Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Risale-i Nur dairesi içinde, nefsimi nasıl terbiye ve tezkiye edebilirim?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 249594" data-attributes="member: 9260"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #483d8b"><strong><span style="color: red">Risale-i Nur dairesi içinde, nefsimi nasıl terbiye ve tezkiye edebilirim? </span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #483d8b"><strong><span style="color: red"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #483d8b"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #483d8b"><strong></strong>Bizler zaruri ihtiyaçlarımız dışındaki vakitlerde vaktimizi ne kadar hizmete verirsek o derece de nefis terbiye edilmiş olur.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #483d8b">Meydana gelen hizmetleri de şahsımıza vermeden hizmetin bir ikramı olarak görmek veya güzel bir hakikatı imaniyeyi başkasına anlatmak. Gerçi bunda riya yok.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #483d8b"> Ancak mümkün ise bunu istemeyen bir kardeşimize yaptırmak. Günlük evrad ve ezkarımıza azami devam etmek, Hizmetle bağlarımızı gün geçtikçe kuvvetlendirmek. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #483d8b">Herhalde tüm bunlar nefsin istemediği, ancak tekamülümüzün gereği olan şeylerdir.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">"Nefislerinizi öldürün”</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Kur’an-ı Kerim:</span></span></p><p></p><p><span style="color: darkslateblue"><span style="font-size: 15px">Hz. Musa zamanında İsrail oğullarından bazıları Allah’ın dinine girdikten sonra bir ilah gibi buzağıya taparlar. </span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="color: darkslateblue"><span style="font-size: 15px">Hz. Musa bunlara şöyle der: <span style="color: red">“Ey kavmim! Sizler buzağıyı ilah edinmekle nefsinize zulüm ettiniz. Öyle ise Yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…”(Bakara, 2/54)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Ayetin <span style="color: red">“nefislerinizi öldürün”</span> kısmı bir yönü ile nefsin arzularını kesmek, onu bütün bütün susturmak şeklinde anlaşılmış ve tasavvuf ehlince kullanılan bir deyim halini almıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Nefsin arzularını kesmenin, onu tümü ile susturmanın yollarından biri açlıktır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Besili bir at, sahibini her an üzerinden atabilir. Cılız bir ata hakim olmak ise daha kolaydır. Bu noktadan hareketle bazı tasavvuf ehli sürekli riyazet / açlık ile nefse hakimiyette başarı sağlamışlardır.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Bununla beraber, cılız bir atla hızlı ve emin bir şekilde hedefe varmanın zorluğu da ortadadır. Onun yerine, güçlü kuvvetli ata iyi bir binici olmanın yollarını aramak daha isabetli görünmektedir.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Söz gelimi, nefiste olan şiddetli hırsı susturmak yerine o şiddetli hırsı ilme, amele, ihlasa yönlendirmek daha faydalıdır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Benzeri bir şekilde zengin olma arzusunu iptal etmek yerine serveti Hakkın yolunda halka hizmette kullanmak; kaliteli bir arabaya binme sevdasını yok etmek yerine o araba ile iyi yerlere gitmek… insan tabiatına daha uygun olacaktır.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Bu gerçeği bilmeyen bazı nasihatçiler öğüt verirken <em>“Haset etme! Hırs gösterme! Düşmanlık yapma! Dünyayı sevme!” </em>şeklinde ifadeler kullanırlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"> Böyle diyeceklerine, <em>“Bunların yönlerini hayırlı şeylere çeviriniz, mecralarını değiştiriniz” </em>deseler sözleri daha etkili olacaktır.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Konuyu Kur’an’dan bazı örneklerle açmakta yarar görüyoruz.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">1. “İyilik ve takvada yardımlaşın. Günahta ve haddi aşmada yardımlaşmayın!” </span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Görüldüğü üzere yardımlaşmanın iyi olduğu yerler vardır, kötü olduğu yerler vardır. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Hiçbir kayıt koymadan “yardımlaşmak iyidir” diyemeyiz. Yoksa, hırsızlıkta bizden yardım isteyene de yardım etmemiz gerekir.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">2. “Onlar öfkelerini yutarlar…”</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Cenab-ı Hak bir kısım kâmil insanları methederken onların öfkelerini yutmasını da nazara verir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"> Yani, onlardan istenen öfkelerine hakim olmalarıdır. Yoksa öfkelerini bütün bütün ortadan kaldırmaları değildir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Nitekim ayet <em>“Onlar asla öfkesi olmayan kimselerdir”</em> dememiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"> Örnek insan Hz. Peygamber (asv) bazı durumlarda öfkelenirdi ve bu hal, rengine yansırdı. Ama O, öfkesine daima hakimdi.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">3. “Onlar kafirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler.” </span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Sahabileri anlatan bu ayet onların iki seçkin özelliğini nazara vermektedir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">- Kafirlere karşı şiddetli,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">- Kendi aralarında merhametli olmaları.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Ülkeyi istila etmeye çalışan düşmana sempati duymak, mü’in kardeşine ise şiddet göstermek ahlaken çökmek anlamına gelir. İnsan kendisine verilen duyguları yerli yerinde kullanmakla “denge insanı” olur, istikamet üzere yaşar.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"> Yoksa, taşkınlık ve şaşkınlık içerisinde ömrü zayi olur gider.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Vücud ülkesinde nefis hükmederse, kişi her şeyi nefsani ölçülerle değerlendirir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"> Kırmızı gözlükle bakan biri, her şeyi kırmızı gördüğü gibi, nefis merkezli yaşayan birinin hayat felsefesi, nefsin renkleriyle renklenir.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Mesela, Allah yolunda başkalarına maddi yardımda bulunmak güzel bir haslettir, insani bir görevdir. Fakat nefsani düşünen biri için böyle bir davranış enayilik kabul edilir.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Keza, Allah yolunda gerekirse canını vermek yüksek bir fedakârlıktır. Ama, nefse göre böyle bir hareket akılsızlıktır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"> <em>“Ben öldükten sonra kahraman sayılsam bile, bunun bana ne faydası olacak ki?” </em>diye düşünür</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Keza, bir genç vaktini ilimle, ibadetle değerlendirse yapması gerekeni yapmış olur. Ama, nefse göre, bir genç için böyle bir hayat hiç de uygun değildir; diskoya gitmek varken kütüphaneye gitmek, eğlenceye koşmak varken mescide koşmak akıllıca olamaz.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Söz gelimi, bir memur, dininden biraz taviz verse yüksek bir makama getirilecek iken böyle bir tavizi vermez, izzetli bir şekilde hayatını devam ettirir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Nefsani düşünen birisi ise, bu olayı duyduğunda “Vah vah, kendine yazık etti, tarihi bir fırsatı tepti. Ben olsaydım hiç tereddüt etmez, kabul ederdim.” diyebilir.</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Nefsin yörüngesine giren birisi, en hikmetli şeylere muhatap olduğunda bile bu hikmetler abesiyete dönüşür. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Okullarımızdan birinde yaşanan şu olay, buna bir misal olabilir:</span></span></p><p><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Ziraat Fakültesinde süt teknolojisi sahasında ders veren ateist bir profesör, bir gün derste şöyle der: </span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">“Arkadaşlar, derslerimizde sütün ne kadar harika bir şey olduğunu gördük. Elbette böyle harika bir şeyi rastgele şeylerle izah edemeyiz</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">.” Öğrenciler, profesörün insafa gelip “Allah bunu yaratıyor” </span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">demelerini beklerken, o sözlerini şöyle tamamlar:</span></span></em></p><p><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue"> “İşte arkadaşlar, buradan da ineğin memesinin mükemmelliği ortaya çıkmaktadır!”</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslateblue">Güzel yazılmış bir makaleyi kalemin ucunun güzelliğiyle izah etmek, onun müellifine hakaret sayılır. Öyle de, o harika sütü ineğin memesiyle izah ettiğini zannetmek, Allah’ın sanatını görmezden gelmek demektir.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 249594, member: 9260"] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][B][COLOR=red]Risale-i Nur dairesi içinde, nefsimi nasıl terbiye ve tezkiye edebilirim? [/COLOR] [/B]Bizler zaruri ihtiyaçlarımız dışındaki vakitlerde vaktimizi ne kadar hizmete verirsek o derece de nefis terbiye edilmiş olur.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b]Meydana gelen hizmetleri de şahsımıza vermeden hizmetin bir ikramı olarak görmek veya güzel bir hakikatı imaniyeyi başkasına anlatmak. Gerçi bunda riya yok.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b] Ancak mümkün ise bunu istemeyen bir kardeşimize yaptırmak. Günlük evrad ve ezkarımıza azami devam etmek, Hizmetle bağlarımızı gün geçtikçe kuvvetlendirmek. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b]Herhalde tüm bunlar nefsin istemediği, ancak tekamülümüzün gereği olan şeylerdir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]"Nefislerinizi öldürün” Kur’an-ı Kerim:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [COLOR=darkslateblue][SIZE=4]Hz. Musa zamanında İsrail oğullarından bazıları Allah’ın dinine girdikten sonra bir ilah gibi buzağıya taparlar. [/SIZE][/COLOR] [INDENT][COLOR=darkslateblue][SIZE=4]Hz. Musa bunlara şöyle der: [COLOR=red]“Ey kavmim! Sizler buzağıyı ilah edinmekle nefsinize zulüm ettiniz. Öyle ise Yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…”(Bakara, 2/54)[/COLOR][/SIZE][/COLOR] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [/INDENT][SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Ayetin [COLOR=red]“nefislerinizi öldürün”[/COLOR] kısmı bir yönü ile nefsin arzularını kesmek, onu bütün bütün susturmak şeklinde anlaşılmış ve tasavvuf ehlince kullanılan bir deyim halini almıştır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Nefsin arzularını kesmenin, onu tümü ile susturmanın yollarından biri açlıktır. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Besili bir at, sahibini her an üzerinden atabilir. Cılız bir ata hakim olmak ise daha kolaydır. Bu noktadan hareketle bazı tasavvuf ehli sürekli riyazet / açlık ile nefse hakimiyette başarı sağlamışlardır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Bununla beraber, cılız bir atla hızlı ve emin bir şekilde hedefe varmanın zorluğu da ortadadır. Onun yerine, güçlü kuvvetli ata iyi bir binici olmanın yollarını aramak daha isabetli görünmektedir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Söz gelimi, nefiste olan şiddetli hırsı susturmak yerine o şiddetli hırsı ilme, amele, ihlasa yönlendirmek daha faydalıdır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Benzeri bir şekilde zengin olma arzusunu iptal etmek yerine serveti Hakkın yolunda halka hizmette kullanmak; kaliteli bir arabaya binme sevdasını yok etmek yerine o araba ile iyi yerlere gitmek… insan tabiatına daha uygun olacaktır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Bu gerçeği bilmeyen bazı nasihatçiler öğüt verirken [I]“Haset etme! Hırs gösterme! Düşmanlık yapma! Dünyayı sevme!” [/I]şeklinde ifadeler kullanırlar.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] Böyle diyeceklerine, [I]“Bunların yönlerini hayırlı şeylere çeviriniz, mecralarını değiştiriniz” [/I]deseler sözleri daha etkili olacaktır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Konuyu Kur’an’dan bazı örneklerle açmakta yarar görüyoruz.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]1. “İyilik ve takvada yardımlaşın. Günahta ve haddi aşmada yardımlaşmayın!” [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Görüldüğü üzere yardımlaşmanın iyi olduğu yerler vardır, kötü olduğu yerler vardır. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Hiçbir kayıt koymadan “yardımlaşmak iyidir” diyemeyiz. Yoksa, hırsızlıkta bizden yardım isteyene de yardım etmemiz gerekir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]2. “Onlar öfkelerini yutarlar…”[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Cenab-ı Hak bir kısım kâmil insanları methederken onların öfkelerini yutmasını da nazara verir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] Yani, onlardan istenen öfkelerine hakim olmalarıdır. Yoksa öfkelerini bütün bütün ortadan kaldırmaları değildir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Nitekim ayet [I]“Onlar asla öfkesi olmayan kimselerdir”[/I] dememiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] Örnek insan Hz. Peygamber (asv) bazı durumlarda öfkelenirdi ve bu hal, rengine yansırdı. Ama O, öfkesine daima hakimdi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]3. “Onlar kafirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler.” [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Sahabileri anlatan bu ayet onların iki seçkin özelliğini nazara vermektedir: [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkslateblue]- Kafirlere karşı şiddetli, - Kendi aralarında merhametli olmaları.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Ülkeyi istila etmeye çalışan düşmana sempati duymak, mü’in kardeşine ise şiddet göstermek ahlaken çökmek anlamına gelir. İnsan kendisine verilen duyguları yerli yerinde kullanmakla “denge insanı” olur, istikamet üzere yaşar.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] Yoksa, taşkınlık ve şaşkınlık içerisinde ömrü zayi olur gider.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Vücud ülkesinde nefis hükmederse, kişi her şeyi nefsani ölçülerle değerlendirir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] Kırmızı gözlükle bakan biri, her şeyi kırmızı gördüğü gibi, nefis merkezli yaşayan birinin hayat felsefesi, nefsin renkleriyle renklenir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Mesela, Allah yolunda başkalarına maddi yardımda bulunmak güzel bir haslettir, insani bir görevdir. Fakat nefsani düşünen biri için böyle bir davranış enayilik kabul edilir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Keza, Allah yolunda gerekirse canını vermek yüksek bir fedakârlıktır. Ama, nefse göre böyle bir hareket akılsızlıktır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue] [I]“Ben öldükten sonra kahraman sayılsam bile, bunun bana ne faydası olacak ki?” [/I]diye düşünür[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue].[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Keza, bir genç vaktini ilimle, ibadetle değerlendirse yapması gerekeni yapmış olur. Ama, nefse göre, bir genç için böyle bir hayat hiç de uygun değildir; diskoya gitmek varken kütüphaneye gitmek, eğlenceye koşmak varken mescide koşmak akıllıca olamaz.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Söz gelimi, bir memur, dininden biraz taviz verse yüksek bir makama getirilecek iken böyle bir tavizi vermez, izzetli bir şekilde hayatını devam ettirir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Nefsani düşünen birisi ise, bu olayı duyduğunda “Vah vah, kendine yazık etti, tarihi bir fırsatı tepti. Ben olsaydım hiç tereddüt etmez, kabul ederdim.” diyebilir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Nefsin yörüngesine giren birisi, en hikmetli şeylere muhatap olduğunda bile bu hikmetler abesiyete dönüşür. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Okullarımızdan birinde yaşanan şu olay, buna bir misal olabilir:[/COLOR][/SIZE] [I][SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Ziraat Fakültesinde süt teknolojisi sahasında ders veren ateist bir profesör, bir gün derste şöyle der: [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=darkslateblue]“Arkadaşlar, derslerimizde sütün ne kadar harika bir şey olduğunu gördük. Elbette böyle harika bir şeyi rastgele şeylerle izah edemeyiz[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=darkslateblue].” Öğrenciler, profesörün insafa gelip “Allah bunu yaratıyor” [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=darkslateblue]demelerini beklerken, o sözlerini şöyle tamamlar:[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=darkslateblue] “İşte arkadaşlar, buradan da ineğin memesinin mükemmelliği ortaya çıkmaktadır!”[/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=#483d8b][/COLOR][/SIZE][/I] [SIZE=4][COLOR=darkslateblue]Güzel yazılmış bir makaleyi kalemin ucunun güzelliğiyle izah etmek, onun müellifine hakaret sayılır. Öyle de, o harika sütü ineğin memesiyle izah ettiğini zannetmek, Allah’ın sanatını görmezden gelmek demektir.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Risale-i Nur dairesi içinde, nefsimi nasıl terbiye ve tezkiye edebilirim?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst