim hep çcümleten cürm ü hatâdır yâ Rasûlallah matlalı gazelleri bu tür na'tların en ünlüleridir. [COLOR="#8b0000"] Gazel tarzında olup hakkında menkıbevî rivayetler de bulunan bir şiir de Nabî'nin na'tıdır. [/COLOR] Onun hac seyahatinde Medîne'ye varmak üzereyken söylediğine inanılan ve şehre girdiği esnada Mescid-i Nebevî müezzinlerinin hep bir ağızdan kerameten okudukları menkıbevî üslupla anlatılan şiir şu beyitle başlar: Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı Hudâdır bu Nazargâh-ı İlahî'dir makâm-ı Mustafâdır bu * Bütün bunların dışında, Gül'den bir vesile ile bahsedecek olan şair için ilk başvurulacak kaynaklar, mucizelerdir. [COLOR="#8b0000"]Efendiler Efendisi'ni hastalıkların devası, cennet yolunun klavuzu, Allah'ın Habîbi olarak gören şair, O'ndaki beşeriyet kadar nebeviyeti de söz konusu etmekten hoşlanır; yüceliğini dile getirmek için sık sık mucizelerden bahseder. Fenâyî'yi dinleyelim mesela[/COLOR]: Et kıyâs parmaklarından mu'cizâtın gayrı bes Çeşme akdı her birinden eyleyip şakku'l-kamer Demek ister ki: "Sen O yüce peygamberin mucizelerindeki ihtişama bak ki, yalnızca parmakları bile her birinden çeşmeler akıttı, ve şehadet parmağıyla ayı ikiye böldü." Hudeybiye'de Ashâb'ın çok susadığı bir anda Efendiler Efendisi son tastaki suya bir elini sokup diğer elinin beş parmağından beş çeşme gibi su akıtmış ve ashab hem abdest alıp hem kana kana içmişlerdir. [COLOR="#8b0000"]Keza Mekke müşrikleri kendisinden mucize istedikleri vakit şehadet parmağıyla işaret edip ayı ikiye yarmıştı, hani İslam tarihleri ve siyerlerin şakku'l-kamer diye zikrettikleri mucize. [/COLOR] Şair Gül'ün yalnızca parmaklarından sadır olan mucizelerinin bu derece büyük olduğunu, diğerlerine sıra gelirse anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini ancak bu kadar güzel anlatabilir değil mi?!... Divan şairi Gül'den bahsedeceği zaman O'nu eşref-i mahlûkât, cihan bağının nadide çiçeği, varlığın evveli ve âhiri, şefaatin kaynağı, mahşer gününün efendisi, ahsen-i takvîm, güzel ahlakın tamamlayıcısı gibi sayısız vasıfları bir anda sıralayıverir. Bütün amaç Gül'den şefaat istemektir ya hani, bunun için sık sık O'ndan bahseden âyetlere ve kudsî hadislere müracaat eder. Bu durumda ayetler genellikle şiirdeki vezin zaruretini de beraberinde getirir ve tamamı yerine bazı ibareler şeklinde zikredilir. "Ahsen-i takvîm, kaabe kavseyn ve ev ednâ, leamrük, lî-maallah, Kâf u Nûn, Tâhâ ve Yasîn, mâ zâğa'l-basar, Sidre ve müntehâ, rahmeten li'l-âlemîn, tarfetü'l-ayn" gibi ibareler bunlardandır. Şu beyit Nesîmî'ye aittir: Vasfını "Ve'n-Necmi" "Ve'ş-şemsi" "Tebârek" söyledi Şânına "Tâhâ" vü "Yâsîn" geldi Hak'tan beyyinât Hz. peygamber'den bahseden hadisler de zaman zaman divan şairlerinin konuları arasına girer. Bunlardan en ünlü olanı "levlâke levlâk" sırrını taşıyan hadis-i kudsîdir. Bunu "ene efsah" ve "medinetü'l-ilm" gibi ibarelerin geçtiği hadisler takip eder. Beyti Şeyhülislam Yahya'ya söyletelim: Sana mahsûs lutfudur Hakk'ın Tâc-ı "Levlâk" u taht-ı "Ev ednâ" Gül'ün şanı söz konusu olunca tasavvufî divan şairlerinin en ziyade andıkları kelime "muhabbet"tir. O ünlü beyitte olduğu gibi: Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl Muhammed'siz muhabbetten ne hâsıl Ebced geleneği bile Gül hakkında abidevî bir beytin doğmasına kapı aralamıştır: Aman lafzı senin ism-i şerîfinle müsâvîdir Anınçün âşıkın zikri "amân"dır yâ Rusûlallah "Amân" ile "Muhammed" isminin ebced karşılığı 92 eder. Buradan âşıkın "amân!" diye her haykırışında aslında Hz. Peygamber'i anmak istediğinin söylenmesi ne kadar da şairane bir buluştur. Hezâr gıbta!.. * Burada divan şairinin iman cephesinden İslam'ın varlık sebebi olan Gül'e bakışındaki genel kabulleri vermeye çalıştık. Şimdi en başa dönelim ve bir Gül olarak, Gülde bir remz olarak, teri Gül kokan, yüzünde Gül, ağzında gonca görülen Efendiler Efendisi'nden Güle yansıyan ilham dolu birkaç beyit ile sözü tamamlayalım. Böylece bütün Türk coğrafyasını doldurarak bir aşka dönüşen Gül medeniyetinin aslında bir iman ve aşk medeniyeti olduğunu anlayalım. Dicle'nin serin yamaçlarında gözyaşlarını ikindi sularına karıştırarak Kıble'ye yönlendiren bağrı yanık şair hasretini anlatıyordu ve o Fuzulî idi: Suya versin bâğbân Gülzârı zahmet çekmesin Bir Gül açılmaz yüzün teg verse bin Gülzâre su [COLOR="#8b0000"]Sultan, rüyalarının sevgilisine Gül rölyefleriyle başı üzre yer vermek için sorgucunu O'nun ayak izinden yaptırıyor ve üzerine şu dizeleri nakşettiriyordu; o dahi Sultan Ahmed idi:[/COLOR] Nola tacım gibi başımda götürsem dâim Kademi nakşını ol hazret-i şâh-ı rüsülün Gül-i Gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidir Ahmedâ durma yüzün sür kademine o Gülün Ve sultanın mürşidi -ki adına Hüdâyî denir- her yüzde Gül'ün aşkını okumaktaydı: Gül ağlama Gül bize Ele diken Gül bize Gül olanın yüzünde Gül açılır Gül bize Ve bugün biz, bir çağa geldik, Gül için feryâdlar çağına: Güle gûş ettiremez boş yere bülbül inler Varak-ı mihr ü vefâyı kim okur kim dinler Şikayet değildir kasdımız Gül'e, cür'etimiz içimizin yanışından. Gülistanlarda savaşlar var bugün Gül'üm ve bülbüllerin kurşuna dizilip kefensiz gömülüyor artık. Hiç bugünkü kadar yakışmadı Kâbe'ne siyahlar ve biz seni hiç bugünkü kadar özlemedik. Varlığa bir Gül ise sebep, kokusundan ya renginden nasıl duralım ayrı. Ebedî Gülşeninde tek ayak üzre duracak bir yer de vermez misin bize Gül'üm?!.. [COLOR="#8b0000"] Prof. Dr. İskender Pala[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
Rasülallah'a Mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst