Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur Sistemi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ASHAB-I BEDR" data-source="post: 242320" data-attributes="member: 1013691"><p><img src="http://www.erpuzmani.com/wp-content/uploads/2009/08/zaman.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></span></strong></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></span></strong></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><strong>B) Uygulamadaki Mevcut Durum</strong></span></span></span></span></span></span></strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">Bu güne kadar, mevcut potansiyelin ve Nur camiasının, içini ferahlatacak derecede ve yeterince dört elle sarılarak bu gayrete girdiğini, birden fazla elin üst üste ve iç içe sahiplenip iyi bir tesanüd örneği gösterdiklerini söylemek kolay olmasa gerek? </span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">Herkes bundan muzdariptir. Bir iç kanama geçirildiğini söylemek, ağır bir ruh tarifi olmayacaktır. Ümitlerin kıskaca alındığı, zihni muhayyilenin daraldığı, şevk kanallarının gıybet ve suizanla tanıştığı bir süreci, bu gün değil yıllar yılı, kendine has dönemlerin bahanesiyle harekete geçirildiği ve kontrol mekanizmaları ile hizmetin belli şahıslarda kontrol altında tutulduğu da bir vakıadır.</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #a0522d">Zamanın fıtri seyri, dün itibariyle kifayetsizlikler ve imkânsızlıklar ile iletişimsizliklerden kaynaklanan aşırı merkeziyetçi ve imtiyazlı bir hal, belki bir derece kabul edilebilirdi. Ya da “adem-i vasiye olan ihtiyaç” bu gün kadar belirgin değildi. </span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong>Ama şimdi, genç Saidlerle övünmenin, “Sizi tevkil ediyorum.” diyen Bediüzaman Said Nursi’nin güven duyduğu her talebesine, mensubuna, şevk ve destek vermenin vakti gelmiştir.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">[DIKKAT]<span style="color: #8b0000">“Acaba görevim bitmiş midir?” diyen Bediüzzaman Said Nursi, kemal-i sürurla geriden gelecek olan Nur Talebelerine hizmeti tevdi etmiştir. Hizmetin tevdi edildiği şahıslar değil, heyetlerdir. Yani şahs-ı manevidir. Şahs-ı nevi değildir. Eğer bir yerde şahıslar lehte veya aleyhte fazla konuşuluyorsa, pratik tarifiyle bir şahsiyetçilik sıkıntısı yaşanıyor demektir.</span>[/DIKKAT]</span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #ff00ff"><strong></strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #ff00ff"><strong>Sonrasını beğenmeyen, kendini beğeniyor demektir.</strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p> <span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: olive">Görev devretmeyi bilmeyen, kendini nazarda tutuyor demektir. Yeni kabiliyetlerin, yani haleflerinin kendisini geçmesine müsaade etmeyen, onlara yol açmayan ve gerektiğinde emanetleri hizmetin hukuku içinde devretmeyen seleflik olur mu? Halefin selefi geçmesi, inkişaf ve inşirah için şart değil midir?</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: olive"></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">Bu hizmet, saygı ve tecrübeyi, hizmet edenlerin nafakasını, maddi ve manevi varlıklarını, bu güne kadar fazlasıyla korumuş, sahip çıkmış, hatta şahsi imtizaçsızlıklarını ve beşeri hallerini bile büyük bir olgunlukla hoş görmüştür. Fakat fertler bazında, yaşanan sıkıntılarda ve maruz kalınan yanlışlıklarda, aynı olgunluğun, aynı kucaklayıcı muhabbetin ve aynı şefkat zemininin yeterince tesis edildiği söylenemez.</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong><span style="color: olive">Eğer selef halefini yetiştirseydi, daha enerjik, genç, yeni şartları okuyan ve şevkle gayret eden bir nesli işbaşında gören seleflere, sadece dua etmek, müzaheret etmek, şevk vermek, ikram ve letafetle sahip çıkmak düşerdi. Bu gün, böylesi bir genç kuşağın, yeterince yetiştiğini, meselelerin sahibi olduğunu ve tecrübe ile yorgunluğun verdiği asabiyetin olmadığını kimse söyleyemez.</span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong><span style="color: #ff00ff">Peki çare nedir ve ne yapılması gerekiyor?</span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">[DIKKAT] Evvela, Risale-i Nur sistemi ile düşünmek ve hayata mal etmek gerekiyor. Hizmet hayatının şahıs merkezli bir tahakküm ve imtiyazdan çıkması gerekiyor.[/DIKKAT]</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p> <span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">Bunun tesisi için muhabbet ve tefekkür içinde, şahıs merkezli düşünmekten, saygının ve özel hukukun verdiği hissiyattan bağımsız bir ruh hali ile beraberce, ortakça ve müzakere üslubunun geleceğe matuf çareleri babından düşünmek ve konuşmak gerekmektedir. </span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong>Bu anlamda, hizmetin şahs-ı manevisi, bir müessese ve bir bina, bir merkez ve etrafındaki bir hâkim grubun veya sınırlı şahısların etkisiyle gerçek hüviyetine kavuşamaz.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #4b0082"><strong>[BILGI]Şahs-ı manevi bir ruhtur, ruh-ı kâmildir, cemaattir.[/BILGI]</strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong> Her ferdin ve hissedarın kendini hür ve rahat hissettiği nûrânî, kalbî ve vicdânî bir insibağdır (boyanmadır).</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p> <span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Her şeyden önemlisi ihlas ve adalet üzerine tesis edilmiştir. Gıybet ve münâferet doğuracak hal ve telkinlerden uzaktır. Kutsi şahısların merkez olduğu ya da kesb-i imtiyazın hâkim olduğu bir aile baskısı değildir. </span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">Büyüklerin lâyüs’el (sorgusuz) ve her yaptığında mazur görüldüğü, tevil edildiği ve ihtilafların buhar kazanı gibi içten içe hizmet makinesini tahrip ettiği bir küçülmenin, ehliyetsizliğin, ısrarın ve dayatmanın asla adı değildir.</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000"></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000"><strong>Evet zihinleri açmaya ve kalpleri muhabbetle sarmaya çalışmak, istikamet üzerinde meşveretle yol almak, terakki dünyasının maddi ve manevi surette bizler için de geçerli olduğunu görmek ve yaşamak gereklidir.</strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000"><strong></strong></span></span></span></span></p><p> <span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong>Bunlar nasıl gerçekleştirilecektir? Bir muvaffakiyet orduya verilecekse, bir başarısızlık da başa verilecekse, sıkıntıların tahlilinde daha sağlıklı düşünüp, ona göre tedbir almak gerekmez mi?</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000"><strong>“Biz daha iyi biliriz.” yaşanarak hissedilse, “Ben daha iyi bilirim.” tecrübesinin baskıladığı, her defasında tahakkümün ve kendine has fıtrat dayatmasının hâkim olduğu bir meşrep/fıtrat daralmasından kurtulunmuş olmayacak mıdır?</strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">[TAVSIYE]Sonra şeffaf olunmak zorundadır. Kendisine abi/ağabey denen hiçbir yaş ve seviyedeki insanların, ikna odalarında, şahıslar aleyhine veya hizmetin umumi çarkında görev alan başkaları, yani kardeşleri aleyhine, gizli, hususi ve önceden planlanmış bir mizansenle soru cevap türünden gıybet ve aleniyet ile tek taraflı itham etme, endişe uyandırma, şevk kırma hüsn-i zanları tahrip etme hakları var mıdır?[/TAVSIYE]</span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong>Kulis denen, tek yönlü iddialar karşısında, adalet terazisi muhatabını da dinlemeden nasıl işleyecek? </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">Üstelik bunun bir hizmet namına, güya hizmetin selameti adına, yıllarca alışılmış bir Anadolu turları ve dedikodu mekanizmaları ile bizzat saygı duyulan, hizmetin müktesebatı kendilerine emanet edilmiş, hatta gıybetini ettikleri insanların bile emeklerinin ve hizmetteki desteklerinin kaynağı ile harcama ve israf yapanlarla nasıl bir usul, ahlak, adalet ve şefkat tesis edilecektir? </span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">[NOT]Kim bunun şahidi olduğu bir vaka ve gıybet zeminine şahit olmuşsa ve tek taraflı vicdanını kanatma pahasına sessiz kalmış ya da hissin verdiği tarafgirlikle mevzi almışsa, bunun kimseye hiçbir hayrı olmayacaktır. </span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">[/NOT]</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Bu mevzuda taraf kabul edilenlerin ya da öyle algılananların derhal hizmet zeminini yeni kabiliyetlere devretmeleri gerekir. </span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Aksi halde her defasında birinin/birilerinin kabiliyetleri ve muvaffakiyetleri tasfiye edilmesinden öteye geçilemeyecektir. </span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">[DIKKAT]<strong>Bunun çaresi, birisini haklı, diğerini bühtanla yaralamak, şahıs merkezli toplanmalar ve öbeklenmeler değildir.</strong>[/DIKKAT]</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong><span style="color: #8b0000">Yanlış ve huzursuzluk varsa herkes bundan mesuldür. Eğer mevcut mekanizmada zorluklar varsa ve gayretler sınırlıysa, kimse neticelerden memnun değilse, bunun öncelikle mesulü görev alan ve hizmeti birinci derecede uhdesinde tutan kişi ve heyetlerdir.</span></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000"><strong>Hizmet edenlerin mutlaka hesap vermeyi, şeffaf olmayı, yeni hizmet alanları ile yeni kabiliyetleri hizmetin içine almayı sağlamaları gerekir.</strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000"><strong></strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: olive"> Bunun yerine kendi mazeretlerine sığınan, başkasını butlan (batıl olmak) ile ittiham eden (suçlayan), ehliyetsizliğini sürekli cemaat içinde yeni sürtüşme ve taraftarlarla inkıraza götüren bir ruh haline ve bu güne kadar defalarca denenmiş sıkıntı veren mizaç dayatmalarına asla müsaade edilmemelidir.</span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong>Hep birlikte vakit geçirilmeden nefis muhasebesi yapılması gerekir. İftihar vesilesi olan parlak hizmetlerin şükrü içinde yaşanan sıkıntıları da göz ardı etmeden hal çareleri bulunmalıdır. Bunun yolu da meşveret sisteminin sağlıklı işletilmesinden geçmektedir.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"></span></span></span></p><p><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: #8b0000">Risale-i Nur sistemi, hizmetin külli hukuku ve şahs-ı manevinin tezahürü ile vücut bulacaksa, bunun ilk ve yegâne kapısı meşveret-i şer‘iyedir. Bu da ortak aklın, ihtisasın, ihlasın ve tensibin, telkin ve baskılardan uzak, endişe ve gıybetten ari bir yapı içinde hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır</span>.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ASHAB-I BEDR, post: 242320, member: 1013691"] [IMG]http://www.erpuzmani.com/wp-content/uploads/2009/08/zaman.jpg[/IMG] [COLOR="#ff00ff"][B][SIZE="4"] [FONT="Arial Narrow"][SIZE="3"][COLOR="olive"] [COLOR="#ff00ff"][SIZE="4"][B]B) Uygulamadaki Mevcut Durum[/B][/SIZE][/COLOR][/COLOR][/SIZE][COLOR="olive"][/color][/FONT][/SIZE][/B][SIZE="4"][FONT="Arial Narrow"][COLOR="olive"][/COLOR] [COLOR="#8b0000"]Bu güne kadar, mevcut potansiyelin ve Nur camiasının, içini ferahlatacak derecede ve yeterince dört elle sarılarak bu gayrete girdiğini, birden fazla elin üst üste ve iç içe sahiplenip iyi bir tesanüd örneği gösterdiklerini söylemek kolay olmasa gerek? [/COLOR] [COLOR="#8b0000"]Herkes bundan muzdariptir. Bir iç kanama geçirildiğini söylemek, ağır bir ruh tarifi olmayacaktır. Ümitlerin kıskaca alındığı, zihni muhayyilenin daraldığı, şevk kanallarının gıybet ve suizanla tanıştığı bir süreci, bu gün değil yıllar yılı, kendine has dönemlerin bahanesiyle harekete geçirildiği ve kontrol mekanizmaları ile hizmetin belli şahıslarda kontrol altında tutulduğu da bir vakıadır.[/COLOR] [COLOR="#a0522d"]Zamanın fıtri seyri, dün itibariyle kifayetsizlikler ve imkânsızlıklar ile iletişimsizliklerden kaynaklanan aşırı merkeziyetçi ve imtiyazlı bir hal, belki bir derece kabul edilebilirdi. Ya da “adem-i vasiye olan ihtiyaç” bu gün kadar belirgin değildi. [/COLOR] [B]Ama şimdi, genç Saidlerle övünmenin, “Sizi tevkil ediyorum.” diyen Bediüzaman Said Nursi’nin güven duyduğu her talebesine, mensubuna, şevk ve destek vermenin vakti gelmiştir. [/B] [DIKKAT][COLOR="#8b0000"]“Acaba görevim bitmiş midir?” diyen Bediüzzaman Said Nursi, kemal-i sürurla geriden gelecek olan Nur Talebelerine hizmeti tevdi etmiştir. Hizmetin tevdi edildiği şahıslar değil, heyetlerdir. Yani şahs-ı manevidir. Şahs-ı nevi değildir. Eğer bir yerde şahıslar lehte veya aleyhte fazla konuşuluyorsa, pratik tarifiyle bir şahsiyetçilik sıkıntısı yaşanıyor demektir.[/COLOR][/DIKKAT] [COLOR="#ff00ff"][B] Sonrasını beğenmeyen, kendini beğeniyor demektir.[/B][/COLOR] [COLOR="olive"]Görev devretmeyi bilmeyen, kendini nazarda tutuyor demektir. Yeni kabiliyetlerin, yani haleflerinin kendisini geçmesine müsaade etmeyen, onlara yol açmayan ve gerektiğinde emanetleri hizmetin hukuku içinde devretmeyen seleflik olur mu? Halefin selefi geçmesi, inkişaf ve inşirah için şart değil midir? [/COLOR] [COLOR="#8b0000"]Bu hizmet, saygı ve tecrübeyi, hizmet edenlerin nafakasını, maddi ve manevi varlıklarını, bu güne kadar fazlasıyla korumuş, sahip çıkmış, hatta şahsi imtizaçsızlıklarını ve beşeri hallerini bile büyük bir olgunlukla hoş görmüştür. Fakat fertler bazında, yaşanan sıkıntılarda ve maruz kalınan yanlışlıklarda, aynı olgunluğun, aynı kucaklayıcı muhabbetin ve aynı şefkat zemininin yeterince tesis edildiği söylenemez.[/COLOR] [B][COLOR="olive"]Eğer selef halefini yetiştirseydi, daha enerjik, genç, yeni şartları okuyan ve şevkle gayret eden bir nesli işbaşında gören seleflere, sadece dua etmek, müzaheret etmek, şevk vermek, ikram ve letafetle sahip çıkmak düşerdi. Bu gün, böylesi bir genç kuşağın, yeterince yetiştiğini, meselelerin sahibi olduğunu ve tecrübe ile yorgunluğun verdiği asabiyetin olmadığını kimse söyleyemez.[/COLOR] [/B] [B][COLOR="#ff00ff"]Peki çare nedir ve ne yapılması gerekiyor?[/COLOR][/B] [COLOR="#8b0000"][DIKKAT] Evvela, Risale-i Nur sistemi ile düşünmek ve hayata mal etmek gerekiyor. Hizmet hayatının şahıs merkezli bir tahakküm ve imtiyazdan çıkması gerekiyor.[/DIKKAT][/COLOR] [COLOR="#8b0000"]Bunun tesisi için muhabbet ve tefekkür içinde, şahıs merkezli düşünmekten, saygının ve özel hukukun verdiği hissiyattan bağımsız bir ruh hali ile beraberce, ortakça ve müzakere üslubunun geleceğe matuf çareleri babından düşünmek ve konuşmak gerekmektedir. [/COLOR] [B]Bu anlamda, hizmetin şahs-ı manevisi, bir müessese ve bir bina, bir merkez ve etrafındaki bir hâkim grubun veya sınırlı şahısların etkisiyle gerçek hüviyetine kavuşamaz.[/B] [COLOR="#4b0082"][B][BILGI]Şahs-ı manevi bir ruhtur, ruh-ı kâmildir, cemaattir.[/BILGI][/B][/COLOR] [B] Her ferdin ve hissedarın kendini hür ve rahat hissettiği nûrânî, kalbî ve vicdânî bir insibağdır (boyanmadır).[/B] Her şeyden önemlisi ihlas ve adalet üzerine tesis edilmiştir. Gıybet ve münâferet doğuracak hal ve telkinlerden uzaktır. Kutsi şahısların merkez olduğu ya da kesb-i imtiyazın hâkim olduğu bir aile baskısı değildir. [COLOR="#8b0000"]Büyüklerin lâyüs’el (sorgusuz) ve her yaptığında mazur görüldüğü, tevil edildiği ve ihtilafların buhar kazanı gibi içten içe hizmet makinesini tahrip ettiği bir küçülmenin, ehliyetsizliğin, ısrarın ve dayatmanın asla adı değildir. [/COLOR] [COLOR="#8b0000"][B]Evet zihinleri açmaya ve kalpleri muhabbetle sarmaya çalışmak, istikamet üzerinde meşveretle yol almak, terakki dünyasının maddi ve manevi surette bizler için de geçerli olduğunu görmek ve yaşamak gereklidir. [/B][/COLOR] [B]Bunlar nasıl gerçekleştirilecektir? Bir muvaffakiyet orduya verilecekse, bir başarısızlık da başa verilecekse, sıkıntıların tahlilinde daha sağlıklı düşünüp, ona göre tedbir almak gerekmez mi?[/B] [COLOR="#8b0000"][B]“Biz daha iyi biliriz.” yaşanarak hissedilse, “Ben daha iyi bilirim.” tecrübesinin baskıladığı, her defasında tahakkümün ve kendine has fıtrat dayatmasının hâkim olduğu bir meşrep/fıtrat daralmasından kurtulunmuş olmayacak mıdır?[/B][/COLOR] [TAVSIYE]Sonra şeffaf olunmak zorundadır. Kendisine abi/ağabey denen hiçbir yaş ve seviyedeki insanların, ikna odalarında, şahıslar aleyhine veya hizmetin umumi çarkında görev alan başkaları, yani kardeşleri aleyhine, gizli, hususi ve önceden planlanmış bir mizansenle soru cevap türünden gıybet ve aleniyet ile tek taraflı itham etme, endişe uyandırma, şevk kırma hüsn-i zanları tahrip etme hakları var mıdır?[/TAVSIYE] [B]Kulis denen, tek yönlü iddialar karşısında, adalet terazisi muhatabını da dinlemeden nasıl işleyecek? [/B] [COLOR="#8b0000"]Üstelik bunun bir hizmet namına, güya hizmetin selameti adına, yıllarca alışılmış bir Anadolu turları ve dedikodu mekanizmaları ile bizzat saygı duyulan, hizmetin müktesebatı kendilerine emanet edilmiş, hatta gıybetini ettikleri insanların bile emeklerinin ve hizmetteki desteklerinin kaynağı ile harcama ve israf yapanlarla nasıl bir usul, ahlak, adalet ve şefkat tesis edilecektir? [/COLOR] [COLOR="#8b0000"][NOT]Kim bunun şahidi olduğu bir vaka ve gıybet zeminine şahit olmuşsa ve tek taraflı vicdanını kanatma pahasına sessiz kalmış ya da hissin verdiği tarafgirlikle mevzi almışsa, bunun kimseye hiçbir hayrı olmayacaktır. [/NOT][/COLOR] Bu mevzuda taraf kabul edilenlerin ya da öyle algılananların derhal hizmet zeminini yeni kabiliyetlere devretmeleri gerekir. Aksi halde her defasında birinin/birilerinin kabiliyetleri ve muvaffakiyetleri tasfiye edilmesinden öteye geçilemeyecektir. [COLOR="#8b0000"][DIKKAT][B]Bunun çaresi, birisini haklı, diğerini bühtanla yaralamak, şahıs merkezli toplanmalar ve öbeklenmeler değildir.[/B][/DIKKAT][/COLOR] [B][COLOR="#8b0000"]Yanlış ve huzursuzluk varsa herkes bundan mesuldür. Eğer mevcut mekanizmada zorluklar varsa ve gayretler sınırlıysa, kimse neticelerden memnun değilse, bunun öncelikle mesulü görev alan ve hizmeti birinci derecede uhdesinde tutan kişi ve heyetlerdir.[/COLOR][/B] [COLOR="#8b0000"][B]Hizmet edenlerin mutlaka hesap vermeyi, şeffaf olmayı, yeni hizmet alanları ile yeni kabiliyetleri hizmetin içine almayı sağlamaları gerekir. [/B][/COLOR] [COLOR="olive"] Bunun yerine kendi mazeretlerine sığınan, başkasını butlan (batıl olmak) ile ittiham eden (suçlayan), ehliyetsizliğini sürekli cemaat içinde yeni sürtüşme ve taraftarlarla inkıraza götüren bir ruh haline ve bu güne kadar defalarca denenmiş sıkıntı veren mizaç dayatmalarına asla müsaade edilmemelidir.[/COLOR] [B]Hep birlikte vakit geçirilmeden nefis muhasebesi yapılması gerekir. İftihar vesilesi olan parlak hizmetlerin şükrü içinde yaşanan sıkıntıları da göz ardı etmeden hal çareleri bulunmalıdır. Bunun yolu da meşveret sisteminin sağlıklı işletilmesinden geçmektedir.[/B] [COLOR="#8b0000"]Risale-i Nur sistemi, hizmetin külli hukuku ve şahs-ı manevinin tezahürü ile vücut bulacaksa, bunun ilk ve yegâne kapısı meşveret-i şer‘iyedir. Bu da ortak aklın, ihtisasın, ihlasın ve tensibin, telkin ve baskılardan uzak, endişe ve gıybetten ari bir yapı içinde hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır[/COLOR].[/font][/size][/COLOR][SIZE="4"][FONT="Arial Narrow"][/font][/SIZE][FONT="Arial Narrow"][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur Sistemi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst