Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Risale-i Nur, Niçin Tasavvuf Değil, Hakikattir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ASRI SAADET" data-source="post: 193590" data-attributes="member: 1005785"><p><span style="color: darkgreen"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Black'"><strong>Risale-i Nur Külliyatı </strong>'nda, buna tek bir cümle ile cevap vermek zorunda kalsaydık, herhalde buna en uygunu şu cümle olacaktı: <em>“Derece-i şuhud, derece-i iman-ı bilgaybdan çok aşağıdır.” </em><strong>Bediüzzaman </strong>bu cümleyi, kendisine <strong>Muhyiddin-i Arabi </strong>(k.s.), <strong>Seyyid Abdülkadir </strong>(k.s.) gibi meşhur evliyanın kitaplarında geçen Kaf dağı, arz-ı beyza ve meşmeşiye denilen acayip hakikatlerle fen ve coğrafyadan edinilen bilgilerin çelişiyor olması sorulduğunda kullanmıştır. Ona göre bu meşhur insanlar, ehl-i velayet ve şuhuddurlar. Gördükleri de doğrudur; fakat, şuhud haleti bir yönüyle rüyaya benzediğinden, rüyadaki adamın kendi rüyasını tabir edememesi gibi, onlar da gördüklerini o haldeyken tabir etmeye hakları yoktur. Tabire ehliyetli olanlar ise, ancak “asfiya” denilen Kur'an ve sünneti bütün incelikleriyle bilen peygamber varisleridir. Asfiyalar; şuhuda değil, Kur'an'a ve vahye gaybi olarak iman etmişlerdir. Fakat, inançlarındaki safiyet ve ihata, onları iman hakikatleri konusunda doğruya çok yaklaştırmıştır. Zaten, ehl-i şuhud olan evliyaların bir kısmı da, asfiya makamına çıktıkları vakit yanlışlarını anlamışlar ve söylediklerini tashih etmişlerdir. </span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ASRI SAADET, post: 193590, member: 1005785"] [COLOR=darkgreen][SIZE=4][FONT=Arial Black][B]Risale-i Nur Külliyatı [/B]'nda, buna tek bir cümle ile cevap vermek zorunda kalsaydık, herhalde buna en uygunu şu cümle olacaktı: [I]“Derece-i şuhud, derece-i iman-ı bilgaybdan çok aşağıdır.” [/I][B]Bediüzzaman [/B]bu cümleyi, kendisine [B]Muhyiddin-i Arabi [/B](k.s.), [B]Seyyid Abdülkadir [/B](k.s.) gibi meşhur evliyanın kitaplarında geçen Kaf dağı, arz-ı beyza ve meşmeşiye denilen acayip hakikatlerle fen ve coğrafyadan edinilen bilgilerin çelişiyor olması sorulduğunda kullanmıştır. Ona göre bu meşhur insanlar, ehl-i velayet ve şuhuddurlar. Gördükleri de doğrudur; fakat, şuhud haleti bir yönüyle rüyaya benzediğinden, rüyadaki adamın kendi rüyasını tabir edememesi gibi, onlar da gördüklerini o haldeyken tabir etmeye hakları yoktur. Tabire ehliyetli olanlar ise, ancak “asfiya” denilen Kur'an ve sünneti bütün incelikleriyle bilen peygamber varisleridir. Asfiyalar; şuhuda değil, Kur'an'a ve vahye gaybi olarak iman etmişlerdir. Fakat, inançlarındaki safiyet ve ihata, onları iman hakikatleri konusunda doğruya çok yaklaştırmıştır. Zaten, ehl-i şuhud olan evliyaların bir kısmı da, asfiya makamına çıktıkları vakit yanlışlarını anlamışlar ve söylediklerini tashih etmişlerdir. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Risale-i Nur, Niçin Tasavvuf Değil, Hakikattir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst