Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebesinin Gördüğü Manidar Bir Rüya..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 35948" data-attributes="member: 1"><p><strong><u><span style="color: blue">RAMAZANIN AHİRİNDE BİR CUMA GECESİNDE BİR NUR TALEBESİNİN GÖRDÜĞÜ MANİDAR BİR RÜYA....</span></u></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong><span style="color: red">Rüyada Kur'andan bir sayfa açılmıştı;</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Asr suresi</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Bu surenin bütün kelimeleri lamba şeklinde yanıp sönerek birden bir nur saçıldı.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Sure-i Asr konuşmaya başladı.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Dedi:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"İşâri manâma dikkat et.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Bende zararsız bir yol mevcuttur.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">İşte o yol Risale-i Nur Külliyatının ta kendisidir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Dolayısıyla Risale-i Nur talebelerinin her anı yükselme ve terakkidir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Onlarda bu hususta zarar yoktur.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Zararda olanlar, Risale-i Nur'a ihanet edenler ve zarar verenlerdir ve zararın en büyüğü onlaradır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">" Çok ayetlerin kelimeleri de yanıp sönerek Asr suresini takviye ediyordu.gibi çok Ayetler:</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"Dediği doğrudur." diye te'yid ediyordu.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Sonra eve geldiğimde baktım.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bediüzzaman Hazretleri geliyor.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Ona doğru koştum.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Üstadım hoş geldiniz." dedim, elini öptüm.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Ben buradan şarkı teftişe gideceğim.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Fakat önce sana uğradım. "dedi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Eve davet ettim.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"Kardeşim ben seyahatime devam edeceğim."dedi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"Üstadım, sana bir araba getirsek, daha çabuk gitseniz." dedim "</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Benim arabaya ihtiyacım yok, ben yarım saatte büyün şarkı teftiş edebilirim." dedi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Elini öptüm, geri döndüm.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Eve doğru geldim, bir zat iki üç kişi refakatinde eve giriyorlardı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Orada birisi:</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"Peygamberimiz(ASM) sohbet etmeye gelmiş, etrafta kimse varsa çağır" dedi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Etraftan birkaç kişi buldum.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">İçeri girdiğimizde altmış-yetmiş kişi Resulullah'ın (ASM) etrafını doldurmuştu.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Efendimiz (ASM) sohbet ediyordu.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Sohbete iştirak ettik.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">İçimden geçiyorduki;</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Resülüllah'a (ASM) sorayım:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Risale-i Nur hakkında bize tavsiyeleriniz nedir?</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"O esnada, üç tane çok nurani genç içeri girdiler.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">En öndekinin elinde Risale-i Nur Külliyatı vardı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Külliyatı Peygamber Efendimizin (ASM) önündeki masanın üzerine indirdiler.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Peygamberimiz (ASM)</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"kardaşım, bu Risale-i Nur Külliyatı bizdendir ve bendendir" dedi ve üç defa tekrar etti.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bu esnada çok çeşitli cematler grup grup Efendimizi (ASM) ziyarete geliyorlardı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Efendimiz (ASM) her gelen ferde teveccüh ederek kucağından bir Külliyat veriyordu ve bu Külliyatlar tükenmiyordu.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Sonra başka bir beldeye geçtim.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Orada genç bir zat ile selamlaştık.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Ben Hz.Musa'yım" dedi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Bediüzzaman'ın davası peygamberlerin davasıdır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bizim davamız Bediüzzaman ile devam ediyor." Dedi</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">. Ben "nasıl oluyor" dedim</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Dedi:</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"Lâ ilâhe illallâh'ın bütün merâtibini Bediüzzaman izah etmiştir,</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bediüzzaman'ın tevhid mertebeleri tedrisatına giren, dersine diz çöken, Allah'ı isim ve sıfatları ile tanıyan, bizim sevabımızdan alır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bu da Allah'ın bir lütfudur." dedi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Sonra sıkıntılı bir halim vardı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Birden karşıma bir zat çıktı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Dedi:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">" Ben Abdülkadir-i Geylani'yim".</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Fakat çok gençti.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Selamlaştık.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Dedi ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Ben Bütün Nur Talebelerinin sıkıntılarıyla hissedarım, ıstıraplarının aynısını çekiyorum."</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Yüzüne bakınca, benim az önce çektiğim sıkıntının aynısını kendisinde hissediyordum.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">İlerledim, bir topluluğa rast geldim.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Baktım başlarında Peygamber Efendimizi(ASM) gördüm. Peygamberimiz (ASM) ile beraber yirmi altı zat vardı. Peygamberimizin (ASM) sağ ve soluna halka şeklinde oturmuşlardı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Peygamberimiz (ASM) sohbet ediyordu.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Gittim, halkanın sonuna iki zatın arasına oturdum.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Yanımda çok nurani bir zat vardı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Onunla oturduğumuz yerde kucaklaştık.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Peygamberimiz bana hitaben</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">" Bu zatı tanıdın mı, O kim? diye sordu.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Allah'ın Resulü bilir" dedim.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Dedi:"</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">O Eyyüb peygamberdir (AS),</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">solundaki Süleyman peygamberdir (AS),</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Onun yanında babası Davut (AS),</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">yakındaki Yakup (AS), yanındaki</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Yahya (AS) dedi, on kadar saydı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"Bu da, beraber gezmiştiniz, Hz. Musa (AS), onu tanırsın. " dedi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Peygamberimizin (ASM) solunda birisi var ki,</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Peygamberimize (ASM) çok hürmet ediyordu.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">İçimden " Bu zat kim? " dedim.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Peygamberimiz (ASM):</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">" Bu zatı tanıdın mı? " Buyurdular.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Ben dedim:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Allah'ın Resulü bilir</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">" Efendimiz (ASM) : " Bu Meryem oğlu İsa'dır (AS).</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bu yirmi beş zat Kur'anda isimleri geçen, kardeşlerim olan peygamberlerdir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bunlar; tevhid yolunda vazifelerini ifa etmişler.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">" Buyurdular.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Peygamber Efendimiz (ASM) ellerini kaldırarak:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Cenab-ı Hak, ben ve bu kardeşlerimi ve diğer yüz yirmi dört bin peygamber sizlerden razı olsun." diye dua etti.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Diğer peygamberler hep beraber "Amin." dediler.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Tekrar:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Cenab-ı Hakkın izniyle, ben ve kardaşlarım olan bu peygamberler</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">ve diğer yüz yirmi dört bin peygamberlerin duası</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Risale-i Nur Talebeleri ile beraberdir</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">ve Cenab-ı Hak'dan, sizden dünya ve ahirette razı olmasını talep ediyorlar</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">, ben de tasdik ediyorum "dedi,</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">diğer peygamberler tekrar " Amin" dediler.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Sonra, rüya devam ediyordu.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">İstanbul'a Sungur Ağabeyin evine geldim.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Hizmetle ilgili tahşidatta bulunuyordu.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Yemek ,ikram etti</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">. Sonra bir nur talebesi Ağabey ile beraber çevre ilçe ve köylere Risale-i Nur dağıtmaya başladık.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Dedim:"</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Ağabey, dağ köyleri kaldı".</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Yüksek bir dağda, iki katlı bir eve gittik.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">İçeriye girdik,</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">içeride Bayram YÜKSEL Ağabey vardı.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Külliyat yanında idi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Üzerinde çok önemle durarak O da hizmetin ehemmiyetinden bahsediyordu</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">ve bu mevzuda çok tahşidat yapıyordu.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Çay ikram etti.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Elini öptük, dua etti, ayrıldık.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Sonra, geniş bir ovada büyük bir kalabalık vardı.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bir cenaze defnediliyordu.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Birisi:</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Bediüzzaman defnediliyor" dedi.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Fatiha okuduk.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">"Bu kadar kalabalık niye gelmiş" diye birisine sordum. Evliyaullahtan bir zat:</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">"Bilmiyor musun?</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Bediüzzaman'ı defnediyoruz" dedi ve ekledi:"</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Biz Onun dersine yetişemediğimiz için çok mahzunuz. Fakat Onun kabrine bir kürek toprak atmakla, Onun hizmetine ve şahs-ı manevisine iştirak ediyoruz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Eğer siz bu zatın dersinin kıymetini</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">bilseniz, ki içindesiniz, her anınızı değerlendirirsiniz."</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Rüyadan uyandığımda ter içerisinde ve teşehhüd halinde idim.</span></strong></p><p></p><p>Düzenleyen : Lemalar : Konu Aslen Mirac Nickli Kullanıcıya Aittir...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 35948, member: 1"] [b][u][color=blue]RAMAZANIN AHİRİNDE BİR CUMA GECESİNDE BİR NUR TALEBESİNİN GÖRDÜĞÜ MANİDAR BİR RÜYA....[/color][/u] [color=red]Rüyada Kur'andan bir sayfa açılmıştı; Asr suresi Bu surenin bütün kelimeleri lamba şeklinde yanıp sönerek birden bir nur saçıldı. Sure-i Asr konuşmaya başladı. Dedi: "İşâri manâma dikkat et. Bende zararsız bir yol mevcuttur. İşte o yol Risale-i Nur Külliyatının ta kendisidir. Dolayısıyla Risale-i Nur talebelerinin her anı yükselme ve terakkidir. Onlarda bu hususta zarar yoktur. Zararda olanlar, Risale-i Nur'a ihanet edenler ve zarar verenlerdir ve zararın en büyüğü onlaradır. " Çok ayetlerin kelimeleri de yanıp sönerek Asr suresini takviye ediyordu.gibi çok Ayetler: "Dediği doğrudur." diye te'yid ediyordu. Sonra eve geldiğimde baktım. Bediüzzaman Hazretleri geliyor. Ona doğru koştum. "Üstadım hoş geldiniz." dedim, elini öptüm. "Ben buradan şarkı teftişe gideceğim. Fakat önce sana uğradım. "dedi. Eve davet ettim. "Kardeşim ben seyahatime devam edeceğim."dedi. "Üstadım, sana bir araba getirsek, daha çabuk gitseniz." dedim " Benim arabaya ihtiyacım yok, ben yarım saatte büyün şarkı teftiş edebilirim." dedi. Elini öptüm, geri döndüm. Eve doğru geldim, bir zat iki üç kişi refakatinde eve giriyorlardı. Orada birisi: "Peygamberimiz(ASM) sohbet etmeye gelmiş, etrafta kimse varsa çağır" dedi. Etraftan birkaç kişi buldum. İçeri girdiğimizde altmış-yetmiş kişi Resulullah'ın (ASM) etrafını doldurmuştu. Efendimiz (ASM) sohbet ediyordu. Sohbete iştirak ettik. İçimden geçiyorduki; Resülüllah'a (ASM) sorayım: "Risale-i Nur hakkında bize tavsiyeleriniz nedir? "O esnada, üç tane çok nurani genç içeri girdiler. En öndekinin elinde Risale-i Nur Külliyatı vardı. Külliyatı Peygamber Efendimizin (ASM) önündeki masanın üzerine indirdiler. Peygamberimiz (ASM) "kardaşım, bu Risale-i Nur Külliyatı bizdendir ve bendendir" dedi ve üç defa tekrar etti. Bu esnada çok çeşitli cematler grup grup Efendimizi (ASM) ziyarete geliyorlardı. Efendimiz (ASM) her gelen ferde teveccüh ederek kucağından bir Külliyat veriyordu ve bu Külliyatlar tükenmiyordu. Sonra başka bir beldeye geçtim. Orada genç bir zat ile selamlaştık. "Ben Hz.Musa'yım" dedi. "Bediüzzaman'ın davası peygamberlerin davasıdır. Bizim davamız Bediüzzaman ile devam ediyor." Dedi . Ben "nasıl oluyor" dedim Dedi: "Lâ ilâhe illallâh'ın bütün merâtibini Bediüzzaman izah etmiştir, Bediüzzaman'ın tevhid mertebeleri tedrisatına giren, dersine diz çöken, Allah'ı isim ve sıfatları ile tanıyan, bizim sevabımızdan alır. Bu da Allah'ın bir lütfudur." dedi. Sonra sıkıntılı bir halim vardı. Birden karşıma bir zat çıktı. Dedi: " Ben Abdülkadir-i Geylani'yim". Fakat çok gençti. Selamlaştık. Dedi ki: "Ben Bütün Nur Talebelerinin sıkıntılarıyla hissedarım, ıstıraplarının aynısını çekiyorum." Yüzüne bakınca, benim az önce çektiğim sıkıntının aynısını kendisinde hissediyordum. İlerledim, bir topluluğa rast geldim. Baktım başlarında Peygamber Efendimizi(ASM) gördüm. Peygamberimiz (ASM) ile beraber yirmi altı zat vardı. Peygamberimizin (ASM) sağ ve soluna halka şeklinde oturmuşlardı. Peygamberimiz (ASM) sohbet ediyordu. Gittim, halkanın sonuna iki zatın arasına oturdum. Yanımda çok nurani bir zat vardı. Onunla oturduğumuz yerde kucaklaştık. Peygamberimiz bana hitaben " Bu zatı tanıdın mı, O kim? diye sordu. "Allah'ın Resulü bilir" dedim. Dedi:" O Eyyüb peygamberdir (AS), solundaki Süleyman peygamberdir (AS), Onun yanında babası Davut (AS), yakındaki Yakup (AS), yanındaki Yahya (AS) dedi, on kadar saydı. "Bu da, beraber gezmiştiniz, Hz. Musa (AS), onu tanırsın. " dedi. Peygamberimizin (ASM) solunda birisi var ki, Peygamberimize (ASM) çok hürmet ediyordu. İçimden " Bu zat kim? " dedim. Peygamberimiz (ASM): " Bu zatı tanıdın mı? " Buyurdular. Ben dedim: "Allah'ın Resulü bilir " Efendimiz (ASM) : " Bu Meryem oğlu İsa'dır (AS). Bu yirmi beş zat Kur'anda isimleri geçen, kardeşlerim olan peygamberlerdir. Bunlar; tevhid yolunda vazifelerini ifa etmişler. " Buyurdular. Peygamber Efendimiz (ASM) ellerini kaldırarak: "Cenab-ı Hak, ben ve bu kardeşlerimi ve diğer yüz yirmi dört bin peygamber sizlerden razı olsun." diye dua etti. Diğer peygamberler hep beraber "Amin." dediler. Tekrar: "Cenab-ı Hakkın izniyle, ben ve kardaşlarım olan bu peygamberler ve diğer yüz yirmi dört bin peygamberlerin duası Risale-i Nur Talebeleri ile beraberdir ve Cenab-ı Hak'dan, sizden dünya ve ahirette razı olmasını talep ediyorlar , ben de tasdik ediyorum "dedi, diğer peygamberler tekrar " Amin" dediler. Sonra, rüya devam ediyordu. İstanbul'a Sungur Ağabeyin evine geldim. Hizmetle ilgili tahşidatta bulunuyordu. Yemek ,ikram etti . Sonra bir nur talebesi Ağabey ile beraber çevre ilçe ve köylere Risale-i Nur dağıtmaya başladık. Dedim:" Ağabey, dağ köyleri kaldı". Yüksek bir dağda, iki katlı bir eve gittik. İçeriye girdik, içeride Bayram YÜKSEL Ağabey vardı. Külliyat yanında idi. Üzerinde çok önemle durarak O da hizmetin ehemmiyetinden bahsediyordu ve bu mevzuda çok tahşidat yapıyordu. Çay ikram etti. Elini öptük, dua etti, ayrıldık. Sonra, geniş bir ovada büyük bir kalabalık vardı. Bir cenaze defnediliyordu. Birisi: "Bediüzzaman defnediliyor" dedi. Fatiha okuduk. "Bu kadar kalabalık niye gelmiş" diye birisine sordum. Evliyaullahtan bir zat: "Bilmiyor musun? Bediüzzaman'ı defnediyoruz" dedi ve ekledi:" Biz Onun dersine yetişemediğimiz için çok mahzunuz. Fakat Onun kabrine bir kürek toprak atmakla, Onun hizmetine ve şahs-ı manevisine iştirak ediyoruz. Eğer siz bu zatın dersinin kıymetini bilseniz, ki içindesiniz, her anınızı değerlendirirsiniz." Rüyadan uyandığımda ter içerisinde ve teşehhüd halinde idim.[/color][/b] Düzenleyen : Lemalar : Konu Aslen Mirac Nickli Kullanıcıya Aittir... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebesinin Gördüğü Manidar Bir Rüya..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst