Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Risale-i Nurda Resülüllah
Risale-i Nur'da Hz. Muhammed (s.a.v.) Bahisleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 458107" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Rabian:</strong> Hem, Kur’ân’ı kelâm-ı beşer farz etmek, lâzım gelir ki, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">nev’-i benî Âdemin en büyük ve muhteşem ordusu olan </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>ümmet-i Muhammediyenin (a.s.m.)</strong> mukaddes kumandanı olan Kur’ân, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">bilmüşahede kuvvetli kanunlarıyla, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">esaslı düsturlarıyla, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">nâfiz emirleriyle, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">o pek büyük orduyu iki cihanı fethedecek bir derecede bir intizam verdiği </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve bir inzibat altına aldığı</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">-maddî ve mânevî teçhiz ettiği </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve umum o efradın derecâtına göre akıllarını talim </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve kalblerini terbiye </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve ruhlarını teshir </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve vicdanlarını tathir, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">âzâ ve cevârihlerini istimal ve istihdam ettiği halde </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>hâşâ, yüz bin defa hâşâ</strong> </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">kuvvetsiz, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">kıymetsiz, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">asılsız bir düzme farz edip, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">yüz derece muhali kabul etmek lâzım gelmekle beraber; </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">müddet-i hayatında ciddî harekâtıyla,..</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">Hakkın kanunlarını benî Âdeme ders veren </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve samimî ef’âliyle hakikatin düsturlarını beşere talim eden </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve hâlis ve makul akvâliyle istikametin ve saadetin usullerini gösteren ve tesis eden </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve bütün tarihçe-i hayatının şehadetiyle, Allah’ın azâbından çok havf eden </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve herkesten ziyade Allah’ı bilen ve bildiren </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve nev-i beşerin beşten birisine </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve küre-i arzın yarısına bin üç yüz elli sene kemâl-i haşmetle kumandanlık eden </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve cihanı velveleye veren </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">ve şöhretşiar şuûnâtıyla, nev-i beşerin, belki kâinatın elhak medar-ı fahri olan bir zâtı </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>hâşâ, yüz bin defa hâşâ</strong> </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">sahtekâr, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">Allah’tan korkmaz ve bilmez, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">haysiyetini tanımaz, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">insaniyetin âdi derecesinde farz etmekle, </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">yüz derece muhali birden irtikâp etmek lâzım gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><strong>Çünkü şu meselenin ortası yoktur.</strong> </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">Zira, farz-ı muhal olarak, Kur’ân kelâmullah olmazsa, Arştan düşse, orta yerde kalamaz. Belki yerde en yalancı birinin malı olduğunu kabul etmek lâzım gelir. Bu ise, ey Şeytan, yüz derece sen katmerli bir şeytan olsan, bozulmamış hiçbir aklı kandıramazsın ve çürümemiş hiçbir kalbi ikna edemezsin.</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Şeytan döndü, dedi:</strong> “Nasıl kandıramam? Ekser insanlara ve insanın meşhur âkıllerine Kur’ân’ı ve <strong>Muhammed’i</strong> inkâr ettirdim.”</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Elcevap</strong></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Evvelâ:</strong> Gayet uzak mesafeden bakılsa, en büyük şey, en küçük şey gibi görünebilir. Bir yıldız, bir mum kadar denilebilir.</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Saniyen:</strong> Hem tebeî ve sathî bir nazarla bakılsa, gayet muhal birşey mümkün görünebilir.</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">Bir zaman bir ihtiyar adam Ramazan hilâlini görmek için semâya bakmış. Gözüne bir beyaz kıl inmiş. O kılı ay zannetmiş, “Ayı gördüm” demiş. İşte, muhaldir ki, hilâl o beyaz kıl olsun. Fakat kasten ve bizzat aya baktığı ve o saçı tebeî ve dolayısıyla ve ikinci derecede göründüğü için, o muhali mümkün telâkki etmiş.</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'verdana'"><strong>|Sözler - s.263-264|</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'verdana'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'verdana'"><strong></strong></span>ilaahir..</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 458107, member: 27"] [FONT=verdana][B]Rabian:[/B] Hem, Kur’ân’ı kelâm-ı beşer farz etmek, lâzım gelir ki, nev’-i benî Âdemin en büyük ve muhteşem ordusu olan [B]ümmet-i Muhammediyenin (a.s.m.)[/B] mukaddes kumandanı olan Kur’ân, bilmüşahede kuvvetli kanunlarıyla, esaslı düsturlarıyla, nâfiz emirleriyle, o pek büyük orduyu iki cihanı fethedecek bir derecede bir intizam verdiği ve bir inzibat altına aldığı -maddî ve mânevî teçhiz ettiği ve umum o efradın derecâtına göre akıllarını talim ve kalblerini terbiye ve ruhlarını teshir ve vicdanlarını tathir, âzâ ve cevârihlerini istimal ve istihdam ettiği halde [B]hâşâ, yüz bin defa hâşâ[/B] kuvvetsiz, kıymetsiz, asılsız bir düzme farz edip, yüz derece muhali kabul etmek lâzım gelmekle beraber; müddet-i hayatında ciddî harekâtıyla,.. Hakkın kanunlarını benî Âdeme ders veren ve samimî ef’âliyle hakikatin düsturlarını beşere talim eden ve hâlis ve makul akvâliyle istikametin ve saadetin usullerini gösteren ve tesis eden ve bütün tarihçe-i hayatının şehadetiyle, Allah’ın azâbından çok havf eden ve herkesten ziyade Allah’ı bilen ve bildiren ve nev-i beşerin beşten birisine ve küre-i arzın yarısına bin üç yüz elli sene kemâl-i haşmetle kumandanlık eden ve cihanı velveleye veren ve şöhretşiar şuûnâtıyla, nev-i beşerin, belki kâinatın elhak medar-ı fahri olan bir zâtı [B]hâşâ, yüz bin defa hâşâ[/B] sahtekâr, Allah’tan korkmaz ve bilmez, haysiyetini tanımaz, insaniyetin âdi derecesinde farz etmekle, yüz derece muhali birden irtikâp etmek lâzım gelir. [B] Çünkü şu meselenin ortası yoktur.[/B] Zira, farz-ı muhal olarak, Kur’ân kelâmullah olmazsa, Arştan düşse, orta yerde kalamaz. Belki yerde en yalancı birinin malı olduğunu kabul etmek lâzım gelir. Bu ise, ey Şeytan, yüz derece sen katmerli bir şeytan olsan, bozulmamış hiçbir aklı kandıramazsın ve çürümemiş hiçbir kalbi ikna edemezsin. [B]Şeytan döndü, dedi:[/B] “Nasıl kandıramam? Ekser insanlara ve insanın meşhur âkıllerine Kur’ân’ı ve [B]Muhammed’i[/B] inkâr ettirdim.” [B]Elcevap[/B] [B]Evvelâ:[/B] Gayet uzak mesafeden bakılsa, en büyük şey, en küçük şey gibi görünebilir. Bir yıldız, bir mum kadar denilebilir. [B]Saniyen:[/B] Hem tebeî ve sathî bir nazarla bakılsa, gayet muhal birşey mümkün görünebilir. Bir zaman bir ihtiyar adam Ramazan hilâlini görmek için semâya bakmış. Gözüne bir beyaz kıl inmiş. O kılı ay zannetmiş, “Ayı gördüm” demiş. İşte, muhaldir ki, hilâl o beyaz kıl olsun. Fakat kasten ve bizzat aya baktığı ve o saçı tebeî ve dolayısıyla ve ikinci derecede göründüğü için, o muhali mümkün telâkki etmiş. [FONT=verdana][B]|Sözler - s.263-264| [/B][/FONT]ilaahir.. [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Risale-i Nurda Resülüllah
Risale-i Nur'da Hz. Muhammed (s.a.v.) Bahisleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst