Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur'da Ordu ve Asker
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 172615" data-attributes="member: 27"><p>Bir müdde i umuminin Mustafa Kemal'e dostluğu taassubuyla, kanunsuz ve lüzumsuz ve yanlış itiraz ve sualleri, beni bu saded harici gibi izahatı vermeye mecbur eyledi. Ben onun, adliye kanunu namına tamamen şahsî ve kanunsuz bir sözünü misal olarak beyan ediyorum. </p><p></p><p> <span style="color: DarkGreen"><strong>Dedi:</strong> "Beşinci Şua'da sen, hiç kalben nedamet etmedin mi ki, onu rakıdan ve şaraptan su tulumbası gibi tabirlerle tezyif etmissin?"</span> </p><p></p><p> Ben onun, bütün bütün manasız ve yanlış ve dostluk taassubuna mukabil derim: </p><p></p><p> <span style="color: Blue">"Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona verilmez; <strong>yalnız, onun bir hissesi olabilir.</strong> Nasıl ki ordunun ganimeti, malları, erzakları bir kumandana verilse zulümdür, dehşetli bir haksızlıktır." </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> Evet, nasıl o insafsız, o çok kusurlu adamı sevmemekle beni ittiham etti, adeta vatan haini yaptı; ben de onu, orduyu sevmemekle ittiham ediyorum. </p><p><strong>Çünkü, bütün şerefi ve manevi ganimeti, o dostuna verip, orduyu şerefsiz bırakıyor.</strong> </p><p>Hakikat ise; <strong>müsbet şeyler, haseneler, iyilikler cemaate, orduya tevzi edilir ve menfiler ve tahribat ve kusurlar başa verilir. </strong></p><p>Çünkü, birşeyin vücudu, bütün şeraitin ve erkânının vücudu ile olur ki; kumandan yalnız bir şarttır. </p><p>Ve o şeyin ademi ve bozulması ise, bir şartın ademi ile ve bir rüknün bozulması ile olur, mahvolur, bozulur. </p><p>O fenalık başa ve reise verilebilir. İyilikler ve hesaneler, ekseriyetle müsbet ve vücudîdir; başlar, sahip çıkamazlar. </p><p>Fenalıklar ve kusurlar, ademîdir ve tahribîdir; reisler mes'ul olurlar. </p><p>Hak ve hakikat böyle iken, nasıl ki bir aşiret fütuhat yapsa, <span style="color: Blue">"Aferin Hasan Ağa,"</span> mağlup olsa, <span style="color: Blue">"Aşirete tuh !"</span> diye, aşiret tezyif edilse, bütün bütün hakikatin aksine hükmedilir; </p><p>aynen öyle de, beni ittiham eden o muddei bütün bütün hak ve hakikatin aksine bir hatasıyla, güya adliye namına hükmetti. </p><p>Aynen bunun hatası gibi, Eski Harb-i Umumiden biraz evvel, ben Van'da iken, bazı dindar ve müttaki zatlar yanıma geldiler, dediler ki: </p><p></p><p> <strong><span style="color: DarkGreen">"Bazı kumandanlarda dinsizlik olu-yor, gel bize iştirak et. Biz bu reislere isyan edeceğiz." </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkGreen"></span></strong></p><p><strong>Ben de dedim: </strong><span style="color: Blue">"O fenalıklar ve o dinsizlikler, o gibi kumandanlara mahsustur; ordu onun ile mes'ul olmaz. <strong>Bu Osmanlı ordusunda belki yüz bin evliya var.</strong> <strong>Ben bu orduya karşı kılınç çekmem ve size iştirak etmem." </strong></span></p><p><span style="color: Blue"><strong></strong></span></p><p></p><p> O zatlar benden ayrıldılar, kılınç çektiler; neticesiz Bitlis hadisesi vücuda geldi. </p><p>Az zaman sonra, Harb i Umumi patladı; o ordu, din namına iştirak etti, cihada girdi. </p><p>O ordudan yüz bin şe-hidler evliya mertebesine çıkıp, beni o davamda tasdik edip, kanlarıyla velayet fermanlarını imzaladılar. <p style="margin-left: 20px"><p style="text-align: left"> </p> <p style="text-align: left"><u><span style="color: DarkGreen"><em>Şualar, s. 315 </em></span></u></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 172615, member: 27"] Bir müdde i umuminin Mustafa Kemal'e dostluğu taassubuyla, kanunsuz ve lüzumsuz ve yanlış itiraz ve sualleri, beni bu saded harici gibi izahatı vermeye mecbur eyledi. Ben onun, adliye kanunu namına tamamen şahsî ve kanunsuz bir sözünü misal olarak beyan ediyorum. [COLOR=DarkGreen][B]Dedi:[/B] "Beşinci Şua'da sen, hiç kalben nedamet etmedin mi ki, onu rakıdan ve şaraptan su tulumbası gibi tabirlerle tezyif etmissin?"[/COLOR] Ben onun, bütün bütün manasız ve yanlış ve dostluk taassubuna mukabil derim: [COLOR=Blue]"Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona verilmez; [B]yalnız, onun bir hissesi olabilir.[/B] Nasıl ki ordunun ganimeti, malları, erzakları bir kumandana verilse zulümdür, dehşetli bir haksızlıktır." [/COLOR][COLOR=Blue] [/COLOR] Evet, nasıl o insafsız, o çok kusurlu adamı sevmemekle beni ittiham etti, adeta vatan haini yaptı; ben de onu, orduyu sevmemekle ittiham ediyorum. [B]Çünkü, bütün şerefi ve manevi ganimeti, o dostuna verip, orduyu şerefsiz bırakıyor.[/B] Hakikat ise; [B]müsbet şeyler, haseneler, iyilikler cemaate, orduya tevzi edilir ve menfiler ve tahribat ve kusurlar başa verilir. [/B] Çünkü, birşeyin vücudu, bütün şeraitin ve erkânının vücudu ile olur ki; kumandan yalnız bir şarttır. Ve o şeyin ademi ve bozulması ise, bir şartın ademi ile ve bir rüknün bozulması ile olur, mahvolur, bozulur. O fenalık başa ve reise verilebilir. İyilikler ve hesaneler, ekseriyetle müsbet ve vücudîdir; başlar, sahip çıkamazlar. Fenalıklar ve kusurlar, ademîdir ve tahribîdir; reisler mes'ul olurlar. Hak ve hakikat böyle iken, nasıl ki bir aşiret fütuhat yapsa, [COLOR=Blue]"Aferin Hasan Ağa,"[/COLOR] mağlup olsa, [COLOR=Blue]"Aşirete tuh !"[/COLOR] diye, aşiret tezyif edilse, bütün bütün hakikatin aksine hükmedilir; aynen öyle de, beni ittiham eden o muddei bütün bütün hak ve hakikatin aksine bir hatasıyla, güya adliye namına hükmetti. Aynen bunun hatası gibi, Eski Harb-i Umumiden biraz evvel, ben Van'da iken, bazı dindar ve müttaki zatlar yanıma geldiler, dediler ki: [B][COLOR=DarkGreen]"Bazı kumandanlarda dinsizlik olu-yor, gel bize iştirak et. Biz bu reislere isyan edeceğiz." [/COLOR][/B] [B]Ben de dedim: [/B][COLOR=Blue]"O fenalıklar ve o dinsizlikler, o gibi kumandanlara mahsustur; ordu onun ile mes'ul olmaz. [B]Bu Osmanlı ordusunda belki yüz bin evliya var.[/B] [B]Ben bu orduya karşı kılınç çekmem ve size iştirak etmem." [/B][/COLOR] O zatlar benden ayrıldılar, kılınç çektiler; neticesiz Bitlis hadisesi vücuda geldi. Az zaman sonra, Harb i Umumi patladı; o ordu, din namına iştirak etti, cihada girdi. O ordudan yüz bin şe-hidler evliya mertebesine çıkıp, beni o davamda tasdik edip, kanlarıyla velayet fermanlarını imzaladılar. [INDENT][LEFT] [U][COLOR=DarkGreen][I]Şualar, s. 315 [/I][/COLOR][/U][/LEFT] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nur'da Ordu ve Asker
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst