Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nurdan Temsiller,Menkıbeler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 53008" data-attributes="member: 1"><p><strong>Kainata Meydan Okuyabilir mi ?</strong></p><p></p><p></p><p></p><p> Evet ...</p><p> Ustad bediüzzaman risale-i nurda bize halıkımızı tanıtan buyuk eserlerden biri olan Resulu zişan a.s.v. efendimizden bahsederken ; ondokuzuncu sözde :</p><p></p><p> "Eğer istersen gel Asr-ı Saadet'e, Ceziret-ül Arab'a gideriz. Hayâlen olsun onu vazife başında görüp ziyaret ederiz. İşte bak: Hüsn-ü sîret ve cemâl-i sûret ile mümtaz bir zâtı görüyoruz ki; elinde mu'ciznümâ bir kitab, lisanında hakaik-âşina bir hitab, bütün benî-Âdeme, belki cin ve inse ve meleğe, belki bütün mevcûdata karşı bir hutbe-i ezeliyeyi tebliğ ediyor."</p><p></p><p></p><p> Evet bizlerde hayalen azda olsa o devre gittiğimizde göreceğiz ki ; en vahşi bir toplumda ve adetlerine o derece bağlılarki kızlarını dir dir toprağa göme biliyorlar. Arena sahalarında insanları yabani hayvanlara parcalatmayı eğlence sanan bir toplum o toplumda bir tek kişi bütün onların o vahsi , adaletsiz, insanlıkdan uzak adetlerine hatta körü körüne bağlı olmalarına rağmen, hatta adetleri uğruna kız cocuklarını kendi elleri ile öldürebilecek bir topluma ; sadece kalbindeki Allaha olan inanc ile meydan okuyor. Ve iman ateşi on dört asırdır yanıyor ve hic sönmemiş ve butun kainatın dinsizliğe meydan okumuş...İşde bu sözler insanlar içindi Ustad kainatı demesiyle demekki sadece insanlara değil diğer mahlukatlara dahi meydan okuyabilir. Resulu zişan a.s.v. efendimizin cinlerede peygamber olması gibi..</p><p></p><p> İşde eğer bir kalb Allaha inancı tam olur ise; ihlas risalesinde dendiği gibi :</p><p></p><p> "Ey âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur'aniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususen uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatcı, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-ı hakikat, en makbul bir duâ-yı mânevî, en kerametli bir vesîle-i makasıd, en yüksek bir haslet, en sâfî bir ubûdiyet: İhlâstır. "</p><p>....ve yine ileriki kısımlarında :</p><p></p><p> "Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk reddetse te'siri yok."</p><p></p><p>...ve yine mesnevi nuriyede :</p><p></p><p> " Birisi âmiyâne tevhiddir ki: “Allah'ın şeriki yok ve bu kâinat Onun mülküdür.” der. Bu kısım tevhid sahiblerinin fikirce gaflet ve dalâlete düşmeleri korkusu vardır.</p><p></p><p> İkincisi hakikî tevhiddir ki: “Allah birdir, mülk Onundur, vücud Onundur, her şey Onundur.” der; lâyetezelzel bir itikada sahibdirler. Bu kısım tevhid sahibleri, her şeyin üstünde Cenâb-ı Hakk'ın sikkesini görür ve her şeyin cebhesinde bulunan mührünü, damgasını okur. Ve bu sayede huzurî bir tevhid melekesi mâliki olurlar ki, dalalet ve evhamın taarruzundan kurtulurlar."</p><p></p><p>... ve yine yirmi ücüncü sözde :</p><p></p><p> "«Tevekkeltü alallah» der, sefine-i hayatta Kemâl-i emniyetle hâdisâtın dağlarvârî dalgaları içinde seyran eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak'ın yed-i kudretine emanet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta istirahat eder. Sonra saadet-i ebediyeye girmek için Cennet'e uçabilir. Yoksa tevekkül etmezse, dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i sâfilîne çeker. Demek îmân tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder."</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 53008, member: 1"] [b]Kainata Meydan Okuyabilir mi ?[/b] Evet ... Ustad bediüzzaman risale-i nurda bize halıkımızı tanıtan buyuk eserlerden biri olan Resulu zişan a.s.v. efendimizden bahsederken ; ondokuzuncu sözde : "Eğer istersen gel Asr-ı Saadet'e, Ceziret-ül Arab'a gideriz. Hayâlen olsun onu vazife başında görüp ziyaret ederiz. İşte bak: Hüsn-ü sîret ve cemâl-i sûret ile mümtaz bir zâtı görüyoruz ki; elinde mu'ciznümâ bir kitab, lisanında hakaik-âşina bir hitab, bütün benî-Âdeme, belki cin ve inse ve meleğe, belki bütün mevcûdata karşı bir hutbe-i ezeliyeyi tebliğ ediyor." Evet bizlerde hayalen azda olsa o devre gittiğimizde göreceğiz ki ; en vahşi bir toplumda ve adetlerine o derece bağlılarki kızlarını dir dir toprağa göme biliyorlar. Arena sahalarında insanları yabani hayvanlara parcalatmayı eğlence sanan bir toplum o toplumda bir tek kişi bütün onların o vahsi , adaletsiz, insanlıkdan uzak adetlerine hatta körü körüne bağlı olmalarına rağmen, hatta adetleri uğruna kız cocuklarını kendi elleri ile öldürebilecek bir topluma ; sadece kalbindeki Allaha olan inanc ile meydan okuyor. Ve iman ateşi on dört asırdır yanıyor ve hic sönmemiş ve butun kainatın dinsizliğe meydan okumuş...İşde bu sözler insanlar içindi Ustad kainatı demesiyle demekki sadece insanlara değil diğer mahlukatlara dahi meydan okuyabilir. Resulu zişan a.s.v. efendimizin cinlerede peygamber olması gibi.. İşde eğer bir kalb Allaha inancı tam olur ise; ihlas risalesinde dendiği gibi : "Ey âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur'aniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususen uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatcı, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-ı hakikat, en makbul bir duâ-yı mânevî, en kerametli bir vesîle-i makasıd, en yüksek bir haslet, en sâfî bir ubûdiyet: İhlâstır. " ....ve yine ileriki kısımlarında : "Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk reddetse te'siri yok." ...ve yine mesnevi nuriyede : " Birisi âmiyâne tevhiddir ki: “Allah'ın şeriki yok ve bu kâinat Onun mülküdür.” der. Bu kısım tevhid sahiblerinin fikirce gaflet ve dalâlete düşmeleri korkusu vardır. İkincisi hakikî tevhiddir ki: “Allah birdir, mülk Onundur, vücud Onundur, her şey Onundur.” der; lâyetezelzel bir itikada sahibdirler. Bu kısım tevhid sahibleri, her şeyin üstünde Cenâb-ı Hakk'ın sikkesini görür ve her şeyin cebhesinde bulunan mührünü, damgasını okur. Ve bu sayede huzurî bir tevhid melekesi mâliki olurlar ki, dalalet ve evhamın taarruzundan kurtulurlar." ... ve yine yirmi ücüncü sözde : "«Tevekkeltü alallah» der, sefine-i hayatta Kemâl-i emniyetle hâdisâtın dağlarvârî dalgaları içinde seyran eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak'ın yed-i kudretine emanet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta istirahat eder. Sonra saadet-i ebediyeye girmek için Cennet'e uçabilir. Yoksa tevekkül etmezse, dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i sâfilîne çeker. Demek îmân tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder." [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Risale-i Nurdan Temsiller,Menkıbeler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst