Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur Mesleği ve İman Hizmeti { "ESASAT-I NURİYE" }
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ASHAB-I BEDR" data-source="post: 241481" data-attributes="member: 1013691"><p><strong>Cevap: Risale-i Nur Mesleği ve İman Hizmeti ---{ “ESASAT-I NURİYE” }</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"> <span style="color: red"><strong><span style="font-size: 15px">E) SARİH BEYANLARIN HÜKÜMLERİNDE TE’VİL YAPILAMAZ</span></strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><span style="color: red"><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><strong>1- «Halk-ı şer, şer değil belki kesb-i şer, şerdir. Çünkü, halk ve icad umum neticelere bakar. Bir şerrin vücudu çok hayırlı neticelere mukaddeme olduğu için, o şerrin icadı, neticeler itibarıyla hayır olur, hayır hükmüne geçer... </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b">..<span style="color: red"><strong>.Mutezile bu sırrı anlamadıkları için, “Halk-ı şer, şerdir ve çirkinin icadı çirkindir” diye, Cenâb-ı Hakkı takdis için, şerrin icadını ona vermemişler, dalâlete düşmüşler, ve bi’l-kaderi hayrihî ve şerrihî olan bir rükn-ü imaniyeyi tevil etmişler.» (Lem’alar sh: 76)</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><span style="color: olive"><strong>2- «Kâfir ve münafıkların Cehennemde yanmalarını ve azap ve cihad gibi hadiseleri kendi şefkatine sığıştırmamak ve tevile sapmak, Kur’ân’ın ve edyân-ı semâviyenin bir kısm-ı azîmini inkâr ve tekzip olduğu gibi, bir zulm-ü azîm ve gayet derecede bir merhametsizliktir.» (Kastamonu Lâhikası sh: 75)</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b">2.1- «Mûsâ Bekûf ise, ziyade teceddüde taraftar ve asrîliğe mümâşâtkâr efkârıyla çok yanlış gidiyor. Bazı hakaik-i İslâmiyeyi yanlış tevillerle tahrif ediyor.» (L. sh: 274)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><strong>2.2- «Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan, o derece cismanî lezzetleri sarih bir surette beyan eder ki, başka tevillerle mânâ-yı zâhirîyi kabul etmemek imkân haricindedir.» (Şualar sh: 229)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><span style="color: red"><span style="color: blue"><strong><span style="color: #8b0000">3- «Ey insafsız hey’et! Eğer her asırda üç yüz elli milyonun kudsî ve semâvî rehberi ve bütün saadetlerinin programı ve dünyevî ve uhrevî hayatın mukaddes hazinesi olan Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyânın tesettür ve irsiyet ve teaddüd-ü zevcat ve zikrullah ve ilm-i dinin dersi ve neşri ve şeâir‑i diniyenin muhafazası haklarında gelen ve tevil kaldırmaz sarih çok âyât-ı Kur’âniyeyi inkâr etmek ve bütün İslâm müçtehidlerini ve umum şeyhülislâmları suçlu yapmak..»tır. </span>(Şualar sh: 432)</strong></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b">4- «Sarahat-ı Kur’aniye te’vil kaldırmaz.» (O.L. sh: 125)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><strong>4.1- «Ey aklı nakl üzerine tercih eden mütefelsif, bil ki! Sen kendi felsefî aklınla nakli tevil ediyor, belki de tahrif ediyorsun. Öyledir, zira gururdan ve felsefiyatta tegalguldan tefessüh etmiş olan aklın ona dar gelir.» (Mesnevî-i Nuriye sh: 191, Tercüme: A. Badıllı)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b">4.2- «Risale-i Nur’un mesleği, sair tarikatlar, meslekler gibi mağlûp olmayarak, belki galebe ederek pek çok muannidleri imana getirmesi, pek çok hâdisâtın şehadetiyle, bu asırda bir mucize-i mâneviye-i Kur’âniye olduğunu ispat eder. O dairenin haricinde, ekseriyetle, bu memlekette, bu hususî ve cüz’î ve yalnız şahsî hizmet veya mağlûbane perde altında veya bid’alara müsamaha suretinde ve te’vilât ile bir nevi tahrifat içinde hizmet-i diniye tam olamaz diye, hâdisat bize kanaat vermiş.» (Emirdağ Lâhikası-l sh: 63)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><strong>5- «Hazret-i Ali radiyallahu anhü’nün Kaside-i Ercûze ve Celcelûtiyesindeki şiddetli alâkadarlığını murad ettiği bir Varis-i Nebi ve Mukavvi-i Din ve Hâmil-i İsm-i Âzam olan Risale-i Nur ve müellifi olduğu. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b">Çünkü, bütün dünya meydandadır ve bütün nidaları işitiyoruz ekseriya hareketleri görüyoruz ki hak ve hakikatte yanılmayan ve Kur’ân’ın hukukunu emrolunduğu gibi te’vilsiz muhafazaya çalışan “Risale‑i Nur’dur” diye şek ve şüphesiz olarak Hazret-i Ali radiyallahu Anhü’nün muhatabı o olduğunu kat’i ispat eder.» (Lem’alar sh: 449)</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><span style="color: #8b0000"><strong>6- «Hazret-i Ali’nin hilâfetinin teahhur etmesinin bir sırrı da şudur ki: Gayet muhtelif akvâmın birbirine karışmasıyla, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın haber verdiği gibi sonra inkişaf eden yetmiş üç fırka efkârının esaslarını taşıyan o akvam içinde, fitne-engiz hâdisâtın zuhuru zamanında, Hazret-i Ali gibi harikulâde bir cesaret ve feraset sahibi, Hâşimî ve Âl-i Beyt gibi kuvvetli, hürmetli bir kuvvet lâzımdı ki dayanabilsin. </strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"><span style="color: olive"><span style="color: red"><strong><span style="font-size: 15px">Evet, dayandı. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın haber verdiği gibi, “Ben Kur’ân’ın tenzili için harb ettim. Sen de tevili için harb edeceksin.”»</span></strong></span> (M: 99)</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #483d8b"></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ASHAB-I BEDR, post: 241481, member: 1013691"] [b]Cevap: Risale-i Nur Mesleği ve İman Hizmeti ---{ “ESASAT-I NURİYE” }[/b] [SIZE="3"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="#483d8b"] [COLOR="red"][B][SIZE="4"]E) SARİH BEYANLARIN HÜKÜMLERİNDE TE’VİL YAPILAMAZ [/SIZE][/B][/COLOR] [B]1- «Halk-ı şer, şer değil belki kesb-i şer, şerdir. Çünkü, halk ve icad umum neticelere bakar. Bir şerrin vücudu çok hayırlı neticelere mukaddeme olduğu için, o şerrin icadı, neticeler itibarıyla hayır olur, hayır hükmüne geçer... [/B] ..[COLOR="red"][B].Mutezile bu sırrı anlamadıkları için, “Halk-ı şer, şerdir ve çirkinin icadı çirkindir” diye, Cenâb-ı Hakkı takdis için, şerrin icadını ona vermemişler, dalâlete düşmüşler, ve bi’l-kaderi hayrihî ve şerrihî olan bir rükn-ü imaniyeyi tevil etmişler.» (Lem’alar sh: 76)[/B][/COLOR] [COLOR="olive"][B]2- «Kâfir ve münafıkların Cehennemde yanmalarını ve azap ve cihad gibi hadiseleri kendi şefkatine sığıştırmamak ve tevile sapmak, Kur’ân’ın ve edyân-ı semâviyenin bir kısm-ı azîmini inkâr ve tekzip olduğu gibi, bir zulm-ü azîm ve gayet derecede bir merhametsizliktir.» (Kastamonu Lâhikası sh: 75)[/B][/COLOR] 2.1- «Mûsâ Bekûf ise, ziyade teceddüde taraftar ve asrîliğe mümâşâtkâr efkârıyla çok yanlış gidiyor. Bazı hakaik-i İslâmiyeyi yanlış tevillerle tahrif ediyor.» (L. sh: 274) [B]2.2- «Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan, o derece cismanî lezzetleri sarih bir surette beyan eder ki, başka tevillerle mânâ-yı zâhirîyi kabul etmemek imkân haricindedir.» (Şualar sh: 229)[/B] [COLOR="red"][COLOR="blue"][B][COLOR="#8b0000"]3- «Ey insafsız hey’et! Eğer her asırda üç yüz elli milyonun kudsî ve semâvî rehberi ve bütün saadetlerinin programı ve dünyevî ve uhrevî hayatın mukaddes hazinesi olan Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyânın tesettür ve irsiyet ve teaddüd-ü zevcat ve zikrullah ve ilm-i dinin dersi ve neşri ve şeâir‑i diniyenin muhafazası haklarında gelen ve tevil kaldırmaz sarih çok âyât-ı Kur’âniyeyi inkâr etmek ve bütün İslâm müçtehidlerini ve umum şeyhülislâmları suçlu yapmak..»tır. [/COLOR](Şualar sh: 432)[/B][/COLOR][/COLOR] 4- «Sarahat-ı Kur’aniye te’vil kaldırmaz.» (O.L. sh: 125) [B]4.1- «Ey aklı nakl üzerine tercih eden mütefelsif, bil ki! Sen kendi felsefî aklınla nakli tevil ediyor, belki de tahrif ediyorsun. Öyledir, zira gururdan ve felsefiyatta tegalguldan tefessüh etmiş olan aklın ona dar gelir.» (Mesnevî-i Nuriye sh: 191, Tercüme: A. Badıllı)[/B] 4.2- «Risale-i Nur’un mesleği, sair tarikatlar, meslekler gibi mağlûp olmayarak, belki galebe ederek pek çok muannidleri imana getirmesi, pek çok hâdisâtın şehadetiyle, bu asırda bir mucize-i mâneviye-i Kur’âniye olduğunu ispat eder. O dairenin haricinde, ekseriyetle, bu memlekette, bu hususî ve cüz’î ve yalnız şahsî hizmet veya mağlûbane perde altında veya bid’alara müsamaha suretinde ve te’vilât ile bir nevi tahrifat içinde hizmet-i diniye tam olamaz diye, hâdisat bize kanaat vermiş.» (Emirdağ Lâhikası-l sh: 63) [B]5- «Hazret-i Ali radiyallahu anhü’nün Kaside-i Ercûze ve Celcelûtiyesindeki şiddetli alâkadarlığını murad ettiği bir Varis-i Nebi ve Mukavvi-i Din ve Hâmil-i İsm-i Âzam olan Risale-i Nur ve müellifi olduğu. [/B] Çünkü, bütün dünya meydandadır ve bütün nidaları işitiyoruz ekseriya hareketleri görüyoruz ki hak ve hakikatte yanılmayan ve Kur’ân’ın hukukunu emrolunduğu gibi te’vilsiz muhafazaya çalışan “Risale‑i Nur’dur” diye şek ve şüphesiz olarak Hazret-i Ali radiyallahu Anhü’nün muhatabı o olduğunu kat’i ispat eder.» (Lem’alar sh: 449) [COLOR="#8b0000"][B]6- «Hazret-i Ali’nin hilâfetinin teahhur etmesinin bir sırrı da şudur ki: Gayet muhtelif akvâmın birbirine karışmasıyla, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın haber verdiği gibi sonra inkişaf eden yetmiş üç fırka efkârının esaslarını taşıyan o akvam içinde, fitne-engiz hâdisâtın zuhuru zamanında, Hazret-i Ali gibi harikulâde bir cesaret ve feraset sahibi, Hâşimî ve Âl-i Beyt gibi kuvvetli, hürmetli bir kuvvet lâzımdı ki dayanabilsin. [/B][/COLOR] [COLOR="olive"][COLOR="red"][B][SIZE="4"]Evet, dayandı. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın haber verdiği gibi, “Ben Kur’ân’ın tenzili için harb ettim. Sen de tevili için harb edeceksin.”»[/SIZE][/B][/COLOR] (M: 99)[/COLOR] [/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur Mesleği ve İman Hizmeti { "ESASAT-I NURİYE" }
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst