Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur ve Güzel Ahlak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="LEVLAK" data-source="post: 232081" data-attributes="member: 1009300"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">"Risale-i Nur’da Ahlâk" Mevzuuna Kısa Bir Bakış</span></span></span></p><p></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Cemiyetlerin maddî ve manevî kalkınması, asâyişi, huzuru ve refahı, fertlerinin ahlakî yapısıyla yakından ilgilidir </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Gazete havadisleri veya bizzat karşılaşılan hadiseler vesilesi ile, cemiyetteki bazı insanların ahlâkî zaaflarından sadece "dert yanmakla" kalınır ve gereği yapılmazsa, şikayet sebepleri ortadan kalkmaz ve şikayetler devam edip gider "Kırk gün karanlıktan şikayet etmektense, bir gün bir mum yakmak daha hayırlıdır"</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlâk, çok geniş ve çok mühim bir mevzudur İnsanlara ahlâk olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İnsanların maddî hastalıkları için nasıl mütehassıs hekimlere müracaat ediliyorsa, manevî hastalıkları için de, bu sahada ulaşılabilecek en iyi mütehassıs araştırılmalı; onun teşhis ve tedavi usulleri dikkate alınmalıdır </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Beşeriyetin en yüksek temsilcisi olan Peygamberimiz (asm), ahlâk hususunda da en önde gelen rehberimizdir "Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim", "İslâm güzel ahlâktan ibarettir" gibi hadis-i şerifleriyle ahlâkın mahiyetine ve ehemmiyetine dikkatimizi çeken Resululllah'ın (asm) ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda Aişe validemiz; "Onun ahlâkı Kur'an ahlâkıydı" şeklinde kısa ve tatminkâr bir cevabı vermeyi kafi görmüştür Bediüzzaman da, "Yaşayan Kur'an" olan Peygamberimizi (asm) anlayabilmemiz için, onu "Rabbimizi bize tarif eden üç büyük küllî muarriften biri" olarak tanıtmağa çalıştığı Risale-i Nur eserlerinde, aynı zamanda bize en mühim ahlâk derslerini de vermiş olmaktadır</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ahlâkı çeşitli bakış açılarından ele alan çok sayıda kitap vardır Ahlâkın temeli semavî dinler ve onlar arasında da asliyetini bozulmadan muhafaza etmiş olan İslâm dinidir İnsanı kâinatın misal-i musağğarı (kâinatın küçültülmüş bir misali), eşref-i mahlukât ve arzın halifesi olarak yaratan Allah (cc) elbette uyması için ona yapması ve yapmaması icap edenleri de bildirmiştir ki, bunlar da âyetler ve hadisler başta olmak üzere İslâmî kaynaklarda mevcuttur Bu sebeple, ahlâk mevzuundaki İslâm dışı çeşitli felsefî görüşlerde boğulmamalı; İslâm ahlâkı üzerinde durulmalı; İslâm ahlâkının bilhassa Peygamberimizin (asm) örnekliğiyle lâyıkı ile tanıtılması yolunda mesai sarf edilmelidir</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bediüzzaman Said Nursi, âyet ve hadislerden süzülmüş manâlar halinde İslâm ahlâkı ile ilgili olarak eserlerinde geniş olarak bahsetmiştir Bunlardan, kısaca ve özet olarak misal verebileceğimiz bazı mevzular şunlardır:</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1- Güzel şeylerimiz gayrimüslimler eline geçtiği gibi, Batı ülkelerinin bize güzel görünen bazı ahlâkî hususiyetleri de semavî dinlerden ve bilhassa İslâm dininden alınmıştır Sanki İslâm'ın yüksek ahlâkının bir kısmı İslâm ülkelerinde revaç bulmadığından darılıp onlara gitmiş ve onların bir kısım ahlâksızlıkları da, kendileri içinde çok revaç bulmadığından, İslâm ülkelerinin ahlâkî değerler pazarına getirilmiştir</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">2- Bir ülkenin ilerleyebilmesinde en sağlam esaslardan biri olan; "Ben ölsem milletim sağ olsun Çünkü milletimin içinde bir hayat-ı bakiyem var" düşüncesi, aslında din-i Hak'dan ve iman hakikatlerinden çıkar; onun asıl kaynağı İslâmî imandır Buna tamamen zıt olan, "Benden sonra tufan" kötü seciyesiyle yaşayan bir adam; "Ben susuzluktan ölsem, hiç yağmur bir daha dünyaya gelmesin Eğer ben saadet görmesem, dünya istediği kadar bozulsun" diyebilir ki, âhireti bilmemekten ve dinsizlikten çıkan bu sözler, insan cemiyetleri için manevî bir zehir gibidir ve cemiyetlerin içine düştüğü zaaf ve sefaletin de başlıca sebebidir Çünkü, herkesin millet menfaatini düşünmeyip, şahsî menfaatini düşünmesi halinde, bin adam bir adam hükmüne düşer Ruhuyla, canıyla, fikriyle ve vicdanıyla; "Biz ölsek hakikat dini İslâmiyet hayattadır, milletim sağ olsun; sevab-ı uhrevî bana kafidir Milletimin hayatındaki manevî hayatım beni yaşattırır, âlem-i ulvîde beni mütelezziz eder" diyebilenlerin teşkil ettikleri insan cemiyetlerinin yüksek özellikleri ve bunların semereleri, tarihin şahadetiyle de sabittir Bu yüksek haslet, aslında hakikî dindarlığın, İslâm dininin muktezasıdır ve cemiyetimizin maddî ve manevî bir çok hastalıklarına karşı bir deva hükmündedir Bunun gibi, ahlâkın esası olan ahlâk-ı İslâmiye'yi lâyıkı vechile, mantıkî, ilmî, delilleriyle tanıtmak, hem fertlerin hem de onların teşkil ettikleri cemiyetlerin ve bütün küre-i arzın sulhu, sükûnu, huzuru, refahı ve saadeti için büyük bir ihtiyaçtır</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">3- Bediüzzaman, Peygamberimizin (asm) gençliğinden itibaren taşıdığı "Muhammedü'l-Emîn" sıfatına da dikkati çekerek, insan ahlâkının inşasında her şeyden önce ve ona lazım olan "doğruluk" üzerinde ısrarla durur ve küllî bir hakikatin, cüzleri ile münasebetini göstererek gerekçelerini açıklar Doğruluğun, niçin içtimaî hayatımızın esası olduğunu, küfrün bütün çeşitleriyle yalan; imanın ise doğruluk olduğunu, bu sırra binaen doğruluk ve yalancılık arasında hadsiz bir mesafe olduğunu, şark ve garp kadar birbirinden uzak olması icap ettiğini, nâr ve nur gibi birbirine girmemesi lazım geldiğini, doğruluğu içimizde ihya edip onunla manevî hastalıklarımızı tedavi etmemizin zaruri olduğunu, zihinlere kabul ettirecek bir mana genişliği ile beyan eder</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">4- Bediüzzaman'ın insanların ahlâkî eğitimi mevzuunda yapılacak çalışmalar için üzerinde ehemmiyetle durup dikkat çektiği diğer mühim bir mevzu, fertlerde âhiret akîdesinin tesisine ve kuvvetlenmesine çalışmaktır Ahiret akidesinin ruhî faydalarının ve içtimaî hayattaki müspet neticelerinin pek çok olduğundan bahsederek buna dair misaller verir ve insan hayatının, içtimaî hayatının, saadetinin ve kemalinin esasını ahiret akidesinin teşkil ettiğini belirtir Bediüzzaman, bu mühim mevzuu Kur'an-ı Kerim'in üçte birini teşkil eden haşir meselesi ile ilgili ayetlerden ve hadislerden süzülmüş manalar halinde aklî, mantıkî deliller göstererek gerekçeleriyle geniş bir şekilde açıklar Bu açıklamalarında insan cemiyetlerindeki gençlerin, çocukların, ihtiyarların ve insan cemiyetlerinin en küçük birimi olan ailenin ahiret inancı yönünden durumlarını ayrı ayrı ele alır ve tahlil eder Onun bu tahlillerini özetlersek:</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">a) İçtimaî hayatta dinamik unsur olan gençlerin şiddetli galeyana gelebilen hislerini, ifratkâr nefis ve arzularını, tecavüzlerden, zulümlerden, tahribattan koruyan ve içtimaî hayatın iyi cereyanını temin eden yalnız Cehennem fikri olabilir Cehennem endişesi olmazsa, "el-hükmü li'l-galip" kaidesiyle, sarhoş delikanlılar, hevesleri peşinde zayıflara dünyayı cehenneme çevirebilirler ve yüksek insaniyeti gayet süflî bir hayvaniyete dönüştürebilirler</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">b) Çocuklar, gayet mukavemetsiz olan ruhî mizaçlarında, ancak Cennet fikriyle bir ümit bulup, etraflarında kendileri gibi çocukların ve büyüklerin ölümleri karşısında tahammül gösterebilirler</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">c) İhtiyarlar, ölüm ve yok olmak fikrinden gelen dehşetli yeise karşı, ancak dünyadaki ölümlerinden sonra, âhirette bâki hayata kavuşmak ümidiyle mukabele edebilirler</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">d) Aile hayatının saadeti, hakikî hürmet ve samimî merhamete dayanır Dünya hayatında evlilikle kısacık bir beraberlikten sonra ebedî bir ayrılığa uğrayan arkadaşlık, esassız, muvakkat, hayvan gibi bir cinsî rikkat, sun'î bir hürmet ve merhamet verebilir Hayvanlarda olduğu gibi, başka menfaatler ve diğer galip hisler, o hürmet ve merhameti mağlûp edip, o dünya cennetini cehenneme çevirebilir</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Özetle verilen bu misallerde görüldüğü gibi, âhiret akidesinin neticeleri insanlardan çıkınca, aslında çok yüksek ve mühim olan insaniyetin mahiyeti murdar bir ceset hükmüne dönüşebildiğinden, Bediüzzaman ahlâk mevzuunda cemiyet üzerinde müessir olmaya çalışılırken, insanın ferdî ve içtimai hayatının, saadetinin, kemâlinin esasını teşkil eden âhiret akidesini, haşri, vicdanlarda ve şuurlarda yerleştirmeye çalışmanın önemine dikkati çeker</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">5- Bediüzzaman, kâinatta dindarlık ile dinsizliğin Hz Âdem (as) zamanından beri cereyan edip geldiğini ve kıyamete kadar devam edeceğini belirterek, insanları dindarlık saflarına davet eder</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">6- Dinsizliğe karşı dindarlığın bu zamanda takip edebileceği en selâmetli bir yol ve hareket tarzının, aynen ihtiyar bir annenin şefkatle evlâdını tehlikeden kurtarmak için yılmadan ve hiç vazgeçmeden fedakârane didinmesi gibi, akılları tenvîr ve kalpleri mutmaîn etmek için yılmadan feragatle ve şefkatle yapılacak "nuranî bir müdafaa" olabileceğini söyler</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">7- Felsefe-i tabiiyenin karanlık fikirleriyle, medeniyetin kötülüklerini iyilik zannederek insanlık âlemini sefahate ve dalâlete sevk eden Avrupa'nın bozuk kısmının tesiri altında, bütün dünyanın ve bilhassa İslâm âleminin ekser yerlerinde dinin, çeşitli tazyikler altında tutulmakta veya ihmâle uğramakta olduğuna dikkati çeker</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">8- Buna rağmen, dindarların, zalim düşmanlarına ve dinde alâkasızlara karşı her çareye başvurarak haklarını müdafaa ve hâkimiyetlerini idame ettirmek ve dinde alâkasızlığı kırmak için, aynen zalimlerin tarzında, izafî adaletle iktifa, siyaset topuzuyla hareket ve menfî bir şekilde maddî ve manevî tahripten kaçınmayarak boğuşmaya atılmalarının; çekici, fakat pek tehlikeli, gürültülü ve korkulu olup kazanç ihtimâli az, fakat zarar ihtimâli pek fazla bir yol olduğunu ve bundan sakınılması gerektiğini belirtir</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">9- Bu durumda, tam ve mutlak adâlet dersiyle, içtimâî hayatta emniyet, selâmet, insaf, uhuvvet ve muhabbeti temin edip Kur'ânî ve nuranî ispatlarla insanları ikna ve irşad etmek suretiyle, Hak yolunda tamirci ve müsbet bir tarzda çalışmayı tavsiye eder</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">10- "Vazifemiz hizmettir Muvaffakiyet, muzafferiyet vazifemiz değildir O, vazife-i İlâhiyedir Vazife-i İlâhiyeye karışmak haddimiz değil" diyerek her dindarlığın özü olan ihlâsla, Allah rızası için, îman hakikatlerine hizmet etmekte maddî muvaffakiyeti esas tutmamak ve sırf uhrevî neticeye müteveccih olmak gerektiği şeklinde verdiği çok mühim ölçüyle hareket edilmesinin önemini ısrarla vurgular</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">11- Anarşi ve terör, maalesef asrımızın gündemden düşmeyen bir belası olmaya devam etmektedir Anarşi ve terörün sebepleri, önlenmesi ve giderilmesiyle alâkalı çok mühim ferdî ve içtimaî ahlâk reçeteleri veren Bediüzzaman'ın, bu hususta mahkeme müdafaalarında da tekrarladığı mühim bir ahlâkî reçetesi vardır:</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"Bu milletin ve bu vatanın hayat-ı içtimaiyesini anarşilikten kurtarmak ve büyük tehlikelerden halâs etmek için beş esas lâzımdır ve zarurîdir:</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Birincisi: Merhamet</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İkincisi: Hürmet</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Üçüncüsü: Emniyet</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Dördüncüsü: Haramı helali bilip haramdan çekinmek</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Beşincisi: Serseriliği bırakıp itaat etmektir"</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bediüzzaman'ın bu ahlâk reçetesinin her bir maddesinin ayrı ayrı çok iyi tahlil edilip anlamaya ve anlatılmaya, kabule ve kabul ettirilmeye, yaşamaya ve yaşatılmaya çalışılmasının, ferdî ve içtimaî ahlâkımıza katkı ve faydası çok büyük olabilir</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">12- Asrımızdaki ahlâkî meselelerin bir kısmının da, "aşk" kelimesine yüklenen bazı yanlış, sadece nefsanî ve eksik manalarla ilgili olduğu inkâr edilemez Bediüzzaman, Risale-i Nur'da "şiddetli muhabbet" dediği aşkın hakikî olanının dersini de verir Bu kelimeyi en büyük günahlardan zinanın ve ona yakın günahların kılıfı veya çeşitli kitle iletişim vasıtalarında reyting, yazılı basın ve neşriyatta da yüksek tiraj ve rantiyecilikle maddî menfaat için istismar malzemesi olarak kullananlara mukabil o, aşkın hakikîsini ve en yüksek manâda olanını açıklar Aşkın, öncelikle ona en lâyık ve hakikî mâşuk olan Allah'a (cc) ve ondan sonra da Allah'ın (cc) hesabına O'nun mahlukâtına ve mutlaka meşru dairede olması gerektiğinden geniş şekilde bahsederek, bunun aksinin tehlikelerine dikkat çeker Şefkatin, aşktan da üstün bir his olduğunu ve mesleğinin dört esasının ilkini teşkil ettiğini belirtir </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">13- Türkiye'deki Batılılaşma hareketinin ilk dönemlerinde, öz manevî değerlerimizi hafife alıp, bilim ve teknikte bizi geçmiş Avrupa ve Amerika ülkelerine karşı marazî bir aşağılık duygusunu hissedenler ve bunu içinde bulundukları cemiyette, dehşetli bir manevî hastalık halinde başkalarına da bulaştırmaya çalışanlar, maalesef olmuştur İslâmiyet hakikatleri, hem manen hem de maddeten terakkiye vesile olduğu halde; "Din terakkiye manidir" teranesiyle yapılan hakikat tahrifâtıyla, dinî inançlarına bağlılık gösteren Müslüman halkımız hafife alınmış, hor görülmüş ve yıllarca tedirgin edilmiştir Maalesef halkımızdan bu tahrifata kapılanlar da olmuş ve hakikat dini olan İslâm'dan koparak hem kendilerinin hem de onları taklit ile aldananların ebedî hayatlarını mahvetmişlerdir </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Temelleri ve kaynakları bakımından hakikatte yine İslâm'ın malı olan fen ve sanatı, tevhid nuruyla yoğurarak, Kur'an'ın bahsettiği tefekkür ve mana-yı harfî nazarıyla, yani onun sanatkârı ve ustası namı ile onlara bakmaya ve baktırmaya çalışmak, ferdî ve içtimaî ahlâkımızın çok mühim hedeflerinden biri olmalıdır O dehşetli manevî buhran devirlerinde yaşamış ve maneviyatları, ebedî hayatları mahvolan o nesli görmüş olan Bediüzzaman, ahlâk problemimizin bu yönü üzerinde de fevkalade müessir ve mükemmel yapıcı faaliyetleri göstermiş; yüz binlerce kişinin imanlarının ve ebedî hayatlarının kurtulmasına vesile olmuştur</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Netice olarak, Risale-i Nur eserlerinde Kur'an ve hadislerden süzülmüş manalar halinde en mühim hakikatleri anlayışımıza yaklaştırmaya çalışıp bizim istifademize sunarak -kendi tabiriyle- bu mevzuda "tercümanlık" yapan Bediüzzaman'ın, eserlerindeki imanî ve diğer hususlar yanında, yukarıda kısa ve özet olarak vermeye çalıştığımız bazı örneklerdeki gibi, insanlığa ders verdiği ahlakî prensipleri de anlamaya ve tatbike çalışmak, asrımız insanlarının çok mühim bir ihtiyacıdır </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Öz</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Cemiyetlerin maddî ve manevî kalkınması, asâyişi, huzuru ve refahı, fertlerinin ahlakî yapısıyla yakından ilgilidir </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlak, çok geniş ve çok mühim bir konudur İnsanlara ahlak olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bu çalışmada Bediüzzaman Said Nursi'nin, eserlerinde genişçe olarak bahsettiği ahlak konusuyla ilgili görüşleri kısaca özetlenmektedir </span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Mustafa NUTKU</span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Prof. Dr.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="LEVLAK, post: 232081, member: 1009300"] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red]"Risale-i Nur’da Ahlâk" Mevzuuna Kısa Bir Bakış[/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Cemiyetlerin maddî ve manevî kalkınması, asâyişi, huzuru ve refahı, fertlerinin ahlakî yapısıyla yakından ilgilidir [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Gazete havadisleri veya bizzat karşılaşılan hadiseler vesilesi ile, cemiyetteki bazı insanların ahlâkî zaaflarından sadece "dert yanmakla" kalınır ve gereği yapılmazsa, şikayet sebepleri ortadan kalkmaz ve şikayetler devam edip gider "Kırk gün karanlıktan şikayet etmektense, bir gün bir mum yakmak daha hayırlıdır"[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlâk, çok geniş ve çok mühim bir mevzudur İnsanlara ahlâk olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İnsanların maddî hastalıkları için nasıl mütehassıs hekimlere müracaat ediliyorsa, manevî hastalıkları için de, bu sahada ulaşılabilecek en iyi mütehassıs araştırılmalı; onun teşhis ve tedavi usulleri dikkate alınmalıdır [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Beşeriyetin en yüksek temsilcisi olan Peygamberimiz (asm), ahlâk hususunda da en önde gelen rehberimizdir "Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim", "İslâm güzel ahlâktan ibarettir" gibi hadis-i şerifleriyle ahlâkın mahiyetine ve ehemmiyetine dikkatimizi çeken Resululllah'ın (asm) ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda Aişe validemiz; "Onun ahlâkı Kur'an ahlâkıydı" şeklinde kısa ve tatminkâr bir cevabı vermeyi kafi görmüştür Bediüzzaman da, "Yaşayan Kur'an" olan Peygamberimizi (asm) anlayabilmemiz için, onu "Rabbimizi bize tarif eden üç büyük küllî muarriften biri" olarak tanıtmağa çalıştığı Risale-i Nur eserlerinde, aynı zamanda bize en mühim ahlâk derslerini de vermiş olmaktadır[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ahlâkı çeşitli bakış açılarından ele alan çok sayıda kitap vardır Ahlâkın temeli semavî dinler ve onlar arasında da asliyetini bozulmadan muhafaza etmiş olan İslâm dinidir İnsanı kâinatın misal-i musağğarı (kâinatın küçültülmüş bir misali), eşref-i mahlukât ve arzın halifesi olarak yaratan Allah (cc) elbette uyması için ona yapması ve yapmaması icap edenleri de bildirmiştir ki, bunlar da âyetler ve hadisler başta olmak üzere İslâmî kaynaklarda mevcuttur Bu sebeple, ahlâk mevzuundaki İslâm dışı çeşitli felsefî görüşlerde boğulmamalı; İslâm ahlâkı üzerinde durulmalı; İslâm ahlâkının bilhassa Peygamberimizin (asm) örnekliğiyle lâyıkı ile tanıtılması yolunda mesai sarf edilmelidir[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bediüzzaman Said Nursi, âyet ve hadislerden süzülmüş manâlar halinde İslâm ahlâkı ile ilgili olarak eserlerinde geniş olarak bahsetmiştir Bunlardan, kısaca ve özet olarak misal verebileceğimiz bazı mevzular şunlardır:[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1- Güzel şeylerimiz gayrimüslimler eline geçtiği gibi, Batı ülkelerinin bize güzel görünen bazı ahlâkî hususiyetleri de semavî dinlerden ve bilhassa İslâm dininden alınmıştır Sanki İslâm'ın yüksek ahlâkının bir kısmı İslâm ülkelerinde revaç bulmadığından darılıp onlara gitmiş ve onların bir kısım ahlâksızlıkları da, kendileri içinde çok revaç bulmadığından, İslâm ülkelerinin ahlâkî değerler pazarına getirilmiştir[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]2- Bir ülkenin ilerleyebilmesinde en sağlam esaslardan biri olan; "Ben ölsem milletim sağ olsun Çünkü milletimin içinde bir hayat-ı bakiyem var" düşüncesi, aslında din-i Hak'dan ve iman hakikatlerinden çıkar; onun asıl kaynağı İslâmî imandır Buna tamamen zıt olan, "Benden sonra tufan" kötü seciyesiyle yaşayan bir adam; "Ben susuzluktan ölsem, hiç yağmur bir daha dünyaya gelmesin Eğer ben saadet görmesem, dünya istediği kadar bozulsun" diyebilir ki, âhireti bilmemekten ve dinsizlikten çıkan bu sözler, insan cemiyetleri için manevî bir zehir gibidir ve cemiyetlerin içine düştüğü zaaf ve sefaletin de başlıca sebebidir Çünkü, herkesin millet menfaatini düşünmeyip, şahsî menfaatini düşünmesi halinde, bin adam bir adam hükmüne düşer Ruhuyla, canıyla, fikriyle ve vicdanıyla; "Biz ölsek hakikat dini İslâmiyet hayattadır, milletim sağ olsun; sevab-ı uhrevî bana kafidir Milletimin hayatındaki manevî hayatım beni yaşattırır, âlem-i ulvîde beni mütelezziz eder" diyebilenlerin teşkil ettikleri insan cemiyetlerinin yüksek özellikleri ve bunların semereleri, tarihin şahadetiyle de sabittir Bu yüksek haslet, aslında hakikî dindarlığın, İslâm dininin muktezasıdır ve cemiyetimizin maddî ve manevî bir çok hastalıklarına karşı bir deva hükmündedir Bunun gibi, ahlâkın esası olan ahlâk-ı İslâmiye'yi lâyıkı vechile, mantıkî, ilmî, delilleriyle tanıtmak, hem fertlerin hem de onların teşkil ettikleri cemiyetlerin ve bütün küre-i arzın sulhu, sükûnu, huzuru, refahı ve saadeti için büyük bir ihtiyaçtır[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]3- Bediüzzaman, Peygamberimizin (asm) gençliğinden itibaren taşıdığı "Muhammedü'l-Emîn" sıfatına da dikkati çekerek, insan ahlâkının inşasında her şeyden önce ve ona lazım olan "doğruluk" üzerinde ısrarla durur ve küllî bir hakikatin, cüzleri ile münasebetini göstererek gerekçelerini açıklar Doğruluğun, niçin içtimaî hayatımızın esası olduğunu, küfrün bütün çeşitleriyle yalan; imanın ise doğruluk olduğunu, bu sırra binaen doğruluk ve yalancılık arasında hadsiz bir mesafe olduğunu, şark ve garp kadar birbirinden uzak olması icap ettiğini, nâr ve nur gibi birbirine girmemesi lazım geldiğini, doğruluğu içimizde ihya edip onunla manevî hastalıklarımızı tedavi etmemizin zaruri olduğunu, zihinlere kabul ettirecek bir mana genişliği ile beyan eder[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]4- Bediüzzaman'ın insanların ahlâkî eğitimi mevzuunda yapılacak çalışmalar için üzerinde ehemmiyetle durup dikkat çektiği diğer mühim bir mevzu, fertlerde âhiret akîdesinin tesisine ve kuvvetlenmesine çalışmaktır Ahiret akidesinin ruhî faydalarının ve içtimaî hayattaki müspet neticelerinin pek çok olduğundan bahsederek buna dair misaller verir ve insan hayatının, içtimaî hayatının, saadetinin ve kemalinin esasını ahiret akidesinin teşkil ettiğini belirtir Bediüzzaman, bu mühim mevzuu Kur'an-ı Kerim'in üçte birini teşkil eden haşir meselesi ile ilgili ayetlerden ve hadislerden süzülmüş manalar halinde aklî, mantıkî deliller göstererek gerekçeleriyle geniş bir şekilde açıklar Bu açıklamalarında insan cemiyetlerindeki gençlerin, çocukların, ihtiyarların ve insan cemiyetlerinin en küçük birimi olan ailenin ahiret inancı yönünden durumlarını ayrı ayrı ele alır ve tahlil eder Onun bu tahlillerini özetlersek:[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]a) İçtimaî hayatta dinamik unsur olan gençlerin şiddetli galeyana gelebilen hislerini, ifratkâr nefis ve arzularını, tecavüzlerden, zulümlerden, tahribattan koruyan ve içtimaî hayatın iyi cereyanını temin eden yalnız Cehennem fikri olabilir Cehennem endişesi olmazsa, "el-hükmü li'l-galip" kaidesiyle, sarhoş delikanlılar, hevesleri peşinde zayıflara dünyayı cehenneme çevirebilirler ve yüksek insaniyeti gayet süflî bir hayvaniyete dönüştürebilirler[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]b) Çocuklar, gayet mukavemetsiz olan ruhî mizaçlarında, ancak Cennet fikriyle bir ümit bulup, etraflarında kendileri gibi çocukların ve büyüklerin ölümleri karşısında tahammül gösterebilirler[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]c) İhtiyarlar, ölüm ve yok olmak fikrinden gelen dehşetli yeise karşı, ancak dünyadaki ölümlerinden sonra, âhirette bâki hayata kavuşmak ümidiyle mukabele edebilirler[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]d) Aile hayatının saadeti, hakikî hürmet ve samimî merhamete dayanır Dünya hayatında evlilikle kısacık bir beraberlikten sonra ebedî bir ayrılığa uğrayan arkadaşlık, esassız, muvakkat, hayvan gibi bir cinsî rikkat, sun'î bir hürmet ve merhamet verebilir Hayvanlarda olduğu gibi, başka menfaatler ve diğer galip hisler, o hürmet ve merhameti mağlûp edip, o dünya cennetini cehenneme çevirebilir[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Özetle verilen bu misallerde görüldüğü gibi, âhiret akidesinin neticeleri insanlardan çıkınca, aslında çok yüksek ve mühim olan insaniyetin mahiyeti murdar bir ceset hükmüne dönüşebildiğinden, Bediüzzaman ahlâk mevzuunda cemiyet üzerinde müessir olmaya çalışılırken, insanın ferdî ve içtimai hayatının, saadetinin, kemâlinin esasını teşkil eden âhiret akidesini, haşri, vicdanlarda ve şuurlarda yerleştirmeye çalışmanın önemine dikkati çeker[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]5- Bediüzzaman, kâinatta dindarlık ile dinsizliğin Hz Âdem (as) zamanından beri cereyan edip geldiğini ve kıyamete kadar devam edeceğini belirterek, insanları dindarlık saflarına davet eder[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]6- Dinsizliğe karşı dindarlığın bu zamanda takip edebileceği en selâmetli bir yol ve hareket tarzının, aynen ihtiyar bir annenin şefkatle evlâdını tehlikeden kurtarmak için yılmadan ve hiç vazgeçmeden fedakârane didinmesi gibi, akılları tenvîr ve kalpleri mutmaîn etmek için yılmadan feragatle ve şefkatle yapılacak "nuranî bir müdafaa" olabileceğini söyler[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]7- Felsefe-i tabiiyenin karanlık fikirleriyle, medeniyetin kötülüklerini iyilik zannederek insanlık âlemini sefahate ve dalâlete sevk eden Avrupa'nın bozuk kısmının tesiri altında, bütün dünyanın ve bilhassa İslâm âleminin ekser yerlerinde dinin, çeşitli tazyikler altında tutulmakta veya ihmâle uğramakta olduğuna dikkati çeker[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]8- Buna rağmen, dindarların, zalim düşmanlarına ve dinde alâkasızlara karşı her çareye başvurarak haklarını müdafaa ve hâkimiyetlerini idame ettirmek ve dinde alâkasızlığı kırmak için, aynen zalimlerin tarzında, izafî adaletle iktifa, siyaset topuzuyla hareket ve menfî bir şekilde maddî ve manevî tahripten kaçınmayarak boğuşmaya atılmalarının; çekici, fakat pek tehlikeli, gürültülü ve korkulu olup kazanç ihtimâli az, fakat zarar ihtimâli pek fazla bir yol olduğunu ve bundan sakınılması gerektiğini belirtir[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]9- Bu durumda, tam ve mutlak adâlet dersiyle, içtimâî hayatta emniyet, selâmet, insaf, uhuvvet ve muhabbeti temin edip Kur'ânî ve nuranî ispatlarla insanları ikna ve irşad etmek suretiyle, Hak yolunda tamirci ve müsbet bir tarzda çalışmayı tavsiye eder[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]10- "Vazifemiz hizmettir Muvaffakiyet, muzafferiyet vazifemiz değildir O, vazife-i İlâhiyedir Vazife-i İlâhiyeye karışmak haddimiz değil" diyerek her dindarlığın özü olan ihlâsla, Allah rızası için, îman hakikatlerine hizmet etmekte maddî muvaffakiyeti esas tutmamak ve sırf uhrevî neticeye müteveccih olmak gerektiği şeklinde verdiği çok mühim ölçüyle hareket edilmesinin önemini ısrarla vurgular[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]11- Anarşi ve terör, maalesef asrımızın gündemden düşmeyen bir belası olmaya devam etmektedir Anarşi ve terörün sebepleri, önlenmesi ve giderilmesiyle alâkalı çok mühim ferdî ve içtimaî ahlâk reçeteleri veren Bediüzzaman'ın, bu hususta mahkeme müdafaalarında da tekrarladığı mühim bir ahlâkî reçetesi vardır:[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]"Bu milletin ve bu vatanın hayat-ı içtimaiyesini anarşilikten kurtarmak ve büyük tehlikelerden halâs etmek için beş esas lâzımdır ve zarurîdir:[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Birincisi: Merhamet[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İkincisi: Hürmet[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Üçüncüsü: Emniyet[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Dördüncüsü: Haramı helali bilip haramdan çekinmek[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Beşincisi: Serseriliği bırakıp itaat etmektir"[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bediüzzaman'ın bu ahlâk reçetesinin her bir maddesinin ayrı ayrı çok iyi tahlil edilip anlamaya ve anlatılmaya, kabule ve kabul ettirilmeye, yaşamaya ve yaşatılmaya çalışılmasının, ferdî ve içtimaî ahlâkımıza katkı ve faydası çok büyük olabilir[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]12- Asrımızdaki ahlâkî meselelerin bir kısmının da, "aşk" kelimesine yüklenen bazı yanlış, sadece nefsanî ve eksik manalarla ilgili olduğu inkâr edilemez Bediüzzaman, Risale-i Nur'da "şiddetli muhabbet" dediği aşkın hakikî olanının dersini de verir Bu kelimeyi en büyük günahlardan zinanın ve ona yakın günahların kılıfı veya çeşitli kitle iletişim vasıtalarında reyting, yazılı basın ve neşriyatta da yüksek tiraj ve rantiyecilikle maddî menfaat için istismar malzemesi olarak kullananlara mukabil o, aşkın hakikîsini ve en yüksek manâda olanını açıklar Aşkın, öncelikle ona en lâyık ve hakikî mâşuk olan Allah'a (cc) ve ondan sonra da Allah'ın (cc) hesabına O'nun mahlukâtına ve mutlaka meşru dairede olması gerektiğinden geniş şekilde bahsederek, bunun aksinin tehlikelerine dikkat çeker Şefkatin, aşktan da üstün bir his olduğunu ve mesleğinin dört esasının ilkini teşkil ettiğini belirtir [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]13- Türkiye'deki Batılılaşma hareketinin ilk dönemlerinde, öz manevî değerlerimizi hafife alıp, bilim ve teknikte bizi geçmiş Avrupa ve Amerika ülkelerine karşı marazî bir aşağılık duygusunu hissedenler ve bunu içinde bulundukları cemiyette, dehşetli bir manevî hastalık halinde başkalarına da bulaştırmaya çalışanlar, maalesef olmuştur İslâmiyet hakikatleri, hem manen hem de maddeten terakkiye vesile olduğu halde; "Din terakkiye manidir" teranesiyle yapılan hakikat tahrifâtıyla, dinî inançlarına bağlılık gösteren Müslüman halkımız hafife alınmış, hor görülmüş ve yıllarca tedirgin edilmiştir Maalesef halkımızdan bu tahrifata kapılanlar da olmuş ve hakikat dini olan İslâm'dan koparak hem kendilerinin hem de onları taklit ile aldananların ebedî hayatlarını mahvetmişlerdir [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Temelleri ve kaynakları bakımından hakikatte yine İslâm'ın malı olan fen ve sanatı, tevhid nuruyla yoğurarak, Kur'an'ın bahsettiği tefekkür ve mana-yı harfî nazarıyla, yani onun sanatkârı ve ustası namı ile onlara bakmaya ve baktırmaya çalışmak, ferdî ve içtimaî ahlâkımızın çok mühim hedeflerinden biri olmalıdır O dehşetli manevî buhran devirlerinde yaşamış ve maneviyatları, ebedî hayatları mahvolan o nesli görmüş olan Bediüzzaman, ahlâk problemimizin bu yönü üzerinde de fevkalade müessir ve mükemmel yapıcı faaliyetleri göstermiş; yüz binlerce kişinin imanlarının ve ebedî hayatlarının kurtulmasına vesile olmuştur[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Netice olarak, Risale-i Nur eserlerinde Kur'an ve hadislerden süzülmüş manalar halinde en mühim hakikatleri anlayışımıza yaklaştırmaya çalışıp bizim istifademize sunarak -kendi tabiriyle- bu mevzuda "tercümanlık" yapan Bediüzzaman'ın, eserlerindeki imanî ve diğer hususlar yanında, yukarıda kısa ve özet olarak vermeye çalıştığımız bazı örneklerdeki gibi, insanlığa ders verdiği ahlakî prensipleri de anlamaya ve tatbike çalışmak, asrımız insanlarının çok mühim bir ihtiyacıdır [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=red]Öz[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Cemiyetlerin maddî ve manevî kalkınması, asâyişi, huzuru ve refahı, fertlerinin ahlakî yapısıyla yakından ilgilidir [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlak, çok geniş ve çok mühim bir konudur İnsanlara ahlak olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bu çalışmada Bediüzzaman Said Nursi'nin, eserlerinde genişçe olarak bahsettiği ahlak konusuyla ilgili görüşleri kısaca özetlenmektedir [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS]Mustafa NUTKU[/FONT][/COLOR] [COLOR=red][FONT=Comic Sans MS]Prof. Dr.[/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Risale-i Nur ve Güzel Ahlak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst