Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur'da Bilim ve Din
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 183786" data-attributes="member: 27"><p><strong><span style="color: DarkRed">Münkir ve tabiatperest diyor ki:</span></strong> <span style="color: DarkRed">"Madem beni insafa davet ediyorsun. Ben de diyorum ki: Şimdiye kadar yanlış gittiğimiz yol hem yüz derece muhal, hem gayet zararlı ve nihayet derecede çirkin bir meslek olduğunu itiraf ediyorum. Sabık tahkikatınızdan, zerre miktar şuuru bulunan anlayacak ki, esbaba, tabiata icad vermek mümtenidir, muhaldir. Ve herşeyi doğrudan doğruya Vâcibü'l-Vücuda vermek vâciptir, zarurîdir. Elhamdü lillâhi ale'l-îmân deyip iman ediyorum.</span></p><p><span style="color: DarkRed"></span></p><p><span style="color: DarkRed"></span></p><p> <strong><span style="color: DarkRed">"Yalnız bir şüphem var: Cenâb-ı Hakkın Hâlık olduğunu kabul ediyorum. Fakat bazı cüz'î esbabın ehemmiyetsiz şeylerde icada müdahaleleri ve bir parça medh ü senâ kazanmaları, saltanat-ı rububiyetine ne zarar verir? Saltanatına noksaniyet gelir mi?"</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkRed"></span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkRed"></span></strong></p><p> <strong><span style="color: Purple">Elcevap:</span></strong> Bazı risalelerde gayet katî ispat ettiğimiz gibi, hâkimiyetin şe'ni, müdahaleyi reddetmektir. Hattâ, en ednâ bir hâkim, bir memur, daire-i hâkimiyetinde oğlunun müdahalesini kabul etmiyor. Hattâ, hâkimiyetine müdahale tevehhümüyle, bazı dindar padişahlar, halife oldukları halde mâsum evlâtlarını katletmeleri, bu redd-i müdahale kanununun hâkimiyette ne kadar esaslı hükmettiğini gösteriyor. Bir nahiyede iki müdürden tut, tâ bir memlekette iki padişaha kadar, hâkimiyetteki istiklâliyetin iktiza ettiği men-i iştirak kanunu, tarih-i beşerde çok acip hercümerc ile kuvvetini göstermiş.</p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">Acaba âciz ve muavenete muhtaç insanlardaki âmiriyet ve hâkimiyetin bir gölgesi bu derece müdahaleyi reddetmeyi ve başkasının müdahalesini men etmeyi ve hâkimiyetinde iştirak kabul etmemeyi ve makamında istiklâliyetini nihayet taassupla muhafazaya çalışmayı gör; sonra, hâkimiyet-i mutlaka rububiyet derecesinde; ve âmiriyet-i mutlaka ulûhiyet derecesinde; ve istiklâliyet-i mutlaka ehadiyet derecesinde; ve istiğnâ-yı mutlak kadîriyet-i mutlaka derecesinde bir Zât-ı Zülcelâlde, bu redd-i müdahale ve men-i iştirak ve tard-ı şerik, ne derece o hâkimiyetin zarurî bir lâzımı ve vâcip bir muktezası olduğunu, kıyas edebilirsen et.</span></strong></p><p></p><p></p><p> <span style="color: DarkRed">Amma ikinci şık şüphen ki: Bazı esbab, bazı cüz'iyâtın bazı ubudiyetlerine merci olsa, o Mâbûd-u Mutlak olan Zât-ı Vâcibü'l-Vücuda müteveccih, zerrattan seyyârâta kadar mahlûkatın ubudiyetlerinden ne noksan gelir?</span></p><p><span style="color: DarkRed"></span></p><p><span style="color: DarkRed"></span></p><p> <strong><span style="color: Purple">Elcevap:</span></strong> <strong><span style="color: DarkSlateGray">Şu kâinatın Hâlık-ı Hakîmi, kâinatı bir ağaç hükmünde halk edip, en mükemmel meyvesini zîşuur, ve zîşuurun içinde en câmi meyvesini insan yapmıştır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Ve insanın en ehemmiyetli,</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> belki insanın netice-i hilkati ve gaye-i fıtratı ve semere-i hayatı olan şükür ve ibadeti, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">o Hâkim-i Mutlak ve Âmir-i Müstakil, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">kendini sevdirmek ve tanıttırmak için kâinatı halk eden o Vâhid-i Ehad,</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> bütün kâinatın meyvesi olan insanı ve </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">insanın en yüksek meyvesi olan şükür ve ibadetini başka ellere verir mi? </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Bütün bütün hikmetine zıt olarak, netice-i hilkati ve semere-i kâinatı abes eder mi? </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hâşâ ve kellâ, hem hikmetini ve rububiyetini inkâr ettirecek bir tarzda, mahlûkatın ibadetlerini başkalara vermeye rıza gösterir mi? </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hiç müsaade eder mi? </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Ve hem hadsiz bir derecede kendini sevdirmeyi ve tanıttırmayı ef'âliyle gösterdiği halde, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">en mükemmel mahlûkatının şükür ve minnettarlıklarını, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">tahabbüb ve ubudiyetlerini başka esbaba vermekle kendini unutturup,</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> kâinattaki makasıd-ı âliyesini inkâr ettirir mi?</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> Ey tabiatperestlikten vazgeçen arkadaş, haydi sen söyle.</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p> O diyor: "Elhamdü lillâh, bu iki şüphem hallolmakla beraber, vahdâniyet-i İlâhiyeye dair ve Mâbûd-u Bilhak O olduğuna ve Ondan başkaları ibadete lâyık olmadığına o kadar parlak ve kuvvetli iki delil gösterdin ki, onları inkâr etmek, güneşi ve gündüzü inkâr etmek gibi bir mükâberedir."<p style="margin-left: 20px"><p style="text-align: left"> </p> <p style="text-align: left"><u><span style="color: Blue"><em>Lem'alar, s. 185-191</em></span></u></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 183786, member: 27"] [B][COLOR=DarkRed]Münkir ve tabiatperest diyor ki:[/COLOR][/B] [COLOR=DarkRed]"Madem beni insafa davet ediyorsun. Ben de diyorum ki: Şimdiye kadar yanlış gittiğimiz yol hem yüz derece muhal, hem gayet zararlı ve nihayet derecede çirkin bir meslek olduğunu itiraf ediyorum. Sabık tahkikatınızdan, zerre miktar şuuru bulunan anlayacak ki, esbaba, tabiata icad vermek mümtenidir, muhaldir. Ve herşeyi doğrudan doğruya Vâcibü'l-Vücuda vermek vâciptir, zarurîdir. Elhamdü lillâhi ale'l-îmân deyip iman ediyorum.[/COLOR] [COLOR=DarkRed] [/COLOR] [B][COLOR=DarkRed]"Yalnız bir şüphem var: Cenâb-ı Hakkın Hâlık olduğunu kabul ediyorum. Fakat bazı cüz'î esbabın ehemmiyetsiz şeylerde icada müdahaleleri ve bir parça medh ü senâ kazanmaları, saltanat-ı rububiyetine ne zarar verir? Saltanatına noksaniyet gelir mi?"[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkRed] [/COLOR][/B] [B][COLOR=Purple]Elcevap:[/COLOR][/B] Bazı risalelerde gayet katî ispat ettiğimiz gibi, hâkimiyetin şe'ni, müdahaleyi reddetmektir. Hattâ, en ednâ bir hâkim, bir memur, daire-i hâkimiyetinde oğlunun müdahalesini kabul etmiyor. Hattâ, hâkimiyetine müdahale tevehhümüyle, bazı dindar padişahlar, halife oldukları halde mâsum evlâtlarını katletmeleri, bu redd-i müdahale kanununun hâkimiyette ne kadar esaslı hükmettiğini gösteriyor. Bir nahiyede iki müdürden tut, tâ bir memlekette iki padişaha kadar, hâkimiyetteki istiklâliyetin iktiza ettiği men-i iştirak kanunu, tarih-i beşerde çok acip hercümerc ile kuvvetini göstermiş. [B][COLOR=DarkSlateGray]Acaba âciz ve muavenete muhtaç insanlardaki âmiriyet ve hâkimiyetin bir gölgesi bu derece müdahaleyi reddetmeyi ve başkasının müdahalesini men etmeyi ve hâkimiyetinde iştirak kabul etmemeyi ve makamında istiklâliyetini nihayet taassupla muhafazaya çalışmayı gör; sonra, hâkimiyet-i mutlaka rububiyet derecesinde; ve âmiriyet-i mutlaka ulûhiyet derecesinde; ve istiklâliyet-i mutlaka ehadiyet derecesinde; ve istiğnâ-yı mutlak kadîriyet-i mutlaka derecesinde bir Zât-ı Zülcelâlde, bu redd-i müdahale ve men-i iştirak ve tard-ı şerik, ne derece o hâkimiyetin zarurî bir lâzımı ve vâcip bir muktezası olduğunu, kıyas edebilirsen et.[/COLOR][/B] [COLOR=DarkRed]Amma ikinci şık şüphen ki: Bazı esbab, bazı cüz'iyâtın bazı ubudiyetlerine merci olsa, o Mâbûd-u Mutlak olan Zât-ı Vâcibü'l-Vücuda müteveccih, zerrattan seyyârâta kadar mahlûkatın ubudiyetlerinden ne noksan gelir?[/COLOR] [COLOR=DarkRed] [/COLOR] [B][COLOR=Purple]Elcevap:[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray]Şu kâinatın Hâlık-ı Hakîmi, kâinatı bir ağaç hükmünde halk edip, en mükemmel meyvesini zîşuur, ve zîşuurun içinde en câmi meyvesini insan yapmıştır. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Ve insanın en ehemmiyetli,[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] belki insanın netice-i hilkati ve gaye-i fıtratı ve semere-i hayatı olan şükür ve ibadeti, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]o Hâkim-i Mutlak ve Âmir-i Müstakil, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]kendini sevdirmek ve tanıttırmak için kâinatı halk eden o Vâhid-i Ehad,[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] bütün kâinatın meyvesi olan insanı ve [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]insanın en yüksek meyvesi olan şükür ve ibadetini başka ellere verir mi? [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Bütün bütün hikmetine zıt olarak, netice-i hilkati ve semere-i kâinatı abes eder mi? [/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray]Hâşâ ve kellâ, hem hikmetini ve rububiyetini inkâr ettirecek bir tarzda, mahlûkatın ibadetlerini başkalara vermeye rıza gösterir mi? [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Hiç müsaade eder mi? [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Ve hem hadsiz bir derecede kendini sevdirmeyi ve tanıttırmayı ef'âliyle gösterdiği halde, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]en mükemmel mahlûkatının şükür ve minnettarlıklarını, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]tahabbüb ve ubudiyetlerini başka esbaba vermekle kendini unutturup,[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] kâinattaki makasıd-ı âliyesini inkâr ettirir mi?[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] Ey tabiatperestlikten vazgeçen arkadaş, haydi sen söyle.[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/B] O diyor: "Elhamdü lillâh, bu iki şüphem hallolmakla beraber, vahdâniyet-i İlâhiyeye dair ve Mâbûd-u Bilhak O olduğuna ve Ondan başkaları ibadete lâyık olmadığına o kadar parlak ve kuvvetli iki delil gösterdin ki, onları inkâr etmek, güneşi ve gündüzü inkâr etmek gibi bir mükâberedir."[INDENT][LEFT] [U][COLOR=Blue][I]Lem'alar, s. 185-191[/I][/COLOR][/U][/LEFT] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur'da Bilim ve Din
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst