Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur Dersleri - Yirmi Üçüncü Lem'a - Tabiat Risalesi - 1
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 136393" data-attributes="member: 27"><p><strong>İKİNCİ MUHAL</strong></p><p></p><p>Eğer gayet intizamlı, mizanlı, san’atlı, hikmetli şu mevcudat, nihayetsiz</p><p></p><p>kadîr, hakîm bir zâta verilmezse, belki tabiata isnad edilse, lâzım gelir ki, </p><p></p><p>tabiat, herbir parça toprakta, Avrupa’nın umum matbaaları ve fabrikaları </p><p></p><p>adedince makineleri, matbaaları bulundursun, tâ o parça toprak, menşe </p><p></p><p>ve tezgâh olduğu hadsiz çiçekler ve meyvelerin yetişmelerine ve teşkillerine</p><p></p><p>medar olabilsin. Çünkü, çiçekler için saksılık vazifesini gören bir kâse toprak,</p><p></p><p>içine tohumları nöbetle atılan umum çiçeklerin birbirinden çok ayrı olan şekil</p><p></p><p>ve heyetlerini teşkil ve tasvir edebilir bir kabiliyeti, bilfiil görülüyor. Eğer</p><p></p><p>Kadîr-i Zülcelâle verilmezse, o vakit, o kâsedeki toprakta, herbir çiçek için</p><p></p><p>mânevî, ayrı, tabiî bir makinesi bulunmazsa, bu hal vücuda gelemez. Çünkü</p><p></p><p>tohumlar ise, nutfeler ve yumurtalar gibi, maddeleri birdir. Yani, müvellidülmâ, </p><p></p><p>müvellidülhumuza, karbon, azotunintizamsız, şekilsiz, hamur gibi halitasından</p><p></p><p>ibaret olmakla beraber; hava, su, hararet, ziya dahi, herbiri basit ve şuursuz</p><p></p><p>ve herşeye karşı sel gibi bir tarzda gittiğinden, o hadsiz çiçeklerin teşkilleri</p><p></p><p>ayrı ayrı ve gayet muntazam ve san’atlı olarak o topraktan çıkması, </p><p></p><p>bilbedâhe ve bizzarure iktiza ediyor ki, o kâsede bulunan toprakta, mânen </p><p></p><p>Avrupa kadar, mânevî ve küçük mikyasta matbaaları ve fabrikaları bulunsun.</p><p></p><p>Tâ ki, bu kadar hayattar kumaşları ve binler ayrı ayrı nakışlı mensucatları dokuyabilsin.</p><p></p><p></p><p>İşte, tabiiyyunların fikr-i küfrîleri ne derece daire-i akıldan hariç saptığını </p><p></p><p>kıyas et. Ve tabiatı mûcid zanneden insan suretindeki ahmak sarhoşlar </p><p></p><p>“Mütefennin ve akıllıyız” diye dâvâ ettikleri halde, akıl ve fenden ne kadar </p><p></p><p>uzak düştüklerini ve mümteni ve hiçbir cihetle mümkün olmayan bir hurafeyi </p><p></p><p>kendilerine meslek ittihaz ettiklerini gör, gül ve tükür!</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 136393, member: 27"] [B]İKİNCİ MUHAL[/B] Eğer gayet intizamlı, mizanlı, san’atlı, hikmetli şu mevcudat, nihayetsiz kadîr, hakîm bir zâta verilmezse, belki tabiata isnad edilse, lâzım gelir ki, tabiat, herbir parça toprakta, Avrupa’nın umum matbaaları ve fabrikaları adedince makineleri, matbaaları bulundursun, tâ o parça toprak, menşe ve tezgâh olduğu hadsiz çiçekler ve meyvelerin yetişmelerine ve teşkillerine medar olabilsin. Çünkü, çiçekler için saksılık vazifesini gören bir kâse toprak, içine tohumları nöbetle atılan umum çiçeklerin birbirinden çok ayrı olan şekil ve heyetlerini teşkil ve tasvir edebilir bir kabiliyeti, bilfiil görülüyor. Eğer Kadîr-i Zülcelâle verilmezse, o vakit, o kâsedeki toprakta, herbir çiçek için mânevî, ayrı, tabiî bir makinesi bulunmazsa, bu hal vücuda gelemez. Çünkü tohumlar ise, nutfeler ve yumurtalar gibi, maddeleri birdir. Yani, müvellidülmâ, müvellidülhumuza, karbon, azotunintizamsız, şekilsiz, hamur gibi halitasından ibaret olmakla beraber; hava, su, hararet, ziya dahi, herbiri basit ve şuursuz ve herşeye karşı sel gibi bir tarzda gittiğinden, o hadsiz çiçeklerin teşkilleri ayrı ayrı ve gayet muntazam ve san’atlı olarak o topraktan çıkması, bilbedâhe ve bizzarure iktiza ediyor ki, o kâsede bulunan toprakta, mânen Avrupa kadar, mânevî ve küçük mikyasta matbaaları ve fabrikaları bulunsun. Tâ ki, bu kadar hayattar kumaşları ve binler ayrı ayrı nakışlı mensucatları dokuyabilsin. İşte, tabiiyyunların fikr-i küfrîleri ne derece daire-i akıldan hariç saptığını kıyas et. Ve tabiatı mûcid zanneden insan suretindeki ahmak sarhoşlar “Mütefennin ve akıllıyız” diye dâvâ ettikleri halde, akıl ve fenden ne kadar uzak düştüklerini ve mümteni ve hiçbir cihetle mümkün olmayan bir hurafeyi kendilerine meslek ittihaz ettiklerini gör, gül ve tükür! [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur Dersleri - Yirmi Üçüncü Lem'a - Tabiat Risalesi - 1
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst