Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Dili
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 29713" data-attributes="member: 857"><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>I. Risale-i Nur Dilinin Konuşlandırması</strong> </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>a.</strong> Risale-i Nur'un dili tarihsel değildir. Risale-i Nur, ağırlıklı kısmı 20.yüzyılın ilk yıllarında Osmanlıca'nın hâkim dil olduğu bir dönemde kaleme alınmıştır. İlk bakışta, Risale-i Nur'a hakim olan dilin de eserin telif dönemindeki hakim dilin bir yansıması olduğu düşünülebilir. Ancak, bu hükmün doğru olmadığı, aynı zamanda yazılmış başka eserlerin, üstelik gayridinî oldukları halde, Risale-i Nur'a kıyasla çok daha ağdalı bir dile sahip olması, Risale-i Nur'da kullanılan dilin tarihsel bir etkileşimden değil, kasdî bir niyetten kaynaklandığnı gösterir. Risale-i Nur'da Osmanlıca bir tabir ya da terkibin hemen ardından, o zamana göre fazlasıyla sadeleştirilmiş bir "tercümesi"nin kullanılması, müellifinin Osmanlıca'ya denk gelen dili, seçeneksizlikten değil, özel bir seçimle kullandığını gösteriyor. Said Nursi isteseydi, meselâ, "levh-i mahv isbat" yerine "yazar-bozar tahta", "irae eder" yerine "gösterir", "beyder" yerine "harman" kelimelerini kullanabilirdi. Aynıcümlenin içinde bu kelimeleri ardarda sıralayabilen biri olarak, "eski" dil ile "yeni" dili birarada kullanmak istemiştir, yeni dilden bihaber olduğu için "lisan-ı kadîm"e mecbur kalmış değildir. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>b.</strong> Risale-i Nur'un dili coğrafî ya da millî bir izdüşüm değildir. Said Nursî'nin "Said Nursi Türkçesi" adının çağrıştırması muhtemel bir Türkçe kaygısı yoktur. Said Nursî'ye Osmanlıca'nın ihyası ya da Türkçe'nin uluslararası düşünce dili olması gibi bir kaygı güttüğünü söylemek yerine, Kur'ân kelimelerinin konuşma diline aktarılması, nebevî kavramların Türkçe konuşanlar başta olmak üzere her insanın zihnine oturması gibi bir misyonu yerine getirdiğini söylemek daha doğru olur. Gerçekten de, Risale-i Nur'un özel bir Arapça eğitimi almadıkları halde, okuyanlarının diline çoğu vahyî kavramı, Kur'ân kelimelerini yerleştirmiş olması, onun Türkçe'yi değil de, en azından Türkçe konuşanların hayatını iman diline yaklaştırarak ihya etme; Türkçe'yi yeniden düşünce dili yapmak değil de, Türkçe konuşanlar örneğinde her coğrafyanın dilinin Kur'an kelimeleri ve nebevî kavramlarla tezyin ve takviye edilebilirliğini gösterme misyonu yüklendiğini gösterir. Şu halde, Risale-i Nur diğer dilleri konuşan milletler için, Kur'an kelimelerinin ve nebevî terminolojinin konuşma diline aktarılması konusunda, bir prototip, bir çalışma örneği olarak değerlendirilmeli.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 29713, member: 857"] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred][B]I. Risale-i Nur Dilinin Konuşlandırması[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred][B]a.[/B] Risale-i Nur'un dili tarihsel değildir. Risale-i Nur, ağırlıklı kısmı 20.yüzyılın ilk yıllarında Osmanlıca'nın hâkim dil olduğu bir dönemde kaleme alınmıştır. İlk bakışta, Risale-i Nur'a hakim olan dilin de eserin telif dönemindeki hakim dilin bir yansıması olduğu düşünülebilir. Ancak, bu hükmün doğru olmadığı, aynı zamanda yazılmış başka eserlerin, üstelik gayridinî oldukları halde, Risale-i Nur'a kıyasla çok daha ağdalı bir dile sahip olması, Risale-i Nur'da kullanılan dilin tarihsel bir etkileşimden değil, kasdî bir niyetten kaynaklandığnı gösterir. Risale-i Nur'da Osmanlıca bir tabir ya da terkibin hemen ardından, o zamana göre fazlasıyla sadeleştirilmiş bir "tercümesi"nin kullanılması, müellifinin Osmanlıca'ya denk gelen dili, seçeneksizlikten değil, özel bir seçimle kullandığını gösteriyor. Said Nursi isteseydi, meselâ, "levh-i mahv isbat" yerine "yazar-bozar tahta", "irae eder" yerine "gösterir", "beyder" yerine "harman" kelimelerini kullanabilirdi. Aynıcümlenin içinde bu kelimeleri ardarda sıralayabilen biri olarak, "eski" dil ile "yeni" dili birarada kullanmak istemiştir, yeni dilden bihaber olduğu için "lisan-ı kadîm"e mecbur kalmış değildir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred][B]b.[/B] Risale-i Nur'un dili coğrafî ya da millî bir izdüşüm değildir. Said Nursî'nin "Said Nursi Türkçesi" adının çağrıştırması muhtemel bir Türkçe kaygısı yoktur. Said Nursî'ye Osmanlıca'nın ihyası ya da Türkçe'nin uluslararası düşünce dili olması gibi bir kaygı güttüğünü söylemek yerine, Kur'ân kelimelerinin konuşma diline aktarılması, nebevî kavramların Türkçe konuşanlar başta olmak üzere her insanın zihnine oturması gibi bir misyonu yerine getirdiğini söylemek daha doğru olur. Gerçekten de, Risale-i Nur'un özel bir Arapça eğitimi almadıkları halde, okuyanlarının diline çoğu vahyî kavramı, Kur'ân kelimelerini yerleştirmiş olması, onun Türkçe'yi değil de, en azından Türkçe konuşanların hayatını iman diline yaklaştırarak ihya etme; Türkçe'yi yeniden düşünce dili yapmak değil de, Türkçe konuşanlar örneğinde her coğrafyanın dilinin Kur'an kelimeleri ve nebevî kavramlarla tezyin ve takviye edilebilirliğini gösterme misyonu yüklendiğini gösterir. Şu halde, Risale-i Nur diğer dilleri konuşan milletler için, Kur'an kelimelerinin ve nebevî terminolojinin konuşma diline aktarılması konusunda, bir prototip, bir çalışma örneği olarak değerlendirilmeli.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Dili
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst