Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Dili
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 29716" data-attributes="member: 857"><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">IV. Kurguyla Konuşan Risale-i Nur Dili </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Risale-i Nur'da özel bazı kavramlar ve bu kavramlar ekseninde gelişecek muhakemelerin ana hatları, yer yer, bölüm başlıkları, bölüm altbaşlıkları, bölüm sıralamaları olarak da kodlanmıştır. Bu konuda en görünür örneği, Otuzuncu Söz oluşturur. Otuzuncu Söz, 'İki Maksad' üzerine kuruludur, ve 'Birinci Maksad', 'ene'ye, 'İkinci Maksad' 'zerre'ye ayrılmıştır. İlgili bahisleri mütalaa ettiğimizde, "içimizdeki en büyük görünmez" olan 'ene'nin yerli yerine oturtulmasından sonra ancak "dışımızdaki en küçük görünmez" olan 'zerre'nin yerine oturabileceğini anlamış oluruz. Otuzuncu Söz'de açıkça vurgulandığı gibi, afakî tefekkür, ancak enfüsî tefekkürün öncelenmesi ile istikamet bulur. Bu haliyle, Otuzuncu Söz, ene üzerindeki enfüsî tefekkürü </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Birinci Maksad olarak, zerre üzerindeki afakî tefekkürü de İkinci Maksad olarak ima eder. 'Risalet-i Ahmediye'ye dair Ondokuzuncu Söz'ün alt bölüm başlıklarının "Reşha" olması da, Yirmidördüncü Söz'de nübüvvet mesleğinin, "zühre, katre, reşha" sıralamasında, "reşha"ya, yani, hakikate aracısız muhatap olma haline denk gelen konumunu haber verir. Mektubat'ta ve Sözler'de 'şakk-ı kamer' ve 'mirac' mucizelerinin birbiri ardınca zikredilmesi de, bu yazının </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">çerçevesi dışında kalan, ancak her iki mucizenin makam ve maksadının anlaşılması konusunda önemli ipuçları barındırır. Bu sıralama kurgusu, her iki mucizenin birbirine bakarak hakkıyla okunabileceğini, Resûl-u Ekrem'in (asm) velayet ve nübüvvet kanatlarının buluşması bağlamında anlaşılması gerektiğini haber vermek üzere, "Şakk-ı Kamer mucizesine dair" zeylin </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">'Beşinci Nokta'sındaki özel kelime kodlamalarıyla teyid edilir. "Semâ-yı risâletin kamer-i münîri olan Hâtem-i Divan-ı Nübüvvet, nasıl ki, mahbubiyet derecesine çıkan ubudiyetindeki velâyetin keramet-i uzmâsı ve mucize-i kübrâsı olan Miracla, yani bir cism-i arzı semâvatta gezdirmekle semâvâtın sekenesine ve âlem-i ulvî ehline rüchaniyeti ve mahbubiyeti gösterildi ve velayetini isbat etti. Öyle de, arza bağlı, semâya asılı olan </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">kameri, bir arzlının işaretiyle iki parça ederek, arzın sekenesine, o arzlının risaletine öyle bir mucize gösterildi ki, zât-ı Ahmediye (asm) kamerin açılmış iki nurânî kanadıyla, iki ziyadar cenahla evc-i kemâlâta uçmuş, tâ Kab-ı Kavseyne çıkmış; hem ehl-i semâvât, hem ehl-i arza medar-ı fahr olmuştur." Bu ifadelerdeki çok katmanlı şifrelemeyi başka bir makaleye havale ederek, Hz. Peygamberin (asm), miracın mazhar olduğu makamda aya benzetilerek "semâ-yı risaletin kamer-i münîri" ünvanıyla zikredilmesine, ayın yarılması mucizesine mazhar olduğu makamda "iki nurânî kanat ve ziyadar cenah" ile "evc-i kemâlât"a uçmak, "Kab-ı Kavseyn'e çıkmak" gibi mirac detaylarıyla zikredilmesine dikkat çekmek istiyorum. Bu küçük paragraf, Risale-i Nur'un, hem"nübüvvet -velayet", "semâvat arz", "keramet-mucize", "risâlet-velayet" dengelerini gözeterek ve göstererek hem de "şakkı-ı kamer" ve "mirac" mucizelerinin detaylarını akıcı bir metin içinde veciz olarak buluşturarak nasıl çok katmanlı ama kolay bir dil kullandığını ve ileri çalışmalar için nasıl bir kavram kılavuzu oluşturduğunu göstermek açısından hayli ilginçtir. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bu cümleden olarak, Otuzüçüncü Söz'ün "pencere" adıyla verilen alt başlıklarını izleyerek gayb "perde"sinden "pencere"ler açarak "gayb-aşina nazar"ı edinmenin değişik makamlardaki metodları çıkarsanabilir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">V.Meselle Konuşan Risale-i Nur Dili Özellikle Küçük Sözler'e hakim olan "iki adam"lı temsilî hikayecikler, Risale-i Nur'un hem insana psikolojik içgörü kazandırmada kullandığı özel yöntemi açığa vurur, hem de vahyî mesajın ana eksenlerini oluşturan, "hayır-şer" "vücud-adem" "hudabin-hodbin" gibi kavramları yerli yerine oturtma ve yeniden inşa etme konusundaki özel çabayı haber verir. İşte tam bu noktada, Risale-i Nur, düşünce kavramlarını inşa ve ihya etme çabasına, öteden beri hükmeden "ağır" izleniminin aksine, canlı, cana yakın, kolay, hafif ve doğrudan bir katkı sağlar. Bu konudaki detaylı incelemeler ve tartışmaları başka bir makaleye saklıyorum.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 29716, member: 857"] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]IV. Kurguyla Konuşan Risale-i Nur Dili [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]Risale-i Nur'da özel bazı kavramlar ve bu kavramlar ekseninde gelişecek muhakemelerin ana hatları, yer yer, bölüm başlıkları, bölüm altbaşlıkları, bölüm sıralamaları olarak da kodlanmıştır. Bu konuda en görünür örneği, Otuzuncu Söz oluşturur. Otuzuncu Söz, 'İki Maksad' üzerine kuruludur, ve 'Birinci Maksad', 'ene'ye, 'İkinci Maksad' 'zerre'ye ayrılmıştır. İlgili bahisleri mütalaa ettiğimizde, "içimizdeki en büyük görünmez" olan 'ene'nin yerli yerine oturtulmasından sonra ancak "dışımızdaki en küçük görünmez" olan 'zerre'nin yerine oturabileceğini anlamış oluruz. Otuzuncu Söz'de açıkça vurgulandığı gibi, afakî tefekkür, ancak enfüsî tefekkürün öncelenmesi ile istikamet bulur. Bu haliyle, Otuzuncu Söz, ene üzerindeki enfüsî tefekkürü [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]Birinci Maksad olarak, zerre üzerindeki afakî tefekkürü de İkinci Maksad olarak ima eder. 'Risalet-i Ahmediye'ye dair Ondokuzuncu Söz'ün alt bölüm başlıklarının "Reşha" olması da, Yirmidördüncü Söz'de nübüvvet mesleğinin, "zühre, katre, reşha" sıralamasında, "reşha"ya, yani, hakikate aracısız muhatap olma haline denk gelen konumunu haber verir. Mektubat'ta ve Sözler'de 'şakk-ı kamer' ve 'mirac' mucizelerinin birbiri ardınca zikredilmesi de, bu yazının [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]çerçevesi dışında kalan, ancak her iki mucizenin makam ve maksadının anlaşılması konusunda önemli ipuçları barındırır. Bu sıralama kurgusu, her iki mucizenin birbirine bakarak hakkıyla okunabileceğini, Resûl-u Ekrem'in (asm) velayet ve nübüvvet kanatlarının buluşması bağlamında anlaşılması gerektiğini haber vermek üzere, "Şakk-ı Kamer mucizesine dair" zeylin [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]'Beşinci Nokta'sındaki özel kelime kodlamalarıyla teyid edilir. "Semâ-yı risâletin kamer-i münîri olan Hâtem-i Divan-ı Nübüvvet, nasıl ki, mahbubiyet derecesine çıkan ubudiyetindeki velâyetin keramet-i uzmâsı ve mucize-i kübrâsı olan Miracla, yani bir cism-i arzı semâvatta gezdirmekle semâvâtın sekenesine ve âlem-i ulvî ehline rüchaniyeti ve mahbubiyeti gösterildi ve velayetini isbat etti. Öyle de, arza bağlı, semâya asılı olan [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]kameri, bir arzlının işaretiyle iki parça ederek, arzın sekenesine, o arzlının risaletine öyle bir mucize gösterildi ki, zât-ı Ahmediye (asm) kamerin açılmış iki nurânî kanadıyla, iki ziyadar cenahla evc-i kemâlâta uçmuş, tâ Kab-ı Kavseyne çıkmış; hem ehl-i semâvât, hem ehl-i arza medar-ı fahr olmuştur." Bu ifadelerdeki çok katmanlı şifrelemeyi başka bir makaleye havale ederek, Hz. Peygamberin (asm), miracın mazhar olduğu makamda aya benzetilerek "semâ-yı risaletin kamer-i münîri" ünvanıyla zikredilmesine, ayın yarılması mucizesine mazhar olduğu makamda "iki nurânî kanat ve ziyadar cenah" ile "evc-i kemâlât"a uçmak, "Kab-ı Kavseyn'e çıkmak" gibi mirac detaylarıyla zikredilmesine dikkat çekmek istiyorum. Bu küçük paragraf, Risale-i Nur'un, hem"nübüvvet -velayet", "semâvat arz", "keramet-mucize", "risâlet-velayet" dengelerini gözeterek ve göstererek hem de "şakkı-ı kamer" ve "mirac" mucizelerinin detaylarını akıcı bir metin içinde veciz olarak buluşturarak nasıl çok katmanlı ama kolay bir dil kullandığını ve ileri çalışmalar için nasıl bir kavram kılavuzu oluşturduğunu göstermek açısından hayli ilginçtir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]Bu cümleden olarak, Otuzüçüncü Söz'ün "pencere" adıyla verilen alt başlıklarını izleyerek gayb "perde"sinden "pencere"ler açarak "gayb-aşina nazar"ı edinmenin değişik makamlardaki metodları çıkarsanabilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]V.Meselle Konuşan Risale-i Nur Dili Özellikle Küçük Sözler'e hakim olan "iki adam"lı temsilî hikayecikler, Risale-i Nur'un hem insana psikolojik içgörü kazandırmada kullandığı özel yöntemi açığa vurur, hem de vahyî mesajın ana eksenlerini oluşturan, "hayır-şer" "vücud-adem" "hudabin-hodbin" gibi kavramları yerli yerine oturtma ve yeniden inşa etme konusundaki özel çabayı haber verir. İşte tam bu noktada, Risale-i Nur, düşünce kavramlarını inşa ve ihya etme çabasına, öteden beri hükmeden "ağır" izleniminin aksine, canlı, cana yakın, kolay, hafif ve doğrudan bir katkı sağlar. Bu konudaki detaylı incelemeler ve tartışmaları başka bir makaleye saklıyorum.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Dili
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst