Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i nurdan vecizeler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="beyzkardelen" data-source="post: 34817" data-attributes="member: 1428"><p><strong>Nurdan vecizeler</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba'-ı Kur'andır</span>.<span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-size: 15px">2-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Azametli bahtsız bir kıt'anın, şanlı tali'siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">3-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dava-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira herşey, herşeyle bağlıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">4-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Haşirde bütün zevi-l ervahın ihyası; mevt-âlûd bir nevm ile kışta uyuşmuş bir sineğin baharda ihya ve inşasından kudrete daha ağır olamaz. Zira kudret-i ezeliye zâtiyedir; tegayyür edemez, acz tahallül edemez, avaik tedahül edemez. Onda meratib olamaz, herşey ona nisbeten birdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">5-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Sivrisineğin gözünü halkeden, Güneş'i dahi o halketmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">6-</span> Pirenin midesini tanzim eden, Manzu<span style="font-family: 'Times New Roman'">me-i Şemsiyeyi de o tanzim etmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">7-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Kâinatın te'lifinde öyle bir i'caz var ki; bütün esbab-ı tabiiye farz-ı muhal olarak muktedir birer fâil-i muhtar olsalar, yine kemal-i acz ile o i'caza karşı secde ederek </span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #ff00ff">SUBHANEKE LA KUDRETE LENA İNNEKE ENTEL AZİZÜL HAKİM</span></span> diyeceklerdir.</span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-size: 15px">8-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Esbaba tesir-i hakikî verilmemiş, vahdet ve celal öyle ister. Lâkin mülk cihetinde esbab dest-i kudrete perde olmuştur, izzet ve azamet öyle ister. Tâ nazar-ı zahirde, dest-i kudret mülk cihetindeki umûr-u hasise ile mübaşir görül</span>mesin.</span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-size: 15px">9-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Mahall-i taalluk-u kudret olan herşeydeki melekûtiyet ciheti şeffaftır, nezihtir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">10-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Âlem-i şehadet, avalim-ül guyub üstünde tenteneli bir perdedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">11-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Bir noktayı tam yerinde icad etmek için, bütün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı mütenahî lâzımdır. Zira şu kitab-ı kebir-i kâinatın herbir harfinin, bahusus zîhayat herbir harfinin, herbir cümlesine müteveccih birer yüzü, nâzır birer gözü vardır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">12-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Meşhurdur ki: Hilâl-i îde bakarlardı. Kimse birşey görmedi. İhtiyar bir zât yemin ederek "Hilâli gördüm." dedi. Halbuki gördüğü hilâl değil, kirpiğinin tekavvüs etmiş beyaz bir kılı idi. O kıl nerede? Kamer nerede? Harekât-ı zerrat nerede? Fâil-i teşkil-i enva' nerede?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">13-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Tabiat, misalî bir matbaadır, tâbi' değil; nakıştır, nakkaş değil; kabildir, fâil değil; mistardır, masdar değil; nizamdır, nâzım değil; kanundur, kudret değil; şeriat-ı iradiyedir, hakikat-ı hariciye değil.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">14-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-ı cazibedarın cezbesiyledir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">15-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Fıtrat yalan söylemez. Bir çekirdekteki meyelan-ı nümuvv der: "Ben sünbülleneceğim, meyve vereceğim." Doğru söyler. Yumurtada bir meyelan-ı hayat var. Der: "Piliç olacağım." Biiznillah olur. Doğru söyler. Bir avuç su, meyelan-ı incimad ile der: "Fazla yer tutacağım." Metin de</span>m<span style="font-family: 'Times New Roman'">ir onu yalan çıkaramaz; sözünün doğruluğu demiri parçalar. Şu meyelanlar, iradeden gelen evamir-i tekviniyenin tecellileridir, cilveleridir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">16-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Karıncayı emirsiz, arıyı ya'subsuz bırakmayan kudret-i ezeliye; elbette beşeri nebisiz bırakmaz. Âlem-i şehadetteki insanlara inşikak-ı Kamer, bir mu'cize-i Ahmediye (A.S.M.) olduğu gibi, mi'rac dahi âlem-i melekûttaki melaike ve ruhaniyata karşı bir mu'cize-i kübra-yı Ahmediyedir ki; nübüvvetinin velayeti bu keramet-i bahire ile isbat edilmiştir ve o parlak zât, </span>b<span style="font-family: 'Times New Roman'">erk ve Kamer gibi melekûtta şu'le-feşan olmuştur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">17-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Kelime-i şehadetin iki kelâmı birbirine şahiddir. Birincisi ikincisine bürhan-ı limmîdir; ikincisi birincisine bürhan-ı innîdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">18-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi herşeye mâlik eder.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">19-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Ruh, bir kanun-u zîvücud-u haricîdir, bir namus-u zîşuurdur. Sabit ve daim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi âlem-i emirden, sıfat-ı iradeden gelmiş, kudret ona vücud-u hissî giydirmiştir. Bir seyyale-i latifeyi o cevhere sadef etmiştir. Mevcud ruh, makul kanunun kardeşidir. İkisi hem daimî, hem âlem-i emirden gelmişlerdir. Şayet nevilerdeki kanunlara kudret-i ezeliye bir vücud-u haricî giydirseydi, ruh olurdu. Eğer ruh, vücudu çıkarsa, şuuru başından indirse, yin</span>e lâyemut bir kanun olurdu.</span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-size: 15px">20-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Ziya ile mevcudat görünür, hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Herbirisi birer keşşaftır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">21-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Nasraniyet, ya intifa veya ıstıfa edip İslâmiyet'e karşı terk-i silâh edecektir. Nasraniyet birkaç defa yırtıldı, protestanlığa geldi. Protestanlık da yırtıldı, tevhide yaklaştı. Tekrar yırtılmağa hazırlanıyor. Ya intifa bulup sönecek veya hakikî Nasraniyetin esasını câmi' olan hakaik-i İslâmiyeyi karşısında görecek, teslim olacaktır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">İşte bu sırr-ı azîme, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm işaret etmiştir ki: "Hazret-i İsa nâzil olup gelecek, ümmetimden olacak, şeriatımla amel edecektir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">22-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Cumhur-u avamı, bürhandan ziyade, me'hazdaki kudsiyet imtisale sevkeder.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">23-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Şeriatın yüzde doksanı -zaruriyat ve müsellemat-ı diniye- birer elmas sütundur. Mesail-i içtihadiye-i hilafiye, yüzde ondur. Doksan elmas sütun, on altunun himayesine verilmez. Kitablar ve içtihadlar Kur'ana dûrbîn olmalı, âyine olmalı; gölge ve vekil olmamalı!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">24-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Her müstaid; nefsi için içtihad edebilir, teşri'</span> edemez.</span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-size: 15px">25-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Bir fikre davet, cumhur-u ülemanın kabulüne vâbestedir. Yoksa davet bid'attır, reddedilir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">26-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazan bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikatı kazarken, ihtiyarsız dalalet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">27-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Birbirinden eşeff ve eltaf, kudretin çok âyineleri vardır; sudan havaya, havadan esîre, esîrden âlem-i misale, âlem-i misalden âlem-i ervaha, hattâ zamana, fikre tenevvü' ediyor. Hava âyinesinde bir kelime milyonlar kelimat olur. Kalem-i kudret, şu sırr-ı tenasülü pek acib istinsah ediyor. İn'ikas, ya hüviyeti veya hüviyetle mahiyeti tutar. Kesifin timsalleri birer meyyit-i müteharriktir. Bir ruh-u nuranînin kendi âyinelerinde olan timsalleri, birer ha</span>y<span style="font-family: 'Times New Roman'">y-ı murtabıttır; aynı olmasa da, gayrı da değildir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">28-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Şems hareket-i mihveriyesiyle silkinse, meyveleri düşmez; silkinmezse, yemişleri olan seyyarat düşüp dağılacaktır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">29-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Nur-u fikir, ziya-yı kalb ile ışıklanıp mezcolmazsa, zulmettir, zulüm fışkırır. Gözün muzlim nehar-ı ebyazı, muzii </span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #ff0000">(Haşiye)</span></span></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> leyle-i süveyda ile mezcolmazsa basarsız olduğu gibi, fikret-i beyzada süveyda-i kalb bulunmazsa, basiretsizdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 9px"><span style="color: #ff0000">(Haşiye)</span></span></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ff0000">:</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Meali: Gözün gündüze benzeyen beyazı, geceye benzeyen siyahlığıyla beraber olmazsa; göz, g</span><span style="font-family: 'Arial'">öz olmaz.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-size: 15px">30-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> İlimde iz'an-ı kalb olmazsa, cehildir. İltizam başka, itikad başkadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">31-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Bâtıl şeyleri iyice tasvir, safi zihinleri idlâldir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">32-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Âlim-i mürşid, koyun olmalı; kuş olmamalı. Koyun, kuzusuna süt; kuş, yavrusuna kay verir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">33-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Bir şey'in vücudu, bütün eczasının vücuduna vâbestedir. Ademi ise, bir cüz'ünün ademiyle olduğundan; zaîf adam, iktidarını göstermek için tahrib tarafdarı oluyor, müsbet yerine menfîce hareket ediyor.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">34-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuv</span>vetle imtizac etmezse cumhur-u avamda müsmir olamaz.</span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-size: 15px">35-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş; hıyanet, hamiyet libasını giymiş; cihada bagy ismi takılmış, esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">36-</span> Menfaat üzerine dönen si<span style="font-family: 'Times New Roman'">yaset, canavardır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">37-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Aç canavara karşı tahabbüb; merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">38-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Zaman gösterdi ki: Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değil.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">39-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu' ve mahviyet iken; tahakküm ve tekebbüre sebeb olmuştur. Fukaranın aczi, avamın fakrı sebeb-i merhamet ve ihsan iken; esaret ve mahkûmiyetlerine müncer olmuştur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="font-size: 15px">40-</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Bir şeyde mehasin ve şeref hasıl oldukça, havassa peşkeş ederler; seyyiat olsa, </span>avama taksim ederler.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="beyzkardelen, post: 34817, member: 1428"] [b]Nurdan vecizeler[/b] [SIZE="4"][FONT=Times New Roman]Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba'-ı Kur'andır[/FONT].[SIZE=4] 2-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Azametli bahtsız bir kıt'anın, şanlı tali'siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır. [/FONT][SIZE=4]3-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dava-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira herşey, herşeyle bağlıdır. [/FONT][SIZE=4]4-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Haşirde bütün zevi-l ervahın ihyası; mevt-âlûd bir nevm ile kışta uyuşmuş bir sineğin baharda ihya ve inşasından kudrete daha ağır olamaz. Zira kudret-i ezeliye zâtiyedir; tegayyür edemez, acz tahallül edemez, avaik tedahül edemez. Onda meratib olamaz, herşey ona nisbeten birdir. [/FONT][SIZE=4]5-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Sivrisineğin gözünü halkeden, Güneş'i dahi o halketmiştir. [/FONT][SIZE=4]6-[/SIZE] Pirenin midesini tanzim eden, Manzu[FONT=Times New Roman]me-i Şemsiyeyi de o tanzim etmiştir. [/FONT][SIZE=4]7-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Kâinatın te'lifinde öyle bir i'caz var ki; bütün esbab-ı tabiiye farz-ı muhal olarak muktedir birer fâil-i muhtar olsalar, yine kemal-i acz ile o i'caza karşı secde ederek [/FONT][FONT=Times New Roman][COLOR=#ff00ff]SUBHANEKE LA KUDRETE LENA İNNEKE ENTEL AZİZÜL HAKİM[/COLOR][/FONT] diyeceklerdir. [SIZE=4]8-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Esbaba tesir-i hakikî verilmemiş, vahdet ve celal öyle ister. Lâkin mülk cihetinde esbab dest-i kudrete perde olmuştur, izzet ve azamet öyle ister. Tâ nazar-ı zahirde, dest-i kudret mülk cihetindeki umûr-u hasise ile mübaşir görül[/FONT]mesin. [SIZE=4]9-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Mahall-i taalluk-u kudret olan herşeydeki melekûtiyet ciheti şeffaftır, nezihtir. [/FONT][SIZE=4]10-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Âlem-i şehadet, avalim-ül guyub üstünde tenteneli bir perdedir. [/FONT][SIZE=4]11-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Bir noktayı tam yerinde icad etmek için, bütün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı mütenahî lâzımdır. Zira şu kitab-ı kebir-i kâinatın herbir harfinin, bahusus zîhayat herbir harfinin, herbir cümlesine müteveccih birer yüzü, nâzır birer gözü vardır. [/FONT][SIZE=4]12-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Meşhurdur ki: Hilâl-i îde bakarlardı. Kimse birşey görmedi. İhtiyar bir zât yemin ederek "Hilâli gördüm." dedi. Halbuki gördüğü hilâl değil, kirpiğinin tekavvüs etmiş beyaz bir kılı idi. O kıl nerede? Kamer nerede? Harekât-ı zerrat nerede? Fâil-i teşkil-i enva' nerede? [/FONT][SIZE=4]13-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Tabiat, misalî bir matbaadır, tâbi' değil; nakıştır, nakkaş değil; kabildir, fâil değil; mistardır, masdar değil; nizamdır, nâzım değil; kanundur, kudret değil; şeriat-ı iradiyedir, hakikat-ı hariciye değil. [/FONT][SIZE=4]14-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-ı cazibedarın cezbesiyledir. [/FONT][SIZE=4]15-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Fıtrat yalan söylemez. Bir çekirdekteki meyelan-ı nümuvv der: "Ben sünbülleneceğim, meyve vereceğim." Doğru söyler. Yumurtada bir meyelan-ı hayat var. Der: "Piliç olacağım." Biiznillah olur. Doğru söyler. Bir avuç su, meyelan-ı incimad ile der: "Fazla yer tutacağım." Metin de[/FONT]m[FONT=Times New Roman]ir onu yalan çıkaramaz; sözünün doğruluğu demiri parçalar. Şu meyelanlar, iradeden gelen evamir-i tekviniyenin tecellileridir, cilveleridir. [/FONT][SIZE=4]16-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Karıncayı emirsiz, arıyı ya'subsuz bırakmayan kudret-i ezeliye; elbette beşeri nebisiz bırakmaz. Âlem-i şehadetteki insanlara inşikak-ı Kamer, bir mu'cize-i Ahmediye (A.S.M.) olduğu gibi, mi'rac dahi âlem-i melekûttaki melaike ve ruhaniyata karşı bir mu'cize-i kübra-yı Ahmediyedir ki; nübüvvetinin velayeti bu keramet-i bahire ile isbat edilmiştir ve o parlak zât, [/FONT]b[FONT=Times New Roman]erk ve Kamer gibi melekûtta şu'le-feşan olmuştur. [/FONT][SIZE=4]17-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Kelime-i şehadetin iki kelâmı birbirine şahiddir. Birincisi ikincisine bürhan-ı limmîdir; ikincisi birincisine bürhan-ı innîdir. [/FONT][SIZE=4]18-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi herşeye mâlik eder. [/FONT][SIZE=4]19-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Ruh, bir kanun-u zîvücud-u haricîdir, bir namus-u zîşuurdur. Sabit ve daim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi âlem-i emirden, sıfat-ı iradeden gelmiş, kudret ona vücud-u hissî giydirmiştir. Bir seyyale-i latifeyi o cevhere sadef etmiştir. Mevcud ruh, makul kanunun kardeşidir. İkisi hem daimî, hem âlem-i emirden gelmişlerdir. Şayet nevilerdeki kanunlara kudret-i ezeliye bir vücud-u haricî giydirseydi, ruh olurdu. Eğer ruh, vücudu çıkarsa, şuuru başından indirse, yin[/FONT]e lâyemut bir kanun olurdu. [SIZE=4]20-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Ziya ile mevcudat görünür, hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Herbirisi birer keşşaftır. [/FONT][SIZE=4]21-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Nasraniyet, ya intifa veya ıstıfa edip İslâmiyet'e karşı terk-i silâh edecektir. Nasraniyet birkaç defa yırtıldı, protestanlığa geldi. Protestanlık da yırtıldı, tevhide yaklaştı. Tekrar yırtılmağa hazırlanıyor. Ya intifa bulup sönecek veya hakikî Nasraniyetin esasını câmi' olan hakaik-i İslâmiyeyi karşısında görecek, teslim olacaktır. İşte bu sırr-ı azîme, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm işaret etmiştir ki: "Hazret-i İsa nâzil olup gelecek, ümmetimden olacak, şeriatımla amel edecektir." [/FONT][SIZE=4]22-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Cumhur-u avamı, bürhandan ziyade, me'hazdaki kudsiyet imtisale sevkeder. [/FONT][SIZE=4]23-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Şeriatın yüzde doksanı -zaruriyat ve müsellemat-ı diniye- birer elmas sütundur. Mesail-i içtihadiye-i hilafiye, yüzde ondur. Doksan elmas sütun, on altunun himayesine verilmez. Kitablar ve içtihadlar Kur'ana dûrbîn olmalı, âyine olmalı; gölge ve vekil olmamalı! [/FONT][SIZE=4]24-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Her müstaid; nefsi için içtihad edebilir, teşri'[/FONT] edemez. [SIZE=4]25-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Bir fikre davet, cumhur-u ülemanın kabulüne vâbestedir. Yoksa davet bid'attır, reddedilir. [/FONT][SIZE=4]26-[/SIZE][FONT=Times New Roman] İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazan bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikatı kazarken, ihtiyarsız dalalet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor. [/FONT][SIZE=4]27-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Birbirinden eşeff ve eltaf, kudretin çok âyineleri vardır; sudan havaya, havadan esîre, esîrden âlem-i misale, âlem-i misalden âlem-i ervaha, hattâ zamana, fikre tenevvü' ediyor. Hava âyinesinde bir kelime milyonlar kelimat olur. Kalem-i kudret, şu sırr-ı tenasülü pek acib istinsah ediyor. İn'ikas, ya hüviyeti veya hüviyetle mahiyeti tutar. Kesifin timsalleri birer meyyit-i müteharriktir. Bir ruh-u nuranînin kendi âyinelerinde olan timsalleri, birer ha[/FONT]y[FONT=Times New Roman]y-ı murtabıttır; aynı olmasa da, gayrı da değildir. [/FONT][SIZE=4]28-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Şems hareket-i mihveriyesiyle silkinse, meyveleri düşmez; silkinmezse, yemişleri olan seyyarat düşüp dağılacaktır. [/FONT][SIZE=4]29-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Nur-u fikir, ziya-yı kalb ile ışıklanıp mezcolmazsa, zulmettir, zulüm fışkırır. Gözün muzlim nehar-ı ebyazı, muzii [/FONT][FONT=Times New Roman][SIZE=1][COLOR=#ff0000](Haşiye)[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Times New Roman] leyle-i süveyda ile mezcolmazsa basarsız olduğu gibi, fikret-i beyzada süveyda-i kalb bulunmazsa, basiretsizdir. [/FONT][FONT=Times New Roman][SIZE=1][COLOR=#ff0000](Haşiye)[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Arial][COLOR=#ff0000]:[/COLOR][/FONT][COLOR=#333333][FONT=Times New Roman] Meali: Gözün gündüze benzeyen beyazı, geceye benzeyen siyahlığıyla beraber olmazsa; göz, g[/FONT][FONT=Arial]öz olmaz.[/FONT][/COLOR] [SIZE=4]30-[/SIZE][FONT=Times New Roman] İlimde iz'an-ı kalb olmazsa, cehildir. İltizam başka, itikad başkadır. [/FONT][SIZE=4]31-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Bâtıl şeyleri iyice tasvir, safi zihinleri idlâldir. [/FONT][SIZE=4]32-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Âlim-i mürşid, koyun olmalı; kuş olmamalı. Koyun, kuzusuna süt; kuş, yavrusuna kay verir. [/FONT][SIZE=4]33-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Bir şey'in vücudu, bütün eczasının vücuduna vâbestedir. Ademi ise, bir cüz'ünün ademiyle olduğundan; zaîf adam, iktidarını göstermek için tahrib tarafdarı oluyor, müsbet yerine menfîce hareket ediyor. [/FONT][SIZE=4]34-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuv[/FONT]vetle imtizac etmezse cumhur-u avamda müsmir olamaz. [SIZE=4]35-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş; hıyanet, hamiyet libasını giymiş; cihada bagy ismi takılmış, esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler. [/FONT][SIZE=4]36-[/SIZE] Menfaat üzerine dönen si[FONT=Times New Roman]yaset, canavardır. [/FONT][SIZE=4]37-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Aç canavara karşı tahabbüb; merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister. [/FONT][SIZE=4]38-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Zaman gösterdi ki: Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değil. [/FONT][SIZE=4]39-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu' ve mahviyet iken; tahakküm ve tekebbüre sebeb olmuştur. Fukaranın aczi, avamın fakrı sebeb-i merhamet ve ihsan iken; esaret ve mahkûmiyetlerine müncer olmuştur. [/FONT][SIZE=4]40-[/SIZE][FONT=Times New Roman] Bir şeyde mehasin ve şeref hasıl oldukça, havassa peşkeş ederler; seyyiat olsa, [/FONT]avama taksim ederler.[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i nurdan vecizeler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst