Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur Sistemi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ASHAB-I BEDR" data-source="post: 242326" data-attributes="member: 1013691"><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff00ff"><strong>E) Aklı keskin, kalbi parlak olanlar yükselecektir</strong></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive">Meşrutiyetin esası meşveret ve seçimdir. Kimin aklı keskin ise, marifeti varsa ve kalbi parlaksa, efkar-ı âmme ona teveccüh edecektir. Halkı ya da seçmenleri ikna etmek ve inandırmak çok önemlidir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive">Bunu yapamayan ne kadar kuvvetli, kılıcı keskin ve kalbi katı olursa olsun sistem dışı kalacaktır. “Şu meşrutiyet büyüklerimizi, beylerimizi kırdı.” Sualine karşı Bediüzzaman;</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive">[BILGI]<span style="color: #8b0000">“Ma’nen her bir zamânın bir hükmü ve hükümrânı vardır. Sizin ıstılâhınızca, o zamânın makinesini çeviren bir ağà lâzımdır. İşte, zamân-ı istibdâdın hâkim-i ma’nevîsi kuvvet idi; kimin kılıncı keskin, kalbi kàsî (katı) olsa idi, yükselirdi. Fakat, zamân-ı meşrûtiyetin zenbereği, rûhu, kuvveti, hâkimi, ağàsı haktır, akıldır, ma’rifettir, kànundur, efkâr-ı âmmedir; kimin aklı keskin, kalbi parlak olursa, yalnız o yükselecektir. İlim yaşını aldıkça tezâyüd (arttığı), kuvvet ihtiyarlandıkça tenâkus ettiklerinden, kuvvete istinad eden (dayanan) Kurûn-i Vustâ (orta çağ) hükûmetleri inkırâza (yok olmaya) mahkûm olup, asr-ı hâzır hükûmetleri ilme istinad ettiklerinden, Hızırvârî bir ömre mazhardırlar.” (Nursi, Münâzarat, 33)</span>[/BILGI]</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"><strong>diyerek özellikle zamanın hükmüne dikkatleri çekmekte, zamanın gereklerine ve geleceğe hazır olmamız gerektiğine işaret etmektedir.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive">İ<span style="color: #8b0000">stibdat millete öylesine kabul ettirilmiş ki, bir aile reisinin eş ve çocuklarına, makam sahiplerinin halka, ilim sahiplerinin de talebelere tahakküm etmeleri gayet normal gelmeye veya mecbur hissedilmeye başlanmıştır. (Nursi, Münâzarat, 59) </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: olive">Günümüzde artık böyle tavırların geçerli olmadığını söylemek gerekir. Zaten pratikte de istisnai durumlar hariç, uygulamanın güçleştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ASHAB-I BEDR, post: 242326, member: 1013691"] [FONT="Arial Narrow"][SIZE="3"][COLOR="olive"] [SIZE="4"][COLOR="#ff00ff"][B]E) Aklı keskin, kalbi parlak olanlar yükselecektir[/B][/COLOR][/SIZE] Meşrutiyetin esası meşveret ve seçimdir. Kimin aklı keskin ise, marifeti varsa ve kalbi parlaksa, efkar-ı âmme ona teveccüh edecektir. Halkı ya da seçmenleri ikna etmek ve inandırmak çok önemlidir. Bunu yapamayan ne kadar kuvvetli, kılıcı keskin ve kalbi katı olursa olsun sistem dışı kalacaktır. “Şu meşrutiyet büyüklerimizi, beylerimizi kırdı.” Sualine karşı Bediüzzaman; [BILGI][COLOR="#8b0000"]“Ma’nen her bir zamânın bir hükmü ve hükümrânı vardır. Sizin ıstılâhınızca, o zamânın makinesini çeviren bir ağà lâzımdır. İşte, zamân-ı istibdâdın hâkim-i ma’nevîsi kuvvet idi; kimin kılıncı keskin, kalbi kàsî (katı) olsa idi, yükselirdi. Fakat, zamân-ı meşrûtiyetin zenbereği, rûhu, kuvveti, hâkimi, ağàsı haktır, akıldır, ma’rifettir, kànundur, efkâr-ı âmmedir; kimin aklı keskin, kalbi parlak olursa, yalnız o yükselecektir. İlim yaşını aldıkça tezâyüd (arttığı), kuvvet ihtiyarlandıkça tenâkus ettiklerinden, kuvvete istinad eden (dayanan) Kurûn-i Vustâ (orta çağ) hükûmetleri inkırâza (yok olmaya) mahkûm olup, asr-ı hâzır hükûmetleri ilme istinad ettiklerinden, Hızırvârî bir ömre mazhardırlar.” (Nursi, Münâzarat, 33)[/COLOR][/BILGI] [B]diyerek özellikle zamanın hükmüne dikkatleri çekmekte, zamanın gereklerine ve geleceğe hazır olmamız gerektiğine işaret etmektedir. [/B] İ[COLOR="#8b0000"]stibdat millete öylesine kabul ettirilmiş ki, bir aile reisinin eş ve çocuklarına, makam sahiplerinin halka, ilim sahiplerinin de talebelere tahakküm etmeleri gayet normal gelmeye veya mecbur hissedilmeye başlanmıştır. (Nursi, Münâzarat, 59) [/COLOR] Günümüzde artık böyle tavırların geçerli olmadığını söylemek gerekir. Zaten pratikte de istisnai durumlar hariç, uygulamanın güçleştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur Sistemi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst