Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Soru Cevap
Risale-i Nur Soru Cevap 25 : Yedinci Lema - Fetih Süresi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="faris" data-source="post: 466014" data-attributes="member: 1006387"><p>[NOT]<strong>BİRİNCİSİ:</strong> Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm gibi ümmî bir zâta nisbeten gayb hükmünde olan Tevrat‘taki evsâf-ı Sahabeyi haber veriyor.<strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>....</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>BİRİNCİSİ:</strong> Nebiyy-i Ümmîye nisbeten gayb hükmünde olan İncil’in Sahabeler hakkındaki ihbarını ihbardır.[/NOT]</p><p></p><p><span style="color: #FF0000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #FF0000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #FF0000"><strong>Soru 11:</strong></span> Peygamber Efendimizi s.a.v.'ın ümmi olmasından neden söz edilmiştir?</p><p></p><p>O dönemin müşrikleri Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın getirdiği Kur'anî hakikatleri O'nun uydurduğunu ileri sürmekteydiler. Halbuki kendileri dahi biliyorlardı ki O ne okuma nede yazma biliyordu. Birde kavimleri içe kapalı bir kavimdi yani diğer dinlerle kültürel bir etkileşim yoktu. Hali ile hiç okumamış ve yazmamış, yazma ve okuma bilmeyen bir zatın böyle mücize bir kitabı kendi uydurması beklenmediği gibi söylentilerden etkilenmiş olması da düşünülemez. </p><p></p><p>Kur'an-ı Kerime baktığımız zaman onun içindeki hakikatlerin yayılmış söylentilerden çok uzak geçmişten verdiği haberlerde her detayı sadık ve kesin malumatın bulunması onun Allah kelamı olduğunun bir delilidir. Mesela Habeş Kralı Necaşi'den müşrikler sahabe efendilerimizi istemeye gittiklerinde, Sahabe-i Kiramdan Hz. Cafer r.a.'ın Kur'an-ı Kerimden Hz. İsa a.s. ve Hz Meryem'e dair okuduğu ayeti kerimeler neticesinde Habeş Kralı Necaşi bunların doğru olduğunu tasdik etmesi Kur'an-ı Kerimin; Allah kelamından başka kelam olmadığının bir delilidir. </p><p></p><p>Risale-i Nur'da Ustad Bediüzzaman bu meseleyi şöyle ifade etmekte : </p><p></p><p>[BILGI]<strong>Birinci Şavk: </strong></p><p></p><p>Maziye ait ihbarat-ı gaybiyesidir. </p><p></p><p><strong>Evet, Kur'an-ı Hakîm bil'ittifak ümmi ve emin bir Zâtın lisanıyla, zaman-ı Âdem'den tâ Asr-ı Saadete kadar enbiyaların mühim hâlâtını ve ehemmiyetli vukuatını öyle bir tarzda zikrediyor ki, Tevrat ve İncil gibi kitabların tasdiki altında gayet kuvvet ve ciddiyetle ihbar ediyor. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Kütüb-ü Sâlifenin ittifak ettikleri noktalarda muvafakat etmiştir. İhtilaf ettikleri bahislerde, musahhihane hakikat-ı vakıayı faslediyor.</strong> </p><p></p><p>Demek Kur'anın nazar-ı gayb-bînisi, o Kütüb-ü Sâlifenin umumunun fevkınde ahval-i maziyeyi görüyor ki, ittifakî mes'elelerde musaddıkane onları tezkiye ediyor. İhtilafî mes'elelerde musahhihane onlara faysal oluyor. </p><p></p><p>Halbuki Kur'anın vukuat ve ahval-i maziyeye dair ihbaratı aklî bir iş değil ki, akıl ile ihbar edilsin. Belki, semaa mütevakkıf nakildir. Nakil ise, kıraat ve kitabet ehline mahsustur. Dost ve düşmanın ittifakıyla kıraatsız, kitabetsiz, emanetle maruf, ümmi lâkabıyla mevsuf bir zâta nüzul ediyor.</p><p></p><p> Hem o ahval-i maziyeyi öyle bir surette ihbar eder ki, bütün o ahvali görür gibi bahseder. Çünki uzun bir hâdisenin ukde-i hayatiyesini ve ruhunu alır, maksadına mukaddeme yapar. Demek Kur'andaki fezlekeler, hülâsalar gösteriyor ki, bu hülâsa ve fezlekeyi gösteren, bütün maziyi bütün ahvali ile görüyor. </p><p></p><p>Zira bir zâtın bir fende veya bir san'atta mütehassıs olduğu; hülâsalı bir sözle, fezlekeli bir san'atçıkla, o şahısların meharet ve melekelerini gösterdiği gibi, Kur'anda zikrolunan vukuatın hülâsaları ve ruhları gösteriyor ki, onları söyleyen, bütün vukuatı ihata etmiş, görüyor, (tabir caiz ise) bir meharet-i fevkalâde ile ihbar ediyor.</p><p></p><p>Sözler ( 404 - 405 )[/BILGI]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="faris, post: 466014, member: 1006387"] [NOT][B]BİRİNCİSİ:[/B] Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm gibi ümmî bir zâta nisbeten gayb hükmünde olan Tevrat‘taki evsâf-ı Sahabeyi haber veriyor.[B] .... BİRİNCİSİ:[/B] Nebiyy-i Ümmîye nisbeten gayb hükmünde olan İncil’in Sahabeler hakkındaki ihbarını ihbardır.[/NOT] [COLOR=#FF0000][B] Soru 11:[/B][/COLOR] Peygamber Efendimizi s.a.v.'ın ümmi olmasından neden söz edilmiştir? O dönemin müşrikleri Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın getirdiği Kur'anî hakikatleri O'nun uydurduğunu ileri sürmekteydiler. Halbuki kendileri dahi biliyorlardı ki O ne okuma nede yazma biliyordu. Birde kavimleri içe kapalı bir kavimdi yani diğer dinlerle kültürel bir etkileşim yoktu. Hali ile hiç okumamış ve yazmamış, yazma ve okuma bilmeyen bir zatın böyle mücize bir kitabı kendi uydurması beklenmediği gibi söylentilerden etkilenmiş olması da düşünülemez. Kur'an-ı Kerime baktığımız zaman onun içindeki hakikatlerin yayılmış söylentilerden çok uzak geçmişten verdiği haberlerde her detayı sadık ve kesin malumatın bulunması onun Allah kelamı olduğunun bir delilidir. Mesela Habeş Kralı Necaşi'den müşrikler sahabe efendilerimizi istemeye gittiklerinde, Sahabe-i Kiramdan Hz. Cafer r.a.'ın Kur'an-ı Kerimden Hz. İsa a.s. ve Hz Meryem'e dair okuduğu ayeti kerimeler neticesinde Habeş Kralı Necaşi bunların doğru olduğunu tasdik etmesi Kur'an-ı Kerimin; Allah kelamından başka kelam olmadığının bir delilidir. Risale-i Nur'da Ustad Bediüzzaman bu meseleyi şöyle ifade etmekte : [BILGI][B]Birinci Şavk: [/B] Maziye ait ihbarat-ı gaybiyesidir. [B]Evet, Kur'an-ı Hakîm bil'ittifak ümmi ve emin bir Zâtın lisanıyla, zaman-ı Âdem'den tâ Asr-ı Saadete kadar enbiyaların mühim hâlâtını ve ehemmiyetli vukuatını öyle bir tarzda zikrediyor ki, Tevrat ve İncil gibi kitabların tasdiki altında gayet kuvvet ve ciddiyetle ihbar ediyor. Kütüb-ü Sâlifenin ittifak ettikleri noktalarda muvafakat etmiştir. İhtilaf ettikleri bahislerde, musahhihane hakikat-ı vakıayı faslediyor.[/B] Demek Kur'anın nazar-ı gayb-bînisi, o Kütüb-ü Sâlifenin umumunun fevkınde ahval-i maziyeyi görüyor ki, ittifakî mes'elelerde musaddıkane onları tezkiye ediyor. İhtilafî mes'elelerde musahhihane onlara faysal oluyor. Halbuki Kur'anın vukuat ve ahval-i maziyeye dair ihbaratı aklî bir iş değil ki, akıl ile ihbar edilsin. Belki, semaa mütevakkıf nakildir. Nakil ise, kıraat ve kitabet ehline mahsustur. Dost ve düşmanın ittifakıyla kıraatsız, kitabetsiz, emanetle maruf, ümmi lâkabıyla mevsuf bir zâta nüzul ediyor. Hem o ahval-i maziyeyi öyle bir surette ihbar eder ki, bütün o ahvali görür gibi bahseder. Çünki uzun bir hâdisenin ukde-i hayatiyesini ve ruhunu alır, maksadına mukaddeme yapar. Demek Kur'andaki fezlekeler, hülâsalar gösteriyor ki, bu hülâsa ve fezlekeyi gösteren, bütün maziyi bütün ahvali ile görüyor. Zira bir zâtın bir fende veya bir san'atta mütehassıs olduğu; hülâsalı bir sözle, fezlekeli bir san'atçıkla, o şahısların meharet ve melekelerini gösterdiği gibi, Kur'anda zikrolunan vukuatın hülâsaları ve ruhları gösteriyor ki, onları söyleyen, bütün vukuatı ihata etmiş, görüyor, (tabir caiz ise) bir meharet-i fevkalâde ile ihbar ediyor. Sözler ( 404 - 405 )[/BILGI] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Soru Cevap
Risale-i Nur Soru Cevap 25 : Yedinci Lema - Fetih Süresi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst