Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur okumanın önemi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 169360" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Kerim ve Risale-i Nur okumanın önemi nedir? Risale-i Nur nasıl okunur ise azami istifade edilir? İnsan-ı Kâmil nedir? A. Raif Öztürk yazdı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Moralhaber.Net yazarı A. Raif Öztürk Kur’ân ve Risale-i Nur okumanın önemini yazdı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Tekrar tekrar okunmasıyla, dinlenmesiyle, hatta harflerine bakılmasıyla bile maddi ve manevi avantajlar sağlayan tek kitap, Kur’ân-ı Kerimdir. Bu durum, çok özel bir lütuftur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Bilimsel olarak da, tıbbi olarak da ve biyoenerji yönünden de yapılan araştırmaların neticelerinde, hep aynı gerçek yıllardan beri tekrar tekrar vurgulanmaktadır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">• Yani Kur’ân okunmasıyla da ve okuyanların dinlenmesiyle de, insan vücudu üzerinde mutlaka müspet etkilemeler ve tesirler yaptığı kesindir… Yüce Yaratıcımız bizlere hitaben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">* Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. (41.Sûre./ 44.Ayet.) Buyurmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">* ..De ki: O Kur’ân, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifâdır... (17./82.)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">******* </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">28.10.2008 Tarihinde, ''Risale-i Nur'un ‘Cadde-i Kübra-i Kur'aniye’ olan, Hizmet Mesleği'' konulu bir seminere katıldım. Çok çarpıcı bilgiler öğrendim, çok istifade ettim ve etkilendim. Sadece özet kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Kur’ânı dinlemek, üç edebî tarzda olmalıdır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">1) Okunan Kur’ân’ı, Hz. Muhammed okuyormuş gibi dinlemek.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">2) Cebrail A.S., Hz. Muhammed’e s.a.v. iletiyormuş gibi dinlemek.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">3) Cenab-ı Hakk’dan Cebrail A.S.’a ferman ediliyormuş gibi dinlemek. </span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">• Bir de; bizim gibi bazen gaflet, bazen huşû içinde dinlediğimiz şekli var ki, ben bugün bizlerin ulaşabildiğimiz bu şekil üzerinde durmak istiyorum. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Bu şekilde bile olsa Kur’ân, Fatiha suresinden, Nâs suresine kadar okuyanın ya da dinleyenin, ruhunu terbiye ettiği, hidayet, bereket ve şifa etkisi olduğu kesindir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Dünyada, insan ruhunu böylesine etkileyen başka bir kelâm ve bir başka kitap yok...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Bakınız, Kur’ânın insan pedagojisine, psikolojisine ve terbiyesine ait ayetlerden bahsetmiyoruz. Sadece sürekli okunmasındaki ve dinleme sırasındaki etkilerinden bahsediyoruz. Bir ilâcın; terkibini bilmeyen kimseleri de, mutlaka etkilemesi gibi… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Bu şekilde sürekli okuma ve dinleme ile ‘İnsan-ı Kâmil’ mertebesine (yani bir nevi sahabe mertebesine yaklaşıyor ve) yükseliyor insan… (Örn.: Evliya menkıbelerine ve hayatlarına bakınız.)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Esas itibarıyla Kur’ân: 1. Hidayet ve Şifa kaynağıdır. 2. Nur kaynağıdır. 3. Ruh kaynağıdır. Ve 4. Bereket kaynağıdır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Hidayet, şifa ve bereket özelliği, ilim ve hikmet açısından herkese açıktır. Nur ve Ruh özelliği ise ısrarla, yukarıdaki üç edebi tarzda ve sürekli okuyanlara açılır…</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">*******</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Çok önemli bir husus: Kur’ân-ı Kerimde var olan tüm bu özellikler, O’nun bir nevi tefsiri olan Risale-i Nurlara da aynen in’ikas etmiştir, sirayet etmiştir yani yansımıştır. Bu bir gerçektir, iddia değildir, mücerrepdir (tecrübe edilmiştir) ve kesindir… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Aynen, Kur’ânda var olan Hidayet, şifa ve bereket özellikleri, Kur’ânda olduğu gibi ilim ve hikmet açısından talep eden, inceleyen, okuyan ve dinleyen herkese açıktır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Nur ve Ruh özelliği ise ısrarla, rahle önüne diz çökerek, edebî bir tarzda, ihlâs ile sürekli ve yıllarca okuyanlara mutlaka açılır… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Eğer böyle olmasaydı, bir defa okuduğu bir kitabı, hıfz edecek bir zekâya sahip olan Bediüzzaman Hz.,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Kendi yazdığı külliyatı niçin yüzlerce defa okusun ki?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Onun has talebeleri her gün, 200-300 sayfa Risaleyi niçin okuyorlar zannediyorsunuz? </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">İşte Risale-i Nur’ları, diğer kitaplardan ayıran noktalardan birisi de bu özelliktir…</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Şimdi dikkat ediniz: Tasavvufta en uç noktaya, ‘insan-ı kâmil’ mertebesi denir. (*1.) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Tasavvuftaki bu mertebenin Risale-i Nurdaki mukayesesi ise R.Nur’a ‘talebe’ olmaktır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">İşte bu cadde, herkese açıktır. Bu noktaya ise ancak, Risale-i Nuru çok okuyanlar ulaşabilir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Peki, Risale-i Nur nasıl okunur ise azami istifade edilir?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Mümkün ise temiz ve abdestli olarak, tevbe-i istiğfar ile ve şeytandan Allaha sığınarak, (euzü-besmele ile) salâvat getirerek, ciddi bir münacat ile ve mümkün ise diz çökerek okumaya başlamalı. (Kur’ânı sıradan okumak ile rahlede diz çökerek okuma arasında, 100 derece fark olduğu rivayetlerde vardır.) Dikkat dağılmayacak bir ortamda, bilgiçlik yapmadan, “ben bu konuyu 100 defa okumuştum” demeden okunmalıdır. 100. değil, 1000’inci defa okunduğunda bile, Nurundan ve Ruhundan istifade edildiği bilinmelidir. Gazete veya sıradan bir kitapmış gibi okumak, böylesine müthiş bir kitap için saygısızlıktır, abestir ve yanlıştır... Bu konuların hafife alınmasının neticesi ise, birçok açıdan vahamettir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Çünkü terakkiye manidir. Rûhen gelişmelere engeldir. Özel bahşedilmiş bir nimete bigâne kalmak, tembellik göstermek ve başka tercihlere yönelmek, gönderene karşı bir nevi tahfîf ve saygısızlık olduğundan, tek kelimeyle GAFLETTİR… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">• Kur’ânın ve Risale-i Nur’un hidayetinden ve bereketinden istifade, az veya çok herkes tarafından fark edilir. Aklımıza kapılar açıldığını hissettirir, fakat R.N. kimseyi zorlamaz. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Nur’undan ve Rûh’undan istifade edenleri, yani ısrarla ve sürekli okuyanları, menşe’i olan Kur’ân gibi, Risale-i Nur da zorlar, yani birçok konuda etkisinin altına alır ve mecbur eder.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Yani ibadetlere zorlar, haramdan kaçınmalara zorlar ve mecbur eder. Bu zorlamaya ‘Cebr-i Lütfî’ denir. Süreklilik ve ihlâs ile ısrar, bu kişileri ‘insan-ı Kâmil’ noktasına getirir…</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Risale-i Nurdaki dört hatve (adım, aşama, derece), yani 1.Acz, 2.fakr, 3.şefkat ve 4.tefekkür yolu, bir cadde-i kübradır ve herkese açıktır. İlk dokuz söz, acz ve fakrın açılımıdır. Aczin mukabili ise ENE’dir. Görüldüğü gibi tasavvuftaki nihaî nokta, Risale-i Nurda ön plana alınmıştır. Şefkat ise kalbi işletmektir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Tefekkür de, ‘aklî’ ve ‘Rûhî’ olmak üzere iki türlüdür. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">İşte bu dört hatveye de, sürekli Risale-i Nur okumakla ulaşılabilir. Tasavvuf ve akıl yoluyla hakikate ulaşılan noktaya, Risale-i Nur bu dört hatve ile ulaştırmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">• Risale-i Nurdan başka, böylesine etkili ve ikna edici bir kitap yoktur. Bunun içindir ki, bir nebze inceleyen tüm bilim adamları mutlaka cazibesine kapılmaktadırlar… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">99 Boncuklu bir tespihin tamamını dolaşarak 99’uncu boncuğa ulaşmak yerine, ‘birinci boncuktan 99’unucu boncuğa geçiş’ gibi kısa bir yoldur bu Risale-i Nur yolu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">İşte Kur’ân-ı Kerimden in’ikâsın ve tereşşühün tezahürü, Risale-i Nurda böyle olur… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">NETİCE: Risale-i Nura sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın öyle çok ihtiyacı var ki. Bu ihtiyaç sıradan bir gayretle, ‘okumuş olmak için okumak’ ile karşılanamaz. Sahabe mesleği çok ciddi bir ekoldür. Ciddi fedakârlıklar ve azami gayretler ister… </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Yabancı bilim adamları; “Elinizdeki bu hazinenin kıymetini biliniz…” şeklinde haykırmakla kalmıyorlar, kendi ülke üniversitelerinde ders kitabı olarak okutuyorlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Hakikat-i hâl böyleyken, bu hazinelerden bîgâne ve gafil kalmak bizlere hiç yakışmaz…</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">_________________________________________________________</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">*1.) NOT: İnsan-ı Kâmil nedir?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">İnsanın mahiyetinde, kötülüğün ma’kes bulacağı hiçbir özelliğin kalmaması ve donatılmamış ilim namına bir şeyin kalmamasıdır. Diğer bir ifadeyle: Ma’rufla (ilimle) donanmış, münkerattan ve her kötülükten tamamen arınmış insan demektir. Melekten ötelere yücelmeye açıktır. Mükemmele ve takvaya ulaşan insan da denilebilir…</span></span>[/SIZE][/COLOR][/SIZE]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 169360, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DeepSkyBlue"]Kerim ve Risale-i Nur okumanın önemi nedir? Risale-i Nur nasıl okunur ise azami istifade edilir? İnsan-ı Kâmil nedir? A. Raif Öztürk yazdı. Moralhaber.Net yazarı A. Raif Öztürk Kur’ân ve Risale-i Nur okumanın önemini yazdı. Tekrar tekrar okunmasıyla, dinlenmesiyle, hatta harflerine bakılmasıyla bile maddi ve manevi avantajlar sağlayan tek kitap, Kur’ân-ı Kerimdir. Bu durum, çok özel bir lütuftur. Bilimsel olarak da, tıbbi olarak da ve biyoenerji yönünden de yapılan araştırmaların neticelerinde, hep aynı gerçek yıllardan beri tekrar tekrar vurgulanmaktadır. • Yani Kur’ân okunmasıyla da ve okuyanların dinlenmesiyle de, insan vücudu üzerinde mutlaka müspet etkilemeler ve tesirler yaptığı kesindir… Yüce Yaratıcımız bizlere hitaben: * Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. (41.Sûre./ 44.Ayet.) Buyurmaktadır. * ..De ki: O Kur’ân, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifâdır... (17./82.) ******* 28.10.2008 Tarihinde, ''Risale-i Nur'un ‘Cadde-i Kübra-i Kur'aniye’ olan, Hizmet Mesleği'' konulu bir seminere katıldım. Çok çarpıcı bilgiler öğrendim, çok istifade ettim ve etkilendim. Sadece özet kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kur’ânı dinlemek, üç edebî tarzda olmalıdır. 1) Okunan Kur’ân’ı, Hz. Muhammed okuyormuş gibi dinlemek. 2) Cebrail A.S., Hz. Muhammed’e s.a.v. iletiyormuş gibi dinlemek. 3) Cenab-ı Hakk’dan Cebrail A.S.’a ferman ediliyormuş gibi dinlemek. • Bir de; bizim gibi bazen gaflet, bazen huşû içinde dinlediğimiz şekli var ki, ben bugün bizlerin ulaşabildiğimiz bu şekil üzerinde durmak istiyorum. Bu şekilde bile olsa Kur’ân, Fatiha suresinden, Nâs suresine kadar okuyanın ya da dinleyenin, ruhunu terbiye ettiği, hidayet, bereket ve şifa etkisi olduğu kesindir. Dünyada, insan ruhunu böylesine etkileyen başka bir kelâm ve bir başka kitap yok... Bakınız, Kur’ânın insan pedagojisine, psikolojisine ve terbiyesine ait ayetlerden bahsetmiyoruz. Sadece sürekli okunmasındaki ve dinleme sırasındaki etkilerinden bahsediyoruz. Bir ilâcın; terkibini bilmeyen kimseleri de, mutlaka etkilemesi gibi… Bu şekilde sürekli okuma ve dinleme ile ‘İnsan-ı Kâmil’ mertebesine (yani bir nevi sahabe mertebesine yaklaşıyor ve) yükseliyor insan… (Örn.: Evliya menkıbelerine ve hayatlarına bakınız.) Esas itibarıyla Kur’ân: 1. Hidayet ve Şifa kaynağıdır. 2. Nur kaynağıdır. 3. Ruh kaynağıdır. Ve 4. Bereket kaynağıdır. Hidayet, şifa ve bereket özelliği, ilim ve hikmet açısından herkese açıktır. Nur ve Ruh özelliği ise ısrarla, yukarıdaki üç edebi tarzda ve sürekli okuyanlara açılır… ******* Çok önemli bir husus: Kur’ân-ı Kerimde var olan tüm bu özellikler, O’nun bir nevi tefsiri olan Risale-i Nurlara da aynen in’ikas etmiştir, sirayet etmiştir yani yansımıştır. Bu bir gerçektir, iddia değildir, mücerrepdir (tecrübe edilmiştir) ve kesindir… Aynen, Kur’ânda var olan Hidayet, şifa ve bereket özellikleri, Kur’ânda olduğu gibi ilim ve hikmet açısından talep eden, inceleyen, okuyan ve dinleyen herkese açıktır. Nur ve Ruh özelliği ise ısrarla, rahle önüne diz çökerek, edebî bir tarzda, ihlâs ile sürekli ve yıllarca okuyanlara mutlaka açılır… Eğer böyle olmasaydı, bir defa okuduğu bir kitabı, hıfz edecek bir zekâya sahip olan Bediüzzaman Hz., Kendi yazdığı külliyatı niçin yüzlerce defa okusun ki? Onun has talebeleri her gün, 200-300 sayfa Risaleyi niçin okuyorlar zannediyorsunuz? İşte Risale-i Nur’ları, diğer kitaplardan ayıran noktalardan birisi de bu özelliktir… Şimdi dikkat ediniz: Tasavvufta en uç noktaya, ‘insan-ı kâmil’ mertebesi denir. (*1.) Tasavvuftaki bu mertebenin Risale-i Nurdaki mukayesesi ise R.Nur’a ‘talebe’ olmaktır. İşte bu cadde, herkese açıktır. Bu noktaya ise ancak, Risale-i Nuru çok okuyanlar ulaşabilir. Peki, Risale-i Nur nasıl okunur ise azami istifade edilir? Mümkün ise temiz ve abdestli olarak, tevbe-i istiğfar ile ve şeytandan Allaha sığınarak, (euzü-besmele ile) salâvat getirerek, ciddi bir münacat ile ve mümkün ise diz çökerek okumaya başlamalı. (Kur’ânı sıradan okumak ile rahlede diz çökerek okuma arasında, 100 derece fark olduğu rivayetlerde vardır.) Dikkat dağılmayacak bir ortamda, bilgiçlik yapmadan, “ben bu konuyu 100 defa okumuştum” demeden okunmalıdır. 100. değil, 1000’inci defa okunduğunda bile, Nurundan ve Ruhundan istifade edildiği bilinmelidir. Gazete veya sıradan bir kitapmış gibi okumak, böylesine müthiş bir kitap için saygısızlıktır, abestir ve yanlıştır... Bu konuların hafife alınmasının neticesi ise, birçok açıdan vahamettir. Çünkü terakkiye manidir. Rûhen gelişmelere engeldir. Özel bahşedilmiş bir nimete bigâne kalmak, tembellik göstermek ve başka tercihlere yönelmek, gönderene karşı bir nevi tahfîf ve saygısızlık olduğundan, tek kelimeyle GAFLETTİR… • Kur’ânın ve Risale-i Nur’un hidayetinden ve bereketinden istifade, az veya çok herkes tarafından fark edilir. Aklımıza kapılar açıldığını hissettirir, fakat R.N. kimseyi zorlamaz. Nur’undan ve Rûh’undan istifade edenleri, yani ısrarla ve sürekli okuyanları, menşe’i olan Kur’ân gibi, Risale-i Nur da zorlar, yani birçok konuda etkisinin altına alır ve mecbur eder. Yani ibadetlere zorlar, haramdan kaçınmalara zorlar ve mecbur eder. Bu zorlamaya ‘Cebr-i Lütfî’ denir. Süreklilik ve ihlâs ile ısrar, bu kişileri ‘insan-ı Kâmil’ noktasına getirir… Risale-i Nurdaki dört hatve (adım, aşama, derece), yani 1.Acz, 2.fakr, 3.şefkat ve 4.tefekkür yolu, bir cadde-i kübradır ve herkese açıktır. İlk dokuz söz, acz ve fakrın açılımıdır. Aczin mukabili ise ENE’dir. Görüldüğü gibi tasavvuftaki nihaî nokta, Risale-i Nurda ön plana alınmıştır. Şefkat ise kalbi işletmektir. Tefekkür de, ‘aklî’ ve ‘Rûhî’ olmak üzere iki türlüdür. İşte bu dört hatveye de, sürekli Risale-i Nur okumakla ulaşılabilir. Tasavvuf ve akıl yoluyla hakikate ulaşılan noktaya, Risale-i Nur bu dört hatve ile ulaştırmaktadır. • Risale-i Nurdan başka, böylesine etkili ve ikna edici bir kitap yoktur. Bunun içindir ki, bir nebze inceleyen tüm bilim adamları mutlaka cazibesine kapılmaktadırlar… 99 Boncuklu bir tespihin tamamını dolaşarak 99’uncu boncuğa ulaşmak yerine, ‘birinci boncuktan 99’unucu boncuğa geçiş’ gibi kısa bir yoldur bu Risale-i Nur yolu. İşte Kur’ân-ı Kerimden in’ikâsın ve tereşşühün tezahürü, Risale-i Nurda böyle olur… NETİCE: Risale-i Nura sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın öyle çok ihtiyacı var ki. Bu ihtiyaç sıradan bir gayretle, ‘okumuş olmak için okumak’ ile karşılanamaz. Sahabe mesleği çok ciddi bir ekoldür. Ciddi fedakârlıklar ve azami gayretler ister… Yabancı bilim adamları; “Elinizdeki bu hazinenin kıymetini biliniz…” şeklinde haykırmakla kalmıyorlar, kendi ülke üniversitelerinde ders kitabı olarak okutuyorlar. Hakikat-i hâl böyleyken, bu hazinelerden bîgâne ve gafil kalmak bizlere hiç yakışmaz… _________________________________________________________ *1.) NOT: İnsan-ı Kâmil nedir? İnsanın mahiyetinde, kötülüğün ma’kes bulacağı hiçbir özelliğin kalmaması ve donatılmamış ilim namına bir şeyin kalmamasıdır. Diğer bir ifadeyle: Ma’rufla (ilimle) donanmış, münkerattan ve her kötülükten tamamen arınmış insan demektir. Melekten ötelere yücelmeye açıktır. Mükemmele ve takvaya ulaşan insan da denilebilir…[/COLOR][/SIZE][/SIZE][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur okumanın önemi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst