Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur neden tefsir degildir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Kýrýk Testi" data-source="post: 198959" data-attributes="member: 358"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Cumartesi, 20 Mart 2010 14:33 </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Dr. Senai Demirci</span></span> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tefsir, teknik bir deyim. Ayetleri önünüze koyarsınız, öncesi ile sonrasıyla nasıl bir irtibatı olduğunu, ne demeye geldiğini, nasıl indirildiğini vs. anlatırsınız. Bu konuda, Risale-i Nur müellifi zaten bir çalışma yapmıştır. Hem de savaş sırasında, hem de at sırtında, hem de ana dilinde de değil, bir tefsirin olması gereken dilde, kendi dilinin yatağında "Arapça", hem de hiç emsali olmayan bir duyarlılıkla ve tutarlılıkla... Söz konusu tefsir, İşarât'ül İ'caz, Bakara Sûresi'nin 32. ayetinin eşiğinde durmuştur. Bilahare Türkçe'ye de çevrilmiş, Arapçası da daha sade bir Arapça'yla yeniden aktarılmıştır. Yani, Said Nursî, bildiğimiz anlamda "teknik tefsir" yazamayacak biri değildir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Peki ama Risale-i Nur nedir? Doğru, Üstad da bizzat "tefsir"dir diyor ama.. Bence bu Risale-i Nur'u en azından beklenen, bilinen, sevilen tefsir geleneğinin içinde de bir yeri olduğuna dair bir hatırlatmadan ibarettir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Risale-i Nur "tefsir" değildir, "tefsir ötesi"dir...(Bu cümleyi, taassuptan azade söylediğimi gayet iyi biliyorum; Said Nursî takıntım da yok; öyle ki başka bir isim daha Risale-i Nur adı altında yeni metinler yazsaydı, seve seve okurdum. Bir fart-ı muhabbet de değildir bu; çünkü Said Nursî'ye dair değil eserine dair yazıyorum. Ancak, Nur talebeleri olarak bizi eleştirenlerin de hiç olmazsa bakışlarını anlayışla karşılamak gerek. Risale-i Nur, Kur'ân'ı yaşamak içindir, vahyin diri nefesini solumak için okunur. Risale, Risale okumak için okunmaz. Bu yüzden, Nur talebeleri de en az bir başkası kadar okudukların tekrarlayan, okuduklarını okumaya çağıran değil, okuduklarıyla Kur'ânla tanışan, yaşıyan ve Kur'ân'a Risale üzerinden muhatap olma heyecanını taşıran, taşıyan biri olana kadar bu iğneleyici eleştirileri hak vermesek de, anlayışla karşılamak zorundayız.)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Risale-i Nur'un Kur'ân'la irtibatı "bilgi"sel/"informatik" değildir. Yani dışarıdan bakmaz vahye.. Ayeti çerçevelenmiş bir nesne olarak önümüze koymaz. Bu tür bir bakışın, bizim meslekteki (tıp) karşılığı "in vitro" yani canlı dokuya tüpte bakmaktır.. Oysa, asıl doku kendi ortamında tanınır; yani "in vivo" olarak. Risale-i Nur bizi Kur'an'a muhatap ederken, "vahyin içine" koyar. Ayetin nabzını dışarıdan tutturmaz bize, bizi ayetin kalbinde tutar, odacıklarına sokar, varlığımızı ayetin nabzı eyler. Çerçevelemez ayeti, bizi, aklımızı, düşünme biçimimizi ayetin tablosu içine koyar. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">O yüzden kışkırtıcı bir soru sorarım özellikle kendi meslektaşlarıma (ve tabii diğerlerine de): "Sen hiç kan gördün mü?" Cevap pat diye gelir; "Evet!" Oysa, görmemişlerdir, göremezler de, göremeyecekler de.. Şimdiye kadar gördükleri kan hep "tüp içinde" oldu, hep "damar dışı"na akmıştı.. Tüp içindeki kan,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(1) ölüdür ya da ölmek üzeredir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(2) hareket etmez, tortulaşmak üzeredir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(3) kalbe uğrayamaz, tüp içinde hapistir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(4) soğuktur ya da soğumak üzeredir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(5) basıncı yoktur; donup kalmıştır,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(6) pıhtılaşmıştır ya da pıhtılaşmak üzeredir; akışını kaybetmiştir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(7) az sonra katısı sıvısından ayrışacak çökelecektir; rengini kaybetmiştir ya da kaybedecektir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Oysa damardaki kan;</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(1) canlıdır hem de her damlasında binlerce can vardır,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(2) hareketlidir, hem de her noktasında binlerce hücrenin sürekli ve anlamlı bir dansı vardır,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(3) kalbe uğrar, nefes alır, nefes verir, canla irtibatı sürmektedir, canlıdır, canlandırır da,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(4) sımsıcaktır; her dokunduğu yere "bahar" gelir, vardığı her hücrede can tazelenir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(5) basıncı vardır, ne az ne fazla.. hep dengede hep ahenk içindedir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(6) akışkandır; pıhtılaşmayacak kadar seyreltik (diluted) damar dışına çıkmayacak kadar da kıvamlı (concentrated) akar her anda her mekanda,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">(8) rengi hep tazedir, hep canlıdır, kan kırmızı bir dirilik içindedir..</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Peki, bunca tıbbî ders ne anlama geliyor? Kur'ân ayetleri "damar içi kan" gibi canlı, hareketli, kalbe dokunan, neşeli bir akışkanlık içinde, sımsıcak temaslar sunan, akleden kalbi iten bir basınçla kıpırdayan, asla donmayacak, hiç pıhtılaşmamış, kıpkırmızı kan renginde bir tecelligâhtır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İşte Risale-i Nur bizi vahiyle tanıştırırken tüpe koymaz ayeti, bizi damar içine sokar...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O "kan kırmızısı" kapakların içinde sürekli bir hayat ırmağı akar, bizi de içine katar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Deepnot: Ne garip ki, Üstad, "tefsir" olarak yazdığı İşârat'ül İ'caz'ın en son sayfasındaki son ayetin tefsiri için Risale-i Nur'un yazdırıldığını fark eder. Yani, milyonlarca Nur talebesi onlarca yıldır milyonlarca sayfalık dersleri sırf Bakara'nın 32. ayetini anlamak için okuyorlar... O ayet de ne diyor? "Subhansın Sen Allah'ım, biz bilmeyiz..." "Tefsir" "bilmek" içindir; "bildirmek" için okunur; ama biz Risale-i Nur'u "biz bilmeyiz" demek için okuyoruz... "Bilmediğini bilmek" gibi eşsiz bir edep elbisesini giyebilmek ümidiyle bu dergâhın rahlesine diz çöküyoruz.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Risale Haber</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Kýrýk Testi, post: 198959, member: 358"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Cumartesi, 20 Mart 2010 14:33 [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Dr. Senai Demirci[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tefsir, teknik bir deyim. Ayetleri önünüze koyarsınız, öncesi ile sonrasıyla nasıl bir irtibatı olduğunu, ne demeye geldiğini, nasıl indirildiğini vs. anlatırsınız. Bu konuda, Risale-i Nur müellifi zaten bir çalışma yapmıştır. Hem de savaş sırasında, hem de at sırtında, hem de ana dilinde de değil, bir tefsirin olması gereken dilde, kendi dilinin yatağında "Arapça", hem de hiç emsali olmayan bir duyarlılıkla ve tutarlılıkla... Söz konusu tefsir, İşarât'ül İ'caz, Bakara Sûresi'nin 32. ayetinin eşiğinde durmuştur. Bilahare Türkçe'ye de çevrilmiş, Arapçası da daha sade bir Arapça'yla yeniden aktarılmıştır. Yani, Said Nursî, bildiğimiz anlamda "teknik tefsir" yazamayacak biri değildir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Peki ama Risale-i Nur nedir? Doğru, Üstad da bizzat "tefsir"dir diyor ama.. Bence bu Risale-i Nur'u en azından beklenen, bilinen, sevilen tefsir geleneğinin içinde de bir yeri olduğuna dair bir hatırlatmadan ibarettir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Risale-i Nur "tefsir" değildir, "tefsir ötesi"dir...(Bu cümleyi, taassuptan azade söylediğimi gayet iyi biliyorum; Said Nursî takıntım da yok; öyle ki başka bir isim daha Risale-i Nur adı altında yeni metinler yazsaydı, seve seve okurdum. Bir fart-ı muhabbet de değildir bu; çünkü Said Nursî'ye dair değil eserine dair yazıyorum. Ancak, Nur talebeleri olarak bizi eleştirenlerin de hiç olmazsa bakışlarını anlayışla karşılamak gerek. Risale-i Nur, Kur'ân'ı yaşamak içindir, vahyin diri nefesini solumak için okunur. Risale, Risale okumak için okunmaz. Bu yüzden, Nur talebeleri de en az bir başkası kadar okudukların tekrarlayan, okuduklarını okumaya çağıran değil, okuduklarıyla Kur'ânla tanışan, yaşıyan ve Kur'ân'a Risale üzerinden muhatap olma heyecanını taşıran, taşıyan biri olana kadar bu iğneleyici eleştirileri hak vermesek de, anlayışla karşılamak zorundayız.)[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Risale-i Nur'un Kur'ân'la irtibatı "bilgi"sel/"informatik" değildir. Yani dışarıdan bakmaz vahye.. Ayeti çerçevelenmiş bir nesne olarak önümüze koymaz. Bu tür bir bakışın, bizim meslekteki (tıp) karşılığı "in vitro" yani canlı dokuya tüpte bakmaktır.. Oysa, asıl doku kendi ortamında tanınır; yani "in vivo" olarak. Risale-i Nur bizi Kur'an'a muhatap ederken, "vahyin içine" koyar. Ayetin nabzını dışarıdan tutturmaz bize, bizi ayetin kalbinde tutar, odacıklarına sokar, varlığımızı ayetin nabzı eyler. Çerçevelemez ayeti, bizi, aklımızı, düşünme biçimimizi ayetin tablosu içine koyar. [/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]O yüzden kışkırtıcı bir soru sorarım özellikle kendi meslektaşlarıma (ve tabii diğerlerine de): "Sen hiç kan gördün mü?" Cevap pat diye gelir; "Evet!" Oysa, görmemişlerdir, göremezler de, göremeyecekler de.. Şimdiye kadar gördükleri kan hep "tüp içinde" oldu, hep "damar dışı"na akmıştı.. Tüp içindeki kan,[/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](1) ölüdür ya da ölmek üzeredir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](2) hareket etmez, tortulaşmak üzeredir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](3) kalbe uğrayamaz, tüp içinde hapistir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](4) soğuktur ya da soğumak üzeredir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](5) basıncı yoktur; donup kalmıştır,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](6) pıhtılaşmıştır ya da pıhtılaşmak üzeredir; akışını kaybetmiştir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](7) az sonra katısı sıvısından ayrışacak çökelecektir; rengini kaybetmiştir ya da kaybedecektir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Oysa damardaki kan;[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](1) canlıdır hem de her damlasında binlerce can vardır,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](2) hareketlidir, hem de her noktasında binlerce hücrenin sürekli ve anlamlı bir dansı vardır,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](3) kalbe uğrar, nefes alır, nefes verir, canla irtibatı sürmektedir, canlıdır, canlandırır da,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](4) sımsıcaktır; her dokunduğu yere "bahar" gelir, vardığı her hücrede can tazelenir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](5) basıncı vardır, ne az ne fazla.. hep dengede hep ahenk içindedir,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](6) akışkandır; pıhtılaşmayacak kadar seyreltik (diluted) damar dışına çıkmayacak kadar da kıvamlı (concentrated) akar her anda her mekanda,[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3](8) rengi hep tazedir, hep canlıdır, kan kırmızı bir dirilik içindedir..[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Peki, bunca tıbbî ders ne anlama geliyor? Kur'ân ayetleri "damar içi kan" gibi canlı, hareketli, kalbe dokunan, neşeli bir akışkanlık içinde, sımsıcak temaslar sunan, akleden kalbi iten bir basınçla kıpırdayan, asla donmayacak, hiç pıhtılaşmamış, kıpkırmızı kan renginde bir tecelligâhtır.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İşte Risale-i Nur bizi vahiyle tanıştırırken tüpe koymaz ayeti, bizi damar içine sokar...[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]O "kan kırmızısı" kapakların içinde sürekli bir hayat ırmağı akar, bizi de içine katar.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Deepnot: Ne garip ki, Üstad, "tefsir" olarak yazdığı İşârat'ül İ'caz'ın en son sayfasındaki son ayetin tefsiri için Risale-i Nur'un yazdırıldığını fark eder. Yani, milyonlarca Nur talebesi onlarca yıldır milyonlarca sayfalık dersleri sırf Bakara'nın 32. ayetini anlamak için okuyorlar... O ayet de ne diyor? "Subhansın Sen Allah'ım, biz bilmeyiz..." "Tefsir" "bilmek" içindir; "bildirmek" için okunur; ama biz Risale-i Nur'u "biz bilmeyiz" demek için okuyoruz... "Bilmediğini bilmek" gibi eşsiz bir edep elbisesini giyebilmek ümidiyle bu dergâhın rahlesine diz çöküyoruz.[/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Risale Haber[/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur neden tefsir degildir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst