Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Soru Cevap
Risale-i Nur Soru Cevap 8 : Namaz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="teblið" data-source="post: 267745" data-attributes="member: 1011058"><p><strong>Cevap: Risale Soru Cevap 6 : Namaz</strong></p><p></p><p><strong>Bir zaman Yahudileri anlatan bir kitap okumuştum..Ve orada yahudilerin oruç tuttuklarını öğrenmiştim..Ve akabinde diğer semavi dinleri araştırma ihtiyacı hisetttim..En nihayetinde vardığım nokta şu olmuştu;</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Her dinde oruç var örtü var sadaka var hacc var ..Yanlız bizde olan ama onlarda olmayan tek ve yegane ibadet Namazın güzelliğini bir kez daha farketmiştim elh;</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Namaz dinimizin direği ,islamın mührü ,imanımızın şükür kapısı..sabahlara kadar konuşusak Namazın hikmet ve güzelliğini bitiremiyiz heralde;</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Miraçtan bize kalan en güzel hediye Namaz...</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Üstad hz'lerinin güzel bir sözü vardır sizlercede malumdur </strong></p><p><strong>islamiyet'te imandan sonra en yüksek hakikat namazdır.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Evet teşbihte hata olmasın Namazı şöylede anlayabiliriz ;</strong></p><p><strong>Namazın ibadetteki yeri ağaçta gövde vücutta baş durumundadır.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Risalei nurdada üstadımız 4.söz'de muazzam derece güzel anlatır Namaz hususunu ;</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em>Namaz, ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em></em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em>Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, her birisine yirmi dört altın verip iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım Bazı şeyleri mubayaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir."</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em></em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em>İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: Sermayesi, birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara - mumara verip zayi' eder, bir tek altını kalır. Arkadaşı ona der: "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahalli-i ikametimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." Acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahate sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı? </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em></em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em>İşte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em></em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em>O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır. O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. Diğeri gafil, namazsız insanlardır. O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennet'tir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takva kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. Bir kısım ehl-i takva, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat'eder. Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. O bilet ise, namazdır. Bir tek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviye ye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilaf-ı akıl hareket eder. Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse; hâlbuki kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmi dörtten bir malını, yüzde doksan dokuz ihtimal ile kazancı Musaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini akıl zanneden adam anlamaz mı?</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em></em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong><em>Hâlbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu Surette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder.</em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'times new roman'"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px">.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="teblið, post: 267745, member: 1011058"] [b]Cevap: Risale Soru Cevap 6 : Namaz[/b] [B]Bir zaman Yahudileri anlatan bir kitap okumuştum..Ve orada yahudilerin oruç tuttuklarını öğrenmiştim..Ve akabinde diğer semavi dinleri araştırma ihtiyacı hisetttim..En nihayetinde vardığım nokta şu olmuştu; Her dinde oruç var örtü var sadaka var hacc var ..Yanlız bizde olan ama onlarda olmayan tek ve yegane ibadet Namazın güzelliğini bir kez daha farketmiştim elh; Namaz dinimizin direği ,islamın mührü ,imanımızın şükür kapısı..sabahlara kadar konuşusak Namazın hikmet ve güzelliğini bitiremiyiz heralde; Miraçtan bize kalan en güzel hediye Namaz... Üstad hz'lerinin güzel bir sözü vardır sizlercede malumdur islamiyet'te imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Evet teşbihte hata olmasın Namazı şöylede anlayabiliriz ; Namazın ibadetteki yeri ağaçta gövde vücutta baş durumundadır. Risalei nurdada üstadımız 4.söz'de muazzam derece güzel anlatır Namaz hususunu ; [/B][SIZE=4][COLOR=black][FONT=times new roman][B][I]Namaz, ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör: Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, her birisine yirmi dört altın verip iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım Bazı şeyleri mubayaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir." İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: Sermayesi, birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara - mumara verip zayi' eder, bir tek altını kalır. Arkadaşı ona der: "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahalli-i ikametimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." Acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahate sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı? İşte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim! O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır. O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. Diğeri gafil, namazsız insanlardır. O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennet'tir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takva kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. Bir kısım ehl-i takva, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat'eder. Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. O bilet ise, namazdır. Bir tek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviye ye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilaf-ı akıl hareket eder. Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse; hâlbuki kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmi dörtten bir malını, yüzde doksan dokuz ihtimal ile kazancı Musaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini akıl zanneden adam anlamaz mı? Hâlbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu Surette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder.[/I] [/B] [/FONT][/COLOR] .[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Soru Cevap
Risale-i Nur Soru Cevap 8 : Namaz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst