Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur’da "Modernleşme"
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 106312" data-attributes="member: 10"><p><em><strong>Sual: <span style="color: purple">Sen eskiden Şarktaki bedevî aşâirde seyahat ettiğin vakit, onları medeniyet ve terakkiyata çok teşvik ediyordun. Neden kırk seneye yakındır medeniyet-i hâzıradan “mim’siz” di-yerek hayat-ı içtimaiyeden çekildin, inzivaya sokuldun?</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong>Elcevap: Medeniyet-i hâzıra-i garbiye, semavî kanun-u esasîlere muhalif olarak hareket ettiği için seyyiatı hasenâtına, hataları, zararları, fayda-larına râcih geldi. Medeniyetteki maksud-u hakikî olan istirahat-i umumiye ve saadet-i hayat-ı dünyeviye bozuldu. </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: red">İktisat, kanaat yerine israf ve sefahet; ve sa’y ve hizmet yerine tembellik ve istirahat meyli galebe çaldığından, biçâre beşeri hem gayet fakir, hem gayet tembel eyledi</span>. Semavî Kur’ân’ın kanun-u esasîsi<span style="font-size: 10px">, <img src="http://www.koprudergisi.com/issues/061/images/061_03.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span>ferman-ı esasîsiyle, <span style="color: red">“beşerin saadet-i hayatiyesi, iktisat ve sa’ye gayrette olduğunu ve onunla beşerin havas, avâm tabakası birbiriyle barışabilir</span>” diye Risâle-i Nur bu esası izâha binâen, kısa bir iki nükte söyleyeceğim: </strong></em></p><p> </p><p><em><strong>Birincisi: <span style="color: red">Bedevîlikte beşer üç dört şeye muhtaç oluyordu</span>. O üç dört hâcâtını tedarik etmeyen, on adette ancak ikisiydi. <span style="color: red">Şimdiki garp medeniyet-i zâlime-i hâzırası, su-i istimâlât ve israfât ve hevesâtı tehyic ve havâic-i gayr-ı zaruriyeyi, zarurî hâcâtlar hükmüne getirip görenek ve tiryakilik cihe-tiyle, şimdiki o medenî insanın tam muhtaç olduğu dört hâcâtı yerine, yirmi şeye bu zamanda muhtaç oluyor</span>.</strong></em></p><p> </p><p><em><strong><u> O yirmi hâcâtı tam helâl bir tarzda tedarik edecek, yirmiden ancak ikisi olabilir; on sekizi muhtaç hükmünde kalır.</u></strong></em></p><p> </p><p><em><strong> Demek, bu medeniyet-i hâzıra insanı çok fakir ediyor. O ihtiyaç cihetinde beşeri zulme, başka haram kazanmaya sevk etmiş. Biçare avâm ve havas tabakasını daima mübarezeye teşvik etmiş. </strong></em></p><p> </p><p><em><strong>Kur’ân’ın kanun-u esasîsi olan “vücub-u zekât, hurmet-i riba” vasıtasıyla avâmın havassa karşı itaatini ve havassın avâma karşı şefkatini temin eden o kudsî kanunu bırakıp burjuvaları zulme, fukaraları isyana sevk etmeye mecbur etmiş. İstirahat-i beşeriyeyi zîr ü zeber etti. </strong></em></p><p> </p><p><em><strong>İkinci nükte: Bu medeniyet-i hâzı-ranın harikaları, beşere birer nimet-i Rabbaniye olmasından, hakikî bir şükür ve menfaat-i beşerde istimali iktiza ettiği halde, şimdi görüyoruz ki,<span style="color: red"> ehemmiyetli bir kısım insanı tembelliğe ve sefahete ve sa’yi ve çalışmayı bırakıp istirahat içinde hevesâtı dinlemek meylini verdiği için, sa’yin şevkini kırıyor. Ve kanaatsizlik ve iktisatsızlık yoluyla sefahete, israfa, zulme, harama sevk ediyor. </span></strong></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><span style="color: darkred">Meselâ, Risâle-i Nur’daki Nur Anahtarının dediği gibi, radyo büyük bir nimet iken, maslahat-ı beşeriyeye sarf edilmekle bir mânevî şükür iktiza ettiği halde, beşte dördü hevesâta, lüzumsuz, mâlâyâni şeylere sarf edildiğinden, tembelliğe, radyo dinlemekle heveslenmeye sevk edip sa’yin şevkini kırıyor. Vazife-i hakikiyesini bırakıyor.</span> </span></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><strong>Hattâ <u>çok menfaatli olan bir kısım harika vesait</u>, sa’y ve amel ve hakikî maslahat-ı ihtiyac-ı beşeriyeye istimali lâzım gelirken, ben kendim gördüm, <u>ondan bir ikisi zarurî ihtiyâcâta sarf edilmeye mukabil, ondan sekizi keyif, hevesât, tenezzüh, tembelliğe mecbur ediyor</u>. Bu iki cüz’î misale binler mi-saller var. </strong></em></p><p> </p><p> </p><p><em><strong>Elhasıl: Medeniyet-i garbiye-i hâzıra, semavî dinleri tam dinlemediği için, beşeri hem fakir edip ihtiyacâtı ziyadeleştirmiş. İktisat ve kanaat esasını bozup israf ve hırs ve tamahı ziyade-leştirmeye, zulüm ve harama yol açmış. </strong></em></p><p> </p><p><em><strong>Hem beşeri vesait-i sefahete teşvik etmekle, o biçâre muhtaç beşeri tam tembelliğe atmış, sa’y ve amelin şevkini kırıyor. Hevesâta, sefahete sevk edip ömrünü faydasız zâyi ediyor. </strong></em></p><p> </p><p> </p><p><em><strong><u>Hem o muhtaç ve tembelleşmiş beşeri, hasta etmiş. Su-i istimâl ve israfâtla yüz nevi hastalığın sirayetine, intişarına vesile olmuş. </u></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: darkred">Hem üç şiddetli ihtiyaç ve meyl-i sefahet ve ölümü her vakit hatıra getiren kesretli hastalıklar ve dinsizlik cereyanlarının o medeniyetin içlerine yayılmasıyla intibaha gelip uyanmış beşerin gözü önünde ölümü idam-ı ebedî suretinde gösterip her vakit beşeri tehdit ediyor, bir nevi cehennem azâbı veriyor.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><span style="font-size: 15px">İşte bu dehşetli musibet-i beşeriyeye karşı Kur’ân-ı Hakîmin dört yüz milyon talebesinin intibahıyla ve içinde semavî, kudsî kanun-u esasîleriyle bin üç yüz sene evvel gösterdiği gibi, <span style="color: darkred">yine bu dört yüz milyonun kendi kudsî esasî kanunlarıyla beşerin bu üç dehşetli yarasını tedavi etmesini; ve eğer yakında kıyamet kopmazsa, beşerin hem sa-adet-i hayat-ı dünyeviyesini, hem saadet-i hayat-ı uhreviyesini kazandıracağını; ve ölümü, idam-ı ebedîden çıkarıp âlem-i nura bir terhis tezkeresi göstermesini; ve ondan çıkan medeni-yetin mehasini, seyyiatına tam galebe edeceğini; ve şimdiye kadar olduğu gibi dinin bir kısmını, medeniyetin bir kısmını kazanmak için rüşvet vermek değil, belki medeniyeti ona, o semavî kanunlara bir hizmetkâr, bir yardımcı edeceğini, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın işârât ve rumuzundan anlaşıldığı gibi, rahmet-i İlâhiyeden şimdiki uyanmış beşer bekliyor, yalvarıyor, arıyor. </span></span></em></p><p style="margin-left: 20px"></p><p style="text-align: right"><em><strong>Emirdağ Lahikası, s. 334, 335. </strong></em></p></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 106312, member: 10"] [I][B]Sual: [COLOR=purple]Sen eskiden Şarktaki bedevî aşâirde seyahat ettiğin vakit, onları medeniyet ve terakkiyata çok teşvik ediyordun. Neden kırk seneye yakındır medeniyet-i hâzıradan “mim’siz” di-yerek hayat-ı içtimaiyeden çekildin, inzivaya sokuldun?[/COLOR] [/B][/I] [B][/B] [I][B]Elcevap: Medeniyet-i hâzıra-i garbiye, semavî kanun-u esasîlere muhalif olarak hareket ettiği için seyyiatı hasenâtına, hataları, zararları, fayda-larına râcih geldi. Medeniyetteki maksud-u hakikî olan istirahat-i umumiye ve saadet-i hayat-ı dünyeviye bozuldu. [/B][/I] [I][B][COLOR=red]İktisat, kanaat yerine israf ve sefahet; ve sa’y ve hizmet yerine tembellik ve istirahat meyli galebe çaldığından, biçâre beşeri hem gayet fakir, hem gayet tembel eyledi[/COLOR]. Semavî Kur’ân’ın kanun-u esasîsi[SIZE=2], [IMG]http://www.koprudergisi.com/issues/061/images/061_03.gif[/IMG] [/SIZE]ferman-ı esasîsiyle, [COLOR=red]“beşerin saadet-i hayatiyesi, iktisat ve sa’ye gayrette olduğunu ve onunla beşerin havas, avâm tabakası birbiriyle barışabilir[/COLOR]” diye Risâle-i Nur bu esası izâha binâen, kısa bir iki nükte söyleyeceğim: [/B][/I] [B][/B] [I][B]Birincisi: [COLOR=red]Bedevîlikte beşer üç dört şeye muhtaç oluyordu[/COLOR]. O üç dört hâcâtını tedarik etmeyen, on adette ancak ikisiydi. [COLOR=red]Şimdiki garp medeniyet-i zâlime-i hâzırası, su-i istimâlât ve israfât ve hevesâtı tehyic ve havâic-i gayr-ı zaruriyeyi, zarurî hâcâtlar hükmüne getirip görenek ve tiryakilik cihe-tiyle, şimdiki o medenî insanın tam muhtaç olduğu dört hâcâtı yerine, yirmi şeye bu zamanda muhtaç oluyor[/COLOR].[/B][/I] [I][B][U] O yirmi hâcâtı tam helâl bir tarzda tedarik edecek, yirmiden ancak ikisi olabilir; on sekizi muhtaç hükmünde kalır.[/U][/B][/I] [I][B] Demek, bu medeniyet-i hâzıra insanı çok fakir ediyor. O ihtiyaç cihetinde beşeri zulme, başka haram kazanmaya sevk etmiş. Biçare avâm ve havas tabakasını daima mübarezeye teşvik etmiş. [/B][/I] [I][B]Kur’ân’ın kanun-u esasîsi olan “vücub-u zekât, hurmet-i riba” vasıtasıyla avâmın havassa karşı itaatini ve havassın avâma karşı şefkatini temin eden o kudsî kanunu bırakıp burjuvaları zulme, fukaraları isyana sevk etmeye mecbur etmiş. İstirahat-i beşeriyeyi zîr ü zeber etti. [/B][/I] [B][/B] [I][B]İkinci nükte: Bu medeniyet-i hâzı-ranın harikaları, beşere birer nimet-i Rabbaniye olmasından, hakikî bir şükür ve menfaat-i beşerde istimali iktiza ettiği halde, şimdi görüyoruz ki,[COLOR=red] ehemmiyetli bir kısım insanı tembelliğe ve sefahete ve sa’yi ve çalışmayı bırakıp istirahat içinde hevesâtı dinlemek meylini verdiği için, sa’yin şevkini kırıyor. Ve kanaatsizlik ve iktisatsızlık yoluyla sefahete, israfa, zulme, harama sevk ediyor. [/COLOR][/B][/I] [B][I][COLOR=#ff0000][/COLOR][/I][/B] [B][I][COLOR=#ff0000][/COLOR][/I][/B] [I][SIZE=4][COLOR=darkorchid][COLOR=darkred]Meselâ, Risâle-i Nur’daki Nur Anahtarının dediği gibi, radyo büyük bir nimet iken, maslahat-ı beşeriyeye sarf edilmekle bir mânevî şükür iktiza ettiği halde, beşte dördü hevesâta, lüzumsuz, mâlâyâni şeylere sarf edildiğinden, tembelliğe, radyo dinlemekle heveslenmeye sevk edip sa’yin şevkini kırıyor. Vazife-i hakikiyesini bırakıyor.[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=#9932cc][/COLOR][/SIZE][/I] [I][SIZE=4][COLOR=#9932cc][/COLOR][/SIZE][/I] [I][B]Hattâ [U]çok menfaatli olan bir kısım harika vesait[/U], sa’y ve amel ve hakikî maslahat-ı ihtiyac-ı beşeriyeye istimali lâzım gelirken, ben kendim gördüm, [U]ondan bir ikisi zarurî ihtiyâcâta sarf edilmeye mukabil, ondan sekizi keyif, hevesât, tenezzüh, tembelliğe mecbur ediyor[/U]. Bu iki cüz’î misale binler mi-saller var. [/B][/I] [B][/B] [B][/B] [I][B]Elhasıl: Medeniyet-i garbiye-i hâzıra, semavî dinleri tam dinlemediği için, beşeri hem fakir edip ihtiyacâtı ziyadeleştirmiş. İktisat ve kanaat esasını bozup israf ve hırs ve tamahı ziyade-leştirmeye, zulüm ve harama yol açmış. [/B][/I] [B][/B] [I][B]Hem beşeri vesait-i sefahete teşvik etmekle, o biçâre muhtaç beşeri tam tembelliğe atmış, sa’y ve amelin şevkini kırıyor. Hevesâta, sefahete sevk edip ömrünü faydasız zâyi ediyor. [/B][/I] [B][/B] [B][/B] [I][B][U]Hem o muhtaç ve tembelleşmiş beşeri, hasta etmiş. Su-i istimâl ve israfâtla yüz nevi hastalığın sirayetine, intişarına vesile olmuş. [/U][/B][/I] [B][I][/I][/B] [I][B][COLOR=darkred]Hem üç şiddetli ihtiyaç ve meyl-i sefahet ve ölümü her vakit hatıra getiren kesretli hastalıklar ve dinsizlik cereyanlarının o medeniyetin içlerine yayılmasıyla intibaha gelip uyanmış beşerin gözü önünde ölümü idam-ı ebedî suretinde gösterip her vakit beşeri tehdit ediyor, bir nevi cehennem azâbı veriyor.[/COLOR] [/B][/I] [B][/B] [I][SIZE=4]İşte bu dehşetli musibet-i beşeriyeye karşı Kur’ân-ı Hakîmin dört yüz milyon talebesinin intibahıyla ve içinde semavî, kudsî kanun-u esasîleriyle bin üç yüz sene evvel gösterdiği gibi, [COLOR=darkred]yine bu dört yüz milyonun kendi kudsî esasî kanunlarıyla beşerin bu üç dehşetli yarasını tedavi etmesini; ve eğer yakında kıyamet kopmazsa, beşerin hem sa-adet-i hayat-ı dünyeviyesini, hem saadet-i hayat-ı uhreviyesini kazandıracağını; ve ölümü, idam-ı ebedîden çıkarıp âlem-i nura bir terhis tezkeresi göstermesini; ve ondan çıkan medeni-yetin mehasini, seyyiatına tam galebe edeceğini; ve şimdiye kadar olduğu gibi dinin bir kısmını, medeniyetin bir kısmını kazanmak için rüşvet vermek değil, belki medeniyeti ona, o semavî kanunlara bir hizmetkâr, bir yardımcı edeceğini, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın işârât ve rumuzundan anlaşıldığı gibi, rahmet-i İlâhiyeden şimdiki uyanmış beşer bekliyor, yalvarıyor, arıyor. [/COLOR][/SIZE][/I] [INDENT] [RIGHT][I][B]Emirdağ Lahikası, s. 334, 335. [/B][/I][/RIGHT] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur’da "Modernleşme"
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst