Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Nedir ve Nasıl Bir Tefsirdir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 217157" data-attributes="member: 11795"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">“İnancım odur ki, Risale-i Nur kâinatı olduğu gibi takdim eden, Kur’ân’ı Resulullah’ın murad ettiği gibi tefsir eden, modern insana musallat olmuş asıl tehlikeli hastalıklara tedavi çareleri sunan yegâne İslâmî eserdir.” (1)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Yukarıdaki sözlerde de ifade edildiği gibi; kainatı olduğu gibi takdim eden, Kur’an’ı Resulullah’ın murad ettiği gibi tefsir eden ve tehlikeli hastalıklara tedavi çareleri sunan yegâne İslâmî eser olan Risale-i Nurun nasıl bir tefsir olduğu, hangi şartlarda kaleme alındığı, toplumumuza ve bütün inananlara neler kazandırdığı hususlarını incelemeye çalışacağız. Bu çalışmayı yaparken de Risale-i Nurlardan azami ölçüde istifade edeceğiz. Bunun yanında Risale-i Nur hakkında yayınlanmış eserlere, bilirkişi raporlarına ve mahkeme kararlarına da bir göz atacağız.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nur’u konu edinmiş olan bilimsel kaynaklar fazla olmamakla birlikte, gün geçtikçe yerli ve yabancı üniversitelerde lisans, yüksek lisans ve doktora tezlerinin artış göstermesi sevindirici bir gelişmedir. Düzenlenen konferans ve sempozyumlarda sunulan tebliğlerin sayısı da önemli ölçülere ulaşmıştır.(2)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">B-TEFSİR NEDİR VE TEFSİR ÇEŞİTLERİ NELERDİR?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Tefsîr kavramı; anlamı kapalı olan, manası zor anlaşılan sözden ne kastedildiğini açıklama demektir. Tefsîr kelimesi daha çok Kur'ân’ın kelime, terkip ve cümlelerinin ne anlama geldiğini açıklamak, müşkül ve garîp lafızları izah etmek, Kur'ân'ı yorumlamak, inceliklerini keşf etmek anlamında kullanılmaktadır.(3)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İmam Taberi, Lafzî yani Kur’an’ın âyetlerinin sadece meallerini bildiren tefsir ile yine ayetlerinin manalarını, inceliklerini ve sırlarını keşfeden tefsir olmak üzere iki tür tefsirden bahseder.(4)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bu hususta Bediüzzaman da aynı kanaattedir: "Birisi malûm tefsirlerdir ki, Kur'an'ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve isbat ederler. İkinci kısım tefsir ise, Kur'an'ın imani olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve izah ve isbat etmektir. Bu kısmın pek çok ehemmiyeti vardır. Zahir malûm tefsirler bu kısmı bazen mücmel bir tarzda dercediyorlar. Fakat Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları susturan bir manevi tefsirdir."(5) Demektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">C-RİSALE-İ NUR</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">a-Risale-i Nur Nasıl Bir Tefsirdir?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nur, yukarıda bahsi geçen iki tür tefsirden ikinci kısma giren bir tefsirdir. Kur’an ve iman hakikatlerini, yediden yetmişe her kesimden insanın rahatlıkla anlayabileceği bir tarzda ve kuvvetli delillerle beyan, isbat ve izah eden, müsbet ilimlerle donanmış, nefisleri, şeytanları, vesveseli şüphecileri ve en inatçıları dahi ikna ve teslime mecbur eden, yüz otuz parçadan ibaret çağdaş bir tefsiridir. (6)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bediüzzaman’ın talebelerinden Araştırmacı Yazar Abdulkadir Badıllı; “Risale-i Nur’lar, hem Kur’an’ın imani hakikatlerini ifade eden ayetlerinin ispatlı, berrak, itminan-bahş bir hakiki tefsiri olduğu halde, aynı zamanda Kur’anî bir kelâm kitabıdır.”(7) demektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">b-Risale-i Nurların Yazılış Nedeni</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bediüzzaman Van’da bulunduğu sırada bir gün Vali Tahir Paşa bir gazetede; İngiliz Meclis-i Meb'usanında Müstemlekât Nâzırının, elinde Kur'ân-ı Kerîmi göstererek söylediği bir nutukta, "Bu Kur'ân İslâmların elinde bulundukça biz onlara hâkim olamayız. Ne yapıp yapmalıyız, bu Kur'ân'ı onların elinden kaldırmalıyız; yahut Müslümanları Kur'ân'dan soğutmalıyız." diye hitabede bulunduğu haberini okur. Bu havadis Bediüzzaman’ın üzerinde büyük bir tesir yapar ve; "Kur'ân'ın sönmez ve söndürülmez mânevî bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya ispat edeceğim ve göstereceğim." diyerek bir nevi ant içer.(8) Bütün hayatını, fîsebilillâh Kur'ân'a, İslâmiyete, Sünnet-i Seniyenin ihyasına hasr ve vakfeden Bediüzzaman, gittiği her yerde, Rusya’da (9) esaretteyken bile hiç boş durmamış, etrafında bulunan insanları aydınlatmak ve irşad etmek için var gücüyle çalışmıştır. Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye’de, çağrıldığı TBMM’nde de aynı gaye ile çalışmalarına devam etmiştir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">c- Risale-i Nurlar Hangi Şartlarda Yazılmıştır?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nur’un telifi, Birinci Dünya savaşının sonunda insanlık âleminde medeniyeti mahveden ve semavi dinlerle mücadeleyi esas alan kominizmin insaniyetin yarısını istila ederek dünyayı dehşete saldığı ve memleketimizi de tehdit ettiği,(10) gizli dinsiz komitelerinin, İslam esaslarını ortadan kaldırarak, İslam rûhunu yok etmek ve Kur’an’ı toplatıp imha etmek planlarını yaptıkları bir döneme rastlamaktadır.(11)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Dışarıda kopan bu fırtınalardan ülkemiz de elbette nasibini almıştır. Bu nedenle 1925’li yıllarda çıkan isyanlar ve dinsizlik komitelerinin resmi makamları aldatmaları yüzünden Bediüzzaman’ın hayatında 28 senelik sürgün, mahkumiyet ve zorunlu ikamet gibi çok sıkıntılı bir dönem başlar. Bu zor demde ve çok çetin şartlarda da yılmadan ve hedefinden bir milim bile şaşmadan çalışmalarına devam etmiştir.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bediüzzaman, Risale-i Nurları 1927 (12) yılında Isparta’nın Barla nahiyesine sürgün edildikten sonra, çok şiddetli baskı ve zulüm altında iken yazmaya başlamıştır. Etrafında da birkaç köylüden başka kimsecikler yoktur.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bediüzzaman, dehşetli zulme mâruz bırakıldığı ve kimseyle görüşmesine müsaade edilmediği bir zamanda genellikle kırlarda, bayırlarda ve bahçelerde Risale-i Nurların telifiyle meşgul olmuş, bu telif ettiği risaleler köylüler ve talebeleri tarafından Isparta ve havâlisinde el yazısıyla istinsah edilip kendisine gönderildiğinde de bunları tek tek ve son derece ciddi bir şekilde tashih etmiştir. Bir gün içinde hem dört-beş saat süren yerlere yaya olarak gidip gelmiş, hem tashihatla, hem aynı günün üç-dört saatini telifata hasretmiş, hem de çok zaman yemeğini kendisi hazırlamıştır.(13) Meyve Risalesi gibi bazı risaleleri de zor hapishane şartlarında yazmış olduğunu belirtmek gerekir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">d-Risale-i Nurların İlgi Alanları Nelerdir?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nur; esas itibariyle asrımızın imansızlık ve Allah’ı inkarcılık hastalığına bir reçete olarak yazılmış olduğundan, Allah’ın varlığını ve birliğini, peygamberlik müessesesini, semavi kitapları, kader ve kazayı, hayır ve şerrin Allah’tan olduğunu, meleklerin, sair ruhani varlıkların ve ahretin varlığını, hesap gününü izah ve ispatlamayı konu edinmiş olmakla birlikte, günümüz insanının ihtiyaç duyduğu ve merak ettiği sair imani, sosyal ve siyasi konuları da ihtiva etmektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Barla, Kastamonu ve Emirdağ lahikalarına konmuş mektuplar da yine aynı konularda sorulan sorulara verilmiş olan cevapları ihtiva eden, aynı zamanda bir müzakere, istişare ve haberleşme zemininde yürütülen hizmetlerin seyrini gösteren vesikalar hükmündedirler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">e-Bilirkişi Raporlarına ve Mahkeme Kararlarına Göre Risale-i Nur</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nurların mahkemelere düşme serüveni, 1935 yılında Isparta’da savcının talimatıyla el konulması ve Eskişehir Mahkemesine sevk edilmesiyle başlamıştır. 1935’te Eskişehir, 1944’te Denizli, 1948’de Afyon, 1952’de de İstanbul Ağır Ceza mahkemelerinde dava konusu olmuş ve Yargıtayca verilen men-i muhakeme kararıyla son bulmuştur.(14)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bu mahkemelerce tayin edilen ve eskiden ehl-i vukuf denilen bilirkişi heyetleri, Risaleler için birtakım raporlar vermişlerdir. Bunlardan Ankara Bilirkişi Heyetinin ittifakla verdikleri raporda: “Bir âyetin tefsiri ve bir hadisin şerhi maksadıyla yazılmış olanlarıyla; din, iman, Allah, Peygamber, Kur'ân ve âhiret akidelerini ve ibarelerini açıkça anlatmak için temsillerle yazılmış ilmî görüşleri; ve ihtiyarlarla gençlere hitap eden ahlâkî öğütler; ve kısmen hayat tecrübesinden alınmış ibretli vak'alar; ve esnafa ait faydalı menkıbeleri ihtiva eden, mevcudun yüzde doksanını teşkil eden risalelerdir ki, bunlar da, bütün bu risalelerde müellif hem samimî, hem hasbî ve hem de ilim yolundan ve dinî esaslardan hiç ayrılmamıştır.”(15) denilmektedir.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Denizli Ağır Ceza Mahkemesinde de ittifakla; “Bilhassa Ankara Ağır Ceza Mahkemesinden Emin Büke'nin riyaseti altında ehl-i vukuf intihap olunan Ankara Diyanet İşleri Müşavere Heyeti âzâsından dersiâm ve Profesör Yusuf Ziya Yörükhan ve Ankara Dil-Tarih Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü Müdürü Necati Lügal ve Türk Tarih Kurumu ve Türk-İslâm Kitapları Derleme Heyeti âzâsından Yusuf Aykut tarafından tanzim kılınan evrak arasında mevcut raporlarında: Said Nursî'nin yegân yegân tetkik olunan risale ve kitaplarında, halkı, dini ve mukaddesatı âlet ederek devletin emniyetini ihlâle teşvik etmek veya cemiyet kurmak kasdinde olduğunu gösterir bir sarahat, emâre olmadığı...” (16) kararı verilmiş olduğu görülmektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">D-SONUÇ</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nur Külliyatının, Bediüzzaman’ın Barla hayatından önce yazmış olduğu İşârâtü’l-i’câz, İki Mekteb-i Musibetin Şahadetnamesi ve hadis tevillerinden oluşan Beşinci Şua gibi eserlerinin de sonradan tanzim edilerek külliyata dâhil edilmesiyle toplam 130 parçadan ve 6000 sayfadan ibaret olduğu görülmektedir.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nur Külliyatının sayfalarında biraz dolaştığımızda, İmam Taberi’nin ve Bediüzzaman’ın ifade ettikleri gibi Kur’an âyetlerinin manalarının aklî, mantıkî ve ilmî delillerle keşif, izah ve isbatı olduğu, insanlığın en önemli meselesi olan; "Ben neciyim? Nereden geliyorum? Nereye gideceğim? Vazifem nedir? Bu mevcudat nereden gelip nereye gidiyorlar? Mahiyet ve hakikatleri nedir?" gibi sorularına aklî, mantıkî ve ilmî delillerle doyurucu cevaplar verdiği, iman ve İslama tecavüze kalkışan en inatçı feylesofları teslime mecbur ettiği, akla gelen bütün istifhamları ve kalplere gelen bütün vesveseleri izale ettiği, aklı ve kalbi aydınlatan din ve fen ilimlerinin birlikteliğini esas alan bir anlatım tarzını benimsemiş olduğu ve Kur'an âyetlerinin nurlu bir tefsiri olduğu anlaşılmaktadır. (17)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Günümüzde, dinsizlik fikrini yayarak Kur’an’dan ve dinden soğutma ve uzaklaştırma planları yapanların planlarının boşa çıkmış olduğuna bakılacak olursa, Risale-i Nurların yazılış amacına ulaşmış olduğunu ve bunda da Risale-i Nurların büyük payının olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu nedenle de, “Risale-i Nur; çağımızın ‘imansızlık’ hastalığının bir ilacı olmuştur.” sözlerini rahatlıkla söyleyebiliriz.(18)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Kaynaklar:</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">1-Köprü, Güz 2007, 100. Sayı, Colin Turner, İslâm Düşüncesinin 20. Asırda Yeniden Yapılanması ve Bediüzzaman Said Nursî, 27-29 Eylül 1992, 2. Uluslar arası Bediüzzaman Said Nursi Sempozyumu, İstanbul</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">2-www.barlaplatformu.org/akademik.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">3-DİB, Dini Kavramlar Sözlüğü, Tefsir Maddesi.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">4-Taberî, Mukaddime, Cild 1, Sh: 75.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">5- Nursi, Bediüzzaman Said, Tarihçe-i Hayat, Önsöz, Isparta Hayatı, Envar Neşriyat.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">6- A.g.e.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">7-Köprü, Bahar 96, 54. Sayı, Araştırmacı Yazar Abdulkadir Badıllı ile Mülakat</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">8-Nursi, Bediüzzaman Said, 2000,Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı, s: 44, Y.A.N. İstanbul</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">9-http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/109-uestad-sibiryada-kald-m</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">10-Nursi, Bediüzzaman Said, 2000,Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı, s: 137, Y.A.N. İstanbul</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">11-A.g.e. s: 26</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">12-http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/190-barlada-telife-balama-tarihi</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">13-Nursi, Bediüzzaman Said, 2000,Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı, s: 137, Y.A.N. İstanbul</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">14-Nursi, Bediüzzaman Said, Barla Lahikası, 2006, s: 19, 20, Y.A.N. İstanbul</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">15-Nursi, Bediüzzaman Said, Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 4, Envar Neşriyat.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">16-A.g.e. Mektup Sıra No: 5, Envar Neşriyat.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">17-Nursi, Bediüzzaman Said, Sözler, 26. Sözün Zeyli, Envar Neşriyat.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">18-Nursi, Bediüzzaman Said, Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 137, Envar Neşriyat.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">Alıntı...</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 217157, member: 11795"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]“İnancım odur ki, Risale-i Nur kâinatı olduğu gibi takdim eden, Kur’ân’ı Resulullah’ın murad ettiği gibi tefsir eden, modern insana musallat olmuş asıl tehlikeli hastalıklara tedavi çareleri sunan yegâne İslâmî eserdir.” (1)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Yukarıdaki sözlerde de ifade edildiği gibi; kainatı olduğu gibi takdim eden, Kur’an’ı Resulullah’ın murad ettiği gibi tefsir eden ve tehlikeli hastalıklara tedavi çareleri sunan yegâne İslâmî eser olan Risale-i Nurun nasıl bir tefsir olduğu, hangi şartlarda kaleme alındığı, toplumumuza ve bütün inananlara neler kazandırdığı hususlarını incelemeye çalışacağız. Bu çalışmayı yaparken de Risale-i Nurlardan azami ölçüde istifade edeceğiz. Bunun yanında Risale-i Nur hakkında yayınlanmış eserlere, bilirkişi raporlarına ve mahkeme kararlarına da bir göz atacağız.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Risale-i Nur’u konu edinmiş olan bilimsel kaynaklar fazla olmamakla birlikte, gün geçtikçe yerli ve yabancı üniversitelerde lisans, yüksek lisans ve doktora tezlerinin artış göstermesi sevindirici bir gelişmedir. Düzenlenen konferans ve sempozyumlarda sunulan tebliğlerin sayısı da önemli ölçülere ulaşmıştır.(2)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]B-TEFSİR NEDİR VE TEFSİR ÇEŞİTLERİ NELERDİR?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Tefsîr kavramı; anlamı kapalı olan, manası zor anlaşılan sözden ne kastedildiğini açıklama demektir. Tefsîr kelimesi daha çok Kur'ân’ın kelime, terkip ve cümlelerinin ne anlama geldiğini açıklamak, müşkül ve garîp lafızları izah etmek, Kur'ân'ı yorumlamak, inceliklerini keşf etmek anlamında kullanılmaktadır.(3)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]İmam Taberi, Lafzî yani Kur’an’ın âyetlerinin sadece meallerini bildiren tefsir ile yine ayetlerinin manalarını, inceliklerini ve sırlarını keşfeden tefsir olmak üzere iki tür tefsirden bahseder.(4)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Bu hususta Bediüzzaman da aynı kanaattedir: "Birisi malûm tefsirlerdir ki, Kur'an'ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve isbat ederler. İkinci kısım tefsir ise, Kur'an'ın imani olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve izah ve isbat etmektir. Bu kısmın pek çok ehemmiyeti vardır. Zahir malûm tefsirler bu kısmı bazen mücmel bir tarzda dercediyorlar. Fakat Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları susturan bir manevi tefsirdir."(5) Demektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]C-RİSALE-İ NUR[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]a-Risale-i Nur Nasıl Bir Tefsirdir?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Risale-i Nur, yukarıda bahsi geçen iki tür tefsirden ikinci kısma giren bir tefsirdir. Kur’an ve iman hakikatlerini, yediden yetmişe her kesimden insanın rahatlıkla anlayabileceği bir tarzda ve kuvvetli delillerle beyan, isbat ve izah eden, müsbet ilimlerle donanmış, nefisleri, şeytanları, vesveseli şüphecileri ve en inatçıları dahi ikna ve teslime mecbur eden, yüz otuz parçadan ibaret çağdaş bir tefsiridir. (6)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Bediüzzaman’ın talebelerinden Araştırmacı Yazar Abdulkadir Badıllı; “Risale-i Nur’lar, hem Kur’an’ın imani hakikatlerini ifade eden ayetlerinin ispatlı, berrak, itminan-bahş bir hakiki tefsiri olduğu halde, aynı zamanda Kur’anî bir kelâm kitabıdır.”(7) demektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]b-Risale-i Nurların Yazılış Nedeni[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Bediüzzaman Van’da bulunduğu sırada bir gün Vali Tahir Paşa bir gazetede; İngiliz Meclis-i Meb'usanında Müstemlekât Nâzırının, elinde Kur'ân-ı Kerîmi göstererek söylediği bir nutukta, "Bu Kur'ân İslâmların elinde bulundukça biz onlara hâkim olamayız. Ne yapıp yapmalıyız, bu Kur'ân'ı onların elinden kaldırmalıyız; yahut Müslümanları Kur'ân'dan soğutmalıyız." diye hitabede bulunduğu haberini okur. Bu havadis Bediüzzaman’ın üzerinde büyük bir tesir yapar ve; "Kur'ân'ın sönmez ve söndürülmez mânevî bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya ispat edeceğim ve göstereceğim." diyerek bir nevi ant içer.(8) Bütün hayatını, fîsebilillâh Kur'ân'a, İslâmiyete, Sünnet-i Seniyenin ihyasına hasr ve vakfeden Bediüzzaman, gittiği her yerde, Rusya’da (9) esaretteyken bile hiç boş durmamış, etrafında bulunan insanları aydınlatmak ve irşad etmek için var gücüyle çalışmıştır. Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye’de, çağrıldığı TBMM’nde de aynı gaye ile çalışmalarına devam etmiştir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]c- Risale-i Nurlar Hangi Şartlarda Yazılmıştır?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Risale-i Nur’un telifi, Birinci Dünya savaşının sonunda insanlık âleminde medeniyeti mahveden ve semavi dinlerle mücadeleyi esas alan kominizmin insaniyetin yarısını istila ederek dünyayı dehşete saldığı ve memleketimizi de tehdit ettiği,(10) gizli dinsiz komitelerinin, İslam esaslarını ortadan kaldırarak, İslam rûhunu yok etmek ve Kur’an’ı toplatıp imha etmek planlarını yaptıkları bir döneme rastlamaktadır.(11)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Dışarıda kopan bu fırtınalardan ülkemiz de elbette nasibini almıştır. Bu nedenle 1925’li yıllarda çıkan isyanlar ve dinsizlik komitelerinin resmi makamları aldatmaları yüzünden Bediüzzaman’ın hayatında 28 senelik sürgün, mahkumiyet ve zorunlu ikamet gibi çok sıkıntılı bir dönem başlar. Bu zor demde ve çok çetin şartlarda da yılmadan ve hedefinden bir milim bile şaşmadan çalışmalarına devam etmiştir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Bediüzzaman, Risale-i Nurları 1927 (12) yılında Isparta’nın Barla nahiyesine sürgün edildikten sonra, çok şiddetli baskı ve zulüm altında iken yazmaya başlamıştır. Etrafında da birkaç köylüden başka kimsecikler yoktur.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Bediüzzaman, dehşetli zulme mâruz bırakıldığı ve kimseyle görüşmesine müsaade edilmediği bir zamanda genellikle kırlarda, bayırlarda ve bahçelerde Risale-i Nurların telifiyle meşgul olmuş, bu telif ettiği risaleler köylüler ve talebeleri tarafından Isparta ve havâlisinde el yazısıyla istinsah edilip kendisine gönderildiğinde de bunları tek tek ve son derece ciddi bir şekilde tashih etmiştir. Bir gün içinde hem dört-beş saat süren yerlere yaya olarak gidip gelmiş, hem tashihatla, hem aynı günün üç-dört saatini telifata hasretmiş, hem de çok zaman yemeğini kendisi hazırlamıştır.(13) Meyve Risalesi gibi bazı risaleleri de zor hapishane şartlarında yazmış olduğunu belirtmek gerekir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]d-Risale-i Nurların İlgi Alanları Nelerdir?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Risale-i Nur; esas itibariyle asrımızın imansızlık ve Allah’ı inkarcılık hastalığına bir reçete olarak yazılmış olduğundan, Allah’ın varlığını ve birliğini, peygamberlik müessesesini, semavi kitapları, kader ve kazayı, hayır ve şerrin Allah’tan olduğunu, meleklerin, sair ruhani varlıkların ve ahretin varlığını, hesap gününü izah ve ispatlamayı konu edinmiş olmakla birlikte, günümüz insanının ihtiyaç duyduğu ve merak ettiği sair imani, sosyal ve siyasi konuları da ihtiva etmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Barla, Kastamonu ve Emirdağ lahikalarına konmuş mektuplar da yine aynı konularda sorulan sorulara verilmiş olan cevapları ihtiva eden, aynı zamanda bir müzakere, istişare ve haberleşme zemininde yürütülen hizmetlerin seyrini gösteren vesikalar hükmündedirler.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]e-Bilirkişi Raporlarına ve Mahkeme Kararlarına Göre Risale-i Nur[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Risale-i Nurların mahkemelere düşme serüveni, 1935 yılında Isparta’da savcının talimatıyla el konulması ve Eskişehir Mahkemesine sevk edilmesiyle başlamıştır. 1935’te Eskişehir, 1944’te Denizli, 1948’de Afyon, 1952’de de İstanbul Ağır Ceza mahkemelerinde dava konusu olmuş ve Yargıtayca verilen men-i muhakeme kararıyla son bulmuştur.(14)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Bu mahkemelerce tayin edilen ve eskiden ehl-i vukuf denilen bilirkişi heyetleri, Risaleler için birtakım raporlar vermişlerdir. Bunlardan Ankara Bilirkişi Heyetinin ittifakla verdikleri raporda: “Bir âyetin tefsiri ve bir hadisin şerhi maksadıyla yazılmış olanlarıyla; din, iman, Allah, Peygamber, Kur'ân ve âhiret akidelerini ve ibarelerini açıkça anlatmak için temsillerle yazılmış ilmî görüşleri; ve ihtiyarlarla gençlere hitap eden ahlâkî öğütler; ve kısmen hayat tecrübesinden alınmış ibretli vak'alar; ve esnafa ait faydalı menkıbeleri ihtiva eden, mevcudun yüzde doksanını teşkil eden risalelerdir ki, bunlar da, bütün bu risalelerde müellif hem samimî, hem hasbî ve hem de ilim yolundan ve dinî esaslardan hiç ayrılmamıştır.”(15) denilmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Denizli Ağır Ceza Mahkemesinde de ittifakla; “Bilhassa Ankara Ağır Ceza Mahkemesinden Emin Büke'nin riyaseti altında ehl-i vukuf intihap olunan Ankara Diyanet İşleri Müşavere Heyeti âzâsından dersiâm ve Profesör Yusuf Ziya Yörükhan ve Ankara Dil-Tarih Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü Müdürü Necati Lügal ve Türk Tarih Kurumu ve Türk-İslâm Kitapları Derleme Heyeti âzâsından Yusuf Aykut tarafından tanzim kılınan evrak arasında mevcut raporlarında: Said Nursî'nin yegân yegân tetkik olunan risale ve kitaplarında, halkı, dini ve mukaddesatı âlet ederek devletin emniyetini ihlâle teşvik etmek veya cemiyet kurmak kasdinde olduğunu gösterir bir sarahat, emâre olmadığı...” (16) kararı verilmiş olduğu görülmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]D-SONUÇ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Risale-i Nur Külliyatının, Bediüzzaman’ın Barla hayatından önce yazmış olduğu İşârâtü’l-i’câz, İki Mekteb-i Musibetin Şahadetnamesi ve hadis tevillerinden oluşan Beşinci Şua gibi eserlerinin de sonradan tanzim edilerek külliyata dâhil edilmesiyle toplam 130 parçadan ve 6000 sayfadan ibaret olduğu görülmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Risale-i Nur Külliyatının sayfalarında biraz dolaştığımızda, İmam Taberi’nin ve Bediüzzaman’ın ifade ettikleri gibi Kur’an âyetlerinin manalarının aklî, mantıkî ve ilmî delillerle keşif, izah ve isbatı olduğu, insanlığın en önemli meselesi olan; "Ben neciyim? Nereden geliyorum? Nereye gideceğim? Vazifem nedir? Bu mevcudat nereden gelip nereye gidiyorlar? Mahiyet ve hakikatleri nedir?" gibi sorularına aklî, mantıkî ve ilmî delillerle doyurucu cevaplar verdiği, iman ve İslama tecavüze kalkışan en inatçı feylesofları teslime mecbur ettiği, akla gelen bütün istifhamları ve kalplere gelen bütün vesveseleri izale ettiği, aklı ve kalbi aydınlatan din ve fen ilimlerinin birlikteliğini esas alan bir anlatım tarzını benimsemiş olduğu ve Kur'an âyetlerinin nurlu bir tefsiri olduğu anlaşılmaktadır. (17)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Günümüzde, dinsizlik fikrini yayarak Kur’an’dan ve dinden soğutma ve uzaklaştırma planları yapanların planlarının boşa çıkmış olduğuna bakılacak olursa, Risale-i Nurların yazılış amacına ulaşmış olduğunu ve bunda da Risale-i Nurların büyük payının olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu nedenle de, “Risale-i Nur; çağımızın ‘imansızlık’ hastalığının bir ilacı olmuştur.” sözlerini rahatlıkla söyleyebiliriz.(18)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Kaynaklar:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]1-Köprü, Güz 2007, 100. Sayı, Colin Turner, İslâm Düşüncesinin 20. Asırda Yeniden Yapılanması ve Bediüzzaman Said Nursî, 27-29 Eylül 1992, 2. Uluslar arası Bediüzzaman Said Nursi Sempozyumu, İstanbul[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]2-www.barlaplatformu.org/akademik.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]3-DİB, Dini Kavramlar Sözlüğü, Tefsir Maddesi.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]4-Taberî, Mukaddime, Cild 1, Sh: 75.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]5- Nursi, Bediüzzaman Said, Tarihçe-i Hayat, Önsöz, Isparta Hayatı, Envar Neşriyat.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]6- A.g.e.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]7-Köprü, Bahar 96, 54. Sayı, Araştırmacı Yazar Abdulkadir Badıllı ile Mülakat[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]8-Nursi, Bediüzzaman Said, 2000,Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı, s: 44, Y.A.N. İstanbul[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]9-http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/109-uestad-sibiryada-kald-m[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]10-Nursi, Bediüzzaman Said, 2000,Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı, s: 137, Y.A.N. İstanbul[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]11-A.g.e. s: 26[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]12-http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/190-barlada-telife-balama-tarihi[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]13-Nursi, Bediüzzaman Said, 2000,Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı, s: 137, Y.A.N. İstanbul[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]14-Nursi, Bediüzzaman Said, Barla Lahikası, 2006, s: 19, 20, Y.A.N. İstanbul[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]15-Nursi, Bediüzzaman Said, Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 4, Envar Neşriyat.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]16-A.g.e. Mektup Sıra No: 5, Envar Neşriyat.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]17-Nursi, Bediüzzaman Said, Sözler, 26. Sözün Zeyli, Envar Neşriyat.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]18-Nursi, Bediüzzaman Said, Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 137, Envar Neşriyat.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]Alıntı...[/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Nedir ve Nasıl Bir Tefsirdir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst