Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur'da Bilim ve Din
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 184603" data-attributes="member: 27"><p>Kendimi bir sahrâ-i azîmede görüyorum. Bütün zeminin yüzünü karanlıklı, sıkıcı ve boğucu bir bulut tabakası kaplamış. Ne nesîm var, ne ziyâ, ne âb-ı hayat-hiçbirisi bulunmuyor. Her tarafı canavarlar, muzır ve muvahhiş mahlûklarla dolu olduğunu tevehhüm ettim. Kalbime geldi ki, şu zeminin öteki tarafında ziyâ, nesîm, âb-ı hayat var. Oraya geçmek lâzım. Baktım ki, ihtiyârsız sevk olunuyorum. Zeminin içinde tünelvârî bir mağaraya sokuldum; git gide zeminin içinde seyahat ettim. Bakıyorum ki, benden evvel o tahte'l-arz yolda çok kimseler gitmişler. Her tarafta boğulup kalmışlar. Onların ayak izlerini görüyordum. Bâzılarının bir zaman seslerini işitiyordum. Sonra sesleri kesiliyordu.</p><p></p><p></p><p> <strong><span style="color: DarkSlateGray">Ey hayali ile benim seyahat-i hayaliyeme iştirak eden arkadaş! </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">O zemin, tabiattır ve felsefe-i tabiiyedir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Tünel ise ehl-i felsefenin efkârı ile hakikate yol açmak için açtıkları meslektir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> Gördüğüm ayak izleri, Eflâtun ve AristoHaşiye 4 gibi meşâhirlerindir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">İşittiğim sesler, İbn-i Sina ve Farâbî gibi dâhîlerindir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Evet, İbn-i Sina'nın bâzı sözlerini, kanunlarını bâzı yerlerde görüyordum; sonra bütün bütün kesiliyordu. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Daha ileri gidememiş.</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> Demek boğulmuş. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Her ne ise, seni meraktan kurtarmak için hayalin altındaki hakikatin bir köşesini gösterdim. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Şimdi seyahatime dönüyorum.</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p> Git gide baktım ki, benim elime iki şey verildi: </p><p>Biri, bir elektrik; o tahte'l-arz tabiatın zulümâtını dağıtır; </p><p>diğeri, bir âlet ile dahi, azîm kayalar, dağ-misâl taşlar parçalanıp bana yol açılıyor. </p><p>Kulağıma denildi ki, <span style="color: Blue">"Bu elektrik ile o âlet, Kur'ân'ın hazînesinden size verilmiştir."</span> </p><p></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Her ne ise, çok zaman öylece gittim. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Baktım ki, öteki tarafa çıktım. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Gayet güzel bir bahar mevsiminde bulutsuz bir güneş, ruhefzâ bir nesîm, hayattar bir âb-ı leziz, her taraf şenlik içinde bir âlem gördüm. <span style="color: Blue">"Elhamdülillâh"</span> dedim. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Sonra baktım ki, ben kendi kendime mâlik değilim. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Birisi beni tecrübe ediyor. </strong></span></p><p></p><p></p><p>Yine evvelki vaziyette, o sahrâ-i azîmede, boğucu bulut altında yine ben kendimi gördüm.</p><p> Daha başka bir yolda, bir sâik beni sevk ediyordu. </p><p>Bu defa tahte'z-zemin değil, belki seyir ve seyahatle yeryüzünü kat' edip öteki yüze geçmek için gidiyordum. </p><p>O seyahatimde öyle acâib ve garâibi görüyordum ki, tarif edilmez. </p><p>Deniz bana hiddet ediyor, fırtına beni tehdit eder, </p><p>Her şey bana müşkülât peydâ eder. </p><p>Fakat, yine Kur'ân'dan bana verilen bir vâsıta-i seyahatimle geçiyordum, galebe çalıyordum. </p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">Git gide, bakıyordum her tarafta seyyahların cenâzeleri bulunuyor; o seyahati bitirenler, binde ancak birdir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> Her ne ise, o buluttan kurtulup, zeminin öteki yüzüne geçip güzel güneşle karşılaştım. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ruhefzâ nesîmi teneffüs ederek, </span><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: Blue">"Elhamdülillâh"</span> dedim. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">O cennet gibi o âlemi seyre başladım. </span></strong></p><p></p><p></p><p>Sonra baktım, biri var ki, beni orada bırakmıyor. </p><p>Başka yolu bana gösterecek gibi, yine beni bir anda o müthiş sahrâya getirdi. </p><p>Baktım ki, yukarıdan inmiş aynı asansörler gibi, muhtelif tarzlarda bâzı tayyâre, bâzı otomobil, bâzı zembil gibi şeyler görünüyor.</p><p> Kuvvet ve istidada göre onlara atılsa, yukarıya çekiliyor. </p><p>Ben de birisine atladım. </p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">Baktım, bir dakika zarfında bulutun fevkıne beni çıkardı. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Gayet güzel, müzeyyen, yeşil dağların üstüne çıktım. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">O bulut tabakası, dağın yarısına kadar gelmemişti. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">En latîf bir nesîm, en leziz bir âb, en şirin bir ziyâ her tarafta görünüyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Baktım ki, o asansörler gibi nurânî menziller her tarafta var. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hattâ iki seyahatimde ve zeminin öteki yüzünde onları görmüştüm, anlamamıştım. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Şimdi anlıyorum ki, şunlar Kur'ân-ı Hakîmin âyetlerinin cilveleridir.</span></strong></p><p></p><p></p><p> İşte, <img src="http://www.koprudergisi.com/issues/053/images/053_05.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> ile işaret olunan evvelki yol, tabiata saplananların ve tabiiyyun fikrini taşıyanların mesleğidir ki, onda hakikate ve nura geçmek için ne kadar müşkülât olduğunu hissettiniz.</p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p> <strong><span style="color: DarkSlateGray"><img src="http://www.koprudergisi.com/issues/053/images/053_06.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> ile işaret olunan ikinci yol, esbâbperestlerin ve vesâite icad ve tesir verenlerin, meşâiyyun hükemâsı gibi, yalnız akıl ile, fikir ile hakikatü'l-hakàika ve Vâcibü'l-Vücudun mârifetine yol açanların mesleğidir.</span></strong></p><p></p><p></p><p> <img src="http://www.koprudergisi.com/issues/053/images/053_07.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> ile işaret olunan üçüncü yol ise, sırat-ı müstakîm ehli olan ehl-i Kur'ân'ın cadde-i nurâniyesidir ki, en kısa, en rahat, en selâmet ve herkese açık, semâvî ve Rahmânî ve nurânî bir meslektir.<p style="margin-left: 20px"><p style="text-align: left"> </p> <p style="text-align: left"><span style="color: Blue"><u><em>Sözler, s. 502-503</em></u></span></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 184603, member: 27"] Kendimi bir sahrâ-i azîmede görüyorum. Bütün zeminin yüzünü karanlıklı, sıkıcı ve boğucu bir bulut tabakası kaplamış. Ne nesîm var, ne ziyâ, ne âb-ı hayat-hiçbirisi bulunmuyor. Her tarafı canavarlar, muzır ve muvahhiş mahlûklarla dolu olduğunu tevehhüm ettim. Kalbime geldi ki, şu zeminin öteki tarafında ziyâ, nesîm, âb-ı hayat var. Oraya geçmek lâzım. Baktım ki, ihtiyârsız sevk olunuyorum. Zeminin içinde tünelvârî bir mağaraya sokuldum; git gide zeminin içinde seyahat ettim. Bakıyorum ki, benden evvel o tahte'l-arz yolda çok kimseler gitmişler. Her tarafta boğulup kalmışlar. Onların ayak izlerini görüyordum. Bâzılarının bir zaman seslerini işitiyordum. Sonra sesleri kesiliyordu. [B][COLOR=DarkSlateGray]Ey hayali ile benim seyahat-i hayaliyeme iştirak eden arkadaş! [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]O zemin, tabiattır ve felsefe-i tabiiyedir. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Tünel ise ehl-i felsefenin efkârı ile hakikate yol açmak için açtıkları meslektir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] Gördüğüm ayak izleri, Eflâtun ve AristoHaşiye 4 gibi meşâhirlerindir. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]İşittiğim sesler, İbn-i Sina ve Farâbî gibi dâhîlerindir. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Evet, İbn-i Sina'nın bâzı sözlerini, kanunlarını bâzı yerlerde görüyordum; sonra bütün bütün kesiliyordu. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Daha ileri gidememiş.[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] Demek boğulmuş. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Her ne ise, seni meraktan kurtarmak için hayalin altındaki hakikatin bir köşesini gösterdim. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Şimdi seyahatime dönüyorum.[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/B] Git gide baktım ki, benim elime iki şey verildi: Biri, bir elektrik; o tahte'l-arz tabiatın zulümâtını dağıtır; diğeri, bir âlet ile dahi, azîm kayalar, dağ-misâl taşlar parçalanıp bana yol açılıyor. Kulağıma denildi ki, [COLOR=Blue]"Bu elektrik ile o âlet, Kur'ân'ın hazînesinden size verilmiştir."[/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B]Her ne ise, çok zaman öylece gittim. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Baktım ki, öteki tarafa çıktım. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Gayet güzel bir bahar mevsiminde bulutsuz bir güneş, ruhefzâ bir nesîm, hayattar bir âb-ı leziz, her taraf şenlik içinde bir âlem gördüm. [COLOR=Blue]"Elhamdülillâh"[/COLOR] dedim. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Sonra baktım ki, ben kendi kendime mâlik değilim. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Birisi beni tecrübe ediyor. [/B][/COLOR] Yine evvelki vaziyette, o sahrâ-i azîmede, boğucu bulut altında yine ben kendimi gördüm. Daha başka bir yolda, bir sâik beni sevk ediyordu. Bu defa tahte'z-zemin değil, belki seyir ve seyahatle yeryüzünü kat' edip öteki yüze geçmek için gidiyordum. O seyahatimde öyle acâib ve garâibi görüyordum ki, tarif edilmez. Deniz bana hiddet ediyor, fırtına beni tehdit eder, Her şey bana müşkülât peydâ eder. Fakat, yine Kur'ân'dan bana verilen bir vâsıta-i seyahatimle geçiyordum, galebe çalıyordum. [B][COLOR=DarkSlateGray]Git gide, bakıyordum her tarafta seyyahların cenâzeleri bulunuyor; o seyahati bitirenler, binde ancak birdir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] Her ne ise, o buluttan kurtulup, zeminin öteki yüzüne geçip güzel güneşle karşılaştım. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ruhefzâ nesîmi teneffüs ederek, [/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=Blue]"Elhamdülillâh"[/COLOR] dedim. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]O cennet gibi o âlemi seyre başladım. [/COLOR][/B] Sonra baktım, biri var ki, beni orada bırakmıyor. Başka yolu bana gösterecek gibi, yine beni bir anda o müthiş sahrâya getirdi. Baktım ki, yukarıdan inmiş aynı asansörler gibi, muhtelif tarzlarda bâzı tayyâre, bâzı otomobil, bâzı zembil gibi şeyler görünüyor. Kuvvet ve istidada göre onlara atılsa, yukarıya çekiliyor. Ben de birisine atladım. [B][COLOR=DarkSlateGray]Baktım, bir dakika zarfında bulutun fevkıne beni çıkardı. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Gayet güzel, müzeyyen, yeşil dağların üstüne çıktım. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]O bulut tabakası, dağın yarısına kadar gelmemişti. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]En latîf bir nesîm, en leziz bir âb, en şirin bir ziyâ her tarafta görünüyor. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Baktım ki, o asansörler gibi nurânî menziller her tarafta var. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Hattâ iki seyahatimde ve zeminin öteki yüzünde onları görmüştüm, anlamamıştım. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Şimdi anlıyorum ki, şunlar Kur'ân-ı Hakîmin âyetlerinin cilveleridir.[/COLOR][/B] İşte, [IMG]http://www.koprudergisi.com/issues/053/images/053_05.gif[/IMG] ile işaret olunan evvelki yol, tabiata saplananların ve tabiiyyun fikrini taşıyanların mesleğidir ki, onda hakikate ve nura geçmek için ne kadar müşkülât olduğunu hissettiniz. [B][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray][IMG]http://www.koprudergisi.com/issues/053/images/053_06.gif[/IMG] ile işaret olunan ikinci yol, esbâbperestlerin ve vesâite icad ve tesir verenlerin, meşâiyyun hükemâsı gibi, yalnız akıl ile, fikir ile hakikatü'l-hakàika ve Vâcibü'l-Vücudun mârifetine yol açanların mesleğidir.[/COLOR][/B] [IMG]http://www.koprudergisi.com/issues/053/images/053_07.gif[/IMG] ile işaret olunan üçüncü yol ise, sırat-ı müstakîm ehli olan ehl-i Kur'ân'ın cadde-i nurâniyesidir ki, en kısa, en rahat, en selâmet ve herkese açık, semâvî ve Rahmânî ve nurânî bir meslektir.[INDENT][LEFT] [COLOR=Blue][U][I]Sözler, s. 502-503[/I][/U][/COLOR][/LEFT] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur'da Bilim ve Din
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst